Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Huşt Semih Akgün
Türkçe’den farklı Türkiye dillerinde de reklam izlemek
04 Kasım 2011 Cuma Saat 13:24



Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) yayımladığı yönetmelikle, izin alınmak kaydıyla, Türkçe’den farklı dillerde de reklama izin veren yönetmeliği onayladı.

Türkiye’de ilk kez, meşru bir şekilde ülkenin yerel dillerinin kitle iletişim araçlarında kullanımının önü açılmış oldu.

 Çerkesçe, Kürtçe, Lazca ve Türkiye’nin farklı dillerinde de reklam yapılabilmesinin önü açılmış oldu. RTÜK’ten izin alındığı takdirde, dürüstlük ilkesi gereğince, doğrulanması mümkün söylemlere izin verilecek.

Yayın lisansına sahip olan ve farklı dil/lehçelerde yayın yapmak isteyen medya hizmet sağlayıcıların talepleri, yayın alanı, teknik olanaklar ve talep edilen dil ve lehçelerde yayın yapan diğer kuruluşlar da göz önünde bulundurularak,  RTÜK tarafından değerlendirilecek, uygun görülmesi halinde bu dil ve lehçelerde yayın yapılmasına müsaade edilecek.

Farklı dil ve lehçelerdeki münferit müzik eserleri, sinema filmleri, ticari iletişim ve isteğe bağlı yayın hizmetleri için izin şartı aranmayacak

Geçtiğimiz hafta Resmi Gazete’de yayımlanan, Yayın Hizmetleri Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, çocuk ve gençlerin, yayınları izleme veya dinleme ihtimali olan korumalı saatler başlangıcı 23.00 yerine saat 24.00’de son bulacak ve 05.00’e kadar sürecek.

****

YENİ YASANIN GETİRDİKLERİ

1— Yasaya göre, milli güvenliğin açıkça gerekli kıldığı hallerde veya kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasının kuvvetle muhtemel olduğu durumlarda Başbakan veya görevlendireceği Bakan, geçici yayın yasağı getirebilecek.

2— Yayın durdurma kararına karşı Danıştay’da iptal davası açılabilecek. Danıştay, bu davalara öncelikli olarak bakacak ve yürütmenin durdurulması talebini 48 saat içerisinde karara bağlayacak.

3— Yayın hizmetleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin varlık ve bağımsızlığına, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı olamayacak; ırk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemeyecek veya toplumda nefret duyguları oluşturamayacak; terörü övemeyecek ve teşvik edemeyecek, terör örgütlerini güçlü veya haklı gösteremeyecek.

4— Yayınlar, çocuklara karşı istismar ve şiddeti özendiremeyecek; güçsüzlere ve özürlülere karşı ayrımcılık, istismar ve şiddeti teşvik edemeyecek; alkol, tütün ürünleri ve uyuşturucu gibi bağımlılık yapıcı madde kullanımı ile kumar oynamayı özendirici nitelikte olamayacak. Yayınlar, müstehcen olamayacak; cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden programlar içeremeyecek; şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamayacak.

5—Sinema ve televizyon için yapılmış filmler ile haber bültenleri, planlanan yayın süreleri 30 dakikadan fazla olması halinde, her 30 dakikalık yayın süresi için bir kez olmak üzere, reklam ve tele-alışverişle kesilebilecek.

****

Bu gelişmelerin bizler için çok önemli olduğunun altını çizelim.

Türkiye, demokrasinin önündeki engellerin birer birer aşılmakta olduğunun da tanıklığını yapalım.

Fakat bu acılı ve sancılı bir sürecin, sadece geçici bir gevşemesinin sinyalleri mi, yoksa tüm Türkiye halkını, yönetime ortak eden, yurttaşlar arasında ayrımcı davranmayan ve eşitlikçi bir anayasanın sıkı ve disiplinli bir adımı mıdır?

Umuyoruz ki ikinci seçenek doğrulansın ve Türkiye halkını her kesimi ve sınıfıyla kucaklasın.

****

Hiçbir şeyin eskisi gibi kalmadığı ve değişimin, tüm küresel kanunlarla onandığı bilindiğine göre, Türkiye’de de hiçbir şey eskisi gibi ollmayacaktır.

Hatalar düzeltilecek, kırıklar onarılacaktır.

Hiçbir yalan sonsuza kadar sürdürülemeyeceğine göre, bir cesur çıkıp, gereken cerrahi müdahaleyi yapacaktır.

Ülke içinde ki dengeleri koruyan, unsurlardan birini veya bir kaçını diğerileştirmeyen, eşitlikçi, demokratik bir sisteme geçiş kolay olmuyor.

Yeterli halk ve medya desteği olmazsa da başarı sağlama olanakları sınırlıdır.

Türkiyeli Çerkesler’de bu konuda gereken hassasiyeti göstermekte ve demokratik katkılarını sunmayı sürdürmekteler.

 

Bu arada geçtiğimiz günlerde Berlin’de düzenlenen, Türkiye-Almanya arasında ki işgücü anlaşmasının 50. Yıldönümü sebebiyle katıldığı tören de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Almanya’nın etkili gazetelerinden Bild’e verdiği demeçler oldukça ilginçti.

Erdoğan, evlilik nedeniyle göç etmek isteyen Türkler’e, Almanca öğrenme şartı getirilmesine tepki göstererek: “Bir Türk genci Türkiye’den bir kızı severse ve onunla evlenmek isterse, bu bir hata olarak görülüyor. Çünkü Alman hükümeti bu kadınların önceden Almanca öğrenmesini istiyor. Söyleyin bana, sevgi hangi dili konuşur? Genç insanların sevgisi bir düzenleme ile sadece Almanca ile uygulanması olamaz. Kim Almanca bilmeyi ön şart olarak belirlerse, insan haklarını ihlal eder. AB yönetmeliklerinde böyle şartlar yok. Böyle şeyler bizi üzer.” Erdoğan, Fransa’yı örnek gösterip Almanya’nın da Türklere çifte vatandaşlık vermesini de istedi.   

Kendisine katılıyoruz.

Aşkın sınır tanımazlığına… Özellikle çifte vatandaşlık edinimi ile ilgili sözlerine de.

İkinci konu ile ilgili en büyük mağduriyetin ve talep patlamasının(bugüne kadar resmi kanallar zorlanamamış olsa da) Türkiyeli Çerkesler olduğunu söylersek, pek yanlış olmaz.

Tabii ki doğuda Kürt ve Arap kökenli, Gürcistan sınırında Laz ve Gürcü vatandaşlarımızın da böylesi sıkıntıları olduğunu da biliyoruz.

Irak, Suriye, İran, Gürcistan ve Rusya ile Türkiye arasında ki insanlarımızın, bu tür sıkıntılarının giderilmesi gerekliliği açıkça ortadadır.

Hızlıca bu sorun ortadan kaldırılırsa, demokratikleşme süreçlerinde, salt ülke içi dinamikleri değil, ülke dışı ve bölgesel dinamikleri de harekete geçirmiş olabiliriz.

Üstelik böylesi bir durum halklar arasında ki sorunların çözümünü kolaylaştıracak ve birbirlerine de yakınlaştıracaktır.

Barış için hiçbir zaman geç değildir.

Bilmem yanılıyor muyum?

****

Şimdi bu güzel haberin ardından bir şiirimi paylaşmak istiyorum sizlerle.

İç karartıcı ya da ciddi satır aralarından bir aşki gülümsememiz olsun köşemizden.

Dünyanın Hangi Diliyle Seslensem


Semih Akgün
Çerkesçe’ye Çeviren: HAPİ Cevdet Yıldız

 

 

I

Ey sevgili ben sana
Dünyanın hangi dili
Hangi diliyle söylesem sevdiğimi?

İhtiraslı Fransızca
”Je t’aime”
Haykırır Japonca’mı?
”Kimi o ai shiteru”

 

Ateşli İspanyolca
”T’Estimo”
Neşeli Bantuca’mı?

Süleyman’ın İbranice’si
Neşideler Neşidesi
”Ani Ohev Otach”

Muhammed’in anlaşılır
Açık Arapça’sı mı?
”Ana behibek”.



II

Ey sevgili ben sana
Dünyanın hangi dili
Hangi diliyle söylesem sevdiğimi?

Hüzünlü Apaç dilinde
Ki Geronimo’nun diliydi

Çıplak bir Maori’nin yoksa
Diliyle mi seslensem?

Milyarı geçkin konuşanıyla
Han lehçesinde Çince’nin
”Ngo oiy ney a”

Az konuşanıyla
Dağ dilidir Dargice’nin
Hangi lehçesinde seslensem?
”Hlu nab rigulra”.


III
 

Ey sevgili ben sana
Dünyanın hangi dili
Hangi diliyle söylesem sevdiğimi?

Kaba bir Amerikan
İngilizce’siyle mi?
Temiz bir İstanbul Türkçe’siyle

Zarif dildir Sanskritçe
Hani zarif lider Gandi’nin
Barış diliyle mi seslensem?
”Mai Tumaha Pyar Karta Hu”.

 

 

IV

Ama sevgili dinlemiyor beni
Nuh diyor / Peygamber demiyor

Zerdüşt’ün Avestan
Diliyle sesleniyorum
Olmuyor
Ludingirra’nın Sümerce’siyle

Ne Sezar’ın Latince’si
Ne Ramses’in Kıptice’si
Yetmiyor olmuyor

Yar hiç bir şekilde
İkna olmuyor
Homer’in Yunanca’sı da
”Se Erotao”
Afrasiyab’ın İskitçe’si de yetmiyor
Yetmiyor anlaşılmama...

 


V

Ey sevgili ben sana
Dünyanın hangi dili
Hangi diliyle söylesem sevdiğimi?

Güzel Anadolu'mun unutulmuş
Unutulmamış dilleriyle
Hatti, Kaska, Likce'mi
Urartu, Luvi, Lidce'mi?

Yoksa Önasya
Ya da Balkanlar'ın
Unutulmuş / Unutulmaz dilleriyle mi?
 


VI

Ey sevgili dönüyorum sana
Ne istiyorsun benden
Hangi dilde seslenmeliyim sana?

Ey sevgili dönüyorum
Anıtlaşmış güzelliklerinin çevresinde
Kıble kılıp Kybele'nin tahtını!

Ey sevgili
Gökkuşağının hangi rengi
Hangi tonuyla
Görüneyim ben sana?

 

VII

Ey sevgili
Hangi dil hangi ağızla
Sarıp sarmalamalı seni?

Yüreğimin dilinden başka!

 

 

Сыды Дуней Бзэк1э сыуаджэмэ

 

Сэмихь Акъгюн
Адыгабзэр:Хьапый Джэудэт

 

I


О сик1асэ сэ о.

 

Дунаем тэ ыбзэк1э
Тэ ыбзэк1э к1ыос1он ш1о узэрэслъэгъурэр?

Сигу къижъук1эу Францызбзэк1э.
“Жы тем”
Е Японыбзэк1э сык1ыплъыджэна?
“Кими о аи шитэру”

Маш1о къыпырихэу Испаныябзэк1э

“Т”Естимо”
Чэф къыпыжъук1эу Бантубзэк1э ос1она?

Cулейманы ы Ехьудыибзэу
Усэмэ яусэжъэу
“Ани Охьэу Оташ”

Мухьаммэдым зэхэпш1ык1ынэу
Ш1эгъэш1оу ы Арапыбзэк1э къэс1она?
“Ана бэхьибэк”.
 

II

О сик1асэр сэ
Дунаем ысыдыбзэк1э
Ос1омэ хъун о ш1о узэрэслъэгъурэр?

Нэшъхъэй хэт Апачибзэк1э
Ар Геронимом ыбзэу щытыгъ.

Зы Маори ц1ыфыпц1анэм
Ыбзэк1э сыоджэна?

Миллиардым нахьыбэм ыбзэу
Китай бзэм ыХьан гущы1ак1э тетэу
“Нго оий ней а”.

Ц1ыф мак1эм ыбзэхэу
Къушъхьэк1эсхэм абзэхэм ящыщэу Даргибзэм
Тэ ыгущы1ак1эджэ/акцентджэ сыкъыплъыджэмэ?
“Хьлу наб ригулра”.


III

О сик1асэр сэ о
Дунаем тэт сыдыбзэк1э
Тэ бзэмк1э ос1омэ ш1о узэрэслъэгъурэр?

Зы Американ пхъэшэ
Инджылызыбзэк1а
Е зы Истамбул Лъэпэкуабзэ дахэк1э

Зэк1ужьэу зыбзэу щыт Санскрит бзэр
А ц1ыф зэк1ужь Ганди пащэм
Ыбзэ зэфагъэмджэ сыкъыуаджэмэ?
“Маи Тумахьа Пяр Карта Хьу “.



IV

Ау сик1асэм сызхиш1эрэп
Нухь е1о/Пегъамбэр ы1орэп

Зэрдуштым ыАвестан
Бзэмк1э сыуаджэ
Хъурэп

 


Лудиниррам ыСумэрыбзэк1э

Сезарым ыЛатиныбзэк1э
Рамсесым ыКопт бзэк1э
Хъурэп ыкъурэп

Сык1асэр гъогум
Къытэсшэн слъэк1ырэп
Гомерым ыУрым бзэри
“Се Эротао”
Афрасиябым ыСкиф бзэри фикъурэп
Тызэрэш1энк1э ыкъурэп…



V

О сик1асэр сэ
Дунаем ысыдыбзэк1э
Ос1омэ о ш1о узэрэслъэгъурэр?
Анатолые дахэм тщыгъупщэжьыгъэхэ
Е тщымгъупщэжьыгъэ ыбзэхэмк1э
Хьатти,Каска,Лик бзэк1а
1урарту,Луви,Лид бзэк1а?
Армырмэ Къытпэблэгъэ Асия
Мырмэ Балканхэм
Щык1одыжьыгъэ/Щымк1одыжьыгъэ ыбзэхэмк1э?


VI

О сик1асэр зыкъыпфэсэгъазэ
Сыд узфаер сэрык1э
Сыдыбзэк1э сыкъыоджэнэу уфай?

О сик1асэр зыкъыпфэсэгъазэ
Саугъэтэу гъэ1агъэ дэхагъэхэр къэсыуцуахьэу
Кибелэ ытахът/т1ысып1эр къыблэк1э хэсхэу!

О сик1асэр
Лэгъупкъопсым хэт тэ ышъохэмк1э/теплъэхэмк1э
Тэ ытонхэмк1э
Зыозгъэлъэгъумэ сэ?


VII

О сик1асэр
Сыдыбзэм тэ ыдиалектк1э
Апл1э осщэк1ымэ хъун п1орэ?

Сигу къик1ырэ бзэм фэшъхьафэу!

 


Bu yazı toplam 7591 defa okundu.





Arif Çetav

Semih Beye sormak istediğim önemli bir unsur var Çerkesya Yurtseverleri nin haklı mücadelesini savunacağınızı belirtiyorsunuz fakat dönüp dolaşıp yine devlet tarzında bir üslup kullanarak diasporada yaşayan soydaşlarımızın önüne kurallar dizisini koymaktanda geri kalmıyorsunuz ee hani tarihi Çerkesya mızın yerli halkı olan biz Adıgelerin diasporada maruz kaldığı asimilasyon sürecini araştırıp gerçeklere ışık tutulacaktı ? Eğer bu kararlılığınızdan vazgeçtiyseniz tabi sizin tercihinizdir!Tek sorum budur

17 Kasım 2011 Perşembe Saat 17:29
Ş'hafit

Semih abi şiir güzel. Erdoğan avrupa ülkelerine gidince çok demokrat söylemlerde bulunuyor. ama iş Türkiyeye gelince sünüyor nedense.
Yahu bir siyasetçide görmedim ki dışarda başka içerde başka konuşmasın. Bunlar nasıl inandırıcı olacaklar ki.

14 Kasım 2011 Pazartesi Saat 12:15
Adıge Sedat

RTÜK ün kararını ne yapıp edip üst kurullarda süründürürler semih abi.
Hemen ön açacaklarını sanmıyorum.
iyi bayramlar

07 Kasım 2011 Pazartesi Saat 17:30
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net