

21 Mayıs 1864'te, yani 150 sene önce Çerkes halkını gelip bulmuş soykırım - sürgün felaketi yaşanmasaydı;
Büyük dedem Kube Wumar vasiyeti üzere, öldükten sonra Yalova'da ki o dağ köyünün yol kenarında, bizim "şaw’khate" nin orada gömülmez, muhtemel ki Çerkesya'nın diğer bir dağ köyünde kendi dedesinin yanı başında olurdu.
21 Mayıs olmasaydı,
Kube Arslan Osmanlı mülkünde 4 ayrı cephede 8 sene askerlik yapmazdı. Canını kurtarıp eve döndükten seneler sonra Nenej’ım Latse ‘’ne yaptı ki? Guaş Kadir ondan 2 sene önce döndü, gecikmeden dönemedi diğerleri gibi’’ diyerek çağdaşı nenejlerle sitem yarışına girmezdi.
21 Mayıs olmasaydı,
Bu mülkün sultanlarından II. Abdülhamid’in irade-i seniyesiyle gelip oturduğumuz 250 rakımlı köyümüzün isminin ‘’Tsey hable’’ mi yoksa ‘’Yatefıjhable’’ mi olduğunu hiç tartışmazdık. Onun yerine şimdilerde Hakurnehable kahvesinde Stalin’e karşı çıkan var mıydı, yoksa hepimiz yandaş mı olmuştuk tartışmaları olurdu.
21 Mayıs olmasaydı,
Tarihi Çerkesya sınırının Bzıp ırmağından başlayıp başlamadığı kimsenin umurunda olmaz, Abhazya ülkesine turistik gidiş gelişlerimizde ki panoramik muhabbetlerin konusu olurdu.
21 Mayıs olmasaydı,
Dağıstanın ve Çeçenistanın bir
bölümünün muteber imamı ve gazavat savaşçısı olan Şeyh Şamil’in Çerkeslerin
tarihi kahramanı olmadığını bilirdik en azından. Rus- Çerkes savaşlarının simgesi olan
Tıgujıqo Kızbeç’in siyasete atılmış sonraki kuşaklarının, Çerkesya’ya hangi
ekonomik planı uygularsa refahı
artırabileceğini tartışıyor olurduk belki de.
21 Mayıs olmasaydı,
"Ora" ile "bura" arasında kahredici polemikler olmaz. "Ogruklarda şahaneyiz", "Türkiye de daha güzeliz" atışmaları yerine, ölmeden bir sene önce 2007’de Nobel edebiyat ödülünü alan Kuyeko Nalbiy’i uzak kıtada ki Marquez ile kıyas ederdik.
21 Mayıs olmasaydı,
Her sene soykırım-sürgün
haftasında gündem gereği TV'lere çağrılmazdık. Programın ilk dakikalarına
hevesle başlayan ve ‘’Çerkesler kimdir? Nerede yaşarlar? Yaşadıkları yerlerde
ne isterler? diyerek ekmek - su kadar gerçek sorular soran namuslu moderatörleri, alt
kimlik- üst kimlik-parabol kimlik v.b sözlerle bunaltma başarısı göstermezdik.
21 Mayıs olmasaydı,
İbrahim Yağan, Çeş Ruslan, Khuade Adnan, Açumıj Hilmi vd. Çerkesya aktivisti falan olmaz, gadre uğramaz, çoktan AB ye üye olmuş Çerkesya da müstesna bir hayat sürerlerdi.
21 Mayıs olmasaydı,
Genç Eşine Timur dazlak rus çeteleri tarafından Krasnodar diye bir şehirde dövülüp ölmez, Bjeduğ Kale’ nin en vasıflı gençlerinden biri olarak güzeller güzeli bir ‘’tlepk pşaşe’’ ile evlenip mutlu bir hayat sürerdi.
21 Mayıs olmasaydı,
Çerkes aktivist Tevvoj Beslan tabi ki 150. yıl yas kurdelaları yaptırmaz. Yaptırdıklarına el konmaz, bürokratik Rus oligarşisinin belki de en ironik ekstremistlik şüphesi ile gözaltına alınmazdı.
21 Mayıs olmasaydı,
Valeri Hatujıko yakıcı bir coğrafyada dünyanın en ucube insan hakları davalarına uzman-gözlemci raporları yazıp durmazdı. Uluslararası kuruluşlarda seminer vermesi için aylar öncesinden randevu talep edilen, modern dünyanın tescillediği bir vicdan- fikir fenomeni olurdu.
21 Mayıs olmasaydı,
Cherkessia.net sitesi hiç kurulmazdı bile. Onun yerine bir bulvar portalı açılır, eski kolhozik şarkıların videoları yayınlanıp tiye alınır, Çerkes tınılı New-age müziğin geleceği üzerine multienstrumantalist kibirli müzisyen tartışmaları yapılırdı. Zamanın ruhunu anlamaktan başka tasası olmayan Çerkesya'nın yazar- çizerlerinin entelektüel düelloları hayatımızın dertlerinden olurdu.
21 Mayıs olmasaydı…
Nurhan abla yanlış yazı. Biz hamasete alışığız 21 mayıs haftalarında.
Acı
Soykırım
Sürgün
Ne kara karadeniz
Ağlama
Zırlama
Siyah giyme
Üzüntülü durma
Bazen unutup gülme
Denize çiçek atma
Güneş gözlükleri yarıştırma
.....
.....
Neyse daha yazmıyayım. Kahrolsun bağzı hamasetler. Yaşasın zekanın gücü.
Sizi tanımıyorum ama içimi titrettiniz.Dilinize sağlık.Yaşınızı da bilmiyorum ama kendimin yaşlı olduğunu bilerek cesaretle yazıyorum varol.Asırlar yaşattın birkaç dakikada.Varol.Çerkes gibi güzel çerkes kızı.
23 Mayıs 2014 Cuma Saat 17:3621 mayıs olmasaydı,
yüreği olan kimsenin itiraz edemeyeceği şu yazıyı sende yazmazdın güzel kardeşim kube. :(
