

Ben bir Çerkes'im yani Adıge'yim.
Milletimi, vatanımı, dilimi, dinimi seviyorum!
Milletim için vatanımda huzur, birlik ve iyi bir gelecek tüm arzum.
Bunları Ruslar, Türkler, Amerikalılar, Araplar, Yahudiler, Abazalar, Çeçenler, Asetinler, Karaçaylar ve/veya bambaşka birileri istediği için söylemiyor, hissetmiyorum.
***
Benim ulusum, tüm milletler gibi binlerce yıla dayanan kökene sahip bir geçmişten süzülüp geliyor. Tüm diğer uluslar gibi, tarih boyunca başka başka bir sürü milletle ilişkileri olmuş, onlardan bir şeyler almış bir şeylerde vermiştir.
Tarihten gelen bu ilişkiler neticesinde; Çerkes-Adıge milletini oluşturan aileler, sülaleler arasında, Rum, Yahudi, Türk, Tatar, Nogay, Pers, Rus, Abaza, Karaçay, Balkar, Asetin, Çeçen, İnguş, Kalmık hatta Alman ve Polonya kökenliler bile var.
Pek çoğu binlerce yıldır
Çerkes-Adıge dili, kültürü, geleneğiyle yoğrula gelmiş geçmişleri
ile Çerkes-Adıge ulusunu oluşturan parçalardan birisi halini almışlardır.
Kendini Çerkes-Adıge sayan her biri, hiç bir şüpheye mahal vermemecesine
Çerkes-Adıge'dir.
***
Son günlerde köşe-bucaklarda, bazıları, masallar okumaya başladı.
Köşe-bucakta kalmış masallar....
Masaldır bu, içerisinde ne kadar korkunç görünüşlü kahraman barındırsada, masalın asıl amacı, güzelliktir, iyi şeyleri ön plana çıkartmaktır. Kısaca masalın kökünde iyiniyet yatar....
Anlatılanların olağanüstü-gerçekdışı nitelikler taşıması, doğruları ifade etmemesi, hayali olması hep bu iyiniyeti desteklemek içindir...
Köşe-bucakta kalmış masallara değinmek istiyorum. Masallarda olan her şey bunlarda var, gerçekte olmamış, olmayan ve hatta olması imkansız şeylerden bahsediliyor, hayali kahramanlara sahipler, bazen bu kahramanlar çok kötü gösteriliyor bazen de tam tersine çok iyi gösteriliyor..
Hepside iyi niyetle anlatılmış olmalı. Hepsinden de çıkartılacak bir ders olmalı, masal dediğimizin amacı sadece uyutmak değildir ki?
Bu, köşe bucakta kalmış yazılarımız, sayıca oldukça çoklar, ama ben en enteresanlarına-komiklerine kısa kısa değinmek istiyorum.
Konumuz masal, bir kaç sayfa fazla yazsakta, kimse okumaktan daralmaz-bunalmaz, herhalde...
BİRİNCİ MASALIMIZ
Masalımızın baş kahramanı bir kaç Kafkasya ulusunda fertleri bulunan bir aileye mensuptur.
Kendisini Abaza olarak tanıtan kahramanımızın arzusu (masal bu yaa), kendi sülalesinden fertlerin bulunduğu her ulusun bir çatı altında toplanmasıdır.
Kahramanımızca; bu ulusların ayrı ayrı kurdukları devletlerin var olması, kendilerini ne hissettikleri falan, çok önemli değildir. Onun için önemli olan şey, kendisinin, onların hepsini bir çatı altında toplamaya karar vermiş olmasıdır.
Masalda; Abhazya devleti ve orada yaşayan ulusun fikrine falan çok önem verilmez. Karaçay- Çerkes Cumhuriyeti içerisinde, Çerkes-Adıgelerinde destekleri ile kendi bölgelerini kuran Abazin Bölgesinin kurucu halkının görüşüde önemli değildir.
Kahramanımız kararını vermiştir: Kendi sülalesi ve kendi sülalesinin konumunda olan bir kaç aileden veya bir kaç köyden dolayı tüm Abazalar Çerkes yapılmalıdır. Bütün Abaza ulusunun bu konuda ne düşündüğü onun için çok önemli değildir.
Her masalda olduğu gibi bunda da kötü kahramanlar vardır; Çerkesya Yurtseverleri...
Onlar kötü kahramanlardır, çünkü Çerkesler Adıgelerdir diyorlar.
Onlar kötü kahramanlardır, çünkü kendini Çerkes-Adıge sayan herkes Çerkes-Adıge'dir diyorlar.
Onlar kötü kahramanlardır, çünkü hiç bir zaman hiç bir yerde Çerkes-Adıgeleşen insanlardan dolayı bu insanların tarihin geçmiş dönemlerinde mensup oldukları ulusların tamamının Çerkes-Adıge sayılması gerekir demiyorlar...
Mesela (Tahtamıkuay rayonunda yaşayan) Çerkesleşmiş Korelilerden dolayı, "Tüm Koreliler Çerkes-Adıge'dir" demiyorlar.
Mesela Çerkesleşmiş Ulaplı Abazalardan falan kaynaklanarak; "Tüm Abazalar Çerkes-Adıge'dir" demiyorlar.
Mesela Koşhableli Çerkes-Adıgeleşmiş Tatarlardan dolayı, "Tatarlarda Çerkestir" iddiasında bulunmuyorlar.
Ben Çerkes-Adıge'yim diyen herkes, Çerkes-Adıge'dir diyorlar...
Veya tam tersine Türkleşmiş, Araplaşmış, Ruslaşmış, Abazalaşmış, Asetinleşmiş, Çerkes-Adıgelerden dolayı, "Çerkes-Adıgeler Türk, Arap, Rus, Abaza, Asetin’dirler" falan da demiyorlar....
Bu yüzden onlara çok kötü bir şeyler söylemeli, Mesela Atsızın faşist kopyacıları gibi...
Ne alaka mı? Masal bu, bir şeyle bağlantılı mı olması lazım? Allah, Allah!
Halbuki masalımızın kahramanı olaylara başka bir ‘dar’ açıdan bakmayı tercih eder; eğer bir sülale bir kaç millette varsa bu milletler tek bir ulus sayılmalı, veya tek bir adla isimlendirilmeli!!!...
Masal bu ya, masallarda böyle şeyler olur....
Bu masalı anlatanda ciddiye alınmalı, övülmeli; bizim masalcımız "En büyük antifaşist’tir" denilmeli veya/yada en iyisi; "Masal bu" denilmeli, geçilmeli.
Masalda niyet, iyi olmalı...Bu masalda da bir iyiniyet aramalı, bir köşesinde vardır....
Herkes bir olsa ne iyi olur, Dünya cennet olsa...Masallar gerçek olsa...
İyi olur iyi....
İKİNCİ MASALIMIZ
İkinci masalımızın kahramanları (bir büyük) birlik kurması gereken uluslar. Masalda onları biraraya getirecek şeylere değinilmemiş, sıralanmamış. Masal bu ya, böylesi şeyler atlansada olur.
Masalımızda bu oluşturulması gereken yapının ismi henüz koyulmuş değil, ‘- şu mu olsa?, - bu mu olsa?’ diye, hala düşünülmekte.
Mesela bu yapıyı ülkesinin adıyla ansak deniliyor ama ülkesi belirtilmiyor, yada mitolojik kökenli olsa, yada "bilmem işte bambaşka bir şey olsa da olur" deniliyor....
Aslında, bu masalda, bir ulustan sözedildiğini de söylemek zor. Bahsedilen yapı pompost-modernist bir yapı; Nasıl mı?
Söz konusu yapı, ortak bir dile sahip değil; masalda herkesin ayrı ayrı dilleri olduğunun altı çok kalın çizilmiş, kendi dillerinde, hepsinin, kendilerini farklı farklı ifade ettikleri belirtilmiş..
Ortak bir yurda, vatana da sahip değiller; ülkeleri diye tanımlanan yer, üzerinde tarihte de günümüzde de pek çok farklı ulusun kurduğu ülkelerin yer aldığı bir coğrafya, Kafkasya.
Ortak bir isimlendirmeye de sahip değillermiş ama "Diasporada dağınık bir yerleşim sergileyen ve var oldukları bölgelerde iç içe yaşayan Kuzey Kafkasyalıların ortak örgütlenmesinden ve (ne olursa olsun) ortak bir isimle anılmasından daha doğal ne olabilir"miş?
Tabii, mesela; İstanbul'da diasporaları, yaklaşık beş-altı yüzyıldır, aynı dinden olmaları hasebiyle bir arada yaşayan, birbirinden kız alıp vermiş, içeçe geçmiş Rum ve Ermeni cemaatleride bu masalı bir okuyuverseler... Sevap olur.
Türkiyedeki Ermeniler, Kafkasya denilen coğrafyadaki bir ülkenin Türkiye’de yaşayan diasporasıdır. Hem belki bu pompost-modern yapı hoşlarına da gider belki...
Masalımızda birarada olmalarının gerekliliğine inanılan yapıyı Nart mitolojisi birleştirebilirmiş...
Mitoloji bu, artık inanılmayan bir din... Masallarda böyle şeyler olur.. Olur, olur...Böylece, hiç kimse inanmadığı için artık mit diye isimlendirilen Nart destanlarının manevi-kültürel birlikteliğini sağladığı bir yapı oluşturulabilir. Masal bu ya, olur tabii olur...
Nart mitolojisinden bihaber olanları, ne yapmalı?.... Boşverin, onlar birleşmesede olur...Olur mu acaba? Masal bu, masal.. Olur tabii.. Belkide, masalların her paragrafının bir diğeri ile alakalı olması, bir diğerini destekliyor olması gerekli değildir. Bununda doğrusunu masalcılarımız daha iyi bilirler...
Her masalda olduğu gibi, bu masalda da kötü kahramanlar var.
Bu kötü kahramanların bahsettiği milletin Çerkes-Adıgelerin, bir vatanı, dili, dini, gelecekte birlikte yaşama arzusu var, aynı ulusal kültürü-geleneği, Çerkesliği-Adıgağeyı paylaşıyorlar.
Kafkasya coğrafyasında ve dünyada demokratik haklarına destek verecek yapılarla işbirliği yapma çabası içerisindeler... Ama olmaz, onların bunu yapmaya hakları yoktur, masalcımız öyle buyuruyor. Bu hakka masalımızda tarif edilen yapıdan başkası sahip olamaz!!!
Neden olamaz, çünkü bu demokratik mücadele hakkı, (sayın) masal anlatıcımız tarafından, onlara uygun görülmez... Onlar saftırlar, dünyada oynanan büyük oyun içerisinde yer alamazlar...
Neden, diye mi soruyorsunuz?
Vallahi ben bilmiyorum... Bu masalı ben yazmadım...
ÜÇÜNCÜ MASAL
Üçüncü masalımız birazda dedektif öyküleri gibi, kötü kahramanları casus filimlerinden çıkmış gibiler..
Hayal ağı, birazda kaziye-i muhayyele, birde yantirik dedektif şapkası, efekt mükemmel.
Bu eşsiz söylem tek bir kötü kahramanla yetinmez, iki tanedir öcümüz. Birisi Abhazya Yurtseverleridir, Abhazya patriotlarıdır diğeri ise tüm köşe bucak masallarında olduğu gibi Çerkesya Yurtseverleridir.
Masalımızda; 90'lı yıllarda, Sovyetler Birliği'nin dağılması ardından yeniden canlanmaya başlayan Çerkesya fikri ile ortaya çıkan Çerkes-Adıge Xaselerinin kararları, bu kararlara destek olup biraraya gelmeye çalışan bunu da hukuki olarak gerçekleştirmek için çabalar harcayan Çerkes-Adıge Cumhuriyetleri, parlamentoların ortak oturumları vs. hiç önemli değildir.
Ardzınba, Carıme Aslan vs. bu masalda hiç konu edilmez sanki hiç doğmamışlardır yoklardır... Mesela Carım döneminde başlayan ‘Çerkes’ adı altında toplanma çabaları falan hiç önemli değildir.
Mesela Ardzınbanın ‘biz
Abazalar Çerkesiz’ hiç dememiş
Abhazya Kurtuluş Savaşına katılan Kuzey Kafkasyalı gönüllülerin Abhazyalılara ‘-Siz de Çerkessiniz’ size o yüzden yardım ediyoruz dedikleri falan yoktur.
Böyle bir fikirden ne Abaza ne de Çerkes özgürlük savaşçılarının haberi yoktur...Onlar Kendi ulusları için çalışırlar... Onların birlikteliklerinde Çerkes Çerkestir, Abazada Abazadır...
Abhazya Cumhurbaşkanı, 90’lı yıllarda Abhazya’ya yardıma gelen Çerkes-Adıge gazilerle Çerkesk kentinde 08.08.2008 tarihinden hemen önce, arkadaş toplantısı gibi, yemekli, fasıllı bir görüşme yapar, yenilir eylenilir, şarkılar, türküler dinlenir.
Çerkesk kentindeki gazilerin yemeğine Osetya'dan da yetkililer katılırlar. Asetinler Asetin olarak, Abazalar Abaza olarak, Çerkes-Adıgelerde Çerkes-Adıge olarak katılırlar... Gürcistan'ın saldırı ihtimali üzerinedir sohbetleri...
Böyle bir saldırı olursa Çerkes-Adıge Hareketlerinin desteğidir alınan ve Allaha şükür 08.08.2008 deki Gürcistan saldırısı, gönüllülerin yeniden toplanmasına gerek bile duyulmadan bertaraf edilir, Rusya Federasyonu tarafından..
Masaldaki Abaza, Çerkes ve Asetin’lerin çoğunu ben 90’larda tanımıştım... O zamanlarda Abzalar Abaza, Çerkes-Adıgeler Çerkes-Adıge, Asetinlerde Asetindiler...(Masalcımızda bilir, bunu aslında...)
Tabii onlar bilmezler asıl milatlarının 08.08.2008 (aynı bond filimlerindeki gibi bir tarih) olduğunu.
Her biri, masalımıza inansak, Gürcistan, ABD ve hatta başkalarının kuklalarıdır...Çünkü onların hepsi kendi uluslarının milliyetçiliğini yapıyorlar...
Eee o zaman masalımıza göre onların arkasındakiler Gürcülerdir, Gürcüler.....
Nasıl mı?
Bilmiyorum. Ama bu masala inanırsak, kendi ulusun için çalışıyorsan, arkanda Gürcistan vardır, Amerika vardır, başka birileri vardır, muhakkak...
Masal bu yaa...
Lafımız meclisten dışarı ama bu mesala inanırsak Tüm Abhazya liderleri, Tüm Kafkasya'daki Ulusal örgüt liderleri hep zaten Gürcü yada Amerikan şeyleri...Altan alttan çalışıyorlar.
Neden mi?
Baksanıza hepsi, kendi ulusunu inkar etmiyor, kendi ulusu için çalışıyor, mesela Abhazya Başkanı "Abazay'ım öyleyse Çerkes'im" falan demiyor veya Çerkes Cumhuriyetleri başkanları , STK’lar falan "Abazalarda Çerkes'tir" gibi bir şeyler söylemiyorlar veуa hatta bunu akıllarına bile getirmiyorlar...Gürcü şeyidir bu Gürcü...
Masalımıza göre bunlar alttan-alttan çalışıyorlarmış.
Nasıl mı?
Bilmiyorum. Bildiğim masalımızın böyle anlattığı...
Yeter bu kadar masalla uğraştığımız. Bu masallar biraz değişikler, benim uykumu bile getirmediler.
İyisimi biz gökten üç elma düştü diyelim ve bitirelim..
Buraya kadar sabrederek okuyan okuyucularıma şiddetle bu köşe bucakta kalan masalları orjinallerinden okumalarını tavsiye ediyorum... Bu sayfalarda, benzer başka masallarda var.. Pek uykunuzu getirmiyorlar, ama güldürüyorlar tebessüm etmenizi sağlıyorlar, "vay be" bu nasıl bir hayal gücü dedittiriyorlar.
Orjinallerinden okumanızı tavsiye ediyorum..Daha eğlenceli oluyor....Sayın KUŞHA Faruk Özden;
Müsaadenizle;
Sadece birkaç şahıs değil, Uzunyaylada yaşayan tüm Abazaların hepsi kendini Çerkes(adıge) sayıyorsa bile, bir değil birkaç nesildir Çerkes(adıge) olmuş olsa bile bu bir ulusun tamamına Çerkes(adıge) dememizi gerektirmez. Hatta böyle söylememiz akıl, mantık ve insanlık dışı bir davranış olur.
Bütünü ile Türkiyede yaşayan Abazaların hepsi eğer kendini Çerkes-Adıge varsaysa, Çerkes-Adıgeleşmiş olsa bile yine bu durumda Abazalar, Çerkestir dememiz doğru değildir. En başta Bu kardeş ulusumuza karşı yapılmış bir hakaret, saygısızlık ve ısrarı halinde zulümdür.
Aynı şekilde Türkiyede yaşayan tüm Çerkes-Adıgeler başka bir ulusa dönüşse, başka bir ulustan olduklarını düşünseler bile mesela türküz, arabız, abazayız deseler bile bu Çerkeslerin türk, abaza veya arap oldukları anlamına gelmez.
Kısaca bırakınız üç beş şahsı, üç beş köyü Tüm Türkiyede yaşayan Çerkeslerin hepsinin Türkleşmesi, araplaşması veya bilmemneleşmesi ÇERKESLER türk, arap vs. dememize imkan vermez.
Böylesi söylemler içerisinde bütünü ile bir ulusu Çerkesleştiren tüm düşünce ve yapılar en basit bir ifade ile sadece masal-martaval okuyorlar demektir.
Eğer bunu bir fikir, ideal, vs. olarak algılıyor ve sunuyorlar ise en azından sözkonusu ulusları hiçliyor-yoksayıyorlar demektir ve bu affedilmez, karşısında suskun kalınamaz bir harekettir.
Adını andığınız şahıslar kendilerinin ne olduğunu bilmiyorlarmı.
Her biri kendisinin ne olduğunu bilecek yetkinliğe sahiptir.
Kendilerini hangi ulusa ait sayıyorlarsa bu kendilerinin bileceği bir şeydir. Fakat Eğer Asetinler, Abazalar, Lezgiler,Çeçenler vs. vs. Çerkes(Adıge)dir diyerek bir söylem geliştiriyorlarsa bu en azından adı geçen tüm uluslara karşı yapılmış bir hakarettir.
Saygılarımla
Faruk Abi,
Kamuoyuna sordugunuz icin ben kendi adima cevap vereyim:
Kabile iliskilerinden ulus olma sürecine girilirken her yerde yasanan süreci simdi biz yasiyoruz. Icice gecmislik nedeniyle sorunlar cikiyor. Ama bu da sanirim sadece bize özgü bir durum degil. Dünyanin her yerinde böylesi sorunlar yasanmis. Kirginliklar olmus.
Mesela Türkiye'de Zazalar da 20 yil önce benzer sorunlar yasadilar. Milliyetci Kürtler Zazalarin yogun yasadiklari Dersim yöresinde örgütlenmeye basladiklarinda bir kisim (özellikle yaslilar) Zaza kendilerinin Horasan Türklerinden olduklarini iddaa ettiler. Bir kismi Kürt olduklarini, diger bir kismi da Türk. Cok yogun tartismalar ve hatta catismalar yasandi. Hala küskün olan asiretler ve aileler var.
Böyle kisisel örnekler, sevdigimiz insanlar ve aileler sanirim sorunu Hilmi arkadasimizin da karsi örnekleriyle icinden cikilmaz hale getirir. Hepimize Cerkes denmis ve icice olmusuz. Bu kimligi benimsemisiz. Ama hepimiz Cerkes degilmisiz. Daha da önemlisi hepimizin Cerkes olmasi bu sevdigimiz, sahiplendigimiz Cerkes kimliginin yararina olmamis, gelistirmemis.
Ya bazi insanlarimizi kirmamak adina gerceklere gözlerimizi kapayacagiz, ya da sürece ayak uyduramayanlari "arkamizda" birakip önümüze bakacagiz.
Sordugunuz isimlere düsen sorumluluk, gelecege bakmak; gelecegin geregini yapmaktir. Ama ne yazik ki onlar da bunu yapmiyorlar ve sürec böyle sancili geciyor.
Aslinda bir seyi sizin yazinizda da görüyorum. Cerkeslesen Abazalar Adige dilini konusmuslar, Adige kültürünü benimsemisler. Yani pratikta aslinda Cerkes, Adige kimligi: dili ve kültürüyle yasamlarina girmis. Öyleyse niye Cerkes=Adigedir diyemesinler?
Yok eger "ben Cerkesim" diyorlarsa, ki buna ben kendi adima memnun olurum, bu Cerkesin dilinin Adige dili, tarihinin Adige tarihi, kültürünün Adige kültürü ve geleceginin de Cerkesya'da oldugunu kabul etmeliler.
Yok bunu diyemiyorlarsa kurumlarimizdaki Abazalar olarak faaliyetlerine devam ederler. Ama onlar nedeniyle kimligimizi uluslasma sürecimizi baltalayacak bir sekilde tanimlamayacagiz.
Saygilarimla
İstemediğim bir tartışmanın ortasında kendimi buldum.
Yöre olarak Uzunyayla da yetiştiğim için Yağan Adnan'ın sitem ve şikayetini anlıyorum.Uzunyayla da Abaza ve Adige aileler arasında
kız alıp vermekten öte kültürel iç içelik yaşanmaktadır.Belkide bizim
yörenin özelliğidir.Uzunyayla'lı Abazalar hiçbir zaman kendilerini ayrı görmemişler Adigelerden vede Çerkes kimliğinide yadırgamamışlardır.
Uzunyayla da Abaza ve Adigeler ÇERKES olarak kendilerini tek toplum
olarak görmüşlerdir.Belkide Uzunyayla ya özgüdür,bilemeyeceğim.
Bildiğim bir şey varsa,her Adige Sülalede birkaç Abaza gedlin vede birkaç
Abaza damat vardır.
Abhaz Dernekleri Federasyonu yapılanmasın da da Uzunyayla lı Abazlar
ayrışmaya karşı çıkmış ve Adigeler ile Kaffed yapılanması içinde kalmayı
tercih etmişler ve savunmuşlardır.
Yineliyorum Yağan Adnan'ın sitem ve hatta haykırmasını ancak kusura
bakmayın ama Uzunyayla lılar anlar.Orta yaşın üzerinde ki Uzunyayla lılara Abazalar Çerkes değil derseniz amiyane tabir ile adamı döverler.
Hatta sorarsanız Şapsığlarmı Çerkes yoksa Abazalarmı derseniz önceliği
Abazalar verirler.Ya Bjeduğ ve Çemguylar derseniz,onlarda kim diye
yüzünüze bakarlar.
Hal böyle iken siz Uzunyayla da Lokuaje veya İsmelkuaje(ikiside Abaza
köyüdür)ye giderseniz,otra yaşın üzerindekilerle Adigece anlaşabilirsiniz.
Şimdi kmuoyuna soruyorum:Muhittin Ünal veya Yismeyl Özdemir Özbay
Çerkes değilmidir?....
Saygılarımla
