

Küresel Çerkes dünyasının ''21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'' gününde çok parlak 5 mesaisi oldu. Hatta bu mesailer bir şey yapmak isteyip yapamayan vasatları da kurtaracak kadar müstesnadır.
Birincisi, Avrupa Parlamentosunda Polonya milletvekili Anna Fotyga'nın öncülük ettiği ''Çerkes Soykırımı'' oturumu yapılmıştır. İsteyenler aşağıdaki linkten oturumun tamamına ve konuşmacı detaylarına ulaşabilir.
https://www.youtube.com/watch?app=desktop&v=11kkP-unL3g&fbclid=IwAR0rYPrnGvwahUVIK1XzTZzUy1z9I_rEsP9SkFI4q0r5hED4rFNVD72p2QQ
İkincisi, İsrail Çerkeslerinin Knesset'e (İsrail parlamentosu) giderek soykırım ve sürgünü anlatmasıdır. (http://www.cherkessia.net/news_detail.php?id=7811)
Üçüncüsü, Nalçik Çerkeslerinin yerel elitlerin saçma işgüzarlıklarına ''vız gelir, tırıs gider'' tavrıyla vakur klasik ritüelleri olan 21 Mayıs yürüyüşünü hem atlı, hem de yaya olarak gerçekleştirmeleridir.
https://www.facebook.com/100063544848130/videos/pcb.438070808321077/1098377231030196
https://www.facebook.com/100063544848130/videos/pcb.438070808321077/2821016634859313
Atına atlayıp anma yerine giden, sokaklardan yerel kıyafetleri ile akarak caddeleri dolduran her Kaberdey sakini ile gurur duyuyorum. Hakeza Karaçay Çerkessk'te öyle.
Dördüncüsü, Çerkes ressam ve heykeltraş büyük Hamid Savkuev'in St. Petersburg Sanat Akademisi'nde 18 Mayıs'ta açtığı ve 1 Haziranda sona erecek muhteşem sergisidir.
Sergide Hamid Savkuev, olağanüstü figürleri ile geçmiş zaman Çerkeslerinin epik ruhlarını adeta aramızda dolaştırıyor.
Bu kadar şahane işleri olan bir Çerkes sanatçının, buram buram Çerkes etnolojisinin manevi kültürü kokan sergilerini dünyanın herhangi bir yerinde açıyor olması bile büyük motivasyondur.
İlgili linkler; https://www.facebook.com/100006046200420/videos/pcb.3144014609143382/3251469035174327
https://www.facebook.com/photo?fbid=10158262985351059&set=pcb.10158262985476059
https://www.facebook.com/pages/%D0%90%D0%BA%D0%B0%D0%B4%D0%B5%D0%BC%D0%B8%D1%8F%20%D0%A5%D1%83%D0%B4%D0%BE%D0%B6%D0%B5%D1%81%D1%82%D0%B2%20St%20Petersburg/125125981027901/
Beşincisi, Maraş Çerkeslerinin geçen yıl Göksun-Fındık köyünde büyükşehir belediyesi işbirliği ile yaptırdıkları ''Çerkes Soykırım Anıtı'' nı öksüz bırakmayarak yerel 21 Mayıs organizasyonunu orada yapmalarıdır.
https://www.facebook.com/KahramanmarasKafkasKulturDernegi/videos/377218361033636
Umarım Maraşlı Çerkeslerin bu güçlü yerel programları diğer yerlere örnek olur.
Parlak organizasyonları geçiyoruz, gelelim vasatlıklara.
İstanbul'un 2.5 milyon kapasiteli en ikonik miting alanına kalabalık istifleyerek Türkiye iç siyasetine seslenmek isteyenler nerede yanlış yaptıklarını kendileri bulsunlar.
Yalnız küçük bir tüyo vermeden geçmeyelim. Sesleneceğinizi düşündüğünüz siyasilere rol çaldırıp, uzaklardan gelen fedakar Çerkeslere siyasi söylev verdirmek için 1.5-2 saatlerini heba ettirmeyin.
Gelecek sene oraya gelenlerin bir kısmını bulmak istiyorsanız tabi. Zira klasik Çerkes sosyolojisi, maruz kalınmış politikacı söylevleri dinlemeyi pek sevmez.
Taksim'de Odakule arkasını sahne kurarak mesken tutan diğer federasyon organizatörlerinin 21 Mayıs programı ise adeta bıkkınlık vericidir.
Her sene aynı teranedir. 19. yüzyıldan kalma şiirler, acındırık söylevler, araya zoraki sloganlar, her yıl toplanan 2-3 bin kişinin gözleri önünde cereyan eder ve dağılınır. 19. yüzyıldan çıkın, bugüne gelin Çerkes soykırımı konusunda mugalatayı bırakıp fiili ne yapıyorsunuz onu söyleyin?
Şimdi burada itiraz edenler olabilir, ''vay efendim onlar ellerinden geleni yapmıştır, insanlarımız ilgi göstermedi'' diyerek. Bunun böyle olmadığını maalesef çoğumuz biliyoruz.
İki federasyonunda Türkiye Çerkes toplumunun kahir ekseriyetinde karşılığı yoktur. Rakamlarla aramız iyi olmalı, kendimizi kandırmak işimize yaramaz. Başka bir yazıda bu konuyu detaylandıralım.
Burada bir parantez açalım, iki federasyonun organizasyonuna duyarlılık gösterip katılan her birey son derece kıymetlidir. Ayrıca iki federasyonda da rutin çalışma alanlarında çalışan, çabalayan değerli, vasıflı Çerkesler mevcuttur. Burada konu edilen şey ''kurumlar'' denilen organizasyonların ilkesel samimiyetsizliği, ulusal vizyonsuzluğu ve kandırmacalarıdır.
''21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'' tarihinin, toplumda oluşmuş olan pozitif duyarlılığını, samimiyetsizlikleri ile sömürmeleridir. Yazımızın öznesi budur.
Peki bu tespitleri kötülük olsun diye mi uyduruyoruz veya dedikodu yapalım hevesinde miyiz?
Olmadığımızı söylüyor ve sorulara geçiyoruz:
Bilindiği gibi 2011 senesinin Mayıs ayında Gürcistan parlamentosu ''Çerkes Soykırım ve Sürgünü''nü tanımış Anaklia'da ''Çerkes soykırım'' anıtı açmıştır. Tiflis' in göbeğinde "Çerkes Kültür Merkezi" açmış, onlarca uluslararası, bilimsel toplantı bu merkezde yapılmıştır. Yetmemiş, isteyen her Çerkes'e Gürcistan vatandaşlığı vermiştir. Peki o dönem KAFFED ne yapmıştır?
Gürcistan'ı Çerkes soykırımını tanıdığı için zehir zemberek bir yazı yazarak adeta paylamıştır. Evet yanlış duymadınız, paylamıştır. İsteyenler KAFFED web sitesinin arşivlerinde bulabilir.
Abhazya sembolizması üzerinden Türkiye Çerkeslerini adeta rehin almak isteyen KAFFED şimdi değişmiş midir. Hayır.
Geçtiğimiz aylarda Türkiye'yi ziyaret eden Gürcistan başbakanına ''toprak bütünlüğü'' vurgusu yapıldı diyerek, protesto yazıları döşeyen şimdiki KAFFED yönetiminden başkası değildir.
https://www.facebook.com/KaffedH/photos/a.109063253833097/562814995124585/
Aradan geçen 11 senede KAFFED zihniyeti Çerkes soykırımını tanıyan Dünya'da tek ülke olan Gürcistan konusunda zerre değişmemiştir.
Peki o halde neden Çerkesleri büyük alanlarda toplamaya çalışarak ''soykırım'' nutukları veriyorsunuz? Bu aldatmacayı neden yapıyorsunuz?
Çerkes Soykırımını tanıyan BM üyesi bir komşu ülkeyi itibarsızlaştırmaya çalışanlar, nasıl oluyor da hala meydanlarda Çerkes soykırımından bahsedebiliyor?
ÇERFED ise bir kaç yıl evvel TBBM ye Çerkes Soykırımını tanıma başvurusu yaptığını söylemiş, TBMM başkanıyla çarşaf çarşaf fotolar çekip yayınlamış ancak verdiklerini söyledikleri ''Çerkes soykırımı'' başvuru metnini gören olmamıştır. Zira yayınlamamışlardır. İlginç olan, kerelerce sosyal medyada neden yayınlanmadığı konusu gündeme geldiği halde sonuç yine ıssızlıktır.
İroni değil de nedir, Türkiye Çerkesleri yaşadıkları ülkenin parlamentosuna sunulduğu söylenen metni görmemiş-okumamışlardır.
Türkiye'de faaliyet gösteren iki federasyonda Çerkes sorununu tanımlamamış, Çerkes ulusal meselesi konusunda yol ve yöntemi olmayan maalesef amaçsız-eklektik yapılardır.
Ayrıca bu bilgi saklı falan değil kendi tüzüklerinde vardır, erişime açıktır, her merak eden girip okuyabilir. Değişerek, dönüşerek Çerkes halkının hizmetine girerlerse ne âlâ yoksa bu vaziyetleriyle işleri zor.
Hasılı, küresel Çerkes dünyasının parlak girişimleri nerede yapılırsa yapılsın bir Çerkes olarak ruhumu kanatlandırıyor.
Vasatlar birincileri takip etsinler, o zaman Çerkes'e Çerkes propagandası yapmaya gerek kalmadan 21 Mayıslarda meydanlar kendiliğinden nasıl doluyor, yaşayan görür.
Bazen Çerkes kimliğim kazara özgüven sorunu yaşadığında Çerkes dünyasının sahiden vasıflı-parlak insanlarına, yaptıkları işlere bakıyorum ve bu duygum hemen geçiyor.
Onlara tutunuyor, onları takip ediyor, onlarla gurur duyuyorum.
Dünya'nın onlarca farklı ülkesine dağılmış Çerkeslerin kırık yerlerini umutla yeşerten bu insanlara selam olsun!
Nurhan hanım yargı dağıtmışsınız ama Antalya derneği de yerelde program yaptı. Gözünüzden kaçtıysa...
06 Haziran 2022 Pazartesi Saat 12:53Nurhan hanım kesinlikle katılıyorum. Sizin bilgi donanımınıza yorumlama kabiliyetinize kültür birikiminize saygı duyuyorum. tebrikler.
05 Haziran 2022 Pazar Saat 00:57Sen harikasın saygıdeğer Nurhan kardeşim.
04 Haziran 2022 Cumartesi Saat 01:54