Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Huşt Semih Akgün
TUTUNMAK BİRBİRİMİZE
10 Kasım 2012 Cumartesi Saat 16:27

dayanışma

Genelde Çerkesler, özelde ÇY.’ne içeriden bir ses:

"Arkadaşlar! Her birimiz ayrı ayrı... Tek tek birbirimizi seviyor olmamız gerekmiyor.

Önemli olan ayrı ayrı da olsa, Çerkesya'ya ve halkımıza bağlılığımız önemli olan.

Birbirimizi kişisel olarak sevmemiz şart değil, fakat saygı göstermemiz gerekiyor. Mutlaka!

Ve her söylediğimiz, adeta bir kuyumcunun terazisinde tartıldıktan sonra çıkan sözler olarak çıkmalı ağzımızdan."


“İslam'ı basit bir din olmaktan çıkartıp, tarihsel zirvelere taşıyan nedir?” diye çok sormuşumdur kendime.

Aslında tüm başarı öykülerini severim ve biyografi okumayı ve dinlemeyi de.

O soruya kendimce bulduğum yanıt:"Sahabe" sözcüğünde gizli.

Sahip olan demektir Arapça'da.

Ayıplarını örten, eksiğini tamamlayan, yanlışını düzelten demek olarak algılanmış ve uygulanmış.

Yani toplumun içinde bireylerin birbirilerine sahip çıkması.


İnsan, düşünsenize yaşamında nelerle, kimlerle karşılaşmıyor ki?

“Hayatta tahammül edemem!” dediğin yüzlerce insanla yan yana diz dize olmak, yaşamak zorunda kalıyorsun.

Hem o da değil, bazen anan, baban, eşin ve hatta çocukların bile sana fazla geliyor.

Yük gibi hissettiğin oluyor. Olmaz mı?

Kimse darılmasın, gocunmasın, kendimizin de başkalarınca öyle algılandığı zamanlar oldu ve bundan sonra da olacak.

Ne de olsa hepimiz insanız ve hayatımızda ki doğru yanlış her şeyi sorgularız.

Bunlardan da doğru / yanlış sonuçlar çıkartırız.

Onun için sıklıkla kendimizden bile kaçar, bambaşka şeylere sığınırız.

Bunu da kendimize çok görmeyelim. Ammaaa!

Önümüzde önemli aylar ve yıllar var.

Birbirimize her zamandan daha fazla gereksinimimiz olacak. Hepimize...

Hatta etrafımızda Çerkesler dışında, Çerkesseverlere, Çerkes dostlarına da....

Kendi misyonerlerimizi ortaya çıkarmamız gerekecek.

Yalnızlık eğer Tha’ya özgü ise, Çerkesler de yalnız kalmayacak!

Bize elverene, yüreğimizi açacağız.

Bunlar sadece kişisel ilişkilerde değil, toplumsal-ulusal düzlemde de geçerli olacak.


Tarih bize ayna tutmaktadır.

Çerkesler'in tarihi aynı zamanda acıların, yenilgilerin ve birbirine tutunmaya çalışanların / tutunamayanların tarihidir.

Bunu makus bir talih gibi kabul edip, olduğumuz yerde kalmak zorunda değiliz.

Her ters durumdan bir ders çıkartmalı ve gelişen koşullara kendimizi adapte etmeliyiz.


Bakıp dönelim geçmişe!

Kabilecilik, ihanetler, düşmanla işbirlikçiler, kendi başına buyruk davrananlar, kişisel menfaatler, umutsuz/karamsarlar, organize davranmaya isteksiz olanlar, gerektiği yerde cesaret göstermeyenler, kararsızlar, öfkeli aceleciler ve daha neler neler göreceğiz!

Bu dönemlerin artık geçtiğini ve yeni sayfalar açmamız gerektiğinin artık farkında değil miyiz?

Biz, aydınlık bir akla sahip bireylerin daha henüz çok fazla olmadığını biliyor olmamız gerek.

Bir avuç insan, bir araya gelip de birbirimize eğer tutunamıyorsak, bu işi başta, bırakalım ve herkes kendi yoluna gitsin.

Ancak bu kadar kolay mı?

Bence değil.

Şahsen halkımız ve ülkemiz için; kaderimizi birleştirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Dünyanın neresinde olursak olalım, hangi koşullar da yaşarsak yaşayalım, kişisel olarak bunu değiştirmemiz zor, hatta olanaksız.

Nefes alış verişin anlamı olan bir şeyden, istese de uzaklaşabilir mi insan?

Fakat hiçbir savaş, tek kişilik bir ordu ile kazanılamaz, kazanılmadı, kazanılmayacak.

Öyleyse bu savaş da, kazanan taraf da olmak ve bu güzel işten pay alabilmek için her kes katkıda bulunacak.

Bu savaş kişinin, kişilerin, grubun veya bir kliğin savaşı olamaz, olmamalı.

Tarihe geçecek bir savaş, topyekûn bir halkın olabilir ancak.

Çerkes(Adığe) halkının savaşı, şiddet ve teröre dayanmayan, hukuku, barışı önceleyen, toplumsal, politik bir savaş.

Ancak biliyoruz ki, bu savaşı yürütecek halkın, daha önceden olduğu gibi ellerini, bacaklarını kırıp, bir yere koymak mümkün değil.

Ne zaman, ne konjonktür buna elverişli.

Onun için halkımızın geleceğini karartmak isteyenler, halkı ve öncü güçlerini, içeriden çökertmeye çalışacaklardır.

Düşmanların bundan daha doğal, daha olası başka ne isteği olabilir ki?

Yanlış, hata, eksik olan, en mükemmel bilançoda dahi vardır.

"Hata-Noksan kalemi" diye belirtilir.

Bir topluluğun içinde, herhangi biri kişisel olarak ya da hepimiz, dönem dönem yanlış yapabiliriz.

Fakat birbirimizi değerlendirirken, mercekle, un ufak yanlışlara fokuslanmak yerine, neden-sonuç ilişkisi içinde yapılanları görmek zorundayız.

Bir halkın; çocuklarına, sevenlerine, birbirlerine toleransı da olacaktır, olmalıdır.

Düşünürsek hepimizin değişik alışkanlıkları, hassasiyetleri, özellikleri var.

Her yönümüzle mükemmel olduğumuzu düşünen de herhalde aramızda yoktur.

Bizler hatalarımızla varız. Bu bir ön kabul olmalıdır...

Her şeye rağmen usulünce birbirimize eleştiri yapma hakkımız da saklıdır.

Ancak usûlünce ve usulca…

Mutlaka ve mutlaka ayıpları ortaya dökmeden, karşımızdakini küçük düşürerek değil…

Dedikoduya pirim vermeden, arkadan konuşmadan, insanları incitmeden…

Belaltı vuruşlarla, içeriden düşmanlık yapmadan…

Davamızı, halkımızı ve tek tek parçalarımız olan bireyleri birbirine düşman etmeden…


Yazık! Görüyorum ki Çerkeslerin bir kısmı kendinden olmayanlara Amerikancı, öbürü de Rusçu görüyor ve suçluyor.

Belki bir başkası Türkçü, Arapçı ve daha başkaları da. Kendimize yazık ve ayıp ediyoruz.

Bir yerde durup, kendimize sormamız gerek. Bu söylediklerimize kendimiz inanıyor muyuz?

Mahalle dedikodularını bir yana koyup, ortak akıl ve ulusal bir şuur oluşturmak zorundayız.

Korkularımız, endişelerimiz, hayallerimiz ve daha başkaca bizi yanlışa, hataya sürükleyen sebepler olabilir.

Ama biz sağlıklı düşünebilmenin, akılcı davranabilmenin yollarını bulmalıyız.

Zaman, bizim aleyhimize çalışıyor.

Bir de bizler birbirimizin aleyhine çalışırsak olmaz.

Birbirimizi tırmalayarak, hırpalayarak nereye varabiliriz?


Biz birbirimize tutunmak zorundayız.

Birbirimize gereksinimimiz var.  Halkımızın ve ülkemizin de bize. 

Yarın pişmanlık duymak yerine,

Kıvanç duyacağımız, gurur duyacağımız işler yapmak.

Bizden sonra gelen kuşaklara anlatırken sevinçle, üşenmeden, utanmadan anlatabileceğimiz işler…

***

İçimizdeki şeytanları(ki, hepimizde vardır mutlaka) hep beraber çıkartalım yeter.

Zayıflıklarımızla, aptallıklarımızı, anlayışsızlıklarla, akıl tutulmalarını çöpe atıp, çekip gidelim, dosdoğru yolumuza...

Çerkesyamıza, halkımıza, özgürlüğe...

Yükselişin yolu, birbirimizin kafasına basmak değildir.

Kişisel hırslarımızı ve çıkarlarımızı, toplumsal olanların önüne koymak da değil!

Hep beraber elele vererek, omuz vererek yükselmek.

***

Bizler artık "Çerkes"iz? Herkes değiliz!

Önemsediğimizin, önemsediklerimizin ve önemsememiz gerekenlerin, artık farkında olmalıyız!

Çünkü Çerkesya Yurtseverleri halkımızın şu an en büyük umududur.

 


Bu yazı toplam 7384 defa okundu.





Semanur ERCAN

Biz şimdi aramızda öyle sevelim ki birbirimizi, Yaradan bize sevgi ile baksın. Biz sevgiyi öyle pişirelim ki aramızda, burcu burcu koksun da, kokusunu duyanlar koşsun aramıza....Bizim bizden başka kimsemiz yok, çıkar ilişkilerini bir kenara bırakıp sımsıkı sarılalım birbirimize...Dilimize, Xabzemize,Çerkesya'mıza, insanımıza sahip çıkalım...Sevelim birbirimizi, birbirimizi dinleyelim, anlamaya çalışalım ve niyetlerimiz temiz hedefimiz asil olsun...Bunca zaman kaybettiklerimizi bir bir alalım hayattan..İnsanız hatalarımız olacak elbet, hatalarımızdan ders çıkarıp doğruları bulmaya çalışalım..Hedefimizden sapmayıp uluslaşma yolunda ilerleyelim..Kendi davamıza sımsıkı sahip çıkalım...Karanlıklardan sıyrılıp bir an önce aydınlanalım....Yok olmaktan kurtulup var olmak için mücadele edelim.Hep beraber elele, omuz omuza...
Birbirimize gölge yapmayalım, aydınlanıp etrafımızı aydınlatalım, korkularımızı ve öfkelerimizi bastırıp umutla, aşkla, azimle yürüyelim....

Aydınlanmış olmak, tümüyle ışık olmaktır; tümüyle ışık olan birinin gölgesi olmaz, karanlık yanları olmaz, korkuları, öfkeleri, gücenikleri ve sınırları olmaz..

~R. Sharma~

29 Mart 2013 Cuma Saat 13:24
Ensar Davutoğlu

Sahabe kelimesine yüklenen anlam çok alakasız olmuş.Lütfen çıkarımlarınızı hayallerinizi bilimsel gerçeklerle ayrıştırmayı öğrenin.yazarın kelimeye yüklediği anlam terim veya ıstılahi anlamıyla en uzak anlam yüklense bile gerçek içerikten uzaktır.

15 Mart 2013 Cuma Saat 10:29
Ömür Zafer Özdemir Şapsığ-Jade

Sayın Semih bey merhaba; Yazınızı genel olarak ele alınacak olursa, tüm toplumların sorunları olarak görülen, acısıyla tatlısıyla sorunlar demetini güzel bir sunumla kaleme aldınız ve bizlere yansıttınız. Burda'' diğer toplum sorunları bizi ilgilendirmez'' diyecek olursak, ''neden'' diye bir soru sormamız gerektiği düşüncesindeyim; Çünkü doğup büyüdüğümüz bu ülkede olsun Anavatanda olsun başka toplumlarla iç içe geçmiş bir durumda yaşamaktayız bunun için ayrıştırım yaparken geçmişimizden günümüz ve gelecekte ki planlarımız nasıl olmalı gibi bazı gerçekleri göz önünde bulundurmalı.
İnsanlık tarihi kadar bir geçmişi olan biz Çerkesler bir sürü savaşlar ihanetle,r içten birbirine üstünlük sağlama girişimleri vb. bir sürü eylemlerle karşı karşıya kalmışlardır. Günümüzde de aynı benzer sorunlar sürmektedir. Bunların önüne geçmenin en temel şartı üstünlük elde etme çabalarını ortadan kaldırmak toplumsal görüşü ne olursa olsun fikri beyanlar ve hareketler tek bir amaç için birleşmeli ve biz Çerkesleri her türlü platformda söz sahibi yapma yollarını hep beraber birlik ve beraberlik içinde engelsiz bir biçimde açmalıyız.
Son yıllarda teknolojik sistemlerden istifade ederek bir çok gruplar sayfalar kurulmuş ve bunların çatısı altında toplanmış binlerce kişi vardır. Bu sayılar Türkiye genelindeki dernek üyelerinden çok fazladır. Fakat bunların (benimde bir kaç grup ve sayfam dahil) benim izlediğim kadarıyla birleştirici elle tutulur bir girişim ve organizasyonu yok gibi güncel gelişmeler dışında bir paylaşım yok... Acil olarak bir avuç olsa dahi kendi yaşam felsefesini benimsemiş'' ben bu toplumu toparlayıcı olacam'' diyebilecek bir kitleye ihtiyaç var.
Karışık kitleler içinde yaşayan bizler kendi yaşam felsefemizle taklitten uzak modern çağdaş idealist bir toplum olmalıyız ki varlığımızı gösterebilelim.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Saygılar.
ŞAPSIG JADE

11 Kasım 2012 Pazar Saat 00:31
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net