


Adıgeler Karadeniz sahili tarihine saygı çerçevesinde yaklaşılmasını istiyorlar. Bunun yanısıra Soçi Olimpiyat Oyunlarının gerçekleştirileceği arazi, inşaat alanı üzerinde yapılan arkeolojik kazılarda ulaşılan bilgilere açık ve güvenilir değerlendirmeler yapılmasını arzuluyorlar.
İlk başlarda, kazı çalışmaları ile gaileli, zaman kaybettirici bu uğraşı ile kimseler ilgilenmek istememişti. Önemli olan – çabuk inşa etmek, çalışma grafiğine uymak, zamanında para kazanmak idi. Ve sözkonusu tema da tehlikeliydi; ansızın olmayacak bir şey kanatılabilir, sonra bu problemden de kurtulmak gerkirdi. En kestirmesi, dört yıl sonra olimpiyatların gerçekleştirileceği bu arazide ‘hiç bir zaman hiç kimse yaşamamıştı’ eee, o zaman kazı yapmağa ne gerek vardı ki?
Tüm dünyaya ilan edilmişti, bu arazide hiçkimse hiç bir zaman yaşamamıştı!
Ubıhlar kendileri hiç bir sebep yokken durup dururken birden bire gönüllü olarak Türkiye’ye yok olalım, yaban ellerde eriyip gidelim diye gitmişlerdi..
Ayrılmışlardı, Allah onlarla olsun, onlar için üzülmeğe gerek var mı? Onların ardından onlara ait burada ne bir çanak çömlek ne bir taş parçası kalmamıştı ki, ne bir yerleşim yeri, ne meyve bahçeleri, ne mezarlıklar, binlerce yıllık tarih-kültür, arkeolojik bu katman, hiç bir şey geriye kalmadan dumanlaşmıştı. Vallahi ve billahi bu böyle idi, çok uluslu aklın kabul edemiyeceği derecede zorlukların karşına kahramanca dikilebilenlerden geriye, sadece bomboş arziler, bereketli bakir topraklar kalmıştı. Bir kalemde, bir anda, yüzyıllar boyu bu dağlarda vadilerde hatta Kbaada’nın kendisinde yaşamış onlarca Abhaz, Abazin, Çerkes yerleşim birimi ‘buharlaşmıştı’. Kafkas savaşının son gününde toprağa karışan kanları ile buharlaşmışlardı, hatta hiç var olmamış gibiydiler, seraplaşmışlardı.
Ama Krasnaya Polyana hep vardı, tanrısal Promethe burayı düzenli olarak ‘ziyaret ediyordu’. Rumlar yaşamışlardı Kafkasya’da, Bizanslılar yerleşmişlerdi, Moğollar, Kolhlar, Kazaklar – herkes, sadece Çerkes kokmamıştı burası.
Soçi tarihi Rubik Küpü oyuncağı gibi olmuştu, çevir, çevir her yüzeyinin rengini değiştir, milyon sayıda varyasyon var, istediğin gibi çevir; önemli olan sunumun günümüzdeki politik bakış açısına birebir denk gelmesi.
Karadeniz sahili tarihinden, Soçi tarihinden Adıgelerle alakalı kısım mükerrer seferde mükemmel manipülasyonlara sahip cerrahlarca temizlenmişti; Anlaşılan Soçi 1838 yılında buraya çıkartma yapan Rus birlikleri sayesinde ortaya çıkmıştı.
Bu suni ama kararlı versiyona göre gerçeklerin aksine burada o güne kadar bulunanlar artık hiç kimseyi ilgilendirmiyor. İşte artık tarih böylesine ampute bir durumda.
Uluslarası toplumu yatıştırma çabası ile, Soçi’de uluslarası kanun ve anlayışlaralara uygun gereken her şey yapılıyor; Olimpiyat oyunlarının gerçekleştirileceği gün be gün, bir arkeolojik olarak perspektife sahip olmadığı ilan edilen, kazı yapma gereği ( hakikatten öyle mi?) duyulmayan bölgede gün be gün, ilahi takdir neticesinde bölük-pörçük tarihin şahitliğini yapan kalıntılar yer yüzüne çıkıyor..
Tüm gün kesintisiz çalışan buldozer kepçeleri, yok olan geçmişin kalıntılarını yeryüzüne çıkartıyor ve artık bu konuda gözleri kapatmak mümkün olmuyor.
Bu kazılara rağmen, elde edilenler, eserler nereye kayboluyor? Bilimadamlarının bu konu ile ilgili ne gibi çıkarımları var? Herpsi sisler altında.
Bilgiler kesin çizgilerle belirlenmiş dozlarda ve sadece kurallara uygun olarak, federal kitle iletişim araçlarına sunuluyor. Örneğin geçenlerde, birinci kanalda, milyonlarca seyirciye Krasna Polyana yakınlarında, tamamen şans eseri bin yıldan daha az olmayan tarihe sahip bir kurganın bulunduğu söylendi. Kimlere ait olduğu açıklandı biliyormusunuz? Hiç tahmin edemezsiniz, bu konuda iddialaşabilirsiniz! Burada antik dönemden kalıntıları kalan gömütte bulunan insanlar...Kazak! Gerçekten, neden şaşırıyorsunuz: Eyalet – Kazak eyaleti, burada başakalarına ait birşey mi bulunacaktı?
Bu "inci tanesi", ne ilk ne de son olanı.
Russia Today isimli İngilizce yurt dışınada yayın yapan televizyon kanalında 6 Haziran tarihinde Muhabir Denis Bolotsko tarafından "Adıgeler Olimpiyatları Bekliyor" adıyla bir program sunuldu. "Pek çok Adıge 19. yüzyılda Çarlık Rusyasının Kuzey Kafkasya’da savaştığı dönemde vatanlarını terk ettiler. Geride kim kaldı ise torunları tamamen asimile oldular". İşte böyle: Asimile oldular, çözündüler, küle dönüştüler – böyle demek daha kestirme. Asimile oldular – öyleyse, kendi köklerini anımsamıyorlar, tarihlerini unuttular, köklerini kaybettiler – ah ah!
Sonra diğer acil-cansıkıcı tema üzerine çok tuhaf bir yorum yapılıyor. "Çerkeslerin yakın doğuda çok geniş bir diasporaları var , hatta Avrupa ve Amerika’da. – belgeler öyle söylüyor. – Birtakım örgütler gelecek olimpiyat oyunlarının iptali için mitingler düzenliyorlar, bunada dayanak olarak "atalarımızın, soykırımı yapılmış toprakların üzerinde Rusya’nın 2014 yılında olimpiyat oyunları düzenlemesine müsaade edilemez" diyorlar. Ama Rusya’da yaşayan Adıgelerin liderleri bu konuda onlarla anlaşamıyorlar. Son arkeolojik yapılan kazılar bize gösterdi ki olimpiyat parkı alanı içerisinde herhangi bir gömüt yok.
Adıgelerin kendilerinin kendileri ile ilgili bu acı konu hakkında konuşmaları, daha yapıcı ve doğru değil mi? Ve de demokratik. – işte bu konuda bir suskunluk , asimile olmakta olan az sayıda nüfusa sahip olan halkın özgür sesi ve biz onlarla politik sonuçsalı olan yurt dışındaki toplumu bastıracak etkin adımlar atmak istiyoruz; dikkat edin – Devlet her türlü zıt görüşle dialog kurma eğiliminde.
İlerleyen kadrolarda kanal bu keskin sorun için, tüm Çerkes dünyasını telaşlandıran bu problemle alakalı olarak Murat Ahecaku ile görüşmeye başlıyor. Ne olmuş, tüm Çerkes dünyasınca tanınan bir isim, saygın derin Şapsığ kökleri olan bir şahıs – sadece sevi mek lazım. Ama işte sadece böyle bir ‘ama’ olmazsa . Ben çok şaşırdım. Kazbek oğlu Murat ekranda Kuban eyaleti başkanı yardımcısı olan bir bürokrat olarak değil de ne hikmetse, Adıge toplum kuruluşu başı olarak sunuluyor. Evet gerçektende hangisinin olduğu belirtilmiyor. Artık birazda diasporadakiler tarihsel vatanlarına "küfrederler". Söz konusu materyal Soçi’nin yakınlarında büyük olasılıkla Tuapse’ye bağlı Aguy-Şapsığ köyünde geçenlerde Ahecak’ın ziyaretinde çekilmiş olmalı.
– Bizim geleneklerimizde , Adıge-Şapsığ geleneklerinde cenazeler yerleşim birimlerinin yakınlarına veya yerleşim biriminin kendisi içerisinde defnedilirler. Dağlık arazilere şimdi olimpiyat çalışmalarının yürütüldüğü yerlere değil ve şimdi olimpiyat parkı çalışmaları yapılan imeret düzlüğüne değil – diyerek yurt dışındaki izleyicileri Kazbek oğlu Murat aydınlattı – bu saflık olur çünkü 1920’li yıllara kadar İmeret düzlüğünde büyük bir bataklık vardı.
Saflık – veya saflık değil, ama işte bu demecin verildiği günlerde, ‘Russia Today’de gösterildiği günlerde, İmeret düzlüğünde, gelecek kış olimpiyat oyunlarının gerçekleştirileceği ana sportif tesislerin inşaatınının yüz metre yakınında yapılan arkeolojik kazıda, Soçi tarihinde yapılan en kapsamlı kazı gerçekleştiriliyordu!
NTV televizyonunda "Olimpiyat oyunları tesisleri inşaatı alanında en az 2500 yıllık geçmişe sahip tarihi bir kent bulundu – Sözkonusu eserler gelecekteki ‘buz sarayı’ yakınlarında İmeret düzlüğünde bulundular. Şimdi tüm bulunan eserler Kafkasya Karadeniz Sahili Müzesinde sergilenecekler."
“Milattan önce 4 veya 5 . yüzyıla ait olduğu sanılan kafatası ve kemiklerin gerçek yaşı henüz tespit edilmedi” diyerek program sunucusu sözlerine devam etti.
NTV muhabirinin Rusya Bilimler Akedemisi Soçi Arkeoloji enstitüsü çalışanı Aleksandır Kleşenko: – Yaklaşık olarak milattan önce V. yüzyılda Yunanistan’da Olimpiyat oyunları başlamıştı. Çok sembolik, bizim de tamamen bu döneme ait bir kalıntı üzerinde çalışmamız ve olimpiyatların burada gerçekleştirilecek olması.
Sadece bu bölgede 12 antik yerleşim birimine rastlandı. Bu içerisinde bulunduğumuz yıl içerisinde Veseloye köyü civarında ve Adler’de bulunan ‘Güney Kültürü’parkında kazı çalışmaları yapılacak.
Böyleside olurmu? diye insanı çileden çıkartan, Soçi olimpiyat oyunlarının gerçekleştirileceği bölgede yapılan arkeolojik kazılar etrafındaki ‘sansayonel’ açıklamalar; bir kalıntı bulunduğunda emin olunmadan tahmini olarak herkesle ilişkilendirilmesi – Rumlarla, Bizanslılarla, Türklerle, gelip geçenlerle ama kesinlikle antik çağlardan beri Soçi’nin yerleşiği olanlarla ilişkilendirilmemesi üzerine Adıgey ‘Adıge Xasesi’ konuya değinmişti.
Elimizde olan faktlardan çıkarttığımız sonuç: bunlar Karadeniz sahilinin tarihinin çarpıtılması yönünde yapılan yeni çalışmalar.
Adıgey’de xasenin aldığı karara göre Soçi’de yapılan kazılara Adıgey Arkeologlarınında katılması yönünde idi. Aynı zamanda sadece olimpiyat oyunlarının yapılacağı bölgede değil Rusya sınırları içerisinde yer alan tüm Karadeniz sahilinde arkeolojik çalışmalar yapılması gerekliliği üzerine de duruldu. Kıyıboyu Şapsığ Adıge Xase yetkilileri de Soçi bölgesinde yapılan arkeolojik kazılar hakkında aydınlatıcı enformasyon ve doğru bilgilendirmeye, özgür değerlendirme yapma hakkına sahip olmayı umuyorlar. Bu konu hakkında ‘Soçi 2014’ Olimpiyatları organize komitesi ve Rusya Federasyonu Başkanı Dmitri Medvedev’e yaptıkları müracaat ile DÇB’de konu ile ilgileniyor.
Nıbe Anzor
Kaynak: Elot.ru, 07 Temmuz 2010
Çeviri: Açumıj Hilmi
Cherkessia.net