Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çerkes Toplumunda Görüş Ayrımı
24 Kasım 2010 Çarşamba Saat 23:17
Tiflis’te “Gizli Uluslar, Zamanaşımına Uğramayan Suçlar: Geçmiş ve Gelecek Arasında Çerkesler ve Kuzey Kafkasya Halkları” adı altında bir konferans gerçekleştirildi. Cumartesi günü konferansın delegeleri ve Çerkes toplum örgütlerinin başkanları, 19. yy.da Rus İmparatorluğu’nun gerçekleştirdiği Çerkes soykırımını kabul etmeleri için Gürcü Parlamentosu’na talepte bulundu. Gürcü eksperler, Gürcü Parlamentosu tarafından alınabilecek böyle bir karara şüpheyle yaklaşıyorlar. Aynı zamanda örgütçüler bu tahminleri paylaşmıyorlar.

“Kafkasya’nın Yankısı” ( Эхо Кавказа)’nın köşe yazarı Demis Polandov, konferans delegelerinden biri olan ünlü gazeteci Fatima Tlisova’yla bir röportaj gerçekleştirdi:

Çerkes örgütlerinden 60 kadar başkanın Tiflis’e gittiği söyleniyor. Oraya kimlerin katıldığını, hangi örgütlerden insanların geldiğini bize anlatabilir misiniz?

Fatima Tlisova: Tiflis’e 19 Çerkes geldi. Farklı ülkelerin örgütlerini temsil ettiler. Türkiye’den 7 kişi Amerika’dan 5 kişi, Ürdün temsilcisi, İsrail temsilcisi, Avrupa, Münhen ve Avrupa Çerkes Örgütünden 1 kişi vardı. 

Çerkes soykırımının kabulü için Gürcü Parlamentosu’na çağrıda bulunma kararını sadece bu grup mu aldı yoksa bu forumun bütün delegeleri mi bu kararı aldılar?

Fatima Tlisova: Gelen delegeler öncelikle Kuzey Kafkasya’daki diğer halklara takdim edildiler… Hiç kimse bizim adımıza ( Çerkesler adına) halkımızın soykırımının kabulüne dair yapılan çağrıyı kabul edemez. Buna yasal olarak izin verilmez. Sadece biz ve bizim halkımızın yöneticileri böyle bir çağrıda bulunabilirler. Çerkes günü olan konferansın ilk gününden sonra burada oluşturduğumuz bir çağrı taslağını yolladık. Bütün gece çalıştık. Bütün sitelerimize, Nalçık, Çerkesk ve Maykop’a ve aynı şekilde katılımcıların geldiği diğer ülkelere yolladık. Ertesi gün de dahil olmak üzere gece boyunca bu konuyu tartıştık. Bu şekilde karara vardık. Bizim için her kelime çok değerliydi. Bu konu çok dikkatle tartışıldı. İnternetten ve buradan katılan herkesin bu konudaki onayıyla sonunda karar alındı.

İbrahim Yağan ve Zamir Şuhov’la konuştum. Hiçbir karar göremediklerini ve bu konu hakkında yorum yapamayacaklarını söylediler. Mesela Kabardey-Balkar’dan kime bu kararı gönderirdiniz? Kiminle ortak karar verirdiniz?

 Fatima Tlisova: İlk olarak röportajda bir yorum yapmak istiyorum. Orada Türkiye’den delege olarak kimsenin olmadığı yazılıyor fakat Türkiye’den 7 kişi vardı. Çağrının altında onların da imzaları var (imzaları çağrının altında bulunuyor). 2. olarak benim bunu Rusya’ya karşı politik bir silah olarak adlandırdığım yazılıyor. Kendi konuşmamı çok kişisel hazırladım çünkü bu her Çerkes gibi benim için de kişisel bir trajedi. Evet, soykırım- beşeri ve politik problemlerin tertibidir. Bizim ( Çerkesler) için bu beşeri bir felakettir. Fakat hiçbir zaman bunun Rusya’ya karşı politik bir silah olduğunu söylemedim. Ve 3.  Hiç kimse bugüne kadar İbrahim Yağan’ı bu konferansa davet etmedi. O kendisini davet ettiklerini ve bunu reddettiğini söylüyor. Neden? Lütfen bunu İbrahim’e sorunuz. 

Pekala, kesinlikle bunu onu soracağım. Söyleyiniz lütfen Gürcistan’daki eksperlerimiz Gürcistan’ın Çerkes soykırımını kabul edeceğine dair şüphelerini dile getiriyorlar. Anladığım kadarıyla sizin görüş acınız ve tahmininiz biraz farklı yönde.

Fatima Tlisova: Biliyorsunuz ki Çerkes haklinin soykırımını ilk olarak kimin kabul edeceği, bunun Gürcistan mı İsrail mi yoksa başka bir Avrupa ülkesi mi olacağı önemli değil. Fakat bu sene değilse de gelecek sene bu gerçekleşecek. Bu alanda çalışan bir insan olarak size inançla söyleyebilirim ki şu anda bizimle bağlantısı olan sadece Gürcistan değil. Çerkes soykırımını kabul edecek başka ülkeler de olacak çünkü bu tartışma götürmez tarihsel bir gerçek. % 3’ u anavatanında yasayıp % 97’ si geri dönüş imkânı olmadan sürgünde yaşayan başka bir millet daha yoktur yeryüzünde. Bizim evimiz yok. Bu soykırım olarak adlandırılır.

 Çerkes topluluğu, Tiflis’te gerçekleştirilen konferansa farklı şekilde yaklaştı. Adıgeleri her şeyden çok dünyada Gürcü-Abhaz çatışması devam ederken konferansın nerede gerçekleştirileceği düşündürüyor.  Fatima Tlisova’ yla yapılan röportajda akıllara getirilen Kabardey- Balkar’daki toplum hareketi “Xase” nin lideri İbrahim Yağan “ Kafkasya’nın Çağrısı” adli radyoda Abhaz kahramanı olarak bilinirken etik nedenlerden dolayı konferansa katılamadığını söyledi.  Türkiye’deki Çerkes örgütlerinin, konferansın delegelerinin girişimlerini desteklememelerinde, özellikle Abhaz sorununun etkisi oldu. Türkiye’deki “Kafkas Fondu” örgütlerinden birinin başkanı olan Mehdi Thagapso, konferansı şöyle yorumladı:

-Bana göre, Gürcistan bunu, her şeyden önce politik amaçlarına ulaşmak için yapıyor. Gerekli gördüğümüz her yerde Adıge soykırımı hakkında konuştuk ve de konuşacağız.  Gürcistan ve kardeş Abhazya arasındaki ilişkileri çok iyi biliyoruz. Buz ilişkilerde bizim Abhazya’nın yanında olduğumuz yıllardır söyleniyor. Ve bugün Gürcistan’ in teklifini kabul ederek kendi kendimizi kesin bir konuma yerleştirirdik ve Türkiyeli Adıgeler de olmak üzere çoğu kişi bizi anlamazdı. Öneriyi kabul etmememizin asil sebebi işte budur. Adıge soykırımını dünya toplumuna nasıl ve hangi yollarla ulaştırabileceğimize dair üstünde çalıştığımız bir projemiz var.

 Kaynak: http://www.ekhokavkaza.com/

Demis Polandov
Rusça’dan Çeviri: Şule Şaguj
Cherkessia.net


Bu haber toplam 1284 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net