Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Huşt Semih Akgün
Kendine Özel
16 Aralık 2016 Cuma Saat 10:40

"Hiç kimse üstün değildir, hiç kimse aşağı da değildir, fakat kimse eşitte değildir. İnsanlar yalnızca eşsizdirler, karşılaştırılamazlar. Sen sensin, ben benim. Ben potansiyelimi hayata vermek zorundayım; sen de potansiyelini hayata vermek zorundasın. Ben kendi varoluşumu keşfetmek zorundayım, sen de kendi varoluşunu keşfetmek zorundasın..!"                                     Osho


Eski Türkçe’de; “Nev’i şahsına münhasır” diye bir deyiş vardı…

Günümüz Türkçe’sine, “Kendine özgü” diyerek de çevirebiliriz bu deyişi..

Eskiden nitelikleriyle, varlığıyla bir değer ifade eden ve içinde bulunduğu toplumun önüne çıkmayı farklılıklarıyla başarabilmiş olanlara atfen söylenirdi.

Halen de bazı kesimler tarafından söylenmektedir. 

                                               ***

Kişi kendini “özel” hissetmeli yaşamında.

Yanında veya karşısında olandan farklı ve özgün. 

İnsanlar benzeşseler de birçok yönleriyle birbirlerine…

İnsanlığa ve uygarlığa yaptığı kendince bir katkı olmalı kişinin.

Ve o katkı, ayırmalı kişiyi diğerlerinden. 

                                                 *** 

Bunu kim istemez.

Saklanmak, izini kaybettirmek isteyen belki. 

Kimi önemsemez kendini, farklı  olarak görülmediğinden hiçbir zaman…

Adam yerine koyulmadığından.

O da kendini görünmez kılmayı  yeğler. 

Belki kendi özünde barışı kuramamış olanda… 

                                                 ***

Kimi ölür, öldüğü  fark edilmez!

Yaşar gider, canlılar arasında…

Kimi yaşar, yaşadığı belli olmaz!!!

Bu misal(*)… 

                                                 ***

II. Meşrutiyet döneminde iki defa Maarif Nezareti (Milli Eğitim Bakanlığı) görevine getirilen Emrullah Efendinin şaka amacıyla söylediği

Şu mektepler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim” sözü, ne çok şeyi anlatır bizlere!

                                                ***

Yaşamın içinde ne değişik formlar vardır.

O formların farkına varmak için; çok zeki olmak, iyi eğitim almak gerekmez…

Detayları görmek için; salt kadın olmak da(**)…

                                                  ***

Canlıdan cansıza, hayvandan insana, düşünceden inanca, her nesne, her olay, her olguda bir renk, bir ton farkı vardır.

Modern-teknoloji çağında, yaşam düzleminde seyrettiğimiz filmler, artık salt siyah/ beyaz da değildir.

Bunların farkına varmak için sadece bireyin algılarının açık olması yeterlidir. 

                                                 ***

İnsanın çeşitli aidiyetleri vardır.

Her biri birer kat elbiseye benzer.

Tek farkı dışarıdan değil, içeriden giyilir.

Ancak buz gibi gerçektir. 

Bireyi birey yapan bu aidiyetleridir.

Ailesi, düşüncesi, yaşam tarzı, ulusu, dili, kültürü, eğitimi, inancı, cinsiyeti, kökenleri, hobileri, tuttuğu takımı, arkadaş çevresi ve tüm değerleri.

-Kim? Sorusuna yanıt veren…

Onu kendi yapan her şey…

Kısaca tüm aidiyetleri.

Kişi kendini ne şekilde, nasıl hissediyor, tanımlıyor ve gösteriyorsa o dur.

Ancak kendini olduğundan farklı, değişik gösterenler ne kadar gerçektirler! 

                                                 ***

Bireyi birey yapan şeylerin farkına varmak, aslında batıda başlayan bir süreç.

Doğu toplumları geç algılamaya başladı bu süreci.

Onun için Reform ve Rönesans hareketleri buralara uğramadı.

Belki onun için, milliyetçilik, sanayi devrimi ve burjuvazi kültürünün erken evrelerini yaşamaya geç bir dönemde mecbur kaldık.

Özelde Çerkes, genelde Kafkas insanı, bir çok Doğu toplumuna göre daha farklı ve bireyci özellikleriyle ön plana çıkmıştır.

Belki çok erken dönemlerde…

Onlar, Ortaçağ ve Yeniçağ boyunca yaşanması gereken, sürü psikolojisi ile yan yana gelmeyi başaramamışlardır.

Ve ancak modern toplumlarda, işbirliği ve bütünlüğe ulaşacak olan süreçlerin bazılarını da bu şekilde kaçırmışlardır…. 

                                                  ***

Her ne ise, yaşanması gereken yaşanır.

Şiirlerimden aldığım ilham süregeliyor.

Bu kadar şiir yeni yazılmıyor.

Buyurun bir başka şiirime.

Hiç eskimeyen ve eskimeyecek olana! 

-------------------------------------------------------------------------------------

(*) Rahmetli öğretmenim -Çeçenolog/Kafkasolog- Tarık Cemal Kutlu’yu ne zaman dostlar arasında anıyor olsak, ölmüş gitmiş gibi biri değil de, sanki aramızdaymışcasına söz ederiz.

Oysa insanlar arasında yaşadığı sanılan(!) ne kadar da çok, negatif değer hafifliğinde varlığını sürdürenler vardır.

(*) Hani erkekler baktıklarını bütünlük olara görür, incelikleri kaçırırmış. Kadınlarsa inceliklerde kaybolur, bütünlüğü göremezlermiş.

Diline Kültürüne Yabancı

I

Densize bak diyor ki:
“Ekonomik değil
Kullanılmayan dil! ”
O zaman ya kullan
Ya da kes
O dilini kökünden
Zavallıya enerji
Harcıyorsun özünden...

II

Şarkı söylüyorsun lay lay lom
Şarap içiyorsun lıkır lıkır

Boş muhabbetlerini dinletiyorsun
Sabah akşam

İçtiğin sigaran mı ekonomik?
Demlendiğin meyhane köşeleri?
Lüks tüketim mi?
Televizyon karşısında
Seyirlik dizilerin?

III

Biliyorum İngilizce bile demode
Çince, Rusça, Arapça moda

Keşke sende akıl olaydı da
Kendi diline sahip çıkıp
Atalar yurdunla ticarette
İstesen olabilirdin
Zengin bile

Ama sende nerde o akıl
Var olmanın kaba saba
Yabanlığındasın
Günün hay huyuna kaptırmış
Gidiyor küçük sandalın.

IV

Eskiden beri küçük düşünürdün
Kendi beninin sınırlarında
Başlar ve biterdi kimliğin
Sonrası  sonrası yoktu ki!

Yoktur menfaat dünyasının
Öncesi sonrası

Tüm dünyan bundan ibaretti
Taptığında
Yaltaklandığında
Sadece zenginlik ve güçtü…

V

Kendi aidiyetinin
Değilsin farkında bile
Sen bir zavallısın

Şimdi unuttuğun
Dilin
Kültürün
Kimliğin
Seni unutarak
İntikam alacağı
Günü bekliyor!

VI

Sana  “qodığ”
“Yitik” diye lakap verenler
Unutmuşlar seni
Kaybettiklerini
Kim bilebilir
Hangi lağım çukurundasın!

V

Yüreğini kaybettin
Hükümsüzdür
Aklınsa yine
Sonu olmayan
Menfaatlerinde…


Bu yazı toplam 4237 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net