


Kanoko, “Olup bitenlere kayıtsız kalmamaları için gidip onlarla konuşacağız. Sülalenin kanun dışı eylemlerde bulunan bireyine karşı sorumluluk alması gerekir. Bize gerçekten yeni ideoloji gerek.” dedi.
Moskova Manej meydanında olanlar, Kabardey-Balkar’da müftünün ve Baksan rayonunda Stavropollu avcıların öldürülmelerinin tek bir zincirin halkaları olduğunu söyleyen KBC Başkanı, kullanılan baş aktörün ultramilliyetçi yada sözde dini çağrılarla ve çeşitli sloganlarla aldatılan gençlik olduğunu ifade etti.
Her iki olayda da gençlerin ülkenin açık ve gizli düşmanlarının avı olduklarını sözlerine ekleyen Kanoko, sokakları yıkıp yakmaya çıkanların yada müftüyü öldürmeye gelenlerin hiç düşünmeden başkasının kötü düşüncelerini uyguladıklarını yani kendilerinin şahsi irade ve kafadan yoksun olduklarını ve asıl sorunun bunun olduğunun altını çizdi.
Kabardey-Balkar Başkanına göre, kötülüğün kökeni herhangi bir bölgenin ekonomik azgelişmişliğinde degil. Örnek olarak bugün Kabardey-Balkar yeraltı örgütlerin en aktif olduğu Baksan rayonu verilebilir.
Hatırlatmak gerekirse gençlerin savaşçılar tarafına geçmelerinin önüne geçmek için akrabaların kolektif sorumluluğu ilkesi önce Çeçenistan Başkanı Ramzan Kadirov tarafından başlatılmış, sonrada İnguşetiya Başkanı Yunus-Bek Yevkurov tarafından ödünç alınmıştı.
Geçen 2010 yılı Kuzey Kafkasya’da iki karşıt eğilim içeriyor. İnguşetya’da belirgin bir şekilde durumun iyileşmesi ve komşu Kabardey-Balkar’da iki ünlü sivil hareket çalışanı Kabardey-Balkar müftüsü Pşıhaş’e Anas ve Çerkes toplumu aktivisti Tsıpıne Aslan’ın öldürülmeleriyle doruğa çıkan saldırıların hızla artması.
Kaynak : Caucasus
Times
14 Ocak 2011
Cherkessia.net
Sülalenin sorumluluk alması günümüz şartlarında nasıl olacak bilemiyorum. Önceden çocuk yada genç sülalenin koruması altındaydı.
Örneğin bugün üniversiteyi okuyan yada bitiren bir genç hayata büyük çoğunlukla tek başına atılmak zorunda. Zorda kaldığı durumlarda sülalenin desteğini görmesi zorlaşmış. Kapitalizmde herkes kendi derdinde en fazla dar aile, akraba dayanışması var. Bu durumda Ramzan'dan örnek alan Kanoko'nun kararı yeniden bizi lüzumsuz feodalizme geri götürürmü yoksa böyle bir bahaneyle bir kişinin işlediği suç nedeniyle geniş bir sülaleyi baskı altına almaya mı yarar?
Diyelimki büyük bir sülaleden birkaç terörist çıktı. Bu durum baskılar nedeniyle devletle sülaleyi karşı karşıya getirerek iç savaşı kızıştırmaz mı?
Kısaca bence çok iyi düşünülmesi gereken bir karar. Kanoko'ya yeni bir idea vereyim bu arada. Yapabiliyorsa fsb'yi kendine yada halka rapor verebilir hale getirsin. Kendileride dahil silovikler şeffaflaşsın. Bakın durum ne çabuk düzelecek. Bunları beceremeyeceğine göre Tha sonumuzu hayır etsin demek kalıyor geriye.