Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Huşt Semih Akgün
Çerkesya Yurtseverliği Eşittir Çerkes Milliyetçiliği Değildir
24 Ekim 2015 Cumartesi Saat 12:09

Çerkesya yurtseverliği ideolojik adlandırma olarak kullanıldığından beri var olan bir tartışma bu.

Dikkat ederseniz Çerkes Yurtseverliği değil, Çerkesya Yurtseverliği’dir adlandırma.

Bir ulus adı üzerinden değil, bir tarihi-politik toprak parçası üzerinden.

O toprak parçası Çerkesya ve ülkenin en eski sahipleri Çerkes/ Adığe ulusu.

MÖ. III.yy.’dan beri Siraklar’ın memleketi denen memleket Sirakese şu şekilde adlarla da anılageldi; Çerakese/ Şerakese/ Surkasut/ Cercetos/ Kerketya/ Zikhya/ Cikheti/ Kasogya/ Çerkezistan / Cherkessia/ Circassia/ Çerkesya.

Kendilerine verdikleri ad ile Adığeler ve ülke adlandırmaları Adığexeku.

Çerkesler kendilerine ait olan bu ülkeyi sevdiler, hem çok sevdiler.

Öyle sevdiler ki kendi ön-ulus halini tamamladıklarından çok öncelerinden beri burada yaşıyorlardı.

Güncel veri olarak, bugüne kadar çıkan antik DNA'lara göre Çerkesler'in ataları, minimum 5.300 yıldan önce burada yaşıyorlardı.

Başka antik DNA verileri bekleniyor olduğu için, tam tarih vermek ne kadar doğru olur? 

Fakat Çerkesler’in atalarının bölgeye gelişlerinin tarihi günümüzden 8 ila 10 bin yıl öncesine kadar gittiği tahmin edilmekte. Yani Buz çağının sonlarını izleyen yüzyıllara. 

Yeryüzü halklarının farklı karakteristikleri vardır. Çerkesler’in karaktersitiğine damgasını vuran da konuk severlikti.

Bunun mutlaka geno-coğrafik bir açıklaması vardır.

Zira Kafkasya sert doğasıyla pek konuksever bir yer değildir.

Çerkesler, Kafkasya’nın merkezinde ki yüce dağların yamaçlarından kuzeybatı yönüne doğru yayılmışlardı. 

Bölge dağlardaki buzulların erimesiyle oluşmuş verimli çok sayıda ova ve vadiyi içermekte ve Karadeniz kıyılarına doğru inmekteydi.

Takdir edin ki; bu güzel ve kaynakları bol-çeşitte ülkenin konuğu da çok olmuştu.

Üstelik kimileri davetsiz idiler.

***

Abhaz ülkesi de bu bünyenin içinden çıkmıştı. 

Kardeş Abhaz ülkesi halkı, bugünkü bilimsel, tarihsel, toplumsal, kültürel her veriyle desteklenmektedir ki Çerkesler’in ve Çerkesya’nın bağrından kopmuş ve GB. Kafkasyalı bazı halklar ile karışarak yeni ve benzersiz bir etno-sentez oluşturmuştur.

Geniş bir coğrafyada üstelik engebeli ve izole yaşayan topluluklarda bilindiği gibi konuşulan dilde birkaç yüzyılda farklılaşıveriyordu.

Çerkeslik/ Adığağe, tıpkı Rusluk, Türklük, Araplık, Farslık, Ermenilik, Yahudilik gibi marka değeri taşıyan bir oluşumdu.

Nasıl İslam ile cilalanan ve yükselen değer haline dönüşen Araplık ve sonradan Türklük, ulusal birer değer olarak ortaya çıktıysa, nasıl Zerdüşt okuluyla ateşperest ruhbanlar aracılığıyla Perslik/ Farslık/ İranlılık bilinci oluştuysa, nasıl Doğu hıristiyanlığı bayraktarlığı ile Hay/ Ermenilik parladıysa, Çerkesler arasında Xabze bilinci Kafkasya’da ulusal bir yükselişin lokomotifi oldu.

Çerkeslik bilincinin temeli Xabze idi. Çerkes ruhuna can veren o ruh, Abhazlar’ın da değerlerinin temeli oldu.

Çerkesliği sadece bir K.B.Kafkas bölgesi içine hapsetmeyerek, kısmen Kafkasya’nın doğu ve güney yönlerine doğru taşıyan da Xabze olmuştur.



Çerkesler bu konuksever insanlar, kendi ülkelerine farklı sebeplerle değişik zamanlarda konuk kabul ettiler. Grek ticaret kolonileri, Yahudiler, destekçi Osmanlı birlikleri ve onlarla bağlantılı Türk-Tatar kabileleri, Ermeniler vb.

Çerkesler konuksever olduğu gibi kendi ülkelerine sahiplenme duyguları çok güçlüydü. 

Ülkeleri için ele geçirme emelli her saldırıya karşı korkunç yanıtlar verdiler.

Ve Çerkesya tarih boyunca verilen mücadelelerle adeta savunma amaçlı bir savaş aygıtına dönüşmüştü. 

Bu güzel ve verimli ülkeyi elde tutabilmek için başka çaresi yoktu halkın.

Düşünün Ruslar’ın saldırgan tutumu, Rusya’nın doğduğu yüzyıllardan beri yani bin yıldır sürüyor. Mistislav ile Reded’in ordularının karşılaşmasının ardından koca bir bin yıl geçmiş. Bakınız > http://cherkessia.net/makale_detay.php?id=3170

Bu yazımızın konusu Ruslar tarafından Çerkesya’nın işgali ve Çerkes halkının soykırıma uğratılması değil. Ne olduysa oldu. Bugünlere gelindi.

Artık Çerkesya parçalanmış halde, Rusya Federasyonunun birkaç bölgesinden biri. Krasnodar ve Stavropol eyaletleri ile Adığey, Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar cumhuriyetlerine bölünmüş durumda.

Oysa Çerkesler tek ve özgür bir ülke hayal ediyor. Ve er-geç bu hayalin gerçekleşeceğini düşünüyorlar. İster barış isteklerine yanıt bularak Rusya içinde, ister bağımsız.

Ve anayurtlarında yaşayan Çerkesler bugün bu geniş coğrafyada Kozaklar, Abazalar, Karaçay-Balkar-Nogaylar, Ruslar, Ukraynalılar, Ermeniler, Yahudiler, vb birçok halkla beraber yaşıyorlar. İlerde gerçekleşmesini umdukları özgür Çerkesya’da, bu durumu bir zenginlik olarak algılıyorlar.

Çerkesya Yurtseverliği ekolü; Çerkesya politik-tarihi coğrafyası üzerinde yaşayan bütün halklardan insanların, eşitlik, kardeşlik ve özgürlük temelinde bir arada yaşamalarını hedefleyen bir ideolojidir.

Çerkesya yurtseverliği; Çerkes Millliyetçilerinin desteğini almış olabilir, fakat dar anlamda milliyetçiliği ve hele kabile milliyetçiliğini kesinlikle kabul etmez. Yani Çerkesya Yurtseverliği eşittir Çerkes Milliyetçiliği demek değildir.

Çerkesya Yurtseverliği; Şapsığ, Kabardey, Vıbıh, Bjeduğ, Besleney vd.nin milliyetçiliği de değildir. 

Kabilecilik Çerkesya ve halklarına zarardan başka bir şey getirmeyecek gericiliktir.

Çerkesya yurtseverliği; Çerkes’le birlikte, hem Abaza’yı, Karaçay-Balkar’ı, Nogay’ı, hem hıristiyan Kozak’ı, Ukraynalı’yı, Rus’u, Ermeni’yi, Rum’u, Türk’ü, Yahudi’yi, hem de Çerkesya’da yaşamak arzusunda olan, bu güzel ülke için çalışmak, değer üretmek isteyen tüm dünya insanlarının ülkesinin yurtseverliğidir.

Çerkesya, hepimize yetecek genişlikte, verimliliği hepimize kazandıracak bir ülkedir.

Çerkesya yurtseverliği; çağdaş, demokratik, eşitlikçi, barışçı ve Çerkesya halklarının (işgal sonrası yerleşmiş  olanlar da içinde) tümünü kapsayacak bir ülke hayal eder.

Çerkesya yurtseverliği, aynı zamanda Kafkasya yurtseverliğidir. Çerkesya yurtseveri aynı zamanda Kafkasya yurtseveridir de.

Yurtseverler Kafkasya ve çevresinde AB. Benzeri, sınırların sembolik hale dönüştüğü ve açık-özgürlükçü geniş bir bölge de hayal eder.

Komşularıyla dostluk, kardeşlik ve işbirliğini kurma idealine sıkı sıkıya bağlıdır. 

Bölgede barış kurulamaz ise ülkesi içinde de barışın tesis olunamayacağını bilir.

Çerkesya yurtseverliği; soykırımla ve sürgün ile yurdunu yitirmiş insanların torunlarının (yurtdışında yaşayan diasporik grupların) yeniden anayurtlarına geri dönüşünü savunur, fakat Çerkesler dışında ki tüm toplumların -hatta soykırım ile yerleştirilmiş olanlar da dahil- onların hak/ hukuklarını savunmak, bu ülkede yaşamak arzularını desteklemek ve ülke yaşamına politik bir renk katmak ve ekonomisine can vermelerinin yolunu açmak durumundadır.

Özetle; Çerkesler’in yolu, kendilerini yalnız bıraktıracak, kendi içine kapatacak, açmazlara sürükleyecek gericilik ve fanatizm değil, çağdaş yüze, ilerici içeriğe sahip, barışçıl, demokratik dünya ile entegre, empatik, sempatik, ufuklu ve geniş bir vizyona sahip yurtseverlik yoludur.

Her Çerkes, doğal olarak Çerkesya yurtseveridir, başka bir ülkede yaşıyor olmak bunu değiştirmez. Bir gün oraya dönülüp dönülmeyeceği de bu gerçeği değiştirmez.

Aynı durumu Çerkesya’nın yerli halkları olarak diasporadaki Abaza, Nogay, Karaçay-Balkar kardeşlerimizden beklemek durumundayız. 

Sonuçta Çerkesya kurulacaksa bütün bileşenleri ile birlikte kurulacaktır.

Unutmayın! Bir şeyi istemek, umut etmek, o şeyi elde etmenin yarısıdır. Yani önce yürekler birleşecek, bütünleşecek!

Selam ile!



Bu yazı toplam 6091 defa okundu.





Mahir Tunalı

Aramızda çok mankurt var kıymetli Semih.
Mankurt, hafızasını ve aklını yitirmiş olduğu için aidiyetini ve haysiyetini de kaybetmiştir. Çünkü hafıza ile aidiyet, akıl ile de haysiyet arasında doğrudan bir bağlantı vardır.
Hafızası silinen artık geriye dönemez, ait olduğu yerleri hatırlayamaz, aklını kaybeden de nerede duracağını bilemez.
Bu insanlara ne desen boş, mankurtlaşmış insanlar sağduyusunu, aklını, vicdanını kaybetmiştir.
Şu an genelde Çerkes halkının, özelde de aydınları, ilim adamları, siyasetçileri, din adamlarının çoğu mankurtlaştırılmış durumda.
Yani aidiyet ve haysiyetlerini kaybetmişler.
Bunca gaflet, delalet ve ihanetin rahatlıkla yapılabiliyor olmasının asıl sebebi bu.
Çünkü mankurtlar istese bile aidiyet ve haysiyet sahibi olamazlar.
Onlardan bunu beklemek boşunadır.
Çünkü en önemli insani vasıflarını; hafıza ve akıllarını yitirmişlerdir.
Keşke yurtsever hadi olmadı milliyetçi olsaydılar gam yemezdim.

27 Ekim 2015 Salı Saat 13:50
Meşitl Yakup

Sistemin milliyetçilik üzerine dizayn edildiği ve uygulandığı, Türkçülüğün dibine kadar yaşandığı bu ulke de nice ulusların asimile edildiği ( Halkımız dahil ) bu coğrafya da Çerkes'lere ''Yurdunuzu ( ÇERKESYA ) seveceksiniz ama milliyetinizi sevmeyeceksiniz. '' demenin mantığını çözemedim.
Ben + Çerkes milliyetçisiyim.

26 Ekim 2015 Pazartesi Saat 13:32
hapi cevdet yıldız

Değerli Semih kardeşim,
Duygu yüklü bu güzel yazınızı okudum. Yazınız güzel ama günümüz gerçekleri farklı. Siz de üstü kapalı bunu kabul ediyorsunuz: 1864 soykırım ve sürgünü sonucu Çerkesya coğrafyasının parçalandığını belirtiyorsunuz.
Ancak eksik yan var, onu da belirtmek gerek. Krasnodar Kray'ın Kuban Irmağı güneyinde kalan kesimi (Bağımsız Çerkesya) ve Maykop kenti batısı ve Karadeniz kıyıları etnik temizliğe uğramış. Nüfusunun dörtte biri Çerkes kalmış Adıge Cumhuriyeti'ni çıkarın geride nüfus olarak ne kalıyor?

Çerkesya'yı Rus nüfusa mı kurduracağız. Bizim öne süreceğimiz tezler milyonları bulan Rus nüfus tarafından benimsenebilir mi?
Krasnodar Kazakları, bunlar büyük çapta Ruslaşmış ve Ortodokslaşmış Ukraynalı Pagan bir köke dayanıyor. Bunların içinde Kazak Devleti kurmayı savunan bir kesimin bulunduğu söyleniyor. Ancak değerli bir Rus tarihçi Kazak örgütlenmesini yeniden oluşturmanın alt yapısının kalmadığını açıklamış.

Bir Kazak Devleti kurulsa bile Çerkes gücü diğer Kafkaslı topluluklarca (Gürcü, Çeçen, vs) desteklenmedikçe, bir Kazak-Kafkaslı dengesi kurulabilir mi?

Gerçeği bilelim, 100 bin üzeri bir Çerkes nüfus 5 milyon üzeri bir Rus/Kazak nüfus ile denge kurabilir mi? 5 milyon Krasnodar Kraylı Rus nüfusu arkasında 120 milyon ana Rus nüfus var.
Bu gerçekleri unutmayalım derim.

1917 Sovyet devrimi sonucu, bir şans olarak elde edilen Adıge ve Karaçay-Çerkes özerklilerine karşı kuşku uyandıracak söz ve davranışlardan kaçınmalıyız. 1945'te bir özerkliği, Şapsığe'yi yitirdik, şimdi de elde kalanı, Kabardey-Balkar'ı ve diğerlerini hedef haline getirecek davranışlardan kaçınmamız akılcı olmaz mı?
Rusya Federasyonu dağılacak mı? Bilemem. Böyle şeylere kapılmamalıyız. Her durumda pozisyonumuzu güçlendirmeye bakmalıyız.
Bağımsız Çerkesya ancak çok ileri bir tarihin sorunu olabilir diyorum. Saygılar.

24 Ekim 2015 Cumartesi Saat 19:07
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net