

Adıgeler evinden uzakta yaşamaya zorlanırken herşeye rağmen pekçoğunda bir gün geri dönüş umudu vardı.

![]()
Örneğin yukarıdaki fotoğrafta Batı Çerkesya’nın Hadjigo köyünde bir Çerkes mezarını görüyorsunuz. Bu köyde Çerkeslerin Kafkasya’dan sürgününden 50 yıl sonra geri dönmeyi başarabilmiş birkaç ailenin torunları yaşıyor.
Bugünlerde ise Adıge Diasporası her geçen gün daha fazla ata toprağını gerçek ve ideal evi olarak görüyor. Vatanlarından savaş, baskı, zulüm, sürgün gibi zorlayıcı travmatik nedenlerle ayrılan ve savrulan her toplum gibi kendileri ya da çocuklarının, koşullar uygun olduğu zaman mutlaka oraya göçetmeleri gerektiğini hayal ediyorlar.
İdealler ve inanç insana umut aşılıyor, hayallerini besliyor ne var ki hayat şartları gerçeği hatırlatıyor. Çerkesya’nın dönüş gelişiminde malesef zorluklar umutların önüne geçiyor. Yine de insanoğlu kıvrak zekalı, istedikten sonra sorunlara çözümler bulunuyor.
Gelişen dünya , kısalan ve ucuzlayan mesafeler; ne mevcut hayatından ne Çerkesya’da yaşamaktan vazgeçmek istemeyenler için yeni çözümler üretti. İnternet, telefon, TV, radyo gibi gelişen teknolojik imkanlarla kolay bir biçimde vatanla başka türlü bir aidiyet geliştiriliyor.
Eskisine göre daha iyi hayat şartları, emniyet ve çeşitli sosyal imkânların artmasıyla dönüş, geriye göç tanımları da genişledi, çeşitlendi. Kendi hikâyesini, kişiliğini, kimliğini, varoluşunu ve köklerini arayanlar, geleceğin sesini duyanlar artık göç etmekten vazgeçmeden iki ülkede birden yaşamayı öğreniyor. Kesin dönüş gibi geleneksel söylemler meşruluğunu yitiriyor. Diaspora bir evsizlik durumu olarak tanımlanmaktan çıkıyor. Çoklu kültürel kimlik, iki ülkede birden yaşamak, çift kimliklilik, çok dillilik, çoğul yurttaşlık gibi söylemleri daha çok duyar olduk. Sanırım bu yeni dönüş çeşidi gelecekte ekonomik ve sosyal statüsünü bozmak istemeyen pekçok Adıge tarafından benimsenecek, diasporik sürecin sonucu olan kimliğimiz ve vatana dönüş umduğumuzdan farklı olarak şekillenecektir. Yeni dönüşçü kimlik büyük ihtimal vatan ile diaspora arasında birini diğerine tercih etmeden örülecektir. “Geçmiş ile bugün, burası ve orası, değişim ve süreklilik gibi zıt dinamikler üzerine” inşa edilecektir. Yazları Türkiye’de kışları Çerkesya’da yaşamak şeklinde zaten örnekleri görülmeye başlanan dönüş biçimi geçerli olacaktır artık.
Dünya üzerinde yapılan her göçte bir dışarıya göç süreci vardır. Doğal olarak bizim göçmenler de sosyolojik, psikolojik, ekonomik, siyasi, dini vb sebeplerle geldikleri ülkeye geri dönme isteği duyabiliyorlar. (1908-1924 yılları arasında Amerika’ya göç eden yüzbin kişiden otuzdört bini geri dönmüştür. İsrail gibi dört dörtlük geri dönüş projeleriyle kurulmuş bir devlette bile geri dönüşler oldu. Vadedilmiş toprak inancına rağmen 1904-1914 yıllarında İsrail’e dönen göçmenlerin onda biri orada kalmıştır.Siyonist ideolojiye bağlananları çok üzse de zaman içerisinde pekçok göçmen İsrail’i terk etti. ) Bu tür olayları büyütmemek gerekiyor.
Önemli olan geleceğin Çerkesyası üzerine kafa yoran herkesin bölgedeki nufus sorunumuzu hesabının bir yerinde dikkate almak zorunda kalacak olmasıdır.
1998’de Kosovalı Adıgelerin toplu dönüşüyle sembolleşen 1 AĞUSTOS VATANA DÖNÜŞ GÜNÜ; dönen, dönmek isteyen ve dönüşü destekleyen tüm dünya Adıgelerine kutlu olsun.
(*) Bir Kızılderili duası. Her değişimin bir başa dönüş, her başa dönüşün bir değişim olduğunu vurgular.
Evet, vatana dönüş günü kutlu ve mutlu olsun.
Çok haklısınız! Vatana kesin dönüşün anlamı genişliyor, çeşitleniyor, anlamı da kalmıyor tabi. Vatana dönmek demek vatana dönüp orda yaşamak demektir. Kesin dönüş gibi geleneksel söylemler kaldı mı ki meşruluğunu yitirsin? Siz milyonlarca Adige içinden buraya(vatana)gelip yerleşen üç beş kişiden mi bahsediyorsunuz? Bahsettiğiniz bu yeni dönüş çeşidi gelecekte ekonomik ve sosyal statüsünü bozmak istemeyen pek çok Adıge tarafından benimsenecekte ne olacak? Onlar bir şeyi benimseyene kadar buralar başkalarıyla dolup taşacak
Allah hakkımızda hayırlısını versin.
Nadir abla ! Halkımızın geçmişte ve günümüzde yaşadığı şeyleri en objektif haliyle anlattın kalemine ve yüreğine sağlık. Aynen dediğim gibi biz Adigeler olarak değişim istiyorsak bazı tabuları kırmanın zamanı geldiyse bir yerden başlamak gerekiyor hiçbirşey için geç değil Anavatan Çerkesya ya dönüşü sizler cesaret örneği vererek gerçekleştirdiniz ve şimdi ki nesile umudun aslında hiç tükenmediğini gösterdiniz.
Dilerim ki Çerkesya temelleri atılırken yine aynı coşku icimizde olsun ...
Sayın Çetao siz vatana dönmüş bir kardeşimizsiniz.
Sizin nezdinizde anavatanda hayata yeniden tutunmak için çalışıp çabalayan herkese minnettarız.
Anavatanda yaşayan kardeşlerimize selamlar.
Allaha emanet olunuz.
