Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yakovenko’nun Söylediğine Göre,Putin’in Rusya’sı 21.Yüzyıl’a Hiçbir Zaman Giremeyecek
17 Eylül 2016 Cumartesi Saat 00:43
 
Paul Goble, 3 Ocak 2016 Staunton
 
Georgy Satarov, Rusya henüz 21. yüzyıla girmedi ve 2016’da da girmeyecek demişti (Bakınız: http://windowoneurasia2.blogspot.com/2015/12/20th-century-hasnt-ended-yet-for-russia.html). Şimdi ise, Igor Yakovenko, Rusya’ya 21.yüzyılın hiç bir zaman gelmeyeceğini söylemektedir (http://igoryakovenko.blogspot.ru/2016/01/2015-vs.html#more) . 
 
Rus blog yazarı ve Rusya Gazeteciler Birliği Başkan Satarov’un tezi,”bütün ülkelerin aynı yönde bir maraton koştuğu fakat farklı hızlara sahip oldukları ve 19. yüzyıl,daha sonra 20. yüzyıl ve şimdi ise 21. yüzyıl olmak üzere benzer varış noktalarından geçecekleri” şeklindeki ana düşünceye sahip olan “gecikmeli gelişme” konseptine dayanmaktadır. 
 
Fakat Yakovenko, “şu anda Kuzey Kore’nin, DAEŞ (ISIS), Somali ve Afganistan’ın hangi yüzyıllarda olduğu” sorusunu sormaktadır. “Onların, Noel Baba’nın 21. yüzyıl yazılı afişi getirmesini bekleyip beklemedikleri” de sorulardan bir tanesidir, bu sorunun cevabı şüphesiz hayır olacaktır. “2015’in en önemli sonuçlarından biri” Vladimir Putin’in, dünyanın geri kalanından farklı olarak, mezkur yapıları daha çok andıracak şekilde Rusya’ya yeni bir rota tayin etmesidir.   
 
Geçmiş yıllarda  Yakovenko şöyle yazmıştı: “Putin, sosyal olarak Rusya’ya yakın olan şu ülkelerden ve rejimlerden oluşan bir döngüyü dizayn etti;Irak-Şam İslam Devleti’nin yanı sıra Esad Rejimi, İran, Hizbullah,ve Kuzey Kore”. Yakovenko ayrıca bunların Rusya’nın tüm müttefiklerini oluşturduğunu ve şu an itibariyle de Rusya’nın bunlar dışında bir müttefikinin bulunmadığını işaret etti.  
 
2015 boyunca “Rus propagandası Putin’i Amerika Birleşik Devletleri’nin dünya hegemonyasına karşı baş muhalif ve çok kutuplu dünya için mücadele eden bir savaşçı olarak sunmaya teşebbüs etti. “Bütün Avrupa, Avustralya, Kanada ve 60’dan daha fazla ülke”,  anti-terörist koalisyon için Amerikan “kutbu” nu teşkil etmektedir. 
 
Putin’in “anti kutbu” Esad ve İran İslam Devrimi Muhafızları ve Hizbullah’tır. Ekonomik açıdan Amerika Birleşik Devletleri yeni bir “kutup” yaratmaktadır:Avustralya,Yeni Zelanda, Japonya, Singapur, Güney Kore ve dünya gayrısafi yurt içi  hasılasının % 40’ını oluşturan diğer ülkeleri de kapsayan Pasifik Ötesi Ortaklığı. Putin’in “anti kutbu” ise, “Kuzey Kore’ye saman ihracatını” içermektedir.  
 
Aynı durum, bilimsel alanda da geçerlidir demektedir Yakovenko. 21. yüzyıl için anahtar olan bilimsel alana Rusya hiç bir zaman giremeyecektir. 
 
Rusya bunlar yerine Aziz Vladimir’in bin yılı ve İkinci Dünya Savaşı Zaferi’nin 70.yılı ve geçmişin araçları olan “öldürücü silahlar;roketler,bombalar ve tanklar” a odaklanmayı sürdürmüştür. Blog yazarına göre bu bağımlılık Putin’in zamandan ve tarihsel süreçlerden korkusunu yansıtmaktadır, Putin coğrafyaya bel bağlayarak mezkur süreci durdurmayı ümit etmektedir.   
 
“Zaman, Putin’in kişisel düşmanıdır”  ve bu durum kendisinin niçin tamamen yaşlanmadan kaynaklanan doğal işaretleri gizleme konusunda son derece gayret gösterdiğinin ve Botoks kullandığının izahıdır. Putin’in yeni yıl açıklaması gerçekten korkunçtu:o yeni fikirleri olmayan karton bir figür gibiydi. İri kar taneleri onu geçmişe götürüyordu. Yaşayan bir insan üzerinde söz konusu kar taneleri erir idi, fakat Putin’in üzerine düştüklerinde erimiyorlardı.     
 
Yılın ana siyasi olayı, Putin rejiminin nispeten barışçıl yollarla görevden uzaklaşması bakımından, iyimserlerin bel bağladığı belirli-belirsiz ihtimalleri sıfıra düşüren Boris Nemtsov’un katledilmesiydi, Yakovenko, bu rejimin kansız bir şekilde değişmeyeceğine işaret etmektedir.  
 
Çağdaş tarihi süreçlerin dokusu, çağdaş dünyayı yeknesak, bağlantılı ve tahmin edilebilir kılan hukuk ve ahlak kuralları ile örülmüştür. Ancak Putin rejimi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları’nın icra edilmeyeceğini (uyulmayacağını) hükmeden bir kanunu kabul etmek suretiyle kendisini bu yapının dışına çıkarmıştır”. 
 
Ve “ yılınn ana kültürel olayı”, edebiyat dalında, “Rus dili ve Rus Külütürü’nün sadece bir devlet olarak Rusya ile bağının kopması değil, bağlantılı olduğu her şey ile, şu andaki Rus toplumu ile de bağının nihai olarak kopmasını sembolize eden” Svetlana Aleksiyevich’e  Nobel Ödülü tevcih edilmesidir.  
 
“Mikhalkov,Kobzon ve Medinsky Putin Rusya’sının çağdaş kültür sembolleri olarak” tezahür eder iken,“bir Ukrayna-Beyaz Rus yazarı” böylelikle “çağdaş Rus külütürünün sembolü” olarak tezahür etmektedir diyor Yakovenko.   
 
Diğer ülkeleri işgal ederek Putin’in Rusya’sı sadece diğer ülkelerin tarihsel sürecinden çıkmadı, aynı zamanda neredeyse tamamen tahmin edilemez hale geldi. Ve ilave olarak bu sebeple, ilkelliğini devam ettirecek ve hiç bir zaman 21.yüzyıla girmeyecek, en azından Putin Rejimi ayakta olduğu sürece. 
 
Neticeten, Yakovenko şu sonuca ulaşmaktadır; yıl boyunca Rusya’nın tek bir görevi vardır: Rusya’yı “gezegendeki ana öcü” durumuna dönüştüren Kremlindeki “kanlı hortlakların” iktidarına son vermek. Şu anda bu ihtimal mevcuttur, çünkü bu hortlaklar kendi sonlarını hızlandırmak için bizatihi kendileri ellerinden gelen her şeyi yapmaktadırlar. 
 
 
 
 
Çeviri: Dr. Karden Murat
 
Cherkessia.net, 17 Eylül 2016
 
 
***
 
Putin's Russia Will Never Enter the 21st Century, Yakovenko Says
 
Paul Goble, Staunton, January 3
 
Georgy Satarov suggested that Russia has not yet entered the 21st century and won’t do so in 2016. (Seewindowoneurasia2.blogspot.com/2015/12/20th-century-hasnt-ended-yet-for-russia.html). Now, Igor Yakovenko argues that “the 21st century will never come for Russia” (igoryakovenko.blogspot.ru/2016/01/2015-vs.html#more).
 
Satarov’s argument, the Russian blogger and former head of the Union of Russian Journalists says, is based on the concept of “delayed development,” the notion that “all countries are running a marathon in one direction but at different speeds and will pass similar markers: the 19th century, then the 20th, and now the 21st.”
 
But, Yakovenko asks, “in what century is North Korea at the present time?” And ISIS? And Somalia and Afghanistan? “Are they also waiting for a 21st century brand of Santa Claus?” Clearly not, and “one of the important results of 2015” is that Vladimir Putin has imposed a course on Russia that more closely resembles theirs than the rest of the world.
 
In the past year, he writes, “Putin designated the circle of those countries and regimes socially close to Russia: Asad’s regime, Iran, Hezbollah, and North Korea, along with the Islamic State.” And he points out those are all the allies Russia has: at present, “there aren’t any more.”
 
Throughout 2015, “Russian propaganda attempted to present Putin as the chief opponent of the world hegemony of the US and a battler for a multi-polar world.” The American “’pole’” is “the anti-terrorist coalition in which all of Europe, Australia, Canada and a total of more than 60 countries are a part.”
 
“Putin’s ‘anti-pole’ is Asad, the Guardians of the Islamic Revolution and Hezbollah. In economics, the US is creating a new ‘pole’: the Trans-Pacific Partnereship which includes Australia, New Zealand, Japan, Singapore, South Korea and others who make up 40 percent of th world’s GDP. The Putin ‘anti-pole’ involves exporting hay to North Korea.”
 
The same pattern holds in science as well, Yakovenko says. That forms a key aspect of the 21st century “into which Russia will never enter.”
 
Instead, Russia remained focused on the events of the past, the millennium of St. Vladimir and the 70th anniversary of victory in World War II, and on the tools of the past, “the weapons of death: rockets, bombs and tanks.” This dependence, the blogger says, reflects Putin’s fear of time and of the historical process, one he hopes to stop by relying on geography.
 
“Time is Putin’s personal enemy,” and that is why he works so hard to high the completely natural signs of aging and uses Botox. His new year’s address was truly horrific: he was a cardboard figure with no new ideas. The snowflakes fell past him. On a living human being, they would have melted, but not on Putin.
 
“The main political event of the year – the murder of Boris Nemtsov – reduced to zero the shadowy chances for a relatively peaceful deconstruction of the Putin regime that the optimists had put their faith in. This regime will not go away without blood,” Yakovenko points out.
 
He continues: “In the fabric of the contemporary historical process are woven the norms of law and morality which made the contemporary world united, connected and predictable. [But] the Putin regime has broken itself out of this fabric” by passing a law saying it won’t fulfill the decisions of the European Court of Human Rights
 
And “the chief cultural event of the year,” the awarding of the Nobel Prize in literature to Svetlana Aleksiyevich “symbolized the final break of the Russian language and Russian culture from all that is connected not only with Russia as a state but also with present-day Russian society.”
 
''A Ukrainian-Belarusian writer” has thus emerged as “the symbol of contemporary Russian culture,” while “Mikhalkov, Kobzon and Medinsky [remain] as symbols of the contemporary culture of Putin’s Russia,” Yakovenko argues.
 
By its invasion of other countries, Putin’s Russia not only has exited from the historical process of other countries but became almost completely unpredictable. And for that reason as well, it will remain backward and never enter the 21st century, at least as long as Putin and his regime remain in charge.
 
 Consequently, Yakovenko concludes, Russia has only one task in the year ahead: to end the rule of “the bloody ghouls” in the Kremlin who have transformed Russia into “the main bogeyman on the planet.”  The chance now exists, he says, because the ghouls themselves are doing everything to hasten their own end.
 

Bu haber toplam 2945 defa okundu.


Ahmet Kuban

“Putin, sosyal olarak Rusya’ya yakın olan şu ülkelerden ve rejimlerden oluşan bir döngüyü dizayn etti;Irak-Şam İslam Devleti’nin yanı sıra Esad Rejimi, İran, Hizbullah,ve Kuzey Kore”. demiş yazar. İşiddeki Çeçenlerin Kadirov'dan emir aldıklarını mı ima ediyor?

28 Eylül 2016 Çarşamba Saat 09:41
İrfan Çuhadaroğlu

İyi de Rusya ne kadar kötü ona bakalım. Gökhan Zizigo yazmış. Çok haksız sayılmaz doğrusu.

''Putinin ortadoğu politikası ABD nin ortadoğu politikasından çok daha tutarlı. ABD nin Suriye ve çevre ülkelerinde uyguladığı İslamcı - Amerikancı politikaları insanlıktan çıkmış vahşet sarmalından başka bir şey üretmiyor. Benim durduğum noktadan bakıldığında Rusyanın dış politikası tam da bu gerici sarmala karşı batının kendii öz değerlerini savunan bir çizgiyi temsil ediyor. Bir yanda kendi ülkelerinde seküler islam düşmanı politikalar üreten diğer yandan da ortadoğuya cihatçıları reva gören batıdan ziyade rusyanın politikaları hepyökün tutarlı bir çizgiyi temsil ediyor. ''

19 Eylül 2016 Pazartesi Saat 20:45
Yurdakul Recep

Doğrusu 21 değil Putin'in Rusya'sının 20. Yy'a giremeyecek olması idi :)
Putin ülkenin bütün kaynaklarını 19. Yy imparatorluğu için harcıyor.
Putin'den ne köy olur ne de kasaba. Putin ile SAVAŞ ve YIKIM'dan başka bir şey olmaz!

18 Eylül 2016 Pazar Saat 00:02
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net