Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çetao İbrahim
ALFABE SORUNU
03 Ocak 2013 Perşembe Saat 01:00
Henüz çocuk yaştayken köle tacirlerinin eline düşüp Mısır’a satılan ve sonradan eğitimli bir ki-

şi olarak vatanına dönen Bersey Vumar’ın 1853 yılında yapmış olduğu ilk alfabeden bu yana Adığelerin alfabe arayışları  bitmemiş günümüze kadar bu işten anlayan veya anlamayan  kişiler tarafından onlarca alfabe üretilmiştir.

Sovyet devrimi ile birlikte Adığeler tarihlerinde ilk defa yazı diline sahip olmuşlar, Arap ve Latin kökenli alfabelerden sonra 1936 yılından beri de Kiril esaslı alfabede karar kılmışlardır.Bu alfabe temelinde edebiyat oluşturulmuş günlük gazeteler çıkarılmış edebiyat ve çocuk dergileri yayımlanmış radyo ve televizyon yayınları yapılmış okullarda Adiğe dili dersleri verilmiştir.

Türkiye Çerkeslerinin 60-70 li yıllardan itibaren anavatanda oluşturulan bu edebiyatı tanımaya başlamasıyla birlikte Kiril alfabesine bir  karşı  çıkış da göze çarpmaya başlamıştır.1970 yılında Çuşha İzzet Aydemir tarafından çıkarılan Kafkasya dergisinin 28. sayısında “Yeniden Uyarmalar” başlıklı yazıda bu konu ile ilgili  olarak şöyle denilmektedir:
 
“...Diğer önemli bir olay da Kiril alfabesi ile yayılmakta olan okuma yazmanın önlenmeye çalışılmasıdır.Bu alfabenin Rus alfabesi olduğu gerekçesiyle Çerkesler arasında yayılması istenmemektedir.Oysa ki Ruslardan alınan bu alfabe esasında Rusların öz malları değildir.Onlar da bu alfabeyi eski Yunan (Grek) alfabesinden almışlardır.Daha uzaklara gitmeye lüzum yok,bugün Türkiye’de kullandığımız Türk alfabesinin  kökü de Latin alfabe sistemine dayanmaktadır.Ayrıca daha önceleri Ürdün,Suriye ve Amerika’da Latin harfleriyle meydana getirilmiş Çerkes alfabeleri mevcuttur.Hatta bazı kitaplar bile yayınlanmıştır.Gönül isterdi ki biz Çerkeslerin de kendimize mahsus (Gürcü,ermeni vs.milletlerde olduğu gibi)bir alfabemiz olsun.Buna imkan bulunmadığına göre papaza kızıp oruç bozarcasına bu alfabe Kiril ile kurulmuştur diyerek onu kabullenmemek en çok bize zarar verir.Bugün Kafkasya’daki soydaşlarımız Kiril alfabesiyle milli kültürümüzü ayakta tutmuş ölmez eserler meydana getirmişlerdir.Eğer biz şuurlu bir çalışma sistemine girmek istiyorsak her şeyden önce bu konularda çok dikkatli olmalı,telafisi güç hatalar işlememeliyiz.”

Peki kırk yıldan fazla bir zamandır bazı insanlarımızın Kiril alfabesine karşı oluşunun temelinde ne vardır? Benim kanaatime göre bu guruptakiler :

   1- Çerkeslerin anavatan ve diasporasıya bir bütün olarak tek bir ulus olma gerekliliğini kavrayamamış olanlardır.Eğer bunu kavramış olsalardı bir ulusun tek alfabesi olması gerektiğini,bunun da anavatanda kullanılan Kiril alfabesi olabileceğini Şam’daki sağır sultana dahi sorsalar söylerdi.
   2- Bu guruptakilerde batı hayranlığı vardır.Onlara göre bilim,sanat,kültür,demokrasi ve her şey.batıda olduğuna göre Çerkesler de batının yolundan gitmeli,onların alfabesini esas almalıdır.
   3- Rusya batılı değerlere sahip olmayan ekonomisi ve demokrasisi geri bir ülkedir.Onlara ait alfabenin kullanılması Çerkeslerin prestijine zarar verir.
   4- Çerkes ülkesine istila eden Çerkes insanına soykırım uygulayan ulusun alfabesi de lazım değildir şeklinde düşünenlerdir..

Peki yeni bir Latin alfabesi yapmakla iş bitecek midir?Alfabe bir dil , bir devlet demektir.Bu dili konuşan bir halk,bu dille eğitim yapan okullar,bu dille çıkan gazeteler,bu dille üretim yapan şair ve yazarlar olmadıkça alfabenin tek başına bir hükmü yoktur.Dil canlı bir nesnedir,ihtiyaçları bitmez.Çeşitli sözlükler ister,dilbilgisi ve ders kitapları ister.Bu ihtiyaçları karşılayacak bilim adamları ve enstitüler ister.Türkiye’de bunların hangisi vardır veya var olabilecektir ki yeni bir alfabeye ihtiyaç duyulmaktadır?

Türkiye’de Adiğe dili büyük güç kaybetmiştir ve yokoluşun eşiğine gelmek üzeredir.Bunun temel nedeni devlet politikası ve sistemden çok Adığe insanının kendi diline olan güvenini kaybetmiş onu yaşatma isteğini yitirmiş olmasındandır.Devletin dilimizi yaşatmak için gerekli imkanları sağlamadığı doğrudur.Ancak bize kimse ailenizde, köyünüzde ,düğününüzde,cenazenizde dillinizi kullanmayın dememiştir.Geçtiğimiz yaz Çorum ve Kayseri köylerinde bulunmuştum.Aynı ailede ebeveynler Adiğe dilini gayet güzel konuşuyordu.Evin çocuğu ise sanki başka bir dünyadan gelmişcesine Adığe diline yabancıydı.Daha baskıcı dönemlerde yetişen ebeveynler dili biliyor,baskıların neredeyse sıfırlandığı dönemlerde doğanlar da ise bir kelime bile yoktu.

Türkiye’de olduğum yıllarda  Adığe dilini çok güzel kullanan bir bayan kardeşimizle aradan on beş yıl kadar geçtikten sonra Ankara’da bir arkadaşımın evinde karşılaştım.Evlenmiş ve iki çocuğu olmuştu ve çocukları sadece Türkçe konuşuyorlardı.Eşini sorduğumda dernekteki Adığe dili kursunda olduğunu söyledi.Bu kardeşimiz evinde Adiğe dilini kullansa çocukları da öğrenecek kocasının da kursa gitmesine gerek kalmayacaktı.

Türkiye’de Adığe dili yeniden canlandırılmak isteniyorsa bu öncelikle dili bilen insanların kullanmaya, konuşmaya başlamaları ve konuşarak bu dili çocuklarına öğretmeleri ile mümkündür.İster Latin ister Kiril alfabesi ile olsun Adiğe dilini bir yabancı dil öğrenir gibi kurs veya okullarda öğrenmeye çalışmakla sonuç alınamaz.Dili kursta öğrenseniz bile konuşma alanı bulamadığınızda kısa surede unutmak kaçınılmazdır.

Kosova ve İsrail Adiğeleri küçük nüfuslarına rağmen dillerini koruyabilmiş Arnavut ve Sırp gelinlere dahi dillerini öğretebilmişlerse bu onların Adığe diline duydukları güven ve bu dili yaşatma isteğini yitirmemiş olmalarındandır.

Türkiye’de   Adığe dilini yaşatma arzusunu yeniden canlandırabilmek için bir televizyon kanalına büyük ihtiyaçvardır.Miting meydanlarında 24 saat Çerkesçe yayın isteyen Çerkes Hakları İnsiyatifi’nin bu konuda sesi çıkmaz olmuştur.Gerçekten yirmidört saat televizyon yayını yapacaksanız Kiril alfabesi ile yazılmış kitaplara öylesine ihtiyaç duyacaksınız ki başka bir alfabe düşünmeye zamanınız dahi kalmayacaktır.

Yine mitinglerde dile getirilen Çerkes kalma mücadelesi sözde kalmayıp içi doldurulacaksa bunun olmazsa olmaz koşulu  Adığe dilinin,edebiyatının,kültür ve sanatının öğrenilmesi ve yasatilmasıdır.Bu Konuda anavatandaki yazar ve bilim adamlarımız üzerlerine düşen görevi fazlasiyla yaparak bizlere ömür boyu yetecek kadar kaynak bırakmışlardır.Amacımız gerçekten Çerkes kalmak ise bir süre sonra Kirille yazılmış  eserler de yetmez olacak, Rus dilini de öğrenmemiz gerektiğini göreceksiniz.Çünkü yeryüzünde Çerkeslerle ilgili çıkan en temel eserler Rus dilinde yayınlanmış olup bu eserleri anlamadan Çerkes kalmamız da mümkün değildir.

Adığe dili adına yapılacak bunca iş varken Adiğe Dili Derneği’nin insanları ayrıştıracak ve sonu gelmez tarfışmalara yol açacak böylesine netameli bir konuyla ilk icraatını yapması üzücüdür.

Ulusal toplumsal gerçeklerimizle uyuşmayan bu girişimin Kaffed’in burnunun dibinde gerçekleşmiş olması,ÇHİ’nin de bu girişimin arkasında durması da düşündürücüdür.


Bu yazı toplam 6363 defa okundu.





Khuade Adnan

http://www.mamamasi.ru/index.php?id=116

05 Ocak 2013 Cumartesi Saat 00:14
CUSHA Wumar

Adnan Beyin verdiği haber gerçekten Adığe Cumhuriyetlerinde anadilimizin geleceği adına kötü oldu."Putin'in imzaladığı yeni 'egitim yasası'na göre cumhuriyetlerde o cumhuriyetlerin resmi dilleri'zorunlu' öğrenim kapsamından çıkarılarak 'gönüllü' seçmeli ders kapsamına alınmıştır." Bu yasa açıkça cumhuriyetlerin resmi dil olarak kabul ettikleri kendi anadillerini 2.sınıf dil sınıfına sokmuş,her alanda hakim olan Rus diline koruma getirerek adeta diğer dilleri devreden çıkarmıştır.

Sadece bu yasada bile Cumhuriyet liderlerimizin kendi halkının geleceğini düşünmekten ne kadar uzak birer kukla başkan olduklarını kanıtlamaya yeter.Bunun hesabının sorulması gerekir.Nasıl böyle bir yasayı kabul edebilirler???

Sayın Hapi Bey,İlköğretim en son 8 yıl idi.Şimdi 4+4+4 oldu.Yani sizin ve bizim yaş kuşağına göre orta okul oluyor tabi...

04 Ocak 2013 Cuma Saat 11:52
HAPİ CEVDET YILDIZ

Sayın Huade Adnan tarafından verilen bilgi, bana, Sovyet/ Brejnev dönemine dönüldüğü izlenimini veriyor. Gorbaçov öncesinde katı bir Ruslaştırma politikası uygulanıyordu. Kavramlar Ruslaştırma doğrultusunda çarpıtılmıştı. Putin döneminde AC ve diğer cumhuriyetlerimiz, dahası RF yerel parlamentoları, maalesef Çankaya noteri durumuna düşürülmüşler, sadece birer onay makamı gibiler...
Bu parlamentolarda tek kez olsun anadilinde ya da dillerinde konuşmaya izin verilmiş midir?..Şahsen konuşulduğu konusunda bir bilgim yok.
Yerel parlamentolar kanun çıkarıyorlar, o da Moskova'dan gelen kanunu yerel koşullara uyarlama (idari) anlamda olmalı. Şevmen Hazret döneminde 2006 tarihli Adıge Cumhuriyeti eğitim yasasının başına gelen ortada. Bu yasa Adıge asıllı öğrencilerin Adıgece ve Adıge edebiyatı dersi almalarını seçmeli statüden zorunlu ders statüsüne çıkarmıştı. Rus kızdı ve iptal edildi, dahası AC'nin defterinin dürülmesine kalkışıldı, AC içi boşaltılarak kurtarıldı, ama Şovmen Hazret'in işi bitirilmişti.
Sovyetlerde olduğu gibi, şimdi de,
-Herkes eğitim dilini özgürce seçebilir- demek, herkes Rusçayı seçsin demek anlamına denk gelmez mi? Sovyetler döneminde öyleydi. Anadili eğitimi ismen vardı, cismen yoktu.
Yeni düzenlemede Rusça lehine bir uyarının da olması dikkat çekici.
Tataristan'ın Ruslaşmayı kabul etmediğinin söylenmesi, ayrıca incelenmeli. Tataristan'ın Yeltsin döneminde RF ile, diğer cumhuriyetlerinkinden farklı bir ikili (-RF ve Tataristan-) federasyon sözleşmesi vardı, Tataristan, Çeçenya ve kısmen Başkırdistan direnmişti. Çeçenya'ının halini biliyorsunuz. Bizimkiler (AC,KBC,KÇC) ise, kesimlik uysal kuzu misali, kuşa dönüştürülmüş RF Federasyon Sözleşmesi'ni imzalamak için sıraya dizilmişlerdi.
Tataristan'a ilişkin özel bir Federasyon anlaşması halen geçerli ise, yine de Tataristan'ın, bir başına Putin'e ve Rus heyulasına karşı fazla direnebileceği umudunda değilim. Ne diyelim, Allah yardımcıları olsun.

04 Ocak 2013 Cuma Saat 10:31
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net