Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Moskova, Türkiye'nin Açıkladığı Düşman Listesinde Kaldı
26 Kasım 2010 Cuma Saat 17:07
Türkiye Millî Güvenlik Kurulu (MGK), önümüzdeki 5 yıl içinde geçerli olacak Millî Güvenlik Siyaseti Belgesinde değişiklikler yaptı. Ankara için dış tehdit oluşturan ülkeler listesinden Ermenistan ve Gürcistan'ın yanı sıra İran, Suriye ve Bulgaristan da çıkarıldı. Diğer yandan "kırmızı listeye" İsrail eklendi. Özellikle son dönemde ikili ilişkilerdeki olumlu gelişmeler göz önüne alındığında, Türkiye'nin olası dış düşmanlar listesinden Rusya'yı da çıkarması bekleniyordu. Fakat bu olmadı.

Moskova'daki Carnegie Merkezi uzmanlarından Profesör Aleksey Malaşenko, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, Türkiye'nin "kırmızı listede" yaptığı değişikliklerde olumsuz bir şey görmediğini ifade ederek, söz konusu değişikliklerin jeopolitik gelişmeleri objektif olarak yansıtan reel bir yaklaşım olduğunu belirtti. Malaşenko sözlerine devamla şöyle dedi: "Rus-Türk ilişkileri ne kadar olumlu olursa olsun ve ne kadar iyi niyetli gelişmeler yaşanırsa yaşansın Türkiye, Rusya'nın önemli bir rakibi olarak kalacak. Türkiye'nin Güney Kafkasya'da bugün göze çarpan varlığının daha da artması sonucunda oldukça önemli ve göze çarpan çelişkiler belirecek. Bu çelişkiler, yalnızca Dağlık Karabağ ve doğal gaza bağlı olmayacak... Nükleer silah sahipliği bir yana bırakılırsa bugün Türkiye Rusya'ya eşit bir güçtür ve buna artık alışmamız gerekiyor."

Öte yandan, Gürcistan'ın Türkiye'nin düşmanları listesinde eskiden beri var olması garip bir şeydi. Kaldı ki Tiflis, Ankara'yı çoktandır stratejik ortakları listesine aldı. Dolayısıyla Gürcistan'ın Türkiye için tehlike yaratan ülkeler listesinden çıkarılması son derece doğal. Bu arada Gürcistan'ın yeniden bütünleşmeden (reentegrasyon) sorumlu Devlet Bakanı Temuri Yakobaşvili, MGK'nın yaptığı değişiklikleri Türk-Gürcü ilişkilerinin ruhuna uygun olduğunu kaydetti.

Gürcistan'a oranla Ermenistan ile durum daha karmaşık olduğu görünüyor. Erivan ile Ankara arasında diplomatik ilişkiler kesilmiş. Bu yetmiyormuş gibi, Ermenistan'ın Askerî Doktrininde Türkiye "olası tehlike" olarak tanımlanıyor. Sırası gelmişken kaydedelim ki 2008'de bu belgenin uluslararası ekspertizi yapıldığında, Askerî Doktrin NATO uzmanları tarafından eleştirilmişti. Türkiye'nin kendi güvenlik stratejisinde değişiklik yapmasının ardından Ermenistan'ın tutumunu yumuşatması beklenebilirdi. Fakat durum gerçekte o kadar basit değil.

Ermenistan Dışişleri Bakanlığından yüksek düzeydeki bir kaynak, Ankara'nın uluslararası arenada Ermeni aleyhtarı hareketlerini durdurmadıkça, Ermeni-Türk ilişkilerinin normalleştirilmesini öngören İsviçre protokollerini onaylamadıkça ve bu belgelerle ilgili pratik adımlar atmaya başlamadıkça Erivan'ın rotasında herhangi bir değişikliğin beklenmemesi gerektiğini söyledi. MGK tarafından yapılan değişiklikler Ankara'nın iç işidir. Erivan'ı yalnızca somut adımlar ilgilendiriyor. Bu durum, Türk tarafının komşuları ile ilgili yaptığı iyi niyet beyanlarından farklıdır.

Ankara'nın "kırmızı listede" yaptığı değişiklik, Türkiye'nin bölgedeki politikasının devamıdır. Bu ülke, Güney Kafkasya'da bölgesel lider olmayı ve dünyada en güçlü aktörler arasında yer almayı hedefliyor. 100 milyonluk nüfusa, hızla gelişen bir ekonomiye ve dünyada en güçlü ordulardan birine sahip olan ve "komşularıyla sıfır sorun" sloganı atan Türkiye'nin, tabii ki 3 milyon nüfuslu ve yarı ablukada altında yaşayan Ermenistan'ı başlıca düşman olarak görmesi mümkün değil.

Ermenistan Bilimler Akademisi Müdürü Ruben Safrastyan, Ankara'nın hareketlerinin mantıklı olduğu görüşünde. Safrastyan, konu ile ilgili olarak şöyle dedi: "Dış siyasi doktrininden hareket eden Ermenistan hiç kimse için tehlike kaynağı değildir. Biz, hiç kimseye saldırma ve kimseyi tehdit etme niyetinde değiliz. Türkiye'de bunu gayet iyi anlıyorlar. Daha 1990'lı yıllarda Türk generalleri, bölgede Ankara'nın çıkarlarını şu veya bu şekilde tehdit eden tek ülkenin Rusya olduğunu vurguluyorlardı. Bu bakımdan Ermenistan'ın 'kırmızı listeden' çıkarılması propaganda niteliğinde bir adım olarak algılanabilir. Ancak devletler arası anlaşma olmadıkça, bu karar iki ülke arasındaki ilişkileri nasıl iyileştirebilir? Evet, Ermeni toplumu bize empoze edilen ve iki devler arasındaki sınırı belirleyen Kars Anlaşması'nın haksız olduğuna inanıyor. Fakat biz, resmî olarak bu belgeye itiraz etmiyoruz. Ermenistan BM'ye katılmakla Türkiye'nin şimdiki topraklarını tanıdığını ispat etti."

Safrastyan, Ermenistan'ın Türkiye'nin "Kırmızı Listesinden" çıkarılması sonucunda Ankara ile Erivan arasındaki ilişkilerin gerçekte değişmeyeceğini kaydetti. Ermenistan Bilimler Akademisi Müdürü, Türkiye'nin hâlâ Karabağ konusunda ve Ermeni tarafının Osmanlı İmparatorluğu'nda işlenen Ermeni soykırımından vazgeçmesi bakımından baskısının devam ettiğini sözlerine ekledi.

Bir kaynak daha: Ermenistan Savunma Bakanlığından yüksek düzeyli bir görevli, Türkiye ile ilişkilerin samimi ve iyi niyetli olsaydı Ermenistan'daki Rus askerî üssünün süresinin 49 yıl uzatılmasına gerek kalmayacağını söyledi.

Rusya Jeopolitik Sorunlar Akademisi Başkanı olan emekli Tümgeneral Leonid İvaşov, verdiği demeçte, Türkiye'nin Ermenistan'ı listeden çıkarıp Rusya'yı çıkarmamasını, "stratejik ortakları birbirinden uzaklaştıran ve Güney Kafkasya'da tam bir söz sahibi oluncaya kadar konumlarını güçlendirme çabası olarak değerlendirdi. İvaşov, "Maalesef Rusya, güney sınırlarında kararsız davranmakla bu gibi olanaklar yaratmış oluyor. Bu kararsızlığı gören müttefikler kendilerine olan güvenlerini kaybediyor." dedi. Uzman, Ankara'nın Rusya'yı "kırmızı listeden" çıkarmaması, Rus diplomatlarının Türkiye ile ilgili faaliyetlerinin yetersizliğinden kaynaklandığını belirtti.

İvaşov sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu da göz önünde bulundurmak gerek. Türkiye böyle bir karar alırken ABD'nin yoğun baskısı altında kalmış olabilir. Bence, bir yandan Ankara'ya İsrail'i düşman ülkeler listesine alma izni verildi, gerçekten Türk toplumunda İsrail düşman imajını kazandı ve bunun karşılığında da Rusya düşman ülkeler listesinde kaldı. Yani bu konuda bir nevi pazarlık yapıldı denebilir. Rusya'nın ve Türkiye'nin Güney Kafkasya'da ve "bütün bölgede" şimdilik rakip oldukları göz önüne alınırsa MGK'nın Moskova'yı düşman ülkeler listesinde bırakmasının nedeni, 6 Eylül'de Rusya ile İsrail arasında askerî iş birliği anlaşmasının imzalanmasından kaynaklanıyor. Bu, henüz bir ittifak değil ama bu bazılarına karşı artık iş birliği yaptığımızı gösteriyor. Rusya'nın özellikle İslam dünyasına karşı hem istihbarat toplamak hem de bundan bir şeyleri İsrail'e vermeye razı olduğu açıkça görülüyor. Neticede biz alacağımız sonucu aldığımızı söyleyebilirim. Türkiye'nin ulusal stratejisinin beş yıl sonra yeniden gözden geçirilirken belki Rusya "kırmızı listeden" çıkarılır. Türkiye şimdi geçici bir durumda bulunuyor. Yani henüz tamamen Avrupa'dan dışlanmadı, hâlâ NATO üyesi, fakat bir türlü Avrupa Birliği'ne kabul edilmiyor. Türkiye, İslam dünyasına yönelmeye başladıysa da İslam dünyasının müttefiki değil ve bunun için ona yeni ortaklar gerekiyor."

Kaynak: http://www.haberx.com/nezavisimaya_gazeta_moskova_turkiyenin_acikladigi_dusman_ulkeler_listesinde_kaldi%2817,n,10493354,892%29.aspx


Bu haber toplam 1493 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net