


Hatırlatacak olursak “Bir ulus – Bir isim” adındaki kampanya bu yılın Mayıs ayından itibaren başladı.
Dünya Çerkes Birliği Başkanı Kanşobi Ajaho soydaşlarına yaptığı açıklamada; bu problemin yurtdışında yaşayan diasporada olmadığını (onların zaten kendilerini Çerkes olarak isimlendirdiklerini), fakat Rusya’da var olduğunu belirtti.
Yapılacak olan nüfus sayımları Rusya Federasyonu içerisinde yaşayan Çerkeslerin konsolidasyonu, nüfuslarının öğrenilmesi, yayıldıkları alanın tesbiti açısından vd. konularda büyük önem taşıyor.
Yapılan çağrı üzerine Rusya Bilimler Akademisi Etnoloji ve Antropoloji Enstitüsünün ‘ Ubıh, Şapsığ, Adıgeytsı, Çerkes, Kabardinetslerin Çerkes (Adıge) ulusu olduğunu resmi olarak açıkladı. Fakat, çağrının devamı gelmedi. Bu kampanyayı organize edenler bu subetnosların bir ulus olduğu açıklaması için çağrı yapanların konu hakkında hiç bir şey yapmadıklarını farkettiler. Basın-yayın kuruluşları vasıtasıyla halka açıklayıcı bilgiler ulaştırılmadı. Sonuçta; yetersiz enformasyon ve düşünsel atalet neticesinde Çerkes subetnoslarından olan kişilerin pek çoğu alışkın oldukları isimlendirmeleri terk edecek gibi gözükmüyorlar.
Kabardey kitle hareketi ‘Xase’ Başkanı İbrahim Yağan’ın görüşlerine göre bu kampanyayı yerel yönetimler desteklemedi. O, bu konunun desteklenmemesinin Federal Merkezin verdiği görev üzerine olmasının mümkün olduğunu da düşünüyor.
Bunun yanısıra bu kampanyaya karşı duranlar içerisinde Çerkes STK çalışanlarından eski nesil temsilcilerden bazılarıda yer aldı. Bu inisiyatifi desteklemeyenler arasında Dünya Çerkes Birliği Başkan Yardımcısı Muhammed Hafitsekonuyu: “Eğer bu gün hepimiz kendimizi Çerkes olarak yazdırırsak, uluslar arasında karşı duruşlar başlar, Cumhuriyetler bölünmeye başlar – Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar bölünür. Kısaca olabilecek her şey başlar” diye yorumluyor.
Bu bakış açısına göre; bölünmüş Çerkes Ulusunun birleşmesi yeni etnik gerginliklerin dallanmasına yol açar –eski nesilden olan bazıları böylesi bir gelişmeye aşırı ihtiyat ve dikkatle yaklaşmalı derken diğer bazıları – Federal yönetimin huzursuz olacağını geleneksel bir şekilde onları dinleyen, onları pür eski nesil Çerkes Aktivistler dile getiriyor.
Kendi görüşlerini savunmak amacıyla Hafitse Muhammed şöyle bir örnek sunuyor : “Bir göz önüne getirin Şapsığların % 80’inin kendisini Çerkes yazdırdığını, ya sonra kendi ulusal, sosyal problemleri ile Krasnodar Yöneticilerine başvurduklarını. Onlara şöyle cevap verilecek: siz kendi Karaçay-Çerkes’nize gidin”.
Karaçay-Çerkes’te yaşayan Kazaklarda kimliklerinin beyanında karışıklık ile karşı karşılar, kendilerini ‘Kazak’ olarak mı yoksa ‘Rus’ olarak mı yazdıracaklar ortak bir görüşe sahip değiller.
KÇC Rus ulusal hareketi ‘Rus’ Başkanı Nikolay Khohlaçev Rusların sayımda pasif davranacağını ve Rus nüfusun az gösterilmesi yönünde sahtecilikler yapılacağı konusunda endişeli. Bu konudaki endişeler yüzünden bir kısım Rus’un kendisini ‘Kazak’ olarak yazdırma eğilimi var ve bu şekilde resmen onlar Rus sayılmayarak ‘diğer milletler’ hanesine düşecekler.
Murat Gukemuho
Kaynak: Ekhokavkaza.com
13 Ekim 2010
Cherkessia.net