

Medyada çok az yer bulan bu konu, en azından diaspora Çerkesleri tarafından dile getirilmeye başlandı. Suriye’de yaklaşık olarak 100 bin Çerkes bulunduğu belirtiliyor. 1860’lı yıllardan beri, bu ülkede yaşayan Çerkes azınlığın sayısının, bu rakamdan daha az olduğunu ileri sürenler de var. Çerkeslerin Şam, Halep ve çatışmaların yoğun oldugu Humus’ta yoğun olarak yaşadıkları belirtiliyor.
Suriye Devlet Başkanı Esad’ın kendi halkına karşı giriştiği katliam, bu ülkedeki Çerkesleri de diğer halklar gibi tehlikeye attı. Muhalifler ile hükümet güçleri arasında devam eden çatışmalarda her gün onlarca kişi yaşamını yitiriyor. Son 16 ayda 17 bin kişinin öldüğü söyleniyor. Bu savaşta taraf olması istenen Çerkesler ise her iki taraftan da tehdit ediliyor. Böylesine bir iç savaş ortamında, tarafsız kalmak da çok zor ve her iki tarafın şimseklerini üzerine çekmeye yetiyor.
Suriye’den Adigey’e dönüş yapan ilk Çerkes grubu 25 kişiden oluşuyordu ve Mayıs 2012’de bu dönüş gerçekleşti. “Anavatan, dönenlerin yerleştirilmesi konusunda deneyimlidir. Ancak şimdi bu konuda yurttaşlarımıza maksimum yardımı sağlayabilmek için tüm devlet kurumları ile koordineli hareket etmemiz gerekiyor.”(1) Bu sözleri de Adigey Başbakanı Murat Kumpilov söylüyor.
Shora Hussam ise, Suriye’deki Çerkesler konusunda şunları söylüyor: “İsyancılar da 'neden bizimle değilsiniz?' diyerek rahat vermiyorlar. Suriye'deki Çerkeslerin durumu, her geçen gün daha kötüye gidiyor.” (2)
Diaspora Çerkesleri, şimdiye kadar yaşadıkları ülkeler ile pek sorun yaşamadılar. Bu biraz da azınlık halk olmanın getirdiği bir psikoloji. Sisteme entegre oldular ve bazıları geçerli meslekleri tercih ettiler, örneğin askerlik gibi. Suriye ordusunda son yıllara kadar 30-35 Çerkes general olduğu söyleniyor. Ancak başka birçok meslekte başarılı Çerkesler de olduğu biliniyor. Çerkeslerin bu savaşta taraf olmak istemedikleri bildiriliyor.
Türkiye ve başka ülkelerdeki diaspora Çerkesleri, en azından bazı Çerkes grupları, Suriye Çerkeslerine sahip çıkmak için kampanya ve yardım düzenliyorlar. Ȍzellikle maddi yardımlar organize edilmeye çalışılıyor. Fakat bu yardımlar önemli olmakla birlikte, savaş ortasındaki bir insanın en önemli ihtiyacı, can güvenliğini saglamaktır. Bu çerçevede konu, Adigey Parlamentosu’nda da gündeme geldi. Giden heyetler, Çerkeslerin çoğunlugunun anavatana dönmek istediklerini belittiler.
Türk hükümeti ise, savaşa girmekte çok istekli görünüyor. Ancak uluslararası dengeler, uçağın düşürülmesine karşın, Türk hükümetini frenliyor. Başta da Rusya’nın bu konudaki tavrı ve Suriye’deki askeri üsleri.
Ȍnce şunu tespit etmek gerekiyor: Bu savaş, Suriyeli Çerkeslerin savaşı mıdır?
Çerkeslerin içinde bireysel olarak rejimi destekleyen ya da muhalif olanlar olabilir, ancak bu savaş, Çerkes azınlığın savaşı olamaz. Çünkü Çerkesler soykırıma uğramış ve sürgün edilmiş bir halktır, dönebilecekleri anavatanları vardır.
Şunu da söylemek gerekiyor: Esad, artık gerçek anlamda iktidar gücünü yitirmiştir. Kendi halkının üzerine yağdırdığı bombalar ve katliamlarla ayakta kalmaya çalışmaktadır. Rusya, İran ve Çin’in destekleri de onu kurtarmaya yetmeyecektir. Kendi halkını acımasızca katleden bu diktatör, artık gün saymaktadır. Bu süreç başladığında, artık domino taşları gibi durdurulamaz. Esad’in iktidardan düşmesi belki bir iki yıl sürebilir. Esad’ın iktidardan düşmesi Çerkeslerin güvenlik sorununu çözebilecek mi? Bu soruya evet yanıtını vermek zor. Libya, Mısır ve diğer ülkelere baktığımızda savaş sonrasının da tam bir kaos olduğunu görebiliyoruz. Bir birey olarak, Esad diktatörlüğünün ve Baas rejiminin yıkılması gerektiğine inanıyorum. Ama buna karşın, Avrupa, ABD ya da Türkiye tarafından Suriye’ye askeri bir müdahale yapılmasına da karşıyım.
Suriye’ye askeri bir emperyalist müdahalenin karşısında olmak gerekiyor. Çünkü böylesi bir müdahale, görüldüğü gibi sorunu çözmeyecek, aksine karmaşıklaştıracaktır. Ȍrnegin 1,5 milyon Iraklı öldürülmüştür, ama sorun hâlâ çözülmemiştir. Afganistan’da da durum böyledir.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından yayınlanan bir belgeye göre de, Suriye rejimi, Çerkes azınlığın desteğini yitiriyor. (3) Suriye rejiminin, sünni müslüman olan Çerkes azınlığa şüphe ile baktığı da dile getiriliyor. (4)
Bu çerçevede, Adigey Parlamentosu’nda da konu gündeme geldi. Adigey Başkanı Thakuşinov, toplu bir dönüş için acele edilmemesi gerektiğini belirtti. Dönüş göründüğü kadar kolay olmayabilir. Onbinlerce Çerkes’in topluca Çerkesya’ya dönüşünü, şimdilik beklemek pek gerçekçi değil. Kısmi geri dönüşler olacaktır. Zaten hepsi birden dönse, bu yükü Adigey kaldıramaz. Çünkü bu insanların Suriye’de evleri, işleri, arabaları ve mülkleri var. Eğer dönmek durumunda kalırlarsa, bütün bunları bırakıp, yardıma muhtaç olarak döneceklerdir. Ancak bütün bunlar bir insanın canından ve anavatanına dönüşünden daha değerli değil. Onun için Suriye’den dönüş yapmak isteyen her Çerkes, anavatan tarafından kabul edilmelidir.
Bu konuda Rusya’nın yardımını istemek de pek gerçekçi gelmiyor. Bu konuda Rusya’nın alacağı tavır bellidir. Rusya, zaten Esad yönetimine başından beri destek veriyor. Rusya, Suriye yönetiminin arzu etmediği bir konuya, onu gözden çıkarmadığı sürece destek vermez.
Bu konuda yayınlanan bir makalede de Rusya’nın Abhaz ve Çerkeslerin anavatanlarına dönmesine izin vermeyeceği dile getiriliyor. (5)
Bu konunun tarafları, Birleşmiş Milletler, Suriye, Rusya ve anavatandır. Bunların yanında diaspora Çerkesleri ile onların organizasyonlarıdır. Türkiye de, Suriye ile komşu olmasından dolayı, Suriyeli Çerkeslerin en azından anavatana dönüşüne kadar onlara ev sahipliği yapabilir.
[1] Circassians from Syria Return to Russian Homeland, “http://en.rian.ru/world/”
[2] Caucasus will save Syrian Circassians, “http://www.georgiatimes.info/”
[3] Syrian Regime Loses Support from Circassian Community, “http://www.unhcr.org/refworld/” (Yazarın notu: Gerçi bu metine referans olarak Jamestown Vakfı olarak gösterilmiş. Bu vakıf, Kafkasya bölgesinde, Amerikan çıkarlarını savunuyor. Bu konuya daha sonra değinmek istiyorum)
[4] The Future Of Circassians In Syria: Implications For Russia – Analysis, “http://www.eurasiareview.com”
[5] Moscow will not let Abkhazians and Circassians of Syria to return to their historical homeland, “http://eng.expertclub.ge/portal/”
bence Suriyeli Çerkesler anavatana donsunler.yoksa asimilasyona tabi olacaklar.bence ev ve arabadan daha degerli olan sey vatandır.
10 Kasım 2012 Cumartesi Saat 02:19Erol abi yazılarına aramı verdi acaba?
Özledik onun yazılarını bilmesini isterim. saygılarımla.
Em Şer Naxwazin! | Savaş İstemiyoruz! | We Do Not Want War!
Zawo Tıfayap !
