


http://www.flickr.com/photos/
Ergolding (Bavyera-Almanya)'de Erken Ortaçağ dönemine tarihlenen bir mezarlık bulunmuştu.
MS. 670-700 yılları arasında yapıldığı tahmin edilen bu antik mezarda, altı erkek savaşçıya ait iskelet, 2009 yılında ki arkeolojik kazılar sırasında bulunmuştu.
Kılıçları, mızrakları ve kalkanlarıyla bulunan bu ağır zırhlı süvariler üzerinde yapılan genetik çalışmalar, bilim dünyasında önemli bir bilinmezi açığa çıkartmış oldu.
Daha önce soyguncular tarafından bazı mezar odalarının soyulduğu da tespit olunmuş bulunan mezardaki altı bireyden dördü, genetik olarak( erkeksoyu itibarıyla;Y-kromozom) Batı Avrupa karakteristiği olan R1b grubunun genetik özelliklerini taşıdığı öğrenildi.
Fakat tuhaf olan, diğer iki savaşçının DNA sonuçları oldu.
Bu iki savaşçının genetik değerleri incelendiğinde, Avrupa'da ender rastlanan (yaklaşık % 3 civarlarında) G2a grubundan olduğunu göstermekteydi.
Mezarın MS. V.-VIII. Yy.’lar da Fransa ve Almanya’da egemenlik kurmuş Frenk kabilelerinden Merovenj hanedanlığına ait olduğu iddia olunmaktadır.
G2a3b grubu olarak kotlanan alt-haplogrub’un mutasyon noktasınınsa, Kuzey batı Kafkasya olduğu bilinmektedir.
G2a3b kuşaklarının günümüzden 7 ile 10.bin yıl kadar önce Kuban nehri ve Kuzey batı Kafkas dağlarında ortaya çıkarak geliştikleri ve yeryüzüne buradan yayıldıkları tespit olunmuştur.
Şimdi Ergolding mezarlığından çıkan bu şaşırtıcı bilginin altında yatan sebepler; tarih, arkeoloji ve genetik bilimleri çevrelerinde çokça tartışılıyor olmaya başlandı.
Konuyla ilgili yorum yapan bilim çevreleri; Tarihe "Barbar Akınları" olarak geçen olaylar sırasında Asya içlerinden arka arkaya gelen Asya kavimlerinin, doğudan batıya birbirini iterek, batıya doğru göç ettiklerini belirtiyorlar.
Bilim adamları göçlerin; Kafkasya ve çevresinde yaşayan İrani kavimler gibi, Kafkas kavimlerinin de genetik sürüklenmesine sebep oldukları konusunda genel olarak fikir birliği içindeler.
Bilindiği gibi Sarmat boy birliği içinde yer alan Siraces halkı, MÖ. III. Yy. ile MS. III. Yy. civarlarında Kuzey batı ve Merkezi Kafkasya’da egemen olmuşlardır. Bu konuda bir çok antik seyyahın tanıklığıyla çizilen haritalar, halklar arasında belli bir sınır çizgisinin olmadığını ya da korunamadığını göstermektedir.
Dolayısıyla bir çok halk, aynı bölgelerde yan yana ya da karışık olarak yaşamayı sürdürüyorlardı.
Asya’nın bir ucundan, artan Çin baskısı ve tazyikiyle gelen Hun, Avar, Kıpçak, Moğol vb. Asya halklarının batıya yaptığı seferlere, Ostrogot, Vizigot, Frenk, Alan, Sarmat kabileleri ile çok sayıda Kafkas kabilesinin katıldığı veya katılmak zorunda kaldıkları tahmin edilmektedir.
Ergolding mezarından çıkan buluntularda, Kafkas genetik kökenli bu savaşçıların gönüllü seferleri olduğu belirlendi. Ve bilim adamlarınca diğer dört savaşçı ile müttefik olduklarını belirleyen kanıtlara da ulaşıldı.
Alman halkının etnik kökenleri incelendiğinde, antik dönem içinde Chati/Hati/Kati ile Kas/Kes/Hes/Hesse kabilelerinin erken dönemlerde bölgeye göçle geldiklerini ve bunların Eski Anadolu ve Kafkas halklarının, Batı Avrupa gene-coğrafyasına yansımaları olduğunu düşünmemize sebep olmaktadır.
Almanya’da son birkaç yıldır yapılan yöresel araştırmalar, salt Doğu Almanya’da değil, ülkenin, hatta Avrupa’nın farklı bölgelerinde de G2a genetik varlığının bulunduğuna işaret etmektedir.
Yorumu okuyucuya bırakmakla birlikte, bu bulgular, saflığıyla övünen Alman halkının da farklı genetik kökenlerden gelmiş olduğunu açıklıkla ortaya koymaktadır.
Irkçılığın ve Nazizmin bittiği noktayı, bilimin laboratuarlarında keşfetmek ise bize ayrı bir keyif vermektedir.
Hazırlayan: Semih Akgün
KAYNAKLAR:
http://www.stclairresearch.
http://dienekes.blogspot.com/
http://listsearches.rootsweb.
http://dna-forums.com/index.
http://en.wikipedia.org/wiki/
http://www.pubmedcentral.nih.
http://www.livius.org/sao-sd/
http://socyberty.com/
http://en.wikipedia.org/wiki/
http://www.genebaze.cz/cgi-
http://www.sparknotes.com/
http://wapedia.mobi/en/List_
http://fiveprime.org/
eline saglik Semih abi ancak bir konuda algiladigim seyi farkli dusundugumu belirtmek isterim. Siraces veya Siracen ismini sanki Cerkes ismi ile iliskilendirdigini dusunuyorum, her ne kadar yazinda belirttigin gibi Siracenler zamaninda belirli sinirlar yoktu desende Karadeniz kiyisi boyunca Kerketler ve diger Adige Abaza boylari belirgin birsekilde uluslasmis olarak bulunuyordu. Cerkes isminin Kerketle alakali oldugunu dusunuyorum, Siracen-Saracen biraz daha farkli bir etnonime sahip aslinda.. saygilar..
01 Mayıs 2011 Pazar Saat 14:01