


Sovyet hükümetinin, Adıgeyliler, Adıgeler, Çerkesler, Kabardeyler ve Şapsığlar olarak beş ayrı parçaya böldüğü Çerkeslere çağrıda bulunan yeni bir web sitesi, Çerkeslerin kendilerini Ekim 2010’da Rusya Federasyonu'nda yapılacak olan gelecek nüfus sayımına kadar, Kuzey Kafkasya'da müşterek bir Çerkes Cumhuriyeti kurmaya bir adım daha yaklaşan Çerkesler olarak tanımlaması için bir kampanya başlattı.
www.perepis2010.org isimli internet sitesi "Tek Halk - Tek İsim" isimli kampanyasının bir parçası olan bir grup Çerkes sitesinin aktiviteleri sonucu bugün yayına girdi. Kampanyanın düzenleyicileri mücadelelerinin, herkesin kendi ulusal kimliğini açıklamakta özgür olduğunu belirten Rusya Anayasası’nın 26. maddesi hükmünce korunduğunu söylediler.
Birçok web sitesindeki yorumlara bakarak, bu kampanyanın Çerkesleri memnun ettiği söylenebilir. Ek olarak, bu yorumlarda, "Çerkeslerin nüfusları resmi yetkililer tarafından sürekli yüzde 10-15 az gösteriliyor" deniliyor. Ayrıca katılımcılar bunu Çerkeslerin yeniden doğusu olarak yorumluyorlar. (www.elot.ru/main/index.php?option=com_content&task=view&id=1599&Itemid=1)
Gerçekten de, kendini "Zapadny Cherkes" (Batılı Çerkes) olarak tanıtan biri yorumunda, "bu sitenin etkisi arabamızın camına, sokaklara, otobüslere ve taksilere notlar koyarak artırılmalıdır" diyor ve ekliyor: "çünkü bugün neredeyse tüm genç erkek ve bayanların bilgisayarları ve internet bağlantıları mevcut".
Buna rağmen, Moskova’nın "böl ve yönet" politikasının bir sonucu olarak Sovyetler tarafından parçalanan ve uzun süre acılar çeken çeşitli Çerkes toplulukların bazı üyeleri, eğer bu beş topluluğun bazılarının kendilerini Çerkes olarak ifade ederken bazısının etmemesi sonucu bu girişimlerin geri tepeceğinden endişeleniyorlar.
Bugün iki ayrı halk olan Çerkes ve Kabardeylerin nüfus sayımında tek halka indirgenmesiyle bu toplulukları temsil haklarının ve bu topluluklara yapılan para yardımlarının düşeceğini temel alan bazı cumhuriyetlerdeki resmi yetkililerin Çerkes toplumlarının bir kısmına tavırlarının değişmesine yol açabilir.
Ayrıca, hem Kuzey Kafkasya'da Çerkes nüfusu yoğun olan ve kağıt üstünde iki uyruğa sahip Kaberdey-Balkar ve Karaçay-Çerkes'teki resmi yetkililer hem de Moskova'dakiler bu çabalardan kesinlikle hoşlanmıyorlar.
Resmi yetkililer bu çabaların etnik tanımlamalarda muhtemel bir değişiklik ile Kuzey Kafkasya'da daha fazla sorunu provoke edebileceğini, böylece merkezi Rusya hükümetinden gelen sübvansiyonlardan mahrum kalacaklarını veya tarihsel Çerkes kimliği bazında cumhuriyet sınırlarında olacak muhtemel bir değişikliğin kendilerini işlerinden edeceğini düşünüyorlar.
Ayrıca, ikinci ihtimalin üç sebepten ötürü daha üzücü olması muhtemeldir. Birincisi, Çerkes kimliğindeki bu ani yükselme Kuzey Kafkasya'daki yarım milyon Çerkes ile dışarıdaki altı milyon Çerkesin bağlarının güçlenmesini sağlayarak Moskova’nın hareket serbestliğini kısıtlar.
Çerkes kimliğinde böyle bir güçlenmenin ikinci etkisi ise bugün en küçük Çerkes topluluklarından biri olan, yerlerinden edilen Şapsığların bu çabalar ile yeni müttefikler edinmesi ve Çerkes mezarlarının üzerinde pistler inşa edilmesi planlanan Soçi Olimpiyatları için Vladimir Putin'in çabalarına bir başka engel olarak çıkmasıdır.
Ve üçüncü olarak, Çerkeslerin Sovyet uygulaması kimlikleri aşacak muhtemel başarısı, hem Kuzey Kafkasya'da hem başka bölgelerde uygulanan, toplumların parçalanmasını yada birleştirilmesini tetikleyen Sovyet etnik mühendisliğinin sorgulanmasına yol açacak.
Çerkeslerin mücadeleleri ile doğabilecek sözü geçen politik sonuçlara ek olarak, bu son internet çalışmaları bazı analistlerin sıklıkla unuttuğu başka bir noktayı da öne çıkartıyor: etnik kimlikler toplumlara verilmiş değildir, tersine Ernst Renan'ın olağanüstü gözleminde geçtiği şekliyle, çeşitli grupların kimin üye olduğu kimin olmadığı üzerine tartıştığı bir "günlük referandum"dur.
Paul Goble, Window on Eurasia, 8 Ocak 2010
09 Ocak 2010
Cherkessia.net