


Gürcistan Parlementosu, 20 Mayıs 2011 tarihinde aldığı bir kararla, Çerkeslerin 19.Yüzyılın ikinci yarısında Çarlık Rusyası tarafından „önceden planlanmış bir şekilde“ kitlesel olarak katledildilmelerini; „bilinçli çıkarılmış kıtlık ve yayılan salgın hastalıklar yoluyla“ öldürülmelerini „soykırım“ ve bu olaylar sırasında vatanlarından sürülenlerin de „mülteci“ olarak tanınması kararını aldı.
Üst düzey bir iktidar partisi milletvekili olan Giorgi Gabashvili, 20 Mayıs'taki parlamento oturumunda tasarının görüşülmesi sırasında „bu karar, kesinlikle Rus halkına karşı alınmış bir karar değil“ dedi ve “Rus halkı, 19. 20. ve 21. yüzyıldaki liderleri tarafından omuzlarına yıkılan yüklerle yaşamak zorunda değil” diye de ekledi.
İktidar
partisinden başka bir üst düzey milletvekili ve palementodaki savunma
ve güvenlik komitesi üyesi Givi Targamadze de, parlementonun Kuzey
Kafkasya’daki „diğer halkların durumu“nu da dikkate alması
gerektiğini, bu sürecin „bizleri büyük ve güçlü bir Kafkas
Birliği yaratmaya götüreceğini“ söyledi.
Parlementonun 20 Mayıs tarihindeki oturumu sırasında tasarıya karşı
konuşan tek milletvekili olan Jondi Bagaturia ise, „duyguları bir
kenara bırakmalıyız, bu dönemde Çerkes halkı ile dayanışma gösterebilmemiz
mümkün değil“ ve Gürcistan’daki Ermeni Kurumlarının Osmanlı
İmparatorluğunun Ermeni halkına karşı yaptığı katliamların
soykırım olarak tanınması için defalarca kere başvuran „ Ermeni
halkına haksızlık olmuyor mu?“ dedi. Ermeni toplumunun neredeyse
her yılın Nisan ayında yaptığı bu başvurulara şimdiye kadar
bir yanıt verilmedi.
Yine iktidar partisinden, parlementoda Diaspora ile İlişkiler ve Kafkasya
Komitesi üyesi bir milletvekili olan Nugzar Tsiklauri, bu iki sorunun
birbiriyle ilişkisi olmadığını söyleyerek, Ermenistan ile Türkiye’nin,
farklı süreçlerden geçerek „pozitif bir diyalog“ geliştirdiğimiz
„Gürcistan’ın dostu iki ülke“ olduklarını vurguladı. Şimdi
Gürcistan’ın bu konuya müdahil olmasının „belirsiz ve haksız
bir rol üstlenmesi“ anlamına geleceğini de ekledi.
Parlementodaki muhalif ve azınlık durumdaki Hiristiyan Demokrat Parti milletvekilleri Oturuma katılmadılar. Bu partiden bir milletvekili olan Giorgi Akhvlediani, Civil.ge’ye oylamadan sonra, oturuma ve oylamaya katılmadıklarını; çünkü kararın çok hızlı alındığını ve siyasi açıdan bakıldığında bu kararı doğru bulmadıklarını söyledi.
İktidar partisi milletvekilleri Çerkeslerin kitlesel olarak öldürülmelerini bir soykırım olarak tanıma niyetinde olduklarını ilk kez 2010 yılının Nisan ayında dile getirmişlerdi. Bu açıklamayı, Tiflis’te, „Gizli Uluslar ve Devam eden Suçlar: Geçmiş ve Gelecek Arasında Çerkesler ve Kuzey Kafkas Halkları“ başlıklı konferans sonrasında yapmışlardı. Konferansı Washington merkezli Jamestown Vakfı ile Tiflis’teki İllia Devlet Üniversitesi Uluslararası Kafkas Araştırmaları Bölümü birlikte düzenlemiş ve toplantıya diasporadan da kimi Çerkes temsilcileri katılmışlardı.
Konferansın
sonunda, 21 Mart 2010 tarihinde, katılımcılar Gürcistan parlementosuna
yüzyıl önce gerçekleşen Çerkes katliamını ve sürgününü
soykırım soykırım olarak tanıma çağrısı yapmışlardı.
Civil.ge, 21 Mayıs 2011
Cherkessia.net