Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kafkaslarda Genler ve Diller - 1
18 Haziran 2011 Cumartesi Saat 01:14

DINEKES'

Anthropology Blog

15 Mayıs 2011

Kafkaslarda Genler ve Diller

Eğer mücevher kutusuna eşdeğer bir yazı varsa muhtemelen o bu araştırma dokümanıdır. Bu gönderiyi önerilerimle güncel tutacağım.

GÜNCELLEME I (Kalıtsal oranlar, Gen-Dil Uyumu, Osetler) : Gerçekten bu dokümanın neresinden başlayacağımı bilemiyorum. Bu nedenle araştırma raporunun özet kısmından Y kromozomu mutasyon oranlarıyla ilgili bölümünü aktararak konuya giriş yapacağım.

Pek çok küme için yapılan evrimsel yaş tahminlerinin, bu kümelere ait dillerin linguistik yaş tahminlerinden çok uzak fakat linguistik ve genetik yaş tahminlerinin büyük bir uyumluluk gösterdiğini belirledik. Bu yaş tahminlerinin Tarihsel verilere uyumluluğunu kontrol etmek için Kafkaslarda arkeolojik dokümantasyonu tamamlanmış iki olayı incelediğimizde, bizim keşfettiğimiz genetik ve linguistik yaşlarla uyumlu olduğunu gördük.

Aşağıda araştırma dokümanından Linguistik ve Genetik(Y-kromozomuna dayalı) Karşılaştırma Ağacını görüyorsunuz.

Örtüşme dikkate değer; önemli uyuşmazlık sadece İranik (Hint-Avrupa) dil gurubundan olan Osetlerde, genetik olarak kuzey-batı (NW) Kafkas gurubundan görülüyor. Bu da NW bölgesinde Alanların etkisiyle dil kayması ihtimalini düşündürmektedir. Osetlerde ihmal edilebilir büyüklükteki R1a1-M198 frekansı (0.4-0.8%) İranik step göçebelerinin R1a1 olmadıklarını gösteren bir uyarı olabilir. Alanların Osetlere kısıtlı genetik katkıları beklenirken, Osetlerin Kafkaslarda en düşük M198 frekansına sahip gurup olması beklenmezdi. Bütün olasılıklar değerlendirildiğinde R1a1 in Alanlar arasında -dolaysıyla Samartlar arasında- önemli bir ağırlığının bulunmadığını söyleyebiliriz.

GÜNCELLEME II (Dört dil ailesi için dört haplogurup)

Bu çalışmanın en ilginç keşfi tabiki Y-kromozumu haploguruplarıyla dil gruplarının karşılıklı uyumudur, çok kalabalık denek gurubuna ve haplogrupların derin filogenetik çözümlemelerini yapanlara teşekkürler:

Bütün bulgulara baktığımızda, Kafkaslarda en yaygın haploguruplar G2a3b1-P303 (12%), G2a1a-P18 (8%), J1*-M267(xP58) (34%), ve J2a4b*-M67(xM92) (21%) ki bunlar Y kromozomlarının %73 ünü oluştururken, çalışmamızda incelediğimiz diğer 24 haplogurupta geriye kalan %27 yi oluşturmaktadır.. G2a3b1-P303 haplogurubu Shapsug, Abkhaz ve Circassians (Adıge) larda Y kromozomlarının en az 21% (ençok 86%) ni oluşturmaktadır... G2a1a-P18 haplogurubu Digor ve İronlarda(her ikisidi merkezi kafkasyada İranik dil gurubuna dahil) en az 56% (en çok 73%) olarak görülürken diğer popülasyonlarda en çok 12% (ortalama 3%)olarak görülmektedir. J2a4b*- M67(xM92) haplogurubu İnguş ve üç Çeçen popülasyonunun (Kuzey Doğu Kafkasya, Nakh Dil gurubu) Ykromozomlarında % 51-79 arasında görülürken, diğer guruplarda en fazla %9 (ortalama %3) oranında görülmektedir... J1*-M267(xP58) haplogurubu avar, Dargin, Kaitak, Kubaçi ve Lezgiler de (Güney-Doğu Kafkasya, Dağıstan Dil Gurubu) %44-99 arasında görülürken Nakhlar da %25 in altında, diğer Kafkas guruplarında ise %5 in altında görülmektedir.

İlginçtir ki G2a3 erken Merkezi Avrupa çiftçilerinde ve ortaçağ Alman şövalyelerinin soyunda görülür. G2 ayrıca Batı Avrasya soylarından biri, Hindistan da, üst kast guruplarında da çok az sayıda görülür. Henüz bağlantının şeklinin çok net olmamasına rağmen, uzay ve zamanın içinden bağlantıları kurmaya başladığımızı söyleyebiliriz. J1*-M267(xP58) haplogurubunun Dağıstanlılarda ki egemenliği daha önceki çalışmalardan da biliniyor. Şuna dikkat etmek lazım, JP58 haplogurubunun Semitik guruplardaki yaşı eğer genelojik oran hesabını kullanırsak yaklaşık 5.4kiloyıl (ky) buluyoruz, buda Bayesyen filogenetik hesabıyla bulanan Semitik Dillerin 5 750 yıl öncesini gösteren yaşıyla çakışmaktadır. Bu durumda, J1 haplogurubunun bir bölümünün antik semitik guruplarda, diğer parçasınında antik Dağıstani guruplarda yaygın olduğunu söyleyebiliriz. Durumu daha da ilginç hale getirmek istersek, Nakh guruplarının (İnguş ve Çeçen) tipik haplogurubu J2a4b*-M67(xM92) dir. Nakh aynı zamanda Kuzey-Doğu Kafkasların, Dağıstaniler gibi bir alt dil gurubu ve gerçekte Kuzey-Doğu Kafkasyalılar Nakho-Dağıstaniler diye adlandırılır. Acaba bu dili ilk kullananlar neye benziyordu?

J1 hem nakh (%16-25) hemde Dağıstanilerde (%58-99) bulunurken ve J2a4b-M67 (Nakhların tipik haplogurubu) Dağıstanlılarda neredeyse hiç yok denecek durumda olmasına rağmen; ilk Nakho- Dağıstanilerde J1 baskın haploguruptu demek doğrusu cazip geliyor.

GÜNCELLEME III (Avrupa Etkisi Yok)

Bu araştırmanın diğer bir ilginç bulgusu da, Kuzey Kafkaslardaki popülasyonda Avrupa etkisinin hiç yok denecek kadar az olmasıdır.

Görünen o ki hem R1a1a-M198 hemde I2a-P37 için Don nehri doğu duvarı oluşturuyor. Lütfen şuna dikkat edelim. İlki tamamen Avrupaya ait bir haplogurup olmamasına rağmen, frekansı bölgede şiddetli bir şekilde düşmekte ve Abhaz (Kuzey-Batı ;%10.3-19.7) ve Darginleri (%22) dışarıda tutarsak heryerde ihmal edilebilir sayıdadır. I2a-P37 haplogurubuna bakarsak Merkezi Asyada neredeyse yokken ve seçilen 1525 kişilik denek gurubunda 3kat daha fazla olması nedeniyle Don nehrinin doğusundaki Avrasya steplerini geçen hayali nüfus hareketlerine bir sınır koymak gerekiyor. Dolaysıyla bazı bozkır pastoralistler in Merkez Avrupa orijinli savlarıyla, ortaya çıkan bu resim uzlaşabilir gibi görünmüyor.

GÜNCELLEME IV (Haplogurup G)

Bu araştırmadaki iki tipik haplogurupu G2a1a-P18 (Iranic, 56-73%) ve G2a3b1-P303 (Kuzey-Batı Caucasians, 21-86%) dir. G2a* nın Gürcülerde ve Balkarlarda frekansının yüksek olduğunu (~30% , her iki popülasyonda da tipik) daha önce Battaglia et al. (2008) tarafından gösterilmişti. Öyle anlaşılıyor ki bölgesel olarak bakıldığında G2a Kafkasların batısının (hem kuzey-batı hemde güney-batı) olgusu.

Çeviri: Havva Sayar


Bu haber toplam 9020 defa okundu.


SEMİH AKGÜN

2. bölümü buradan okuyabilirsiniz. http://www.cherkessia.net/makale_detay.php?id=3203

25 Ağustos 2016 Perşembe Saat 10:52
Semih Akgün

Öncelikle Havva Sayar arkadaşımıza, yaptığı çeviri ve harcadığı çaba için çok çok teşekkür etmek isterim.
Konu genel olarak tüm insanlık, Türkiye, Kafkasya ve Çerkesler için henüz büyük bir bilinmeyen!
Fakat uzun süredir bu konularla ilgili çalışmalar yaptığım için makale ile ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum.

Öncelikle bu yazı makalenin ilk bölümüdür.

Genel anlamda "İnsan Irkı" olarak adlandırdığımız tür iki şekilde incelenebilmektedir,
1.Baba hattı/Erkeksoyu = y cromosom,
2.Anne hattı/Kadınsoyu = MtDNA olarak adlandırılmaktadır.

Baba hattı, oğuldan babaya, dedeye ve daha önceki dedelere doğru gider.
Burada bir hanımın da Erkeksoyu olabileceğini tahmin edebilirsiniz.

Aynı şekilde Anne hattı, kızdan anneye ve anneanneye doğru uzanır.
Erkekler içinde anne hattı sözkonusudur.
Fakat bir erkek için anne hattı kendinde son bulmaktadır.
Bir hanım için de Baba hattı kendinde son bulmaktadır.

Yukarıdaki makale Rusya Genetik bilim insanlarınca yapılmış geniş kapsamlı bir araştırma sonucudur.
Kesin ve nihai bir sonuç olarak görülmemelidir.
Daha önce ki sonuçlara göre oldukça önemli değişiklikler olmuştur.
Bu da kesin sonuçlara ulaşabilmemiz için biraz daha zamana gereksinim duyduğumuz anlamına gelmektedir.

Araştırmada; Baba hattı/Erkek soyu temel alınmıştır.

Haplogruplar, "İnsan Irkı" içinde çeşitli dallar olarak değerlendirelibinir.
Bu DNA analizlerine göre belirlenmiştir ve grupların "Ortak Ata"ya sahipliği ile geriye doğru gitmektedir.
Anne ve Baba hatlarında tek bir harfle değerlendirilen bu haplogruplar, kadın ve erkek soylarında değişik soyları betimlemektedir.
Henüz böyle bir eşleştirme durumuna varabilmemiz için sanırım bir on yıla gereksinimimiz olacaktır.

Anlayamadığınız bilgiler olduğu takdirde bu sayfadan sorularınızı yanıtlamaya çalışacağım.
Gerekirse facebook'ta ki
http://www.facebook.com/home.php?sk=group_119544174764887&ref=ts#!/home.php?sk=group_119544174764887&ap=1
sayfasından bilgi alabilirsiniz.
Geriye doğru giderek face sayfalarında binlerce sayfa ve link, onlarca dilde tarafımızca yayımlanmıştır.
Sevgilerimle...

01 Temmuz 2011 Cuma Saat 09:32
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net