

I
Sürgünle gelen
Dedem Hüseyin'in
Nüfus kaydı
Mustafa oğlu
Hava'dan oldu
Bin sekiz yüz kırk dokuz
Çerkezistan doğumlu
Demek indiğinde
Trabzon'da limana
Büyücek bir çocuktu
Kim bilir?
Hangi fırtına hangi boradan
Herkes bilir
Arta kalan....
II
Kimi kaybetti
En yakınındakini
Neler yaşadı
Ne acılar çekti
Kim söyleyebilir ki
Yüz binlerce insanın
Aç hasta çıplak
Ölümle yüzleştikleri
Altalta üstüste geldikleri
Kötü koşullu teknelerle
Turistik seyahate çıktıklarını!!!
Kim söyleyebilir ki
Çerkezistan diye
Bir ülke yoktu diye!
Olmayan bir ülkeden
mi geldi
Çerkes halkı acaba?
Sınırları olmayan ve hayali!
III
Onun için çok kez ben de
Hep geriye geriye dönüp
Geldim bugünlere
Ne zaman eskiye gitsem
Atalarla karşılaşma
Ne zaman geçmişe gitsem
Torunlarla buluşma
Bazen bakıyorum da
Oğullarıma
Gözleri deli fişek
Görüyorum dedelerini
Boşuna değil...
IV
Kişi kendini
Kısıtlamamalı
Ne mekan
Ne zamanla
Detaylar önemli amma
Yakalamalı büyük resmi
Ve kendini kompozisyonda
Hiç bir şeyde kaybolmadan
Resmin salt kendinden
İbaret olduğunu sanmadan!
Bütünde/ parça da
Görülmeye değer!
V
Güncel çizgiye koyarak
Pergelin sivri ucunu
Çizerken çevresinde daire
Anlamalı benlikle aile
Ulusla insanlık
Uygarlıkla evren arasında ki
Kopmaz bağları
Ve unutmadan
Kendin olmayı
Görmelisin senden saklanan
Tüm detayları.
VI
Kimi bu yolda
Karmaşa gördü
Kimi engebeyi
Göz ardı etti
Kaçmadan ifrat ve tefrite
Sağduyulu yoldan şaşmamalı
Geçmişini tanımayan
Bulamaz geleceğini
Ve geçmişinde
Yolunu kaybedense
Hiç bulamayacak
En doğru en güzel olanı!
