


Küba, tam 50 yıl önce bugün, tüm vatandaşlarına temel okuma yazma öğretmek hedefiyle yola çıkmıştı. Şimdiyse eğitim sistemi, birçok soruna ve eksikliğe rağmen çoğu ülkenin ilerisinde. Öğrenciler, eski ve yıkık dökük okullarda okuyor; yıllardır ambargo altında yaşayan ülkede, kitap, defter ve diğer eğitim materyalleri oldukça kısıtlı; beden eğitimi dersleri de parklarda ve meydanlarda yapılıyor. Bununla birlikte, ilkokul öğrencileri 20-25 kişilik sınıflarda eğitim alıyor. Orta ve lise seviyesinde ise sayı 15’e iniyor.
Küba’da öğrencinin sınıfına, gelirine ya da nerede yaşadığına bakılmaksızın eğitim, yemek ve forma her düzeyde parasız; standartlar da oldukça yüksek. İlköğretimde bile, devrim tarihinin yanı sıra dans ve bahçecilik; sağlık ve hijyen müfredata dahil. Öğrencilerden birbirlerine yardım etmesi; ailelerden de çocukların eğitimi ve sosyal gelişiminin bir parçası olmaları için öğretmenlerle birlikte çalışması isteniyor. “Dersi asma”, disiplinsizlik nadir görülüyor. Çalışan ailelerin çocukları, dersten önce ve sonra okulda vakit geçirebiliyor, 12 saat açık olan okullarda az sayıda olmasına karşın bilgisayarlarda çalışabiliyor. Hastalık ya da başka bir engelden dolayı öğrenci okula gelemiyorsa, “seyyar öğretmenler” öğrencinin evine gidiyor. Eğitime ayrılan bütçe Küba’da yüzde 10. Ancak, sistemdeki en büyük sorun öğretmenlerin maaşlarının çok düşük olması.
Kaynak: TARAF