Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Huşt Semih Akgün
Çoğulcu Demokrasi Partisi, Bütün Türkiye'yi Kapsama Alanına Almalıdır-I
14 Ocak 2015 Çarşamba Saat 15:52

Çoğulcu Demokrasi Partisi (ÇDP) tanıtım toplantısı 11 Ocak, Pazar günü Grand Cevahir Otel’de gerçekleştirildi.

Tanıtım Toplantısına ben de davetliydim ve toplantıyı  www.cherkessia.net okuyucuları için izleme fırsatı bulabildim.

Tanıtım toplantısında konuşan  ÇDP Genel Başkanı Kenan Kaplan, Türkiye’deki etnik kimlik sorunlarının ve taleplerinin sadece Kürt etnik kimliğine indirgendiğini ve Çerkesler’in yok sayılmasının kendilerini  partileşmeye yönelttiğini vurguladı.

Kaplan ayrıca; “Demokratik açılım süreçleri Türkiye halklarında ve farklı toplumsal kesimlerde bir hareketlilik ve umut yarattı. Ancak kısa süre sonra anlaşıldı ki; bu süreç Alevi-Sünni, Kürt-Türk ekseninde kurgulanmış bir süreçti ve içinde Çerkesler ve diğer halklar yoktu. Demokratik paketler peş peşe geliyor ancak Aleviler ve Kürtler dışında hiçbir unsur yer almıyor. Çerkesler görmezden geliniyordu. Kürt ve Alevi çalıştayları yapılıyor, Kürtçe televizyonlar açılıyor, Çerkesler ve diğer halklara yine yok muamelesi yapılıyordu. İşte bu gerçeği idrak eden Çerkes halkının bir kısım evlatları bir araya gelerek Çoğulcu Demokrasi Hareketi'ni oluşturdular. Çünkü Çerkes sorunu siyasi bir sorundu. Taleplerimiz de siyasi taleplerdi. Çoğulcu Demokrasi Hareketi bir yıllık çalışma ve istişare süreci sonunda, Çerkeslerin varlık mücadelesinin ancak siyasi bir örgütlenmeyle, tabanın siyasallaştırılarak, kimlik bilinci oluşturulmasıyla hedefine ulaşabileceğini gördü. Çoğulcu Demokrasi Partisi’nin kurulmasına karar verildi ” dedi.

Başkan Kaplan ve diğer konuşmacıların hepsini dikkatle izledim ve toplantının sonunda, soru-yanıt bölümünde bendeniz de bazı sorular yönelttim ve düşüncelerimi açıklama fırsatı buldum.

                                                                                           ***
Öncelikle partinin, Çerkeslere ve tüm Türkiye halkına hayırlı olmasını dilerim. Bu gerek Çerkesler, gerek Türkiye ve gerekse de Kafkasya’nın demokratik güçleri için çok önemli bir kazanımdır. Ama yeterli midir? Tabii ki yeterli değildir.

Her şeyden önemlisi “Herşeyin şerefi ilklere aittir” sözünü anımsatmak ister ve bu işe önayak olanları yürekten kutlarım. Neden?

Eğer bir ülkede demokrasi varsa, o ülke halkını oluşturan bileşenlerin demokratik katılım süreçlerinde bulunması ve temsil edilmesi gerekir.

Türkiye’nin bileşenleri içinde Çerkesler ve Çerkeslere yakın bütün Kafkas halklarının (Abaza, Çeçen, Avar, Oset, Karaçay,  Lezgi, Lak gibi Kuzey Kafkas nüfusu üzerine Gürcü ve Lazların) toplam nüfusu 10 milyonun çok üzerindedir. Bu kabaca ülke nüfusunun % 15’i gibi bir orana denk gelmektedir.

Bu zamana kadar bu ülkede demokratik temsiliyetten payını alamamış büyük bir nüfuskesimi bulunmaktadır.

Biliyorum birileri Çerkes ya da Gürcü kökenli milletvekillerinden, bakanlardan, vs  söz edecekler ama bu aynı anlama gelmiyor.  O türden temsil, bir Çerkes veya Gürcü için sadece biyolojik bir temsil demem yeterli olacaktır.

Zira bu ülkede Kafkasyalı kimliği ile temsil meşruiyetini kabul ettirebilmiş bir tek insan dahi çıkmamıştır. Osmanlı ve ilk BMM dışında tabii. Hiçbir Kafkasyalı milletvekili veya bakan kendi soydaşlarına ve onların yaşadıkları ülke veya cumhuriyetlere yönelik bir politik adım atmamıştır, atamamıştır da.

Bu vekillerin hiçbiri Türkçeden farklı bir dil, kültür ya da  aidiyet için çalışmamış, hatta bunları görmezden gelmiştir. Nitekim konuşmacılardan Başkan Kaplan, Başbakan Davutoğlu ile yapılan görüşmede bir Abhaz kökenli AKP milletvekilini yanında taşımış olmasını eleştirmiştir. “Çünkü o milletvekili hiçbir zaman ait olduğu halka bir şey vermemiş ve sorunlarına hep duyarsız kalmıştır" diye  ekledi.

Çok haklı ve onurlu bir eleştiri.

Fakat haklı olmak yetecek midir?

Genelde konuşmacıların da pekiştirdiği gibi bendeki izlenim, Çoğulcu Demokrasi Partisi (ÇDP)’nin kamuoyunda Çerkes Demokrat partisi gibi algılanmasıdır.

Sanırım kimse Çerkesler için bunu çok görmez, göremez ama görüşüm, kurucuları Çerkes olan bu partinin bir Türkiye partisi, Türkiye çapında taraftar bulacak bir  partiye dönüşmesi için çalışılması isabetli olur. Tıpkı Bulgaristan Müslümanlarının ‘Haklar ve Özgürlükler Partisi’ gibi…

Başarı, doğrular ve gerçekler üzerinde yükselirse anlamlı olur.

Ve Türkiye’de başarılı olan politik deneyim, RF’deki Çerkesler, Osetler, Çeçenler, ya da Gürcistan’daki Laz ve Gürcüler, Bosna-Hersek’deki Boşnaklar, Kosova ve Arnavutluk’taki Arnavutlar için de iyi ve yerinde bir örnek oluşturur. 

Çoğulcu Demokrasi Partisi, bütün Türkiye'yi kapsama alanına almalı, amaç, doğrultu, düşünce ve hedeflerini tam olarak belirlemelidir.

Partinin 38 kurucu üyesi bulunuyor. Bunların içinde sadece Ali İhsan Aksamaz Laz,diğerleri Çerkes...

Oysa ben 38 yerine 500 kurucu üyeli ve üyeleri Türkiye'nin farklı bölge ve kökenlerinden gelen insanlar olmalıydı derdim.

Bu zamana kadar ötekileştirilmiş, diğerileştirilmiş tüm Türkiye renklerinden olmalarını arzulardım. Olmamış.

Her neyse! Bundan sonrası için partinin kapısı farklılıklara aralanmış görünüyor.

Umarım o aralık  kapı, sonuna kadar açılır ve ilkelerde uzlaşılmış olması kaydıyla, her türlü köken ve inanç insanlar da kabul edilir.

Partinin tanıtım toplantısında önümüzdeki Haziran - 2015 seçimlerine Bağımsız adaylar ile gireceklerini söylediler.

% 10 Seçim barajı gözönüne alınırsa bunun çok mantıklı bir strateji olduğu görülür.

Bu durumda kısa vadeli olarak, örneğin 40- 50 bin kadar seçmenin oyunu kazanmak gibi bir hedefe kilitlenmek de akılcı olacaktır şimdilik.

Zaman dar, kadro yetersiz, mali kaynak yok ve parti henüz  seçime hazır değil,40 – 50 bin gibi bir sonuç şimdilik bir başarı olarak da değerlendirilebilir.

Eğer parti, parlamentoya birkaç milletvekili yollayabilirse çok büyük bir adım olur.

Başarı için hem zaman, hem çalışmak gerekir. Doğru zamanda, doğru yerde, doğru insanlarla, doğru adımları atmak hareketi istenilen sonuca yaklaştıracaktır.

Parti ile ilgili yazacaklarım bitmedi, yer dar, başkaca söyleyeceklerimi bir dahaki yazıya bırakmak zorundayım.


                                                                                                                          Devam edecek


Bu yazı toplam 3594 defa okundu.





Gokcen Kilic

Etnik sorun ve taleplerin Kurt halkina "indirgenmesi" elbette ki Kurt halkinin kulturune sahip cikma gelenegidir ve kazanimidir. Burada devletin hadi Kurtlere bir guzellik yapalim diye bir tavri olmadigi asikar. Diger Turkiye halklarinin ve ozelinde Cerkes halkinin kulturleri devlet eliyle ellerinden alinirken ses etmemis olmasi suan yok sayilmasi icin yeterlidir. Dilerim ki bu cabalar Cerkes halkinda bilincin varolabilmesi icin iyi bir isik tutar.

15 Ocak 2015 Perşembe Saat 22:34
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net