Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
K'enet Recep Genel
İki Halk Aynı Kaderi Paylaşıyor
13 Mayıs 2011 Cuma Saat 01:12

Türkiye’deki Ermenilerin yaşadığı yıkım ne zaman gündeme gelse ben, bir yandan da kendi anayurdumu düşünürüm… Oradaki evlerimizi, mezarlarımızı, camilerimizi… Acaba, burada gördüklerimin aynısı mıydı olan bitenler… Kentlerin, köylerin adları değiştirilmiş, evler, araziler işgal edilmiş, sahiplerinden geriye hiçbir iz kalmasın diye mezarlar bile yok mu edilmişti. Yoksa, orda bir yerlerde büyük büyük babalarımın evleri, yıkık, dökük, harap bir halde bile olsa geriye dönüp kapısını açacağımız günü mü bekliyordu. .

Zamanla öğrendim, bu topraklarda Ermeni, Rum evlerinin işgal edilmesi gibi, evlerimiz ocaklarımız işgal edilmiş, oralara Kazaklar, Ruslar yerleştirilmişti. Köylerimizin, ormanlarımızın, dağlarımızın adları ya Ruslaşmış ya da tüm anlamlarını tarihin karanlık sayfalarında bırakmıştı.  Birçok yerleşim yerinden geriye kalan tek şey ise, geçmiş zamanlara ait gerçekliği meçhul hikâyelerdi.  

Bizim şehirlerimizin akıbeti, tıpkı, bir zamanlar nüfusunun çok büyük bir bölümü Ermenilerden oluşan, Yozgat, Erzurum gibi kentlerin bugünkü hallerine benziyor. Ermenilerin o kentlerde evleri, mezarları, kiliseleri artık yok. Onlardan, bir hayaletten bahseder gibi bahsediliyor. Neye benzediklerini, nasıl insanlar olduklarını gören yok.

Çocukluğum, geçmişte Ermenilerin yaşadığı küçücük bir kasabada geçti. Ne evleri, ne de  mezarları kalmıştı. Kilise ise bir ibadethane olduğu unutulmuş, sinema olarak kullanılıyordu. Ara sıra kimlerin, dönme olduğu, kimlerin Ermenilerle kan bağ olduğu fısıldanırdı kulaklara. Ve sık sık bir övünç, bir böbürlenme kaynağı olarak, zulüm dolu hikayeler eşliğinde tehcir anlatılırdı.

Halâ yolum düştükçe geçmişte Ermenilerin yaşadığı köylerden, kasabalardan, şehirlerden geçiyorum. Gördüğüm tek şey, günümüzde orada yaşayanların kin ve nefrette ortaklık kurduğu, geçmişin tüm ayıplarını bu şekilde örtmeye çabaladıkları oluyor.

Kendi kendime “Benim yurdumda Kazaklar, Ruslar Çerkeslerden böyle bahsediyor olmalı” diye düşünüyorum.

İki trajedinin öyle çok ortak yanları var ki; katliamlar eşliğinde binlerce yıllık anayurdunu terk etmek zorunda kalan iki halk… Ermeniler ve Çerkesler… Halâ her iki halk, dünyanın dört bir yanında diasporada yaşamaya devam ediyor. Dünyanın en büyük diasporasını Çerkesler ve Ermenilerden oluşuyor. Ne vatanlarını unutabildiler, ne yaşadıkları ülkelerin bir parçası olabildiler. Sonsuz bir sürgünü yaşar gibi yaşıyorlar.

Dinleri, dilleri ayrı iki halk, aynı kaderi paylaşıyor. Anavatanlarında sürgün ve soykırımın üzeri örtülüyor, yok sayılıyor, inkar ediliyorlar.  

Yüz binlerce Çerkes, Soçi’den Tuapse’den gemilere doldurulup Osmanlı topraklarına sürgüne gönderildi, on binlercesi Karadeniz’in karanlık sularında kayboldu. Yüz binlerce Ermeni, binlerce yıl yaşadıkları topraklardan, Suriye’nin çöllerine doğru bir ölüm yolculuğuna çıktı. Ve bir daha asla yaşadıkları topraklara dönemedi.

Böylesi bir kıyametten arta kalanların çocuklarının bu dramı unutması mümkün mü?  Sürgün ve soykırımın halklar üzerinde yarattığı yıkımı kabul etmeye yanaşmayan bir zihniyetle ortak bir gelecek inşa etmek mümkün mü?

Bu sorulara akılcı yanıtlar vermek için, çok uzaklara gitmeye gerek yok. Bir zamanlar Anadolu’da yaşayan Ermenilerin, bugün Türkiye ile barışmasının, nasıl bir şey olacağına bakmak, bu soruya cevap vermek için yeterli.  

Kafkasya’da 1864’te, Anadolu’da 1915’te iki halk ana yurtlarından zorla sürüldü. Ve halâ dünyanın, politik hesapları bir yana bırakıp elini vicdanına koyup, sürgünü, soykırımı tanımasını bekliyorlar.

Yaşanan acıları tarihe gömüp, barışmak, yeniden bir arada yaşamak Türkiye ve Rusya için de mümkün… Ancak, her şeyden önce, bu süreçte tarihsel sorumluluğu bulunan devletlerin, sorumluluklarını kabul etmesi gerekiyor.

Yani öncelikle, katliamın, sürgünün sorumlularının inkâr politikalarını bir yana bırakıp, kanlı geçmişleri ile yüzleşmeleri gerekiyor.


Bu yazı toplam 3192 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net