


Sırp Parlamentosu’nda 13 saat süren tartışmaların ardından 21 ret oyuna karşın 127 milletvekili, Belgrad’ın II. Dünya savaşının ardından Srebrenitsa’da yaşanan en büyük katliam için özür dilediği metni onayladı. Özür metninde 8000 sivilin öldürülmesi kınanırken soykırım ifadesinin kullanılmadığı bildirildi. Bosna-Hersek tarafından, kararda "soykırım" ifadesinin kullanılmaması sert bir dille eleştirildi.
Bosna savaşının sonlarına doğru 1995 yılı Temmuz ayında eski Komutan Ratko Mladiç önderliğindeki Bosna Sırp Ordusu, Srebrenica’da yaşları 12 ile 70 arasında değişen 8000 binden fazla Bosnalı Müslüman erkeği katletmişti. Uluslararası Adalet Divanı bu katliamı 2007 yılında aldığı bir kararla soykırım olarak nitelendirmişti. Sırp Parlamentosunda alınan kararda katliamdan sorumlu tutulan Sırp Komutan Ratko Mladiç'in yakalanarak savaş suçları mahkemesinde yargılanması gerektiği bildirildi.
Sırbistan’ın kararı almasında AB üyeliği meselesinin ve BM Savaş Suçları Mahkemesi’nde ilerlemeler kaydedilmesi yönünde AB baskılarının etkili olduğu ve ayrıca Belgrad hükümetinin almış oldukları kınama kararını, ülkenin Avrupa Birliği üyeliği yolunda önemli bir adım olarak gördüğü belirtildi. Hükümet ortağı olan ve kurucusunun Slobodan Miloseviç’in olduğu Sosyalistler’in baskısıyla özür metninde soykırım ifadesini kullanmaktan kaçınıldığı bildirildi.
Diğer yandan milliyetçi muhalefet partilerinden alınan karara tepkiler geldi. Milliyetçilerin bazıları böyle bir tasarının Boşnak ve Hırvatların işledikleri suçların kınanmasını da içermesi gerektiğini savunurken, bazıları ise Sırpların suç işlemediğini iddia etti. Muhalif vekil Milos Aligrudiç, “Tasarı Sırpları katliamdan sonsuza dek sorumlu kılar ve bu suçtur” derken, milliyetçi lider Dragan Todoroviç “Tasarı Sırp halkını hiç işlemediği bir suçtan cezalandırılır” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi. Sırbistan Radikal Parti Lideri Dragan Todoroviç ise: “Parlamentoya sunulmadan önce hazırlanmış olan bu açıklama, ülkemize yapılan baskıların bir sonucudur. Sadece iktidarı bağlayan bu açıklama Sırp halkına öngörülemeyen sonuçlar getirecektir” dedi.
Oylamanın ardından açıklama yapan hükümet yetkilisi Nenad Canak aldıkları karar hakkında: "Bu bildiri sadece başlangıç, zira yüzleşmemiz gereken geçmişin sorunlarının sadece bir kısmına ilişkin..." diyerek, yakın geçmişi yeniden yazma sürecinin uzun ve acılı olacağını kaydetti.
Öte yandan Türk Dışişleri Bakanlığından da konuyla ilgili bir açıklama yapıldı. Açıklamada; "Türkiye, kararı Sırbistan ve Bosna-Hersek halkları arasında uzlaşı sağlanması yönünde atılmış önemli bir adım ve bu vahim suçun kurbanlarının ailelerine yönelik gecikmiş bir taziye ve özür olarak değerlendirmektedir" denildi. Yapılan yazılı açıklamada ayrıca: “Türkiye, eski Yugoslavya devletleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin, iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi ve bölgesel entegrasyon yolunda ilerlenmesi için olduğu kadar, bu devletlerin Avrupa-Atlantik yönelimlerinin hayata geçirilmesi için de elzem olduğuna inanmaktadır. Türkiye, Sırbistan ve Bosna-Hersek siyasi liderlerinin sergiledikleri ileri görüşlü yaklaşımı ve bu yönde attıkları cesur adımları takdirle karşılamakta, ikili ve çok taraflı forumlarda uzlaşı ve normalizasyon için gösterecekleri çabaları bütünüyle desteklemeyi sürdürmektedir” ifadeleri yer aldı. (ya)