


Bundan birkaç yıl önce rejisör Kandur Muhadin’nin çekimi olan “Çeçenyada Kaybolanlar” isimli filmin gösterimi Nalchik’da yapılmıştı. Dünyanın her tarafında gösterimi yapılacağı, ödüllere layık görüleceği bekleniyordu. O kadar kötü ve anlamsız bir çekim yapılmıştı ki bir yere varmadı. O film ile ilgili ülkemizde artık hiçbir şey konuşulmuyor ve internet ortamında ise hiç bahsedilmiyor.
Şimdi yine Kandur’un “Cherkess” isimli yeni filmi Fransa’da Cannes film festivalinde gösterimi yapılacağı duyuruldu.
Öyleyse, bu olaya sevinip oturacağımıza, neden yazılı bir metin haline getirip toplumumuzla paylaşma gereğini duyduk acaba? Bu filmin içeriği başından sonuna kadar beceriksiz rejisörün kendi kişisel isim duyurusu amacıyla yapılan bir çekimdir denerek, bir kenara koyabilseydik, bunun dışında bir eleştiri getirmeyebilirdik. Bu bizim için gerçek dışı bir olaydır. Neden dersen, rejisör filmin adına abartılı bir şekilde “Cherkess” koyarak herkesin dikkatini çekmiş olmasına rağmen, Adıge ulusunun çektiği acıları hiçbir şekilde yansıtmamıştır.
Filmi çekenler, Adıgelerin Ürdün’e yerleştikleri sıralarda yaşanan olayları Adıgebze olarak yansıtmakla, birkaç tanede xabze yansıtarak yüreğimizi rahatlatacaklarını, “İlk Adıge Sinema Filmi” çekimi olduğunu seslendirerek, sonsuza dek tarihimizde yer edineceğini umdular.
Ancak; giydikleri kostümler ve filmin içeriği birbiriyle hiç bağdaşmıyor. 3 milyon dolar harcandığı söylenmesi de abartılıdır. Ulusumuzun tarihinin yalan dolanla, çarpıtılarak anlatıldığı filmde geçen olaylar üç dekordan oluşmaktadır.( Trenin kör penceresini saymazsan) Bedevilerin çadırı, Adıgelerin gri oda duvarı ve dışarısı…
Vatanlarından sürülen Adıgelerin giydikleri elbiseler, folklor ekibinden emanet alınmış gibi, ucuz, basit ve hepsi birbirine benzemektedir.(Gerçekte de tiyatro ekibinden emanet alınmıştır.) Bayanların giysileri, alacalı, bulacalı, parlak, deli giysisi dedikleri gibi, kumaşı da dikimi de anlamsız, hiçbir zaman Adıge giysisi ile bağdaşmayan eğri büğrü giyilmiş şapkalar. Herhalde rejisör böyle daha uygun görmüş olabilir.
Kandur’un kendi söylemine göre; bu film tarihimizi yansıtan bir çalışmadır. Öyleyse; bizim bildiğimize göre, Adıgeler vatanlarını terk ederlerken, her ailede bulunan, altın, gümüş kemer, göğüslük vb. eşyalarıda beraberlerinde götürmüşlerdi. Bu eşyaları 50-100 sene boyunca bazı aileler özenle korumuşlardır. Bu filmde, elbiselerle ile birlikte bunların hiç birini görmek mümkün değil. Göz aldatması da olabilecek yapayda olsa altın-gümüş eşyalar hiç yansıtılmamıştır.
Bu filmi çekenler sıkı bir harcama yaptıkları açıkça görülmektedir. Söz gelimi; “Bütün herkese yeteceğini umdukları ürünleri, küçük bir yığın kadardır, ateşte yanarken.”
Bunun üzerinde uzun uzadıya konuşmaya da değmez. Çünkü; burası iyi oldu veya burası biraz daha iyi diyebileceğimiz hiçbir şey içermiyor. Bizim ulusumuza yönelik çok film yapılmamıştır. Kötü yapılan çekimler, iyi yapılanlar tamamlar diyebileceğin. Öyle olunca, bunun gibi ucuz, niteliksiz ve içeriksiz bir film ortaya çıkarmak, hiç olmamaktan daha kötüdür.
Filmin konusu 18.yy da Anavatanı terk edip Ürdün’e yerleşmeye yola çıkan Adıgeleri söz konusu etmektedir. Öyleyse, onlar Adıge xabzeyi yolda mı düşürdüler? Öyle değilse, “Cherkess” filminin çekimini yapanların yansıttıklarına göre, neden unutmuşlar konuşma dilini, düğünleri, düğünün yapılış şeklini, toplumsal duruşu.
Nasıl anlaşıla bilirki.. Şapsığların büyüğü Timur Beduin, yeni gelen Kabardeylerle yerleşecekleri yer ile ilgili konuşmaya giderken yanına uygun bir kişi almadan, gencecik bir çocuğu yanına alması... Peki neden acaba? O delikanlının başı eğik duruyor başka ulustan mı? Yabancı yaşlının sen hediye ettin diyerek, sevincinden boynuna sarılması...
Bu filmde nerde Adıge duruşu, saygınlık, varoluşu? 18.yy da yaşayan yeni evlenmiş bir delikanlının saygısızca annesi babasının gözü önünde durması, gelin getirilen annenin oğluna sarılarak yatak odasına göndermesi, yeni evlenmiş bir delikanlının anne –baba, büyüklerine görünmemesini bilenlerin yüreği nasıl kabullenebilir.
Bunların bizim xabze olarak inandırılmaya çalışılmasının nedeni nedir?
Biz bunları kabullenecek değiliz. Ancak; filmin sahipleri tarihi gerçekleri, olayları, aktörlerin giydiği elbiseleri, Adıgelerin yaşam biçimlerini örnek teşkil edecek şekilde, göstereceklerini abartılı bir şekilde iddia ettiler.
Öyleyse bu film kimler için yapılmıştır? Adıgelikten ve sanattan anlamayanlar için olabilir.
Filmdeki aktörlerin hepsi iyi bildiğimiz tanıdığımız, Kabardey Tiyatrosunda çalışan sevdiğimiz, gurur duyduğumuz kişilerdir. Filmide rol alan şarkı söyleyen, dans eden gençlerde Anavatanda herkesin tanıdığı, güvendiği kişilerdir. Ancak; bu filmde rol alan yaşlı ve gençler kendi yeteneklerini ortaya koyma olanağı bulamadılar. Bu filmde yer almaktan dolayı övünebileceklerini de sanmıyoruz.
Bu filmde Adıgebze olarak duyabileceğin eski Adıgebze ile hiç bağdaşmadığı gibi, Rusça olarak düşünülüp Adıgebze tercüme edilen ve bugünkü sokak dili yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bize göre, Cherkess filmi ulusumuz yararına hiçbir şey içermeyen, eşsiz kültürümüzün imhasına katkıda bulunan, gençlerimizi yanıltarak, tarihimizi ve xabzeyi yalan dolanla çarpıtılarak insanların önüne koymaktalar.
(Anlayabilmek de zordur ki Cannes film festivalinde gönderilmemiş, gösterimi yapılacaklar arasında da yer almamaktadır)
Bu film ile ilgili olarak ulusumuzun geleneksel değerlerini bu gün söz konusu ettik. Ulusumuz can bulması, düşüncelerine tekrar kavuşması için umarız bu bir başlangıç olur.
Tek’uiy Madina , KBDÜ Tarih Bilimleri Doktoru, Prof. ;
Şogents’ıku Nina, KBDÜ Filoloji Bilimleri Doktoru, Prof.;
Kalmık Jılabiy, KBC Adıge toplumsal Organizasyonları Koordinasyon Kurulu Başkanı ;
İnaroko Alla,Tıp Bilimleri Doktoru, Rusya Bilimler Akademisi KBC Gerontologi Bölümü Başkanı Prof. ;
Utıj Majid, Adıge Wune işyeri Yöneticisi ;
Staş Ahmed, KBC Toplumsal Hareketi “Perit Xase” Yönetim Kurulu Üyesi ;
Kumık Elina, KBDÜ Filoloji Bilimleri Kandidatı, Doç ,
Kanıko Zarina, Goryanka Gazetesi Genel Redaktörü ve KBC Toplumsal Hareketi “Jan” Başkanı ;
L’ızam Lida, ” Amra” ulusal vakfının genel yöneticisi ;
Duman Muradin, KBC Devlet Sanatçısı;
Balkar Kazbek, “Hatti” Ekibi Yöneticisi;
Bitok Marina, KBDÜ Asistanı;
Karden Aslan, KBC Devlet Televizyonu Ulusal Dillerde İletişim Bölümü Başkanı;
Saralp Madina, St. Petersburg Dizaynerler Birliği Üyesi, Modelist- Sanatçı;
Gume Marina, Nalchik Kenti Kültür Evi Baş Rejisörü;
Bitok Aslanbeç, KBC Devlet Sanatçısı;
Kale İslam, KBC Parlamentosu Gençlik Bölümü Üyesi;
K’emırguey Murat, Tarih Öğretmeni, KBC Bilim-Araştırma Enstitüsü doktora öğrencisi;
Şıkue Marina, KBDÜ Öğrencisi;
Bitok Oksana, İnguşetya Cumhuriyeti Devlet Kültür Çalışanı Ünvanlı;
Kueşey Fatima, Adıge Dili ve Edebiyatı Öğretmeni;
Tevvejıko Bela, KBDÜ mezunu;
Şaghır Oksana, Ressam;
Tabış Murat, KBC Bilim-Araştırma Enstitüsü Bilim Çalışanı
Adıgeceden Çeviri: BESHTO Yılmaz Beştepe
Eleştiriler biraz sertmi olmuş yada ciddi anlamda kültürel önem taşıyan olaylarda bu derece sert ve keskin olmakmı gerekir orası ayrı konu ama, filmin fragmanında can sıkıcı bir durum var; sanki Adıgeler kendi istekleriyle yerlerini yurtlarını terk etmişler gibi aktarılıyor (filmin tamamını henüz izlemedim) acaba o kadar eleştirmen o kadar eleştirinin içine bu durumuda ekleme gereğini neden duymamış madem Adıge kültürü ve Adıge tarihinin katledilmesine bu kadar içerlemişler neden Adıgelerin sürügününün göç gibi gösterilmesi yada yeterince vurgulanmamasına itirazları olmamış şu anki "Rusa ile ilelebet" konjonktürüne aykırı olduğu için olabilirmi?
yey sermaxue
biz kırk kişiyiz...
kırkımızında kulpu kırık küp