


Şiire başlarken şair
Nerelerdeydin kim bilebilir?
Bitiyor mu bilmem ama
Şimdi gönlün nerelerdedir?
Bazen ilk dizelerden
O denli uzağa
Düşer ki şiir...
Ne yazıldığındaki amaç
Ne duygu
Kalmaz hiçbiri
Şiirler de sonunda
Güzel sayılabilse
Şuh bakışlı bir Ajda
Orasını burasını
Çekiştire çekiştire
-Zaman da aşındırıyor- tabii
Kalıyor
Elde bu kadarı...

Bu kez yazıma başlarken de şiirle başladım.
Arada ayak değiştirmek gerekir değil mi ama?
Ezberleyenin ezberini bozmak için de, kendini yenilemek için de.
Çünkü dünya o kadar hızlı değişiyor ki.
O hıza ayak uydurmak gerekliliğinden olsa gerek.
Her şey inanılmaz bir hızda akıp gidiyor.
***
Anımsayın yaşamınızdan, ne umduk-ne bulduk?
Neler tasarladık-nelere kavuştuk?
Gerçekler, buz gibi ortada.
Başlarken, yola koyulurken, bir seyahate çıkarken kafanızda neler var?
Sonrasında neler oluyor?…
Kimler, neler çıkıyor karşınıza?
Çoğunlukla başladığı gibi bitmiyor serüvenler.
Onun için hep şunu söyler içim;
“Çalışılmış, düşünülmüş, akıllı, gerçekçi ve en doğru iş olmalı, yapılan!”
Hazırlık aşaması az geçilmiş, iyi düşünülmemiş, aksilikleri hesaplanmamış işler, başarısızlığa uğramaya mahkum.
***
Fakat hayaller sonsuz, çekici ve vaat edici.
Yaşam ise sert, karmaşık ve acımasız.
Bu yüzden kuşkucu olduk.
Bu sebepten yaralı kişiliği sönmüş bir volkanı andırıyor Çerkes’in.
Dikkat edin! En ufak bir kıvılcımda alev almaya hazırız.
Oysa tarih bize dolduruşa gelmemeyi, birlik olmayı, dayanışmayı, disiplini, geleceği okumayı, ilkeli olmayı, değişen durumlara göre tavır belirlemeyi, yok olmamayı, gerektiğinde evrilmeyi, öğretmiş olmalı.
***
Zaman daralıyor.
Çerkes tezcanlılığı, boy büyütüyor.
Siyasette, sanatta, ekonomide, kültürde, dilde ve diğer her cephede büyümeyi dayatıyor.
Ya küçüle küçüle başkalarının cebine gireceksin ya da büyüyerek var olma yolunu seçeceksin.
İkisinin arasında bir dere yok.
Sadece uçurum var.
Ya tek bir Çerkes halkı olarak, her tür fark ve rengi, kendine boyaya-katacaksın, ya kendini imha edip yok olacaksın.
Başka çaresi yok.
***
İyi tasarlanmış gelecek için, geçmişi ve bugünü daha iyi okuyup, beraber çalışmak gerek.
Zaman boş tartışmalarla, kayıkçı kavgalarıyla geçirilecek zaman değil.
Sonu istenmeyen bir sonuca bağlanmamak ve başkalarının çizdiklerini kader olarak yaşamamak için, yetkinleşmenin, güçlenmenin ve harekete geçmenin zamanı geldi.
Bayrak yükseldikçe, halkta yükselecektir.
Semih bey, burada yayınlanan şiirleriniz kitap olarak çıkarsa ben isterim mesela. Bildiğim kadarıyla Çerkesleri anlatan şiirler yazılmıyor artık.
Eskilerini de ben bilmiyorum doğal olarak. Şiir tarafımız eksik görünüyor bu hengame arasında. O yüzden çıkacak olan kitabınız bir boşluğu dolduracak gibi görünüyor.
Emeklerinize sağlık- Tsey Yasemin
Semih bey çok yerinde olur. Çerkesçe Türkçe çıkması. Buradan takip ettiğim kadarıyla şiirlerinizi severek okuyorum.
Hayatla iç içe aklı önceleyen duyguları önemseyen yazı-şiirlerinizi aynı önemseme duygusuyla okuyorum bende.
Saygılarımla hayırlı günler dilerim.
Aslında 1000 civarında şiir portföyde.
Bir kitapta aslında hazır.
Fakat çıkacak şiir kitabımın Çerkesçe-Türkçe olmasını istiyorum.
Karşılıklı yanyana iki dilde şiirler.
Ne dersiniz, güzel olmaz mı?
Buradan şiir çevirileri konusunda Cevdet ağabeye gösterdiği çaba için ve sizin şahsınızda okuyanlarıma ve tüm dostlara teşekkürlerimi sunmak isterim. Selamlarımla!
