

21 Mayıs bu yıl kalabalık geçecek.
Görünen köy kılavuz istemez. Bazı günler tarihler vardır siz ne derseniz deyin, ne yaparsanız yapın, kendi kendini anlatmaya yeter.
21 Mayıs’ta öyle bir gün.
Şimdiye kadar Türkiye’de 21 Mayıslar bilinçli veya bilinçsiz olarak hep sulandırılarak halkımızın önüne konuldular. İnsanlarımız her şeye rağmen, 21 Mayısta toplandıklarında, onların ne için biraraya geldiklerini olayın muhatapları hep net olarak algıladılar.
Mesela Kaffed 21 Mayısta bu gün ile hiç bir ilgisi olmayan 1877-1878 (93 harbi) Osmanlı-Rus savaşı neticesinde yurdundan olan Abazaların Türkiye sahillerine ayak bastıkları noktalardan birisi olan Kefken’de bu günü, anageldi.
Amaçları ne idi bilemiyoruz. Belkide bu anmaların Kefken'de yapılmasının sebeplerinden biriside, 1877-1878 (93 harbi) Osmanlı-Rus savaşı sonucundaki göçlerin günümüz Rusyasının sınırları içerisinde yer almayan topraklardan olmasıdır.
Olabilir mi? Olabilir olmasına da biz yine hiç kimsenin böylesi bir düşünceye sahip olduğunu aklımıza bile getirmek istemeyiz.
Çünkü eğer andıkları şey, 93 harbi (1877-1878) esnasında göç etmek zorunda kalan Çerkes ve Abazaların göçleri ise bunda anlaşılabilir bir şey bulmak mümkün. Bizim andığımız şey; "Balkanlardan Çerkeslerin bir daha sürülmesi ve günümüz Gürcistanı sınırları içerisinde yer alan Batum'dan ve bağımsız Abhazya’danTürkiye'ye olan Abaza göçleridir." deseler, Kefken’de yapılması bir anlam kazanırdı.
Abazalar Batuma’mı geri dönmek istiyorlar, Çerkesler Balkan ülkelerine mi geri dönmek istiyorlar, eğer öyle ise Kefken anmaları ön plana çıkartılmalıydı. İşin doğrusu bu konudaki mağduriyetimiz de hiç göz ardı edilecek boyutlarda değil. Ama o zaman da, bunu 21 Mayıs günü yapmanın bir anlamı yok ki.
21 Mayıs’ın bu şekilde sulandırılmasının bilinçli olarak yapıldığını düşünmek bile istemiyorum, sadece bilgisizlikten, acemilikten yasak savarcasına yapılagelmiş olduğunu varsaymak istiyorum.
***
Bir başka, sulandırmada 1918 Cumhuriyeti Bayrakları ile yapılanı. Sanki adeta biz tarihimizi bilmiyoruz, 1918’den 1864’ü çıkartırsak kaç sene arada fark olduğunu bilmiyoruz der gibiler.
1864 yılında atalarımızın hangi bayrak altında savaşmış olduklarını bilmiyoruz diye büyük bir aşkla sallanılan yedi yıldızlı bayraklar. 1864 tarihinden yıllar sonra kurulmuş, yıllar sonra ortaya çıkmış bir yapının bayrağı neden mi sallanır, bilmem sallanır işte... Bununda sallayanları anlamını bilirler herhalde. Birlik-beraberlik sergileniyordur, herhalde. Bilmeden sallamazlar ya...
1918 yılında kurulan Cumhuriyet ile 1864 yılındaki olayların direkt alakası yok. Hatta 1918 Cumhuriyetini mi suçluyorsunuz veya 1918’de ülkenize dönmek için böylesi bir fırsatın çıktığını ama dönmediğinizi mi anlatmak istiyorsunuz... Belli değil.
Muhatabın devlet memurları, elçiliğin penceresinden, peşinde olduğunuzu söylediğiniz dava ile ne kadar ilgisiz-bilgisiz olduğunuzu gördükçe gülüyorlardır.
Sallayın, sallayın, 21 Mayıs’ta 1918 Cumhuriyeti bayraklarını, sulansın her taraf, bilgisizliğiniz-ilgisizliğiniz alenileşsin.
1918 Cumhuriyeti ile alakalı bir anma mı yapılıyor? Hayır, ama olsun, alakalı alakasız, salla bayrağı gitsin. Bu Cumhuriyetin kuruluş yıldönümleri, yıkılış anmalarında da başka bir bayrak sallar, farklı tarihlerde aklınıza getirirsiniz.
***
Buda mı yetersiz geldi, az mı sulandırdınız, öyle olduğunu mu sanıyorsunuz.
Çeçen Bayrakları sallarsınız, daha da sevindirirsiniz muhatapları... Bunlarda çok safmışlar, kendi tarihlerini bile bilmiyorlar, bu nasıl hak talebi 1864 soykırımından-sürgününden hemen hemen hiç etkilenmemiş Çeçenlerin bayrakları ile hak talebinde bulunuyorlar.. Oh ne ala, ne ala...
Evet, Çeçenler sürüldüler, dünya tarihinde görülen en büyük sürgünlerden birisini Çeçenler, İnguşlar, Karaçaylar, Balkarlar yaşadılar. 1864 Çerkes sürgünü sonucunda Çerkes nüfusunun hiç olmazsa % 10’u kadarı bir şekilde kendi topraklarında kalabilmeyi becermişti. Ama ikinci dünya savaşı esnasıda söz konusu ettiğimiz halkların nüfuslarının tamamına yakını topraklarından sürüldü. Uluslarası arenada kabul edilmiş soykırımı tanımı içerisine alınmaları için bu yeterli.
Söz konusu ettiğimiz ulusların 2. dünya savaşı dönemindeki sürgünleri sonucunda vatanlarında neredeyse hiç bir fertleri kalmamıştı. Kısaca Çerkes sürgününden hiçte aşağı kalmayan bir sürgüne tabi tutulmuşlardı.
Fakat bununda 21 Mayıs 1864 ile alakası yok ki.
Olsun, siz yine Çeçen bayraklarını sallamaya devam edin. Biliyorum belkide en iyisi sizin yaptığınızdır, üçü birarada kahve misali, büyük kolaylık. Sayalım: 21 Mayıs1864 Çerkes Sürgünü, 93 Harbi sonucu olan göçler, 1918 K.K. Cumhuriyeti ve ikinci dünya savaşı esnasında Kuzey Kafkasyalı halklardan bazılarının sürgünü...
Üçü bir arada dedik ama, dört etti bunlar, eksikte var, Suriye'de Golan tepelerinden sürülenleri unuttuk....Birde mümkünse Suriye bayrağıda elde edilmeli... O’da sallanılabilir.... Zaten kendi tarihimizle alakasız olduğumuzu göstermeye çalışmıyor muyuz, bu iyice pekiştirir.
***
Çerkes sürgünü, Çerkesya’da yaşayıp, Çerkeslerle aynı saflarda yer alan, 1864 yılında aynı bayrağın altında toplananlar, Çerkesler ise.... Boşverin.... Yedi yıldızlı 1918 cumhuriyetinin, Çeçenlerin bayrakları varken....
Tatarlarıda unutmamalı... Onlarda ikinci dünya savaşında sürülmüşlerdi. Hem TC yetkilileri Ukrayna'da Kırım'ı, Kırım Tatarlarını zırt-pırt ziyaret etmiyorlar mı, içinde yaşadığımız ülkenin arzularını da gözettiğimizi belli etmeli değil miyiz.
Böyle canlı canlı, yanağından kan fışkırırcasına, sulumu sulu yapsak 21 Mayısı, iyi olur iyi.
Ufkumuzu da genişletmiş oluruz. 1864’le sınırlı kalınır mı, 1877-78, 1918, ikinci dünya savaşı, arap-israil savaşı derken, ufkumuzda gep geniş, maşaallah.
***
Biz eylem, gösteri yaptığımızda tüm problemlerimizi hatta sadece bizimkileri değil tüm Kafkasyalıların sorunlarını bir seferde halletmeliyiz, 21. yüzyılda yaşıyoruz, bakın kahveyi bile üçü birarada yapmıyorlar mı, Çağdaş olmalı, çağdaş.
Böylece tek bir seferde;
1877-1878 Osmanlı Rus savaşı savaşı sonucunda, Bulgaristan, Eski Yugoslavya Cumhuriyetleri Balkanlardan sürülenler dolayısıyla, Acara ve Gürcistan Cumhuriyetinden Batum'dan Türkiye'ye göçeden Abazalar sebebiyle ve Abhazya devletinden (1877-1878 harbi sonucunda olan göçler) nedeniyle olanları alakasız bir tarihte 21 Mayısta anılmış olur. Beşi bir yerde misali.
Kusuruma bakmayın. 1865 yılında Abhazya’da Lıhnı'da Abhazya Pşısının sarayının yıkıldığı iç ayaklanma neticesinde Türkiye'ye göç etmek zorunda kalanları unutmuşum. Bunuda ilave edersek altısımı yedisimi birarada oluyor, sayıları da karıştırdım.
Musa Kunduk ve avanesinide atlamışım....
***
Sallayalım bayrakları, boşverin gitsin.
1918 Cumhuriyeti’nin yeniden kurulması için mi bu bayrağı sallıyorduk, yoksa bu tarihlerde sözde de olsa bağımsızlığını kazanmış devletlerine dönmeyen Anadolu'da yaşayan Çerkesleri mi kınamak için sallayacaktık bu bayrağı. Yoksa bu cumhuriyeti mi kınıyorduk, evet 1864 yılı ile alakasız bu bayrağı neden sallayıp duruyorduk biz... Bilen var mı?...
İkinci dünya savaşı sonrasında SSCB tarafından sürülüp ardından yeniden ülkelerine dönmelerine müsaade edilen, hatta hala günümüzde de bu sürülmüşlükleri sebebiyle RF geneline kıyasla pek çok muafiyet sahibi olan halklar içinde sallıyorduk, galiba. Bu sorun büyük oranda çözülmüş, hatta geriye vatanlarına dönen uluslar içerisinde mesela Çeçenler ülkelerinin bağımsızlığını 90’lı yıllarda kısa kanlı savaşlar neticesinde elde etmişlerdi. Yoksa Çeçen bayraklarını bu savaşlar içinmi sallıyorduk, bunların mı reklamı yapılacaktı.... Olsun, sallayalım bayrakları.... 1864 ile ilgisinin olmasına gerek mi var ki.
Ayrıca geçen yıllarda yapılmış, ne hikmetse, nedense tarihimizin çok daha eski çağları ile ilgili Nart efsanelerine göndermelerin yapıldığı balıkadamların falan suya dalıp çıktıkları alev alev okların denize fırlatıldığı, (niyeyse) at ayak sesleri efektleri veren karnaval geçitleri falan gibi şeyleri bu yıl da düzenleyebilirsiniz.
İkinci dünya savaşında sürülenleride bu gün anabilirsiniz, alakasının olup olmaması nasılsa sizce önemli değil.
Ben sizlere bu konuda güveniyorum, Taksim'de, Beşiktaş'ta (benzeri çok şey yapabilir hatta benim aklıma bile gelmeyecek) pek çok sulandırma yöntemi bulabilirsiniz. Ayrıca bu farklı tarihlerde farklı ulusların başlarına gelen olayların hepsini bir bildiri altında toplayıp halka okuyabilir, gazetelerde yayınlar ve hatta mümkünse TBMM’ye veya Duma’ya da yollayabilirsiniz. Geçen yıllarda bazılarınız bunları yaptı. Olsun, bu yılda yeniden yapabilirsiniz. Hiç önemi yok.
Muhataplarımız, gülüyorlardır.
Olsun siz yine böyle bir bildiri kaleme alın.
***
21 Mayıs önemli bir gün, anlamının gölgesinde kalırsınız her zaman, yapılan her şey eksik kalır. Siz istediğiniz kadar sulandırmaya çalışın hiç bir şey fark etmez, ne derseniz deyin, ne yaparsanız yapın, 21 Mayıs kendi kendini anlatmaya yeter.
21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgününü anma günü. Ne yaparsanız yapın sulandıramayacağınız bir gün.Turkcell Super Lig'den ornek verelim de anlamaniz kolaylassin, sayin Hakan Saygun. Fenerbahce'nin rakibi olan 17 takimin taraftari gibi olun yeter :) Gecen sene Galatasaraylisi, Besiktaslisi, Trabzonlusu, kisacasi FB'liler disinda herkes Bursasporluydu. Bu sahislarin tamami bu yil Trabzonsporlu oldu. Ama gecen sene Bursaspor'un maclarina GS, BJK, TS bayrak ve formalari ile gitmediler. Uzerlerine yesil-beyaz Bursaspor formalarini gecirip maclara gittiler ve desteklediler. Ayni seyi bu sene de TS icin yapiyorlar ve son maca kadar da yapacaklar. FB'nin rakibi olan takimlarin tribunune oturup tezahurat yapacaklar. Son macta da TS bayrak ve formalari ile gorecegiz onlari.
FB'li olmak zor degil. Ayni Cerkes olmak gibi. Cok genis bir gardrobunuzun olmasi gerekmiyor. Tek bayrak, tek forma yetiyor. Sorunu olanlar, digerleri :)
Simdi anladiniz mi?
Hayır, Sayın Hakan Saygun Bey, Hiç kimsenin alnına bir şey yazdırmanıza gerek yok.
Daha kolay olanı yapsanız;
Mesela; Meydana gelen tüm Çerkeslerin Çeçen, Asetin, Dağıstan bayrakları sallamasını sağlarsınız. Hatta bu bayrakları bastırıp Çerkeslerin ellerine verseniz daha iyi olur.
Böylece Çerkes soykırımın kabul edilmesi için Kafkas halklarınında konu ile ilintili olduğunu dünyaya göstermiş olursunuz.
Hatta mümkünse Çerkes Soykırımının kabulünü Çin gibi milyar nüfusa sahip bir ülkeninde istediğini belirtmek için Çin bayraklarıda yaptırıp sallarsınız.
La havle vela kuvvete İlla billahil aliyyil azim...
Hasbinallahu niğmel mevla ve niğmel vekil....
Osetya'nın Asetin devletinin kendi geleceği, kendi siyasi bakışı kendi ulusu ile belirlenir. Buna itiraz eden, ben asetinler adına şunu bunu yapacağım diyen herkes Asetin milletinin, devletinin iradesini tanımıyor demektir.
Asetin devleti ve milletinin iradesi sadece ve sadece onların kendilerine aittir.
Çerkes Soykırımının kabulü gibi insani bir konunun ağır bir siyasi ve politik yönünde olduğu düşünüldüğünde yapılacak eylemlerde Asetinlerin duruşunu sadece ve sadece asetinler belirlerler.
Onların adına hiçbir kimsenin hiç bir Çerkesin karar verme yetkisi yoktur.
Bu çok mu anlaşılmaz bir şey...
Sayın Açumıj Hilmi
Çerkes eylemlerine katılacak Oset arkadaşıma söylerim, alnına "ben Oset'im" yazdırır. Herkesler de onun Oset olduğunu ve mensubu bulunmadığı Çerkes camiasına dışarıdan destek vermeye gelmiş biri olduğunu anlar. Böylece problem de ortadan kalkar rahat edersiniz! Olur mu?...
