

Büyük göçler, büyük savaşların, karışıklıkların, arbedelerin ardından gerçekleşir.
Bunu bilmeyenimiz yok. Son yıllarda Çerkesler olarak buna şahitlik te etmekteyiz.
Kosovadan Çerkeslerin vatanlarına geri dönüşleri böylesi bir büyük savaşın neticesinde oldu. Elbetteki Kosava’da yaşayan Çerkeslerde vatanlarını, Çerkesyalarını seviyorlardı. Aralarında vatana savaş çıkmadan öncede dönmek isteyenleri vardı. Bazıları zaten dönmüştü.
Çerkes olupta, vatanın dışında yaşayıp aklına Çerkesyayı, vatanını getirmeyen birisi varmıdır ki? Gece yattığında kendisi ile başbaşa kaldığında aklına dedelerinin geldiği toprakları hiç getirmeyen çerkes varmıdır ki?
Sanmıyorum yoktur.
***
Suriyeden de çerkesler vatanlarına dönmeye başladılar. Savaş-karışıklıklar çıkmadan önce vatanına dönmüş olanlardan çok daha fazlalar. Gerçekten gelmek isteyenlerinin sayısı ise hiç azınsanmayacak kadar çok.
Örgütlü değillerdi.
Böylesi bir olaya hazır değillerdi.
Böylesi bir olay çıktığında yapacakları konusunda hemen hemen hiç bir çalışmaları yoktu.
***
Bunun yanısıra vatanda yaşayan çerkesler de bu konuda hazır değillerdi. Doğal haklarımızın yasalarda yer alması için gereken mücadeleyi gerektiği ölçüde verememişlerdi. Rusya federasyonun ise bu konuda böylesi bir hazırlık içinde olmak gibi niyetinin dahi olup olmadığı tartışılır.
Vatanına geri dönenler de bu konuda hazır değillerdi.
Her birimizin kendi boyumuzdan daha büyük bahanelerimiz ise her zaman olduğu gibi hazırdı.
Ah, Ürdününde sırada olmadığını birisi söyleyebilse. Ürdünde karışmayacak diye garanti verebilse...
***
Dünyada baki kalan bir devlet yok. Hele hele söz konusu olan şey, 60-70 milyon nüfuslu, bunun en az bir 10-15 milyonu başka bir ulustan olan, Türkiye gibi bir ülkenin bu günkü şekli ile bekası ise...
Türkiyede yaşayan herkes Kürt gerçeğini biliyor, Kürtlerin nüfusunu gözleri ile görüyor. Ve yarının ne olacağını tahmin etmekte zor olmasa gerek.
***
Millet denilen şey sadece bu gün onu oluşturan insanlardan ibaret değildir. Onların çocukları ve torunları da gelecek nesilleri de bu millettir. Ve 20 yıl sonrası, 30 yıl sonrası için ne yazık ki hazır değiliz. Bugün bu milletin Türkiyede yaşayan kısmının savaş tehlikesinden uzak olduğu için (öyle varsaymaktan hiç bir şeye hazır olmadığımız için hoşlandığımızdan) rahat rahat oturmaya devam edemeyiz.
Hazırlanmalıyız. Hazırlanmalıyız.
Diaspora gibi hareket etmeliyiz. Yabancı bir ülkede oturduğumuzu unutmamalı her misafirlik gibi bir gün bu misafirliğin de biteceğini unutmamalıyız.
Vatanımızda Çerkes birliğinin, Çerkesya’nın inşası için çalışmalı, yurt dışında kaldığımız süre içinde çerkes gibi yaşamamız için gerekli olan haklarımızın temini yolunda çalışmalardan ise hiç geri kalmamalıyız.
Bunları söylemesi elbetteki kolay ve herkes gereğinin ne olduğunu aslında biliyor.
***
Tam anlamı ile hazırlanmalıyız.
Hazırlıksız yakalandığımızda başımıza neler geliyor artık çok iyi biliyoruz.
Suriye içimizi, yüreğimizi yeterince dağladı ve dağlamaya devam etmekte...
Tepeden tırnağa hazırlanmalıyız.
Biz bir milletiz. İstesek te istemeskte bir milletiz. Türkiye hiç bir zaman karışmayacak olsa bile biz bir milletiz. Suriyedeki çerkesin gözü yaşlandığında Türkiyedeki de huzursuz olmuyor mu?
***
Ürdün de sırada, Ürdün de sırada. Ve biz hala hazır değiliz.
Özellikle Türkiye de hiç hazır değiliz.
Örgütlenmemiz gerekiyor. Öyle kaffed gibi gerekirse Çerkesleri de Türkleride bastırmaya hazır olduğunu, sisteme son derece bağlı olduğunu gerekli gereksiz ilan eden ve aslında bu söylediklerini de yapmaya hiç gücü yetmeyecek olan bir örgüt değil. Öyle şunuda bunuda karıştırsak yeni bir millet ortaya çıkartsak falan diyenlerin örgütlenmeleri gibi bir örgütlenmede değil.
Kısaca hazırlanmalıyız, vesselam.
Son parağrafa kadar yazınızın her cümlesine katılıyorum. Ancak, elle tutulur işler yapan tek örgütümüz olan KAFFED'le ilgili görüşlerinize katılmıyorum. Büyük bir zat: "En kötü devlet, devletsizlikten iyidir." demiş. Ben de diyorum ki: "En kötü örgüt örgütsüzlükten iyidir." Beğenelim beğenmeyelim, elle tutulur işler yapan tek örgütümüz KAFFED'dir. Beğenmeyenler ya çok daha iyi bir örgüt oluşturmalı; ya da KAFFED'i daha iyi çalışır hale getirmek için maddi manevi destek olmalıdır. Klavye başından ahkam kesmek kimseye fayda sağlamaz.
20 Ocak 2013 Pazar Saat 13:16Hilmi bey ne zaman hazır olduk ki şimdi olacağız? Ulusal hedeflerimizi dile getirmeye çalışan yurtsever hareketi bile bir ucundan kemirmeye çalışıyoruz.Hadi onları beğenmiyoruz diyelim e biz ne yapıyoruz? Bir grup insanımız varki, Rusyaya aşık ne söylesen 'bize zarar veriyorsunuz' diye ortalığı yıkıyor. Bir grup var ki, Çerkes ulusunun geleceğini türkiyede görüyor. (niye ürdünde değil niye amerikada değil onuda bilmiyorum) beri tarafda kümelenmiş bir kaç kişi yanmış yıkılmış sosyalizme hizmetkar etmeye çalışır.En büyük grupda olan bitenleri çekirdek çitleyerek seyrediyor.Değil yurtsever süpermen olsan ne farkeder şu durumda bilemedim. Allah yar ve yardımcımız olsun.
18 Ocak 2013 Cuma Saat 12:12Hilmi abi böyle vicdanlı makale görmemiştim son zamanlarda.
Yazıyı önünden tersinden arkasından oku hiç farketmez.Öyle açık öyle seçik ki.Duymadım görmedim bilmedim diyemez kimse.
