


Muhatap görüşmecilerin unvan ları oldukça etkileyici. Rusya devlet düzeni içinde Dumadan oluşturulan komitelerin etkisi nedir? Politika değişikliği veya karar oluşturmalarda etkileri nedir doğrusu net bir fikrim yok. Elbette Moskova'daki Rus ve Çerkes dostlarımdan öğrenebilirim, ama o’na şimdilik zaman yok!!
Görüşmecilerimiz RF Devlet Duması; a) Uluslar arası İlişkiler Komitesi, b) Yurtdışı Soydaşları ile İlişkiler Komitesi, c) Milliyetler Komitesi başkanları ve başkan yardımcıları…Diyasporadan ise DÇB Başkanı+ Ürdün'den 3+ Almanya'dan 1+ ABD’den 1+Surye’den 1+ İsrail'den 1+ Türkiye'den 1.Toplam 9 kişi (Diyasporada en çok Çerkesin yaşadığı Türkiye'den 1 kişi alınmış) Bence Diyasporamız için önemli bir gelişme. Konjonktürel bir gelişmeden ötürü ‘’yukarıdan’’ bir yönlendirme veya ilgili Komitelerin kendi iç işleyiş süreçleri ile ‘oluşan’ bir nedenle olsun, her ne sebeple olduysa da konuya ciddi olarak hazırlanılmalı düşüncesindeyim..
Hatırlanacağı gibi eski başkan Yeltsin’in 1994 deki bir açıklamasında Çerkeslere yapılanları süreç içinde değerlendirmeye çalışmıştı. Açıklamada Diyaspora ile Anavatan’ı günümüz için olumlu ilişkilendiren sözler vardı. Herhalde Yeltsin bunu sadece kişisel görüşü olarak açıklamamıştı. Öyle olsa dahi ünvanı gereği resmiyet ve bağlayıcılık taşımaktadır. Diplomaside olumlu anlamda kullanabileceğimiz argumanların olması elbette avantajdır. Bu avantajları değerlendiremez isek, yazılanlar-söylenenler kendi kendilerine gelişip, ayaklanıp iş üretemezler.
Bu açıdan belgelere bakarsak RF’nin Anayasasında da değerlendirilebilecek maddeler vardır.
Md 17/2 de ‘’İnsanın hak ve özgürlükleri DOĞUŞTANDIR’’ .. Doğduğum yer ve Atalarımın doğduğu yer Anavatanım da temel hak ve özgürlüklere sahip olmalıyım’ı anlamam yanlış mı acaba?!
Md 17/1 de ‘’RF’de ULUSLAR ARASI HUKUKUN EVRENSEL İLKE ve NORMLARI doğrultusunda ve bu Ana yasaya uygun olarak, İNSAN ve VATANDAŞ HAK ve ÖZGÜRLÜKLERİ tanınır ve güvence altına alınır’’.
Md 16/4 RF ‘de ULUSLAR ARASI HUKUKUN EVRENSEL İLKE ve NORMLARI ve RF’nin ULUSLARARASI ANLAŞMALARI, RF’nin Hukuk sisteminin bir parçasıdır. Eğer RF’nin Uluslararası anlaşmasıyla, Kanunla öngörülen bir hüküm öngörülmüşse, ULUSLAR ARASI ANLAŞMANIN HÜKMÜ UYGUNDUR….’’ Bu cümlelerden BM’nin İnsan Hakları Bildirgesi, AB’nin İnsan Hakları Sözleşmesi; Hagu, Roma, Cenevre Anlaşmalarında belirtile, En son 2007 de BM’nin ‘’Yerli Halklar Hakları Deklerasyonu’’nda belirtilen 46 maddeli haklardan ben ve HALKIM Kabardey'de, Adıgey'de, Abkhazia'da, Cherkessk'de, Krasnador'da, Osetya'da, İnguşetya'da, Çeçenya'da… bilumum Diyasporadakiler kendini ‘’bir nüfus kütüğü’’ belgesi ile ilişkilendirebilen her insan, özgürce RF’nin ilgili bölgelerinde her türlü İNSAN, HAK ve ÖZGÜRLÜĞÜNE sahip vatandaşlarız çıkarsaması yanlış değildir!!!
Amerikayı yeniden keşfetmiyoruz. Ancak bu argumanlar birileriyle görüşerek-tartışarak, ekleyip-çıkararak, çeşitli yollarla –uluslararası, ulusal vbg.- baskı oluşturarak, kimi fırsatları kurnazca kollayarak amaç için değerlendirmek gerek. Anlaşmalar, Sözleşmeler, Anayasalar uygulanmak için yapılır. Ve her bir İNSAN, HAK , ÖZGÜRLÜK merkezli anlaşmanın derin, çoğunlukla acı geçmişi vardır!. Ve bu belgeler acılar, baskılar, ezilmeler, kimlik bunalımları- AİDİYET in buruk, travmik tanımları-devam etsin diye değil!.
Ne RUSLAR ne ÇERKESLER vatan dedikleri sürece, komşuluklarını değiştiremezler. Zoraki değişimlerin acıları kolay tüketilemiyor. Bizler yüzlerce yıl komşu yaşadık ve yaşıyacağımızada inanıyorum. Ama her zaman her şeyin ‘süt liman’ gitmesini beklememeli!.Yinede bir arada, barış içinde yaşamanın yollarını bulmak daha çok bizlerin görevi...Yeltsin’in çözüm için ‘’uluslararası görüşmeler’’ sözcüğü hem Diyaspora’nın çok fazla ülkeye dağılmış olması, hem de uluslararası insani kuruluşların katkısı şeklinde anlaşılmalı. Ancak en büyük çaba ve çalışma biz Çerkes lere düşmektedir. Çünkü buna en çok ihtiyacı olan bizleriz…
RF Anayasasında kullanılması gerekli her cümlesinde (İç idari yasalar hariç) ‘’İnsan ve Vatandaş’’ sözleri birlikte kullanılmış; Bundan sadece RF vatandaşları değil, her kimliğe sahip insanları anlıyorum. Konuyla ilgili açıklayıcı bir madde de konulmuş. Hemde İkinci mdd. Md 2)’’ İnsan, onun hak ve özgürlükleri yüce değerlerdir, İnsan ve Vatandaş HAK ve ÖZGÜRLÜKLERİNİ tanımak, uymak ve korumak Devletin görevidir!!. . (Düşünmeden edemiyorum: Bu güzel maddelere rağmen Zorbalaşan bir erkin Rusyadaki basın’a, basın mensuplarına ve Halklarımıza yaptıkları !! İşte yukarda değindiğim anlaşmaları, argumanları HAK’ları değerlendirememek bu değimli. Aynı Rusyada ‘’Tataristan’ ve Tatarlar bunları nasıl değerlendiriyorlar!!!???**)
Mdd 29 ) Irkçılığa
karşı madde..
Md. 55) ..temel hak ve özgürlükler, evrensel
haklara atıfta bulunarak formule edilmiş.
Md. 62)Çifte VATANDAŞLIK
ve hakları konusunudaki madde.
Md. 69)Milli azınlıkların haklarını
evrensel ilke ve normlara göre güven altına alıyor..
Md. 71) ULUSLAR ARASI anlaşmaların
yerine getirilmesini güvence altına alıyor..
Md. 72) Tekrar azınlıkların
hakları konusu.. ..
Rusya Anayasasının yukarıdaki bölümleri, uluslararası anlaşma ve evrensel değerlerin, diğer maddelerden önce geldiğini açıkça belirtmiş. Buna göre Rusyanın ve Türkiyenin imzaladığı 13 Ekim 2007 BM Yerli Halklar Hakları Deklerasyonu, diyasporadaki Çerkeslerin hakları için bir temel oluşturmaktadır. Bilindiği gibi Bu deklerasyonun 46 maddesi vardır. Oluşturulmasına kadarki süreç ve yayınlanmasından sonraki ‘’katılmayanlara’’ yapılan baskılarla, geçen yılın son günlerinde ciddi özürlerle katılan ABD’nin ve diğer 3 ülkenin oldukça kısa öyküsünü yayınlamıştım*. Şimdi deklerasyonun başlığından birkaç alıntı ve uygun bulduğum bazı maddelerini aktarıyorum: ‘’Topraklarını, ülkelerini ve kaynaklarını etkileyen gelişmelerin kendi kontrollerinde olmasının, yerel halkların kendi kurum, kültür ve geleneklerini muhafaza etmelerini ve güçlendirmelerini; ve kalkınmalarını kendi gaye ve ihtiyaçları doğrultusunda teşvik etmelerini sağladığını düşünür’’….
‘’Anlaşma, akit ve diğer yapıcı düzenlemelerin ve bunların temsil ettiği ilişkilerin yerli halklar ve Devletler arasındaki ortaklıkları güçlendirmek için bir temel olduğunu düşünür’’….
‘’Birleşmiş Milletler Anlaşmasının, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi^ ve Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesiyle^ Viyana Bildirisi ve Eylem Programı^^ tüm halklara, kendi siyasi statüsünü belirlemekte ve ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmalarını sağlamkta özgür oldukları anlamına gelen kendi geleceklerini kendilerinin belirleme hakkını verdiğini kabul eder’’….
‘’Devletleri ilgili halklarla görüşerek başta insan hakları konusundakiler olmak üzere uluslararası enstrümanlara uymaya ve bunları etkin bir şekilde uygulamaya koymaya davet eder.’’
‘’Yerli halkların ayrımcılığa maruz kalmadan uluslararası hukukun belirlediği tüm insan haklarına sahip olduklarını ve yerli halkların var oluşları, refahları ve bir halk olarak tam kalkınmaları için müşterek haklara sahip olduklarını kabul ve teyid eder.
46 maddenin her biri HAK ve ÖZGÜRLÜKLER’i genel ve özel tanımlarla tanımlar. Sadece birinci maddesi bile Kuzey Kafkasyada tüm haklarımızın sağlanması için ciddi bir başlıktır. Ki Rusya Anayasasında bu maddelerin geçerli olacağı net bir şekilde yazılıdır:
Md. 1 ) ‘’Yerli halklar toplu ve bireysel olarak Birleşmiş Milletler Anlaşması, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve uluslararası insan hakları hukukunda belirtilen tüm insan hakları ve temel özgürlükleri tam olarak yaşama hakkına sahiptir.’’
Md. 6) ‘’Her yerli halk mensubunun bir vatandaşlığa sahip olma hakkı vardır’’..
Md. 8) ‘’ 1. Yerli halklar ve bireyler asimilasyona zorlanmama veya kültürlerinin yok edilmesine maruz kalmama hakkına sahiptir.
2. Devletler aşağıdaki hususların önlenmesi ve tazmini için etkin çözümler bulmalıdır:
a)Yerli halkları, ayrı bir halk olma bütünlüklerinden veya kültürel değerleri veya etnik kimliklerinden mahrum edecek her türlü hareket;
b)Yerli halkları toprakları, bölgeleri veya kaynaklarından ayırmayı amaçlayan veya hedefleyen her türlü hareket;
c) Yerli halkların haklarını ihmal etme amacı veya gayesiyle büyük nüfus gruplarının yer değiştirmeye zorlanması;
d) Asimilasyon ve entegrasyona zorlayan her türlü hareket;
e) Yerli halklara karşı ırk ve etnik kökene dayalı ayrımcılığı körükleyecek her türlü propoganda.’’
Md 18) Yerli halklar, kendi karar mekanizmalarına sahip olma ve bunları geliştirmenin yanı sıra, kendilerini ilgilendiren konulardaki karar alma süreçlerine kendilerinin belirleyeceği temsilciler aracılığıyla katılma hakkına sahiptir.’’
Md 33) ‘’1. Yerli halklar kendi kimliklerini seçme veya kendi gelenekleri görenekleri doğrultusunda bir yere ait olma hakkına sahiptir. Bu yerli halkların yaşadıkları ülkenin vatandaşlığını almalarına bir engel teşkil etmez.
2.Yerli halk kendilerine ait kurumların yapılarını ve üyelerini kendilerince belirlenen işlemler sonucu tayin etme ve seçme hakkına sahiptir.’’….
Elbette hepsini okumak ve üstünde çalışmak gerek.. Bu deklerasyon temelinde yapılan anlaşmalarla ‘’Sami’’ halkı üç ülkeden en geniş anlamda haklarını aldı. Sami halkından 2000 kadarıdaRusya da ve haklarını bu ülekedende almak için uğraşıyorlar..Samilerin üç ülkeyle yaptıkları konvensiyonda bu konuda çok iyi bir çalışma ve bizlerin üzerinde çalışması gerekir …
İnsan hakları ile ilgili her türlü toplantının sonuç alıcı olmas, kalıcı olması en geniş demokratik ve en ciddi barış ortamlarında sağlanır…Barışın ve demokrasinin egemen olduğu bir bölge, bizlerin geleceğini aydınlatır. Sami’ler 3 ülkeyle barış içind sorunlarını çözdüler..
Elbette ‘toplantıya’ katılacak delegelerimizinde en azından birer başlarına bir gündemleri- düşünceleri de vardır..Ancak fıkradaki gibi, bizden önce ‘’damdan düşenler’’ var.. Ve onların tecrübeleri ve kazanımları ışığında, kendi somut durumumuzla birlikte ‘’müzakereci’’ olmak avantaj getirir diye düşünüyorum.. Toplantı öncesi bir arada olmak için kısa süreleri olabileceği kanısındayım. Bu süreyi ortak tavır için ve verimli değerlendirebileceklerini umuyorum..
Toplantıların devamının olması, problemlerimizin çıkış noktası yakalaması en büyük dileğim..
Bu nedenle delegelerimize başarılar dilerim…
Ümit Duman