Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Murat Berzeg: Çerkesya Birliği Çerkes Ulusunun Anayasal Hakkıdır
25 Kasım 2010 Perşembe Saat 22:40
Rusya Federasyonu içerisinde biz farklı beş federal yönetim biriminde ve suni bir şekilde farklı etnonimlerle tanımlanan, Rusya Federasyonu dışında ise yaklaşık elli kadar ülkeye dağılmış durumdayız. Çerkes ulusunun şu anki durumu Rusya Anayasasının ihlali ve uluslarası haklara aksi bir durum sergilemekte. Çerkes sorunu RF ve Birleşmiş Milletlerce kabul edilen çerçeveler dahilinde politik metotlarla çözümlenmelidir.

Ticari niteliklere haiz olmayan ‘Çerkes Kongresi’ isimli organizasyonun kurucusu Murat Berzeg, ABD tarafından siyasi sığınmacı olarak kabul edildi.

M. Berzeg kendisinin ve ailesinin Rusya’da yaşamlarının tehlike altında olduğunu söylüyor. Berzeg, Adıge ulusuna etnosuna sadece zarar vereceği inancı ile Adıgey’in Krasnodar Eyaleti ile birleştirilmesine her zaman kesinlikle karşı çıktı. 

Çerkes sorunu yüzyıl süren Kafkas savaşlarından kök buluyor. Bu savaş sonucunda Çerkeslerin büyük çoğunluğu vatanlarını terk ederek dünya üzerinde 40’tan fazla ülkeye dağılmak zorunda kaldılar.

Günümüzde RF Çerkeslerinin bir kısmı ve farklı ülkelerde yaşayan Çerkes diasporası, uluslarına karşı XIX. yüzyılın ikinci yarısında soykırım yapıldığının kabulünü ve Çerkeslerin geri dönmesine müsaade edilmesini istiyorlar.

23 Kasım 2008 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü Çerkes Ulusal kongresi tarafından Kafkasya’daki Çerkeslerin birleştirilerek Rusya Federasyonu içerisinde bir cumhuriyet oluşturulmasını federal merkezden istedi. Murat Berzeg ‘Kavkaz-Uzel’e verdiği demecinde ifade ettiğine göre, Rusya’nın kendisi henüz buna hazır değil. Hatta bunun ötesinde, böyle bir girişim yetkililerce negatif algılanıyor.

Fatima Tlisova (F.Т.): 18 Haziran tarihinde Washington’da Jamestown Vakfındaki Konferansta nelerden bahsettiniz?

Мurat Berzeg (M.B.): Ben Çerkes ulusunun, politik mahiyette karar almasının önünde duran problemlerden bahsettim. Genelde, Çerkeslerin günümüzdeki durumlarının, bölünmüşlüklerinden kaynaklandığı üzerine durdum. Rusya Federasyonu içerisinde biz farklı beş federal yönetim biriminde ve suni bir şekilde farklı etnonimlerle tanımlanan, Rusya Federasyonu dışında ise yaklaşık elli kadar ülkeye dağılmış durumdayız. Çerkes ulusunun şu anki durumu Rusya Anayasasının ihlali ve uluslarası haklara aksi bir durum sergilemekte. Çerkes sorunu RF ve Birleşmiş Milletlerce kabul edilen çerçeveler dahilinde politik metotlarla çözümlenmelidir.

Ben bunların yanısıra Çerkesler için bir ayrıcalıklar veya özel haklar istemediğimizi,  bizim yüzümüzden başka halkların mağdur olmasını istemediğimizi, tarihsel vatanımızın birliği ve ulusal haklarımızın elde edimini,  geri dönüşü – zorla sürülenlerin torunlarının vatanlarına dönüşünü, tek bir etnik isimlendirme, sadece bir ulusa ait isimlendirme istediğimizi ve bu amaçlar için Çerkesya’nın kurulmasını sağlamak istediğimizi anlattım.

Bizim istemlerimizden hiçbirisi radikal ve Rusya Anayasasına ters düşen nitelikler içermiyor.

F.Т.: Söz konusu bu konferansta analitik Paul Gauble; Çerkeslerin politik aktivizasyonu karşısında Kremlin’in vereceği reaksiyonun;  Çerkesleri, sadece bazı şahısları değil tüm ulusu sıkıştırmak, terörizm ve hınç dolu bir ulus olarak göstermek ve bu şekilde Çerkes hareketinin kredisini bitirmek olacağını, öne sürdü. Sizin böylesi bir senaryoya karşı süreceğiniz şeyler nelerdir?

M.B.: Ne yazık ki bizim tüm müracaatlarımız Moskova’da daima negatif bir reaksiyonla karşılanıyor, hatta biz sadece RF Anayasası gereği sahip olduğumuz haklardan, birlikten bahsettiğimizde de aynı reaksiyonla karşılaşıyoruz.

RF’nda yaşayan diğer tüm halklarca birlik eskiden beri doğal bir hak olarak telakki ediliyor. Çerkesler ne zaman birlikten bahsetseler, tema hemen Rusya’nın bütünlüğüne tehdit oluşturan bir büyük Çerkesya konusu ile özdeşleştiriliyor. Bizim çalışmalarımız ve istemlerimiz tamamı ile kanunlara ters hiç birşey ihtiva etmemekte ve biz diğer ulusların sahip oldukları haklardan fazla bir şey de istemiyoruz. 

Biz sadece eşitlik istiyoruz, bizim toprak ve ulus birliğinden bahsetmemiz Kremlince abartılı bir şekilde suç unsurları içeren istemmişçesine algılanıyor. Problem nasıl çarpıtılsa da, varlığını sürdürmekte ve gençler devamlı ve daha aktif bir şekilde çözülmesini talep ediyorlar.

Çerkes sorununu, çerkes ulusunu terörizmle ilişkilendirmek başından itibaren kökensizdir. Biz hukuk çerçevesinde çalışıyoruz, amacımız net; Tarihsel haklar üzerine dayanan bir idari birim oluşturulması.

Kuzey kafkasya’da kremline karşı koyan, bizim amacımıza da tamamen ters olan, politik İslam olarak sunulan tema; sadece dini birlik üzerine, milli hiçbir şeyi kapsamayan, halifeliğin kurulması. Rusya’nın ilgi alanına, Çerkes toplumsal hareketini, yapısında, terörizmle iştigal eden bir hareketle özdeşleştirmeye gireceğini sanmıyorum.

F.Т.: Siz efsanevi, hakkında pek çok spekülasyon yapılan Mansur Natho (Anton Surikov) ile tanışık ve ilişki içerisinde olan az sayıda insandan birisiniz. – Natho ile olan görüşme ve işbirliğiniz nasıl sonuçlandı?

M.B.: Anton kendisinin Çerkes ulusuna olan aidiyetini net olarak ortaya koyarak Çerkeslik için çalışıyordu. Natho – onun gerçek sülale adı idi. Ataları Türkiye’ye sürülmüşlerdi, dedesi hemen devrimin ardından geriye dönmeyi başarmıştı. Rusya’ya yerleşti ve ikinci bir sürgün ihtimalinden kurtulmak için soyadını değiştirdi. Bu Rus Yönetiminin olağan bir uygulaması idi – On binlerce Çerkes geriye dönmek istedi ama onlara vatan kapalı idi. Aralarından geriye dönmeyi başaran çok azı ise dikkatle takip edildi ve çoğunluğu Sibirya’ya veya gerisingeri Türkiye’ye sürüldü.

Anton’un babası Rusya’da doğdu ve askeri mühendis oldu. Anton Çerkes ulusunun trajedisini derinden hissediyordu, kendi ailesinin trajik geçmişi – sürgünü ve gizli geri dönüşü yüreğinde Çerkes ulusunun geleceği kaygısını devamlı surette canlı tutuyordu. Biz kendisi ile çok hızlı değişen dünyada Çerkeslerin nasıl yaşayacağı ve kendilerini koruyabilecekleri, Çerkes sorununun, temasının mobilizasyonu ve popülaritesinin artışı için nasıl çalışmalı, bizim sorunlarımızın kan dökülmeden nasıl çözülebileceği, Çeçen senaryosu benzeri bir senaryodan nasıl kurtulabileceğimiz üzerine çok konuştuk. Ulusumuzun önündeki problemler hakkında kiminle görüşebileceğimiz hakkında yaptığımız mütealalarda Anton herzaman acıyla, günümüz Rusyasında, Çerkes sorununun çözümü üzerine kararsızlıkların birikerek gençlerin radikalizme sürüklenmelerine sebep olacak şeyler hakkında, mütaalada bulunulabilecek nitelikte kimsenin olmadığını dile getiriyordu. O ulusunun kaderini içten ve gönülden dert edinmiş bir Çerkesti.

F.Т.: 2010 senesi başlarında ABD’de politik sığınmacı olarak kabul edildiniz. Sizin sığınmanıza sebep olan şey nedir? Siz ne gibi bir takibe maruz kaldınız, bu olaylar nasıl bir etkiye sebep oldu?

M.B.: 2006 yılında Çerkes kongresi Maykop’ta tüm Çerkesler kongresi düzenledi. Bu organizasyondaki ve bu kongredeki bizim rolümüz göze battı, Rusya’dan ayrılmama kadar geçen süre içerisinde ben ve ailemin fertleri devamlı fiziki bir tehdit, gözetleme ve saldırıya uğrama tehdidi altındaydı. Tanımadığım silahlı şahıslar tarafından üç defa Rusya’nın şerefini karalamaktan vazgeçmem için tehdit edildim. Bu saldırılardan sonuncusunda şakağıma silahı dayayarak kendilerinin Rusya İstihbaratı gazileri olduğu ve vazifelerinin – Benim gibilerden Rusya’yı korumak olduğunu söylediler. Ailemi ve beni tehdit edici sayısız telefon araması oldu. 

Ailemin geçimini sağladığım küçük çaplı bir bakkal dükkanı tüm yetkililer tarafından devamlı denetleme altına alındı. Maykop kentinde gerçekte bulunmayan bir adres belirtilerek kimliği meçhul bir şahıs tarafından, yetkililere yazılmış; benim bakkalımdan alınmış bir ürünle zehirlenildiğine dair şikayet mektubunun kopyası hala elimde. Bu düzmece şikayet neticesinde bakkal dükkanımı kapatmak zorunda kaldım. Son nokta ise mucize eseri sağ kurtulduğumuz evimin kundaklanması olayı oldu. Güvenlik güçleri şahsım ve ailemin korunması yönünde hiç bir şey yapmadılar bu yüzden ayrılmak zorunda kaldım. Beni kimler takip etmişti – bu konuda bir şey söylemem mümkün değil, sadece onların bana söylediği Rusya İstihbaratı gazileri oldukları yönündeki sözler.  

F.Т.: Rusya istihbaratı tarafından sizin faaliyetlerinizden hangisi takip edilmenize sebep olmuştur?

M.B.: Temel sebep elbette ki benim politik çalışmalarım. Özellikle Çerkes Ulusunun Soykırımının tanınması için verdiğimiz dilekçe. Rusya Federasyonu Devlet Dumasına ilk müracaatımızdan itibaren tüm bu zaman boyunca bir kez bile yönetim birimlerinden herhangi bir dayanağı olan cevap alamadık. Çünkü bizim tüm taleplerimiz bir dayanağa sahipti. Var olan politik dayanaklar karşısında yöneticiler ağızların kapatılması için böyle baskıcı metotlara başvuruyor.

F.Т.: Çerkes hareketi içerisinde kendinize nasıl bir gelecek planlıyorsunuz ve  sizce Çerkesler için atılması zorunlu olan adımlar nelerdir?

M.B.: Çerkes dünyası, Çerkeslerin sorunlarını uluslararası boyutta dile getirebilecek, lobi çalışmaları organize edebilecek, tüm dünyadaki Çerkeslerin çıkarlarını takip edebilecek, kanuni ve uluslararası adalet  zeminine dayalı bir birlik organizasyonuna ihtiyaç olduğunu anlamış durumda. Bu organizasyonun gücü şu öncelikli sorunların çözümüne yönelik olmalı: ülkeye geriye dönüş, toprak bütünlüğünün sağlanması ve soykırımının tanınması.

F.Т.: Çeşitli forumlarda ateşli tartışmalar oluyor. Bir kısım tarafından Soykırımının tanınmasının Rusya’da yaşayan Çerkeslere yönelik bir baskıya sebep olacağı bunun neticesinde geriye dönüş için kapıların kapatılacağı varsayılırken diğer bir kısım Çerkes soykırımının tanınmasının Çerkesler yararına devasa bir gelişme olacağı yönünde. Sizin bakış açınıza göre Çerkes soykırımının resmi olarak tanınmasının Çerkes ulusuna getireceği şeyler nedir?

 M.B.: Benzeri trajedileri görmüş her ulus neden bu soruyu dile getiriyor? Çünkü geçmişte olan olayların değerlendirmesini yaptığımızda, olanların sebeplerini anlıyor en önemlisi benzerinin bir daha gerçekleşmesine mahal vermemek. Bir daha tekrarlanmaması – soykırımın tanınmasının birincil kazanımı. Önceden çok küçük bir Çerkes çevre tarafından Çerkes soykırımı üzerine konuşuluyorduysa günümüzde artık bu konu uluslararası konferans ve bilimsel sempozyumlarda dile getiriliyor. Çerkes soykırımının tanınması Çerkeslerin bazı problem ve görevlerini gerçekleştirmelerinde çözüme ulaşmalarına vesile olacak. Rusya’da üzücüdür ki, bizim istemlerimiz, Rusya devletini küçük düşürmek amaçlıymış gibi, hiçte bizim amacımız olmayan şekilde algılanıyor; bizse sadece kanuni haklarımızın yerine getirilmesini ve ulusumuzu ilgilendiren konularda adaletkar olunmasını istiyoruz.

F.Т.: Çerkesya’da radikalleşme mümkün mü ve Çerkesler karşısında Rusya nasıl bir politikaya sahip olmalı ki durum radikal bir boyut almasın?

M.B.: Rusya uluslar politikasında ikili bir standarttan vazgeçmeli. Politik işleyiş, politikadan uzak insanlar arasında bile, mesela Kremlince Asetin halkının az bir kısmını bağımsız bir devlet olarak tanırken Rusya sınırları içerisindeki Asetin ulusunun çoğunluğunu oluşturan kısmının geleceğini seçme hakkına sahip olmaması şüphelere yol açıyor. Aynı şey, bırakın bağımsızlığı, Rusya Federasyonu’nun bir idari birimi olarak yaşama istemi için bile, bizim içinde geçerli. Uluslar arasındaki politikada eşitsel olmayan yaklaşım tarzı hakları kısıtlanan ulusun aktif olan kesiminde özellikle gençler arasında şüphe ve kaygılara, adaletsizliğe uğranıldığı duygusuna sebep oluyor. Moskova sosyal gerginlikleri ortadan kaldıracak bir mekanizma üzerinde çalışamadı, yönetim ve toplum arasında köprü görevini görecek bir organizasyon oluşturamadı, yöneticiler halk ile diyaloga geçme isteğini taşımıyorlar. Yöneticiler Çerkes sorunu hakkında konuşmamayı, görmemeği, sorunu çarpıtarak ve böylece daha derinleştirmeyi tercih ediyorlar. Böylesi yaklaşım tarzı ve taktikler sorunun yasal çözüm yolunu tıkamaya devam ederse geri dönüşü zor olan yeni bir platformun çıkmasına sebep olur, o zaman gençler ormana çıkar. Eğer Rusya Çerkeslere doğru politik adımlar atmazsa, Dağıstan ve İnguşetya benzeri kaos tekrarlanır, ne yazık ki bu da Çerkesya için reel senaryolardan birisidir.


New jersey, ABD 16 Temmuz


Kaynak: Elot.ru
Cherkessia.net


Bu haber toplam 1567 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net