

GÜNCELLEME V (Starostin ve Dil derinliği)
Araştırmacılar dillerin zaman derinliğini belirlemek için Sergei Starostin'in yeni metodunu uyguladı. Kendi ifadeleriyle aktarırsam:
Bu çalışmada Starostin'in metodolojisi kullandık ve analiz için gerekli olan yüksek kalitede linguistik veri tabanını oluşturmak için özel çaba gösterdik. Böylece, Kuzey Kafkas Dillerine glatto-kronolojik yaklaşımı önemli ölçüde genişletilmiş ve gözden geçirilmiş bir linguistik veri tabanıyla uygulamış olduk. Sonuç olarak bu araştırma, aynı popülasyondan elde edilen verilerle genetik ve linguistik karşılaştırma yapma imkanı veren biricik çalışma olmuştur. Dil sınıflamasının istatistiksel güvenirliliğini arttırmak için Birkaç dil ailesine Bayesyen yaklaşımıyla Sözcük-istatistiği metodu uygulanmıştır (Gray and Atkinson, 2003; Kitchenet al., 2009; Greenhill etal., 2010). Bu çalışmada Kafkas Dilleri için kullanılan yaklaşım gelecekte yapılacak araştırmaların da odağında olacaktır.
İlerde, bu çalışmada geliştirilen linguistik veri tabanı kullanılarak, Bayesyen filogenetik metotların Kafkas dillerine uygulandığını görmek ilginç olacaktır. Bu çalışmanın bulgularından olan genetik ve linguistik bulgular arasındakı uyumluluk, -G&A yaklaşımının pek çok başarısının yanında- Biyologların genetik değişimleri bulmada kullandıkları yönteme benzeyen bir yaklaşımla dillerin yaşını hesaplayabileceğimizden kuşku duyanların işini zorlaştıracak cinstendir.
Ayrıca Santa Fe Enstitüsünün Babel'in Kuleleri ve İnsan Dillerinin Evrimi projesinede bakınız.
GÜNCELLEME VI (Haplogurup J2a)
Kısa bir süre önce, Hindistan’daki Dağıstani bileşene, Kuzey Hintlilerin atalarının Batı Asyalı olmasına ve Kuzey Kafkaslarla, Hurrian ve Hint-Avrupa dilleri arasındaki bağlantılara dayanarak Kafkasyalılar ile Hintlilerin bağlantıları konusunda spekülasyonlar yapmıştım. Bu teori ile ilgili problem şu: J1*(xP58) Dağıstanlılar arasında yüksek bir frekansa sahipken, Güney Asya’da hiç izi görülmüyor. Ancak elimizdeki araştırma Nakho- Dağıstan (kuzey-Doğu Kafkasya) ailesinin Nakho kısmı için, J2a4b-M67 nin baskın olduğunu göstererek yeni veriler sunuyor. Bu nedenle J1*(xP58) in Kuzeydoğu Kafkasyalıların atalarında bulunabileceğini, ve J2a taşıyan halkla etkileşim içinde olmuş olabileceğini düşünüyorum.
J-M67 nin Merkezi Kafkasya’ya J2a soyunun daha çok görüldüğü Ermenilerin, Kuzey İranlıların ve Anadolu Türklerinin yaşadığı güneyden sızdığı da açık.
Şimdi J2a için, Azerbaycan dışındaki bütün Batı Asya yı kapsayan bilgiye sahibiz ve birkaç desen de belirginleşmeye başladı:
1. J2a nın merkezi Türkiye, Ermenistan, Azerbaycan, İran ve Suriye arasında bir yerde.
2. Kafkaslar bu bölgenin kuzey uzantısı, tıpkı Yunanistan ve İtalyanın batı uzantısı olması gibi, Merkezi Asya’da Şincana kadar ve Güney Asya’da da Güney Hindistan Hindularına kadar geniş bir yayılım söz konusu.
3. Kafkaslarda ise J-M67 Nakh dilini kullananlar arasında bazı J2a varyasyonlarıyla baskındır.
4. Nakhlarla karşılaştırıldığında J2a nın değişimi Osetler ve diğer Kuzeybatı Kafkas diline mensup guruplara nazaran Gürcülerde daha çoktur.
J2a nın beşiği Transkafkasyadan kuzeye doğru nasıl yayıldığı konusun fikir beyan etmek zor, ancak ben bu yayılımın büyük bir ihtimalle, önceleri J2a nın sonraları G2a nın baskın olduğu Kura-Araxes ve Maykop kültürleri aracılığı ile olduğunu düşünüyorum. Fakat yinede J2a nın bölgede yayılımının çok daha yakın zamanlarda olmuş olması ihtimalini de göz ardı edemeyeceğim.
GÜNCELLEME VII (E1b1b nin yokluğu)
Akdeniz bölgesinde daha çok görülen bu haplogroup bariz bir şekilde Kuzey Kafkaslarda yok.
Genlerin ayrışma noktalarında hiç izine rastlanmamış olmasına rağmen (a) Kuzeybatı Kafkasyalılarda az miktarda (%1-1.7) mevcudiyeti, aynı şekilde Gürcülerdeki düşük frekansı (%1.5), (b) bir adet Lezgiyi dikkate almazsak, Nakho-dağıstanilerde hiç bulunmayışı bana bunun bölgeye batıdan geldiğini düşündürüyor ve tıpkı Batı Akdeniz de ve Sicilya da Yunan Kolonistlerle ilişkilendirildiği gibi, muhtemelen Karadenizde bulunan az sayıdaki Antik Yunan kolonilerinin izleridir.
GÜNCELLEME VIII (Haplogurup L ve T)
L haplogurubunun Kafkaslardaki sayısı çok azdır. L-M27 ve L-M317 Kuzeybatı da yoğunlaşırken, L-M357 sadece Nakhca konuşan gurupta görülüyor. L-M357 nin kuzeyde görülüp güneyde görülmemesi bölgenin İranla ilişkisine bağlı olabilir ve özelliklede doğu iç bölgesindeki L-zengini Suriye popülasyonuyla.
Haplogurup T yakın zamanda önemli bir çalışmanın konusu oldu. Bu bölgede sadece 2 Kuzey-Batı Kafkasyalıda, 1 Osette ve bir Lezgi çiftte bulundu. Fakat bu çalışmada ne yazik ki filogenetik çözümlemeler iyi uygulanmamış.
Mol Biol Evol (2011) doi: 10.1093/molbev/msr126
Çeviri: Havva Sayar
Kafkaslarda Genler ve Diller - 1
1. Bölümü buradan okuyabilirsiniz. http://www.cherkessia.net/makale_detay.php?id=3201
25 Ağustos 2016 Perşembe Saat 10:51