


Diktatör Augusto Pinochet zamanından kalma anti-terör yasalarının Yerli Halklara Uygulanmaması Gerektiğini Söylüyorlar
Santiago de Chile. Mapucheli 23 tutsak, 13 Temmuz tarihinden beri bütün Mapuche tutsaklarının serbest bırakılması talebiyle açlık grevindeler ve yalnızca sıvı içecekler alıyorlar. Açlık grevindeki 23 tutsaktan 15’i Santiago’dan 515 km güneyde bulunan Concepsion şehrindeki El Manzano hapishanesinde, geri kalan 8’i ise başkente 670 km uzaktaki Temuco’da tutuluyorlar. Mapuche aktivistleri yaptıkları bir açıklamada eylemlerini “sonuna kadar” sürdürmeye kararlı olduklarını söylüyorlar.
Hapishanelerdeki Mapuchelerin çoğu 5 yıldır tutsaklar. Diktatör Pinochet zamanında muhalefeti bastırmak için çıkarılan bir anti terör yasasına dayanılarak tutuklanmışlardı. Mapuche aktivistleri, son çıkan yasalarla Mapuche halkına ait olduğu teyit edilen, ama hala özel şahısların mülkiyeti altında bulunan toprakları geri alabilmek için mücadele ediyorlardı.
Diktatör Pinochet’nin anti terör yasaları, bazı küçük değişiklikler yapılmış olmasına rağmen hala asıl karakterini koruyarak yürürlükte. Yasalar, şüphelilerin avukatları ile dahi görüştürülmeden ve şahitlerin kimlikleri gizlenerek iki yıl boyunca tutuklu kalmalarına izin veriyor. Bu yasaların hala yürürlükte olması Birleşmiş Milletler Örgütünce bile eleştirilmişti.
Tutsaklar kamuoyuna yaptıkları yazılı açıklamada açlık grevine son vermek için “Anti terör yasalarının Mapuche’lele ilgili sorunlarda” geçerli olmamasını, Mapuchelerle ilgili konularda askeri uygulamalara son verilmesini, “Şili hapishanelerindeki bütün Mapuche politik tutsaklarının serbest bırakılmasını” ve tarihi topraklarının askeriyeden arındırılmasını talep ediyorlar. Bildirinin sonunda da halkı bu haklı taleplerinde kendilerini desteklemeye ve mücadeleye çağırıyorlar.
“İşkenceye karşı Komisyon”nun hazırladığı bir dökümana göre Haziran ayının sonunda hapishanelerde, tutuklu veya hükümlü statüsünde toplam 106 yerli bulunmaktaydı. Bu sayı geçen senekinin yaklaşık iki katı.
Mapucheler, nüfusu toplam 16 Milyon olan Şili’nin % 6,6 ile en büyük yerli halkı. Yıllardır, atalarına ait olan; ama şimdi büyük toprak sahiplerinin veya ormancıların ellerine geçmiş binlerce hektarlık toprağı geri istiyorlar.
Artı, bu topraklar üzerindeki zenginliklerin sonuçları hesaba katılmaksızın pervasızca çıkarılmaları sonucu doğanın ve hayvanların yaşam alanları ile insan yaşamı için gerekli ekolojik dengenin bozulduğunun kabul edilmesini talep ediyorlar.
Kaynak: Telesur, 14.07.2010
Taz.de için çev: Klaus Lehmann
Çev. Hatko Schamis