Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kabard  Andzor
Günümüzde "Çerkes Sorununun" tanımı nedir?
22 Temmuz 2013 Pazartesi Saat 23:06

Bu öncelikle Kafkas Savaşları sonucunda nüfusunun çoğu vatanından Osmanlı İmparatorluğuna sürülen halkın yeniden bir araya gelebilmesidir. Çerkes genosidinin Gürcistan tarafından tanınması ve yaklaşan Soçi Olimpiyatları Moskova'nın dikkatini bu konuya çekmeyi başardı. Bu durum ne işe yaradı?

İşte bu konuları "Haftanın konuğu" köşemizde önde gelen Çerkes aktivistlerinden Andzor Kabard ile konuşacağız.

Demis Palandov: Andzor, seninle uzun yıllardır tanışıyoruz ve sizli bizli olmaya gerek olmadığını düşünüyorum.

Andzor Kabard: Tabi elbette.

D. P. : Sen ünlü bir Çerkes aktivistsin. Bugün seninle Çerkes hareketinin durumu hakkında konuşmak istiyorum. 2014 Olimpiyatlarına az bir süre kaldı. Birkaç sene önce yine bu konulardan bahsetmiştik, o günden bugüne ne değişti? Çerkes aktivistleri konuyu Rusya ve dünya gündemine ne kadar taşıyabildi?

A.K. : "Çerkes sorununun" en önemli unsuru vatanından sürülen halkın yeniden biraraya gelmesidir. Bu sorun altı nesildir, yaklaşık 150 senedir yani Çerkeslerin çok büyük bir kısmının Kafkas savaşları neticesinde Osmanlı İmparatorluğuna sürülmesinden beri gündemdedir. Vatanında kalabilen o az nüfus Rusya vatandaşı, sürülenler ise Osmanlı sonrası oluşan devletlerin vatandaşı olmuşlardır.

D.P.: Günümüze gelirsek, mesela Gürcistan'ın Çerkes soykırımını tanıması konusu çok popüler. Çerkes aktivistler bu kararı bir zafer olarak görüyorlar. Gürcistan'da bu tanımanın ardından iktidar değişikliği yaşandı, birkaç sene geçti. Tarihi adaletin yerine gelmesinin yarattığı rahatlama dışında, bu durum Çerkesler için ne değiştirdi?

A.K.: Ben, Çerkes ortamının dışında genosid konusunun fazlaca gündeme taşınmaması gerektiğine inanan azınlığa dahilim. Aslına bakılırsa Çerkes toplumu içinde bu boyle. Genosid gibi kimse tarafından uydurulmamış, gerçekten yaşanmış korkunç bir gerçek bile olsa, halkın kimliğinin bu tarz negatif semboller etrafında oluşturulması perspektifte olumlu sonuçlar doğurmayacaktır. Genosidin sadece Rusya tarafından tanınması Çerkesler için birşeyler ifade edebilir. 20 sene kadar önce Rusya Federasyonu Adalet Bakanı Yuriy Kalmıkov, kendisi DÇB başkanlığıda yapmıştı,konuya 1991 yılında Rusya Federasyonu'nun, Stalin tarafından sürülen halkların genoside uğradığını tanıması sonucu birçok hak elde etmiş olmaları açısından yaklaşmış ama Çerkeslerle ilgili bir sonuca ulaşılamamıştı. Çeçen savaşının başladığı 1994 yılından itibaren geçen yaklaşık 20 sene içinde ise Rusya genelinde Kafkasya fobisi oluşturulmuştur ve Çerkes halkına tanınacak herhangi bir ayrıcalıktan bahsetmek tam bir yanılsama olacaktır. Diğer devletlerin soykırımı tanıması konusuna gelince, elbette bu konunun gündeme gelmesi çok önemliydi. Gürcistan'nın Çerkes soykırımını tanıması Moskova'nın konuya dikkatini çekmeyi başarmıştır. 20 yıl boyunca yapılan bütün girişimler başarısızlıkla sonuçlansa da bu karar çöpe gitmemiştir. Sanırım bu tek gerçek başarıdır.

D.P.: Bende tam olarak bu konudan bahsetmek istiyordum. Çerkes aktivistleri bu konunun yeni bir aşamaya taşınmasıyla Rusya'yı bazı tavizler vermeye zorlamaya özellikle de geri dönüş konusuda adım atmaya zorlayabileceklerini umdular. Bazı Çerkes aktivistler Gürcistan'ın Çerkes soykırımını tanımasının Çerkesler için olumlu bir gelişme olduğunu ve Rusya'nın bu konuda ki politikasını olumlu yönde değiştireceğini söylediler. Gerçekten de değişti mi?

A. K.: Hayır tabi ki değiştirmedi çünkü "Çerkes sorunu" öncelikle ahlaki, etik bir konudur. Rusya'da ise bu tür konular tartışılmaz. Çerkes konusu Moskava'nın dikkatini sadece bir problem teşkil etmeye başlaması noktasına çekmeyi başardı, daha çok değil. Birçok konferans ve yuvarlak masa toplantısı düzenlendi, yine birçok propaganda içerikli makale siparişle basın organlarında ve internet ortamında yayınlandı, çeşitli televizyon programları yapıldı ve yayınlandı; kısacası Rus propaganda makinesi tüm hızıyla yola koyuldu. Hepsinin tek mesajı vardı: Olimpiyatlar bahanesiyle basın yayın organları tarafından gündeme sokulan "Çerkes sorunu" Rusya'ya karşı uydurulmuş bir oyundur. Anlayamadığım nokta, bir halkın tekrar bir araya gelme çabası nasıl olurda Rusya karşıtı bir hareketmiş gibi algılanır.

D. P.: Gürcistan'nın Çerkes soykırımını kabul etmesinin asıl sebebinin Abhaz ve Çerkesler arasına kara kedi sokmak olduğu ve Çerkesleri kendi tarafına çekmeye çalıstığı söylendi. Bugün Abhaz-Çerkes ilişkilerinde gelinen nokta göz önüne alınırsa Gürcistan'ın stratejisinde başarılı olduğu söylenebilir mi?

A.K.: Bana kalırsa Adıge-Abhaz ilişkilerinde günümüzde yaşanan görüş ayrılıklarında Gürcistan faktörü abartılmamalıdır. Bu sorunların kökeni Gürcistan değil Abhaz devletinin politikalarına dayanır. Savaşın ardından geçen 20 yılda da, Abhazya'nın Rusya tarafından tanınmasının üzerinden geçen beş yılda da Abhaz hükümeti net bir Çerkes politikası ortaya koyamamıştır. Abhazya'nın tutumu Çerkeslere güven vermekten uzaktır. Bu durum Çerkes dünyasında hayal kırıklığı yaratmıştır ve yaratmaktadır; bildiğim kadarıyla Çerkes hareketinin Abhazya ile ilgili bir umudu kalmamıştır.

D.P.: En son yaşanan olaylara gelecek olursak yani Avrupa Parlamentosunda ki Çerkes günlerinin Abhaz tarafına geçmesi konusunda ne düşünüyorsun? Yedi senedir dünyanın dört bir tarafından Çerkesleri bir araya toplayan böyle büyük bir organizasyonun Olimpiyatların arifesinde Abhazların tarafına nasıl geçtiği büyük tartışma konusu.

A.K.: Bu konu ile ilgili kesin bir bilgi yok ancak tam da o zamanlarda Nalçik'de Dünya Çerkes Forumu düzenlendi. Aslında bir kongre düzenlenmek istendi ama birileri birşeylerden korkmuş olmalı ki adı forum oldu - Olimpiyatların arifesinde kimse riske girmek istemiyor. Söylentilere göre ki ben bu söylentilerin yalan olduğuna inanmıyorum, Avrupa Parlamentosuna giden bu yol o sırada Çerkesler için bloke edildi.

D.P.: Yani Rus güçleri bir şekilde Avrupa'da ki Çerkes aktivistleri baskı altına almayı başardılar mı?

A.K.: Insanlara istediğini yaptırmanın baskı dışında daha yumuşak yollarıda vardır.

D.P.: Önümüzde ki altı ayda olaylar sence nasıl gelişecek, Çerkes hareketi radikalleşecek mi? Rusya "Çerkes Sorunu" konusunda nasıl bir tavır sergileyecek?

A.K.: Ben hiçbir zaman Çerkes hareketi ve radikal terimleri bağdaştıramadım çünkü Çerkes hareketinin çıkış noktası hep aynıydı ve hiçbir zaman radikalleşmedi - dönüş, halkın kimliğinin,dilinin ve değerlerinin korunması; kendimi bildim bileli sistematik olarak yapılan atalarımızın hatıralarının aşağılanması eylemlerinin önüne geçilmesi. Önümüzde ki kısa sürede neler olabileceğine gelirsek, bence sonbaharda yoğun bir haber bombardımanı yasayacağız. Kimler tarafından nasıl organize edileceğini bilmesem de Moskova, Tiflis ve bu işten çıkarı olan diğer taraflarda bu süreçte baş rol oynayacaktır. Moskova "Çerkes sorununu" olabildiğince karalamaya devam edecek, Çerkesler de ellerinden geldiğince karşı koymaya çalışacaktır. Önümüzde ki altı ayda ben hiçbir pozitif ve yapıcı davranış beklemiyorum. Global Çerkes hareketine değinirsek, hepimizin gördüğü gibi son bir yılda hareketin merkezi, Başbakan Erdoğan zamanında yaşanan politik değişiklikler sayesinde Türkiye'ye kaymıştır. 21 mayısta Kürt partisi de dahil olmak üzere önde gelen Türkiye politik partileri ve Başbakan birer mektupla Çerkeslere seslenmişlerdir. Kürt organizasyonları tarafından yürütülen lobi faaliyetleri ile Türkiye Anayasasının 42. maddesinin iptali gerçekleşirse, Çerkeslerin ülkede ki rolüde radikal olarak değişecektir ve rüzgar Kafkasya'ya ve Rusya'ya kadar da ulaşacaktır.

D. P.: Çerkeslerin Türkiye'de ki rolünün değişeceğini söylerken tam olarak neyi kastediyorsun?

A.K.: Bu, Türkiye'de son 10 yıldır yaşanan iç değişikliklerle ilgili. Birçok kesimin ve hatta Türk askeri elitinin bile hoşnut olmadığı bu gelişmelerden Türkiye başarıyla çıkarsa, nüfus olarak Türklerden ve Kürtlerden sonra üçüncü yoğunluğa Çerkeslerin sahip olduğu unutulmamalıdır. Üçüncü olmak herzaman kötü değildir. Burgonya Yüzyıl savaşları esnasında Plantagenet Hanedanlığı ve Kapetiyenler arasında kendini pek de kötü hissetmemişti.

D.P.: Rusya'nın 2014 Olimpiyatları sonrası politikası hakkında ne düşünüyorsun? Yaygın bir görüş, Rusya'nın Kafkasya sorununu sert bir şekilde çözmek için Olimpiyatların bitmesini beklediği yönünde.

A.K.: Rusya'nın Kafkasya sorununu kaba kuvvetle çözmeye kararlı olduğuna dair birçok veri var elimizde. Mesela Kafkasya'dan asker alımını durdurdular, bahanesi kendilerine ilerde rakip olacakları yetiştirmek istememeleri. Enformasyon ağından da sinyaller var. Devletin propaganda sistemleri Kafkasyalıyı çoktan düşman ilan etti. "Kafkasyalı" ve "düşman" kelimeleri Rusya halkının 5/6 yani 9/10 için eşanlamlı. Bu şartlar altında Rusya'nın Kafkasya'da yapıcı adımlar atması beklenemez. Bu sadece Kafkasya için değil tüm Rusya genelinde geçerlidir: Rusya'nın tüm halklarını, Rusları, Tatarları, Çerkesleri, Çuvaşları, hangi halk olursa olsun, aynı anda tatmin edecek hiçbir olumlu projesi yoktur. Rusya'nın projesi şudur: biz bu kuyudan birşeyler çekiyoruz, bizi rahatsız etmeyin, belki size de bir kısmını veririz. Devletin varlığını devam ettirmek için bu tarz bir ideolojik baz mümkün değildir.

D.P.: Teşekkürler Andzor. Önümüzde çok karanlık bir tablo oluştu ama sanırım hayatın gerçekleri bunlar.

A.K.: Bence tablo o kadar da neşesiz değil. Derler ki, insan tahmin eder, Allah gerçekleştirir. Çerkeslerin, özellikle de Rusya Çerkeslerinin beklentileri birdir. Ancak Suriye konusu, yani 2012 yılında Suriyeli Çerkeslerin vatana dönüşü konusu bu beklentilere son verdi. Gördük ki, Rusya ölüm kalım meselesi bile olsa bize yardım elini uzatmayacak. Bu şekilde Çerkes hareketi 25 yıllık tarihinde bir etapı kapatmış oldu. Ancak ben şahsen Türkiye'de ki gelişmelerden umutluyum. Önümüzde ki beş sene içinde, eski rehavet içindeki yapıya göre çok daha organize, birlik içinde ve yapıcı bir halka döneceğimize inanıyorum. Maalesef Rusya'nın bu gelişmede bir rolü olmayacak çünkü Rusya, Çerkesleri bir kaynak olarak değil bir problem olarak görmeyi tercih etti.

Kaynak : http://www.ekhokavkaza.com/content/article/25051605.html

Çeviren : Çetao Denef

Cherkessia.net
Mıyekuape



Bu yazı toplam 4661 defa okundu.





Blenawo Erkan

Andzor Kabard Çerkes sorunları üzerine epeyce donanımlı görünüyor. Çerkesyadaki yurtseverlerin yazıları site çevirmenleri tarafından Türkçeleştirilebilse mükemmel olurdu. Hem Türkçesi hem Ruscası yayınlansa xekudeki aktivistlerin ilgi göreceğini düşünüyorum.
Çeviri için Denef hanıma teşekkürler.

24 Temmuz 2013 Çarşamba Saat 02:54
Hatko Vural

Doyurucu , aydınlatıcı, bilgilendirici bir röportaj, açık seçik.
Sorular, yanıtlar çok net. Çerkes Pa'osunu yeniden önüne alıp ne, nasılı yapmayı yeniden sorgulamalı.
Kabard Anzor; net yanıtlarına teşekkür ediyorum.
Çetao Denef çevirisi çok güzel, Çerkes halkı unutmaz.

24 Temmuz 2013 Çarşamba Saat 02:13
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net