Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bizim Ezilmemiz Lula ile Başlamadı!
24 Aralık 2010 Cuma Saat 18:35
Anastácio Peralta Brezilya’nın Guarani-Kaiowá yerlilerinin sözcüsü. Bugünlerde Avrupa’da. Hükümetlere ve yetkililere güçlü tarım endüstrisisi tekellerine karşı yerli halkların topraklarını korumaları ile ilgili sorunları anlatmaya çalışıyor. Neues Deutschland adına Marın Ling’in kendisiyle yaptığı röportajı yayınlıyoruz.

- Brezilya devlet Başkanı Lula, görevde kaldığı ve Ocak ayında sona erecek 8 yıl için hemen hemen bütün gözlemciler tarafından oldukça başarılı bulunuyor. Siz yerliler açısından nasıl geçti bu 8 yıl?

- Bizim sorunlarımız Lula ile başlamadı. Bizim ezilmemizin hikayesi 500 yıl öncesine gider. Bizim topraklarımızın fethi ve Brezilyanın kurulması, bu topraklarda yaşayan biz Yerlilere, hayvanlara ve doğaya birşeyler vermek amacı gütmüyordu. Brezilya onlar daha gelmeden burada yaşayan biz Yerlileri hiç hesaba katmayan bir politika izledi. Gelecekte bu topraklarda bir daha hiçbir yerlinin yaşamayacağından yola çıktılar. Gövdemizi yaktılar, dallarımızı kestiler; ama köklerimizi yoketmeyi başaramadılar. Özellikle 70’li yıllardan sonra haklarımız için mücadele ettik, Ve hem Brezilya içinden hem de uluslararası destek sayesinde 1988 yılında haklarımızı anayasal güvence altına almayı başardık.

- 1988 Anayasası kağıt üzerinde büyük bir başarıydı, ama gerçekte ne değişti, ne getirdi 1988 Anayasası?

- Kağıt üzerinde kazandığımız haklarımızı pratikte de uygulayabilme mücadelemiz devam ediyor. Ama bu, o kadar kolay değil. Özeliikle de bizleri eşit haklara sahip vatandaşlar olarak görmeyen, Mato Grosso do Sul’daki politikacıların sahip oldukları mentalite nedeniyle. Onlar için bir inek bir Guarani’den; bir şeker kamışı da ormandaki bir ağaçtan daha değerli. Lula çaba gösteriyor, ama onu da engelliyorlar. Özellikle yargı Yerlilere karşı peşin hükümlü ve topraklarımızın bize ait olduğunu tescillemek istemiyor. Yalnızca belgelenebilen bölgeleri topraklara el konulmasından koruyabiliyoruz. Kağıt üzerinde haklarımız olsa da Lula bunları pratikta uygulamayı başaramadı. Biz eğitim görsek, üniversiteye gitsek ve meslek sahibi olsak da tüm bunların eğer üzerinde yaşayacağımız bir toprağımız yoksa anlamı yok. Ülkemizin kurumlarındaki mantığın değişmesi gerekiyor, çünkü hala 500 yıl öncesindekinden bir farkları yok.

- Siz geçen sene Lula ile defalarca kere görüştünüz. Ne düşünüyorsunuz, LulaYerlilerin sorunlarını gerçekten ciddiye alıyor mu? Biz kendisinin Belo Monte’de inşa edilmesi planlanan dev baraj gibi yatırımlara destek verdiğini biliyoruz.

- Lula monokültür politikalar yapıyor. Bizimle görüşüyor ama sorunları çözemiyor. Ancak bu ilk elde Lula’dan kaynaklanmıyor. Sorun ulusal parlemento. Ve daha da önemlisi Yerlilerin haklarını vermek istemeyen eyalet parlementoları ile yerel politikacılar. Mato Grosso do Sul’da yerel politikacıların tarım endüstrisi tekelleri ile sıkı ilişkileri var. Bu yerel politikacıların Yerlilerin bölgelerini tescillemekten hiçbir çıkarları yok; hatta bu onların çıkarlarıyla çelişiyor. Ve en büyük engel tabii ki yargı organları: Büyük toprak sahipleri bu kurumlara şikayette bulunuyorlar ve taraflı yargıçlar da onların lehine kararlar veriyor, sınırların çizilmesini engelliyorlar. Bu haksız bir uygulama.

- Topraklara el konulmasında enerji üretimi için tarım işi nasıl bir rol oynuyor?

- Topraklara el konulmasına büyük hayvan endüstrisi ile başlandı. 70’li yıllardan sonra buna soya üretimi eklendi ve yaklaşık 10 yıldır Mato Grosso do Sul’da tarım ürünlerinden enerji elde etmek için şeker kamışı ekiliyor. Hatta bu şeker kamışı ekimi yasadışı olarak daha önce Yerli toprağı olduğu tescillenmiş bölgelere kadar yayıldı. Üreticiler, „siz yerlilerin toprağa ihtiyacı yok, zaten birşey üretmiyorsunuz“ diyorlar. Elbetteki biz de üretiyoruz, ama onlar gibi kar için değil; ihtiyacımız olduğu kadar! Tarım sanayicilerinin silahlı milisleri var. Bu nedenle Yerli Örgütü FUNAI sınırları çizilmiş topraklarda bile ancak polisin koruması altında çalışabiliyor, çünkü silahlı milisler tarafından tehdit ediliyorlar.  Hatta geçen sene iki öğretmenimiz öldürüldü. Bölgemizde halen 11 şeker ve ethanol fabrikası var. Geleneksel Guarani toprakları üzerinde de olmak üzere daha 40 fabrikanın kurulması da planlanıyor.

- Yabancı firmalar ne rol oynuyorlar?

- Son yıllarda özellikle etanol fabrikalarını satın alıyorlar. Ekonomik güç her geçen gün belli tekellerin elinde toplanıyor. Bu yabancı tekellerin başında gelenleri Fransız Louis Dreyfus ve Tereos, Amerikalı tarım tekeli Bunge ve Hindistanlı şeker üreticisi Shree Renuka. Mato Grosso do Sul’da yabancı tekellerin yatırımlarının % 65’i etanol üretimine yapılıyor.

- Avrupa’ya gelişinizin nedeni ne? Amacınız ne?

- Avrupalılara içinde bulunduğumuz durumu anlatmak istiyoruz. Duygularımızı, acılarımızı ve öfkemizi anlatmak istiyoruz. Belki topraklarımızı kaybettik; ama kültürümüzü, kimliğimizi, dilimizi, şarkılarımızı ve şiirlerimizi kaybetmedik. Bu dünyanın bir kültür mirasıdır. Korunması gerekiyor. Bu nedenle uluslararası destek arıyoruz. Biz de aynı Tanrının çocuklarıyız!

- Peki ne bekliyorsunuz?

- Avrupa hükümetlerinin Brezilya hükümetini sorunlarımız konusunda uyarmasını ve eleştirmesini istiyoruz. Belki Avrupa, Yerli örgütlerine maddi olarak destek verir, ki biz de doğayı koruma mücadelemize devam edelim. Eğer doğayı koruyamazsak, eminim birgün yeryüzünde yaşanabilecek toprak parçası kalmayacak.

 “Survival International“ın Guarani-Kaoiwá yerlilerinin durumu ile ilgili iki kısa filmi de var: „Mit Waffen“ ( Ellerinde Silahlar ) ve „Man muss Mut haben“ ( Cesaret ).

Von Gerhard Dilger, 07.12.2010

 

Çev: Hatko Schamis
Cherkessia.net


Bu haber toplam 1732 defa okundu.


Natxo Canberk

Teşekkürler Sayın Hatko. Bizi Brezilya yerlileri ile tanıştırdınız ve tabiki hayatta kalma mücadeleleri ile.
İyi geceler Çerkesya.

25 Aralık 2010 Cumartesi Saat 00:48
hapiy cevdet yıldız

sn.Hatko Schamis kardeşim,
Bizi Brezilya yerlileri,son Brezilya Guaranileri ile tanıştırdığınız,onların sorunlarının bizim sorunlarımızla aynı olduğunu görmemize yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim.
Bugünkü Brezilya yerlileri,1864'te Çerkeslerin başına gelen falaketin bir benzerini halen yaşıyorlar.19.yüzyılda bir grup İngiliz aydını dışında yurt toprağını ve özgürlüğü savunan Çerkesleri kimse desteklememiş,atalarımızın feryadını duymamış,kendine dert etmemişti.O zamanki dünya,şimdikine göre çok daha nankördü.
Umarım Brezilya yerlileri "Uygar Dünya"dan bekledikleri desteği bulurlar,Çerkesler gibi yalnız kalmazlar.Tanrı yollarını açık etsin.
Saygılarımla.

24 Aralık 2010 Cuma Saat 22:58
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net