
30 Haziran Cumartesi akşamı İstanbul Kadıköy'de Cherkessia.net yazı kadrosu çoğunun katıldığı bir yemekli toplantı yapıldı. Toplantının ev sahipliğini K'ube Nurhan Fidan üstlendi.
Nurhan bu yıl Düzce Üniversitesi Adıge Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu, mezuniyet tezinin bir örneğini bana verdi, kendisine teşekkür ettim. Kendi kızım da aynı bölümde yüksek lisans yapıyor, devam süresini tamamladı ve tez yazma çalışması içinde.
Toplantının ana amacı, Adıge insan hakları savunucusu Khuade Adnan'ı karşılama ve ağırlamaydı. Adnan, çarptırıldığı yasaklamaların kalkması üzerine oğlu Savsır ile birlikte Temmuz ayı sonuna değin kalmak üzere Türkiye'ye gelmişti. Bigalı. Kendisine geçmiş olsun dedik. Ayrıca Savsır’ın arkadaşı Veseps’i (Осэпс) de tanıdık. Sözü uzatmadan Khuade Adnan'ın sorulan sorulara verdiği bazı yanıtları sıralamak isterim:

Soru: Niçin tutuklandınız? Poliste ve tutukluluk süresince kötü muamele gördünüz mü? Size moral destek verenler oldu mu?
-
4,5 ay Rus cezaevinde yattım. Sonra ev hapsi, ardından Maykop dışına
çıkmama yasağı kondu. Tutuksuz olarak yargılanıyorum, Maykop ve yurt
dışı çıkış yasağım kaldırıldı.
Fiziki anlamda kötü bir muamele ile karşılaşmadım.
Sorunun
kaynağı Çerkes Soykırımı'nın 2011'de Gürcistan Parlamentosu tarafından
tanınmış olması, ardından birçok ülke parlamentosuna Çerkes Soykırımını
tanımaları için başvuruda bulunmuş olmamız. Rusya Federal Güvenlik
Servisi FSB'nin (polisin) izlenenler listesine alınmıştım. Daha önce
sürücü belgeme el konmuştu. Bu nedenle dikkatli davranıyordum. Örneğin,
işyerimi devredip ticari hayattan çekilmiştim.
En
son Çerkes Soykırımı’nın tanınması için başvuru yaptığımız
Finlandiya'dan benimle görüşmek üzere insan hakları savunucusu bir bayan
Maykop’a gelmişti. Kendisiyle kızımın işyerinde buluştum. O gün FSB’nin
beni izlediğini ve kumpas kurduğunu bilmiyordum. Mahkeme safahatında
FSB'nin beni sivil plakalı bir araçla izlediğini öğrenecektim. Konuğu
yakın bir yerdeki evime götürmek üzere özel arabamla yola çıktım.
Duruşma
safahatında mobese kameralarından, polisin arabamı izlediği ve
aralarında benimle ilgili telsizle haberleştikleri ortaya çıktı.
Evimin
önüne geldiğimde Adıge asıllı iki polis önüme çıktı. Konuğu evime
bırakmama fırsat bırakmadan beni polis arabasına aldılar. Sürücü belgemi
görmek istediler. Polis suç üretmek istiyordu. Bunu anladım ve "Benden
rüşvet isteyecekseniz, asla rüşvet vermeyeceğim" dedim. Bereket bu
ifadem alıcıdan tespit edildi, ifadem gizlenmek istendi, ancak
avukatımın çabasıyla ortaya çıktı. Polis beni “Polise rüşvet teklif
etmekle” suçlamıştı. Haksız tutuklanmam, iftira ve uygulanan
kısıtlamalar nedeniyle AİHM’e başvurdum. AİHM’in kararını bekliyorum.
Tutukluluğum,
ilk avukatımın ‘acele etme, kazanacağız’ diye beni oyalaması ve itiraz
haklarımı kullandırmaması sonucu uzadı. Avukat korkuyordu, polisler de
korkuyor ve doğru ifade veremiyorlardı, Rus amirlerinden (FSB)
korkuyorlardı. Avukatı azlettim. Sonradan söylendiğine göre, Rus amir,
verdiğim direktifin dışına çıkacak olurlarsa, ‘Bu iki polisi meslekten
atacağım’ diye tehdit etmiş.
Çetave İbrahim’in eşi ve kızı ile Kaya Şenvar duruşmalara geldiler ve bana moral destekte bulundular.
İkinci Adıge avukat yürekli biri çıktı ve beni savundu. Delilleri topladı ve mahkemeye sundu. Şartlı tahliyem sağlandı.
Soru: Rusya'da cumhuriyet ve azınlık dillerinin statüsünde yapılan veya yapılmak istenen son değişiklik nedir?
-
Rusya Federasyonu tamamında resmi dil Rusça. Cumhuriyetler, RF
Anayasası gereği, kendi dillerini de Rusça ile birlikte resmi dil
yapabiliyorlar.
Ancak, Rusça dışındaki resmi diller, kullanım açısından varla yok arası bir durumda. Göstermelik.
Statü değişikliği eğitim alanında. Tataristan ve Başkırdistan'da, şu an okullarda Rusça ile birlikte yerel diller de (Tataristan’da Tatarca, Başkıristan’da Başkırca)
zorunlu dersler arasında okutuluyor. Bu iki cumhuriyet dışındaki 20
cumhuriyette bu yok, zorunlu eğitim dili sadece Rusça. Yasa tasarısı,
dil eşitliğini tamamen ortadan kaldırıyor, farklı bir sistem getiriyor.
Tasarı yasalaştığında bu iki cumhuriyetteki Rus ve her türlü öğrenci,
Tatarca ya da Başkırca derslerden muaf olacak. Tatarca ve Başkırca,
öğrencinin ya da ailesinin isteğine kalmış birer seçimlik ders olarak
okutulabilecek, haftada 1-2 ders saati tutarında.
RF üst yönetimi, isteğe bağlı olmayarak (zorunlu olarak) okutulacak olan dillerin Rusça ve yabancı dil dersleri (İngilizce veya Fransızca) ile sınırlanmasını istiyor.
Federal
eğitim yasası – RF alt meclisi- Devlet Duması’nda ilk oylamada kabul
edildi. Sırada iki oylama daha olacak ve ondan sonra, olumlu oy
verilmesi halinde, tasarı Devlet Duması’nda kabul edilmiş olacak.
Yabloko (özgürlükçü Elma) partisi
milletvekilleri gibi birkaç milletvekili dışında tasarıya muhalefet eden
yok. Cumhuriyetleri temsilen gelen milletvekileri ise ses
çıkaramıyorlar. Bu milletvekilleri kendi dilleri aleyhine oy kullanıyor
ya da oylamalara katılmıyorlar.
İki oylama daha yapıldığında ve sonuç olumlu olduğunda (ki öyle olacak), tasarı Federasyon Konseyi'nde de (üst meclis) oylanacak. Orada da kabul edilecek. Sonra Putin’in imzasıyla yayımlanıp yasalaşacak.
Bu
iş için Adıge Cumhuriyeti kent okulları, daha önce, pilot bölge olarak
seçilmişti. Bu okullarda anadili öğrenci velilerinin yazılı isteğine
bağlı olarak okutulabiliyordu. Şimdi Adıgey'deki bu uygulamanın RF
genelinde yaygınlaştırılması isteniyor. Böylece Rusça dışındaki diller
iyice kenara itilmiş olacaklar.
Şimdiye
değin Adıge köylerinde bulunan ve sayısı az olan ulusal okullarda,
sınıfına göre değişmek üzere, haftada 2-5 ders saati tutarında Adıgece
okutuluyordu. Adıgece okumak istemeyen çocuğun velisi okula gelip
dilekçe veriyor ve bu öğrenci Adıgece dersinden muaf tutuluyordu.
Dilekçe vermeyenler okul yönetimince otomatikman Adıgece sınıfına
yazılıyordu, Adıgece okumak için değil, okumamak için dilekçe vermek
gerekiyordu.
Tasarı yasalaşırsa ulusal okullar kalkacak, ikili köy ve kent okulu sistemi son bulacak, yeni sistem gelecek.
Yeni
tasarı yasalaştığında, şimdikinin tersi bir uygulama gelecek,
anadilinde okumak isteyen öğrencinin velisi, bunun için okula gelip
dilekçe verecek ve öğrenci haftada 1-2 ders saati tutarında Adıgece
okuyabilecek. Dilekçe vermeyenler, okul yönetimince otomatikman Rus
sınıfına kaydedilecekler. Değişiklik bu. Yerel diller fiilen rafa
kaldırılmış olacak.
Soru: Karma evlilikler ne durumda? Çocuklar hangi dili konuşuyorlar?
-
Bu son yıllarda karma evlilikler arttı. Adıge gençleri Rus kızları,
Adıge kızları da Rus erkeklerle evleniyorlar. Adıgekale (Adıgeysk)
kentinde iken evimizde Adıgece konuşuyorduk, Maykop'a gelince, şimdi
Rusça konuşmaya başladık. Maykop'un 160 bin nüfusu içinde 30-35 bin
kadar Adıge var, azınlık. Çoğunluğu Adıge olan Adıgekale kentinde de
Rusça yayılıyor, Adıgece geriliyor. Orada da Rusça konuşma başladı.
Soru: Adıge Televizyonu’nun izlenme durumu nedir?
-
Raslantı sonucu karşımıza çıkarsa ve ilgimizi çekerse Adıge
Televizyonu’nu izliyoruz. Zaten çok kısa süreli yayınlar yapılıyor. 10
dakikalık günde bir iki haber veriliyor. Biraz da müzik, vb. Adıge radyo
ve televizyonunun izleyici sayısı fazla değil. Rusça televizyonlar
yeğleniyor.
Soru: Adıge mak gazetesinin durumu nedir?
- Devlet parasıyla çıkıyor, cumartesi ve pazar günleri hariç, haftada 5 gün yayımlanıyor. Devletin denetimi altında.
Soru: Toprak, mülkiyet ve mülk edinme koşulları ve ortalama fiyatlar nedir?
-
10 dönüm tarım toprağı 3000 dolar, 1+1 daire fiyatı 30 bin dolar.
Oturma izni olan kişi konut alabilir, işyeri açabilir. Ama yurttaş
olmayan, sadece oturma izni olan kişi tarım toprağı alamaz. Azalmış da
olsalar kolhozlar (köy tarım kooperatif birlikleri) hâlâ var. Türkiye'deki işyeri çeşitliliği Adıgey ve Kabardey’de yok ama otel ve pansiyonlar artmış durumda.
Soru: Ruslarla aranız nasıl? İçki içme durumu?
-
Rus kendi halinde kişi. Zararsız. Zarar vermezsen sana zarar vermez.
Sıkıntı Rus yönetiminden geliyor. Rus içer ama içki fiyatları arttığı
için artık eskisi gibi bol içemiyor. Kadın erkek içerler, alkol alırlar,
içmeyenleri de var tabii. Adıge erkekleri Ruslar kadar olmasa da
içerler, Adıge kadınları da, daha az oranda da olsa içki içebiliyorlar.
Soru:
ABD ve AB'nin Rusya’ya uyguladığı ekonomik yaptırımların sonuçları
hissediliyor mu? Halkın davranışı nasıl? Yüksek oranda Putin'e verilen
oyu nasıl açıklayabiliriz?
-
Yaptırımlar halkın belini bükmeye başladı, etkisi hissediliyor. 2014
yılında Kırım ilhak edildiğinde, Ukrayna Donbas'a girildiğinde, Rus
milliyetçiler coştular ve bayram yaptılar.
Yaptırımlarla karşılaşınca da
hevesleri kursaklarında kaldı. Putin'e destek konusuna gelince,
St.Petersburg, Kaliningrad, Uzak Doğu'daki Vladivostok ve Habarovsk gibi
gelişmiş ve kültürlü birkaç yörede dürüst oy sayımı yapılıyor. Bu gibi
gelişmiş yerler Putin’e oy vermiyor. Gerisi düzmece tutanaklar...
Soru: Dindar nesil yetiştiriliyor mu? Kiliseye ve camiye gitme oranı?
-
Bilemiyorum. Gerek Rus ve gerekse Adıgeler arasında kilise ve camiye
giden sayısı çok değil, azınlıkta. Ama kilisenin parası var.
Soru: Maykop’a Rus yerleşimi çok mu? Adıge gençleri Adıgey’den dışarıya göç ediyor mu?
-
Maykop ve Adıgey yerleşmek için aranan, tercih edilen yerlerden değil.
Çünkü işyeri çok az, iş bulma olanağı yok. Bu son yıllarda köylerden
Maykop’a Adıge yerleşimi arttı. Çocuklarını okutmak istiyorlar. 20-25
yıl kadar önce Maykop’ta 10 bin gibi bir Adıge nüfus vardı. Şimdi
sayının 35 bine ulaştığı tahmin ediliyor. Maykop’ta okuyan Adıge
gençleri, okul sonrası Adıgey’de iş bulamadıkları için başka bölgelere
göç ediyorlar. Bu da yöre Adıge nüfusunun artmaması sonucuna yol açıyor.
Soru: Eskiden izinsiz başka bir bölge ya da cumhuriyet toprağına yerleşilemiyordu. Bu durum devam ediyor mu?
- Devam etmiyor, kalktı. Paran olursa, yani ev alabilirsen ya da kiralarsan istediğin yere yerleşebilirsin.
Soru: Ruslaşmaya direniş en çok hangi bölgelerde görülüyor?
-
Ruslaştırmaya Kuzey Kafkasya’da Adıgeler, Çeçen ve Dağıstanlılar
direniyorlar. Bu insanlar dillerini konuşuyor ve geleneklerini
yaşatıyorlar. Diğerleri uysallar, pek ses çıkarmıyorlar. Kuzey Kafkasya
dışı birçok bölgede Ruslaşma oranı daha yüksek. Oralarda anadilini
unutmuş kişi sayısı çok.