

O bir sahtekar değildi
Sadece zaman istiyordu
Kılıçların mı
Kalemlerin mi
Efendisi olacağına
Karar verebilmek için
Kimi öfke nöbetlerinde
Yitiyordu ruhu
Kimi uslu bir çocuk gibi sessiz
Alınlıklara sade
Kalkanları mı
Kitapları mı
Koyacağına
Karar veremiyordu
Savaş savaştır
Her tür yöntem içerir savaş
Ama o kitabı
Alırsa alınlığına
Savaşmanın
Sıvışmak olacağına dair
Kötü bir yalana tutsaktı
Oysa
Savaşın cephesi olmazdı
Oysa
Yaşamın içinde
Her şey
Savaşla içiçeydi
Ne kimseye
Yaranmaktı dileği
Ne kimsenin
Elinden elinden tutup
Kakmaktı başlarına
Savaşçıydı yüreği
Tekmil yürek olurdu
Dövüşürken
Yalnızlığa düşmüştü
Yalnız bir kurt gibi
Uzak diyarlarda
Geziyordu
Gösterişsiz bir makamdı
Yüreğinin durduğu nokta
Ancak karar veremiyordu
Az ya da güçsüz olmak
Önemli değildi onca
O her daim tamdı
Eksik değildi
En küçük hücresine kadar
Güveniyordu kendine
“Eşek yemiş bir kurt gibi”
Atılmaya hazırdı risklere
Fakat yiğit şövalye
Çabuk gel kendine
Çocukluk ön yargılarını
Bırakıp orta yere
Her savaş kızgınlık değil
Kaba güç, çıkar yol
Hiç değil
Azim ve bilgelikten
Akıl ve bilimden
Doğru bir yöntem çıkar
Amaçsız savaş
Olmadığı gibi
Savaşsız yaşam olmaz
Ama yiğit şövalye ama
Giy görünmez pelerinini
Uzaklara giderken
Ve taşırken yüreği
Kan ve iz değil
Mantık yolunda taşıyacaksın
Gösterişten uzak bu şövalye
Abartma ve böbürlenmelerden uzak
Ne istediğini bilerek
Hangi yolu kendine seçtiğini
Kimi rahvan kimi tırıs
Kimi dörtnal
Nerede ne yapması
Gerektiğini değerlendirerek
Tüm riskleriyle
Girecek girmeli savaş meydanlarına…
