Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hapi Cevdet Yıldız
21 Mayıs Anmaları ve Değerlendirme
28 Mayıs 2010 Cuma Saat 13:25

2010 yılı 21 Mayıs'ı yoğun katılımlarla gerçekleşti, sanırım amacına da ulaştı. Adıge Cumhuriyeti ve diğer cumhuriyetler Adıgeleri-Kabardey ve Çerkesler, Karadeniz kıyısı Şapsığları, Krasnodar Kray Adıgeleri (*) yoğun katılımlarla soykırım ve sürgünü andılar. Özellikle 3 bin Şapsığ’ın Soçi ve Tuapse’de bir araya gelip 21 Mayıs’ı anmış olması ayrı bir önem taşıyor. Krasnodar Kray Rus makamlarına göre Şapsığ nüfusu toplamı 3,2 bin idi, 2002 nüfus listesine böyle yazılmıştı. Peki, bu yılki anmaya katılan bu üç bin Şapsığ da nereden çıkmış olabilir? 3 bini buldurmak için kundaktaki bebeler, kocamışlar, kim var kim yok bütün Şapsığlar seferber edilmiş olabilirler mi? 3 bin kişiyi seferber eden bir toplumun çok daha fazla nüfuslu olması gerekmez mi? Krasnodar Kray bu; çok şeyi kuşkulu, yalan ve dolan üzerine kurulu onların, karın ağrıları olmalı. Oysa 21 yüzyıldayız, çok yazık...
 
Kabardey-Balkarya Başkanı Kanoko Arsen de bir bildiri yayınladı:’ Rusya Devletine 453 yıl önce gönüllü katılışımız sayesinde’ ulusumuzu, etnosumuzu (Kabardey etnosu olmalı) ayakta tutmayı başardık demeye getiriyor. Trajedi yanında, yüzyıllar boyu süren dostane  ‘Rus-Adıge ilişkilerini de unutmamalıyız’ diyor. Bu da anlamlı olmalı.
 
***
 
Diaspora
 
Adıgeler 40’tan çok ülkeye dağılmış durumdalar. Türkiye dışında, örneğin Suriye, Ürdün, İsrail ve Kıbrıs’ta anmalar yapıldı. AB ülkeleri, ABD, Kanada ve Avustralya’daki Adıgeler de atalarına karşı işlenmiş olan bu insanlık suçunu, soykırımı, ölümü  andılar, ancak ölmediklerini ve yeniden dirildiklerini de tarihe kazıdılar.
 
Türkiye’de en önemli anma, 22 Mayıs günü saat 02.00’de Taksim’de başlayıp Galatasaray’daki Rusya Başkonsolosluğu önünde tamamlanan  soykırım yürüyüşüdür. Yürüyüşe çoğu üniversitelerde okuyan kız öğrenciler olmak üzere 1200 kişinin üzerinde bir Adıge nüfus katıldı. Yüzlerce Adıge bayrağı dalgalandırıldı ve taşındı, Beyoğlu İstiklal Caddesi soykırımı kınama sloganları ile çınladı. Binlerce izleyici insan bir Çerkes Soykırımı olduğu gerçeğine tanıklık  etmiş oldu. Bu müthiş bir olaydır.
 
Görkemli yürüyüş, beklenmedik bir azizliğe uğradı, önemli bir politik olayın gölgesinde kaldı: Her şeye olmaz diyen ittihatçı/gerici Deniz Baykal CHP başkanlığından saf dışı edilmiş, onun yerine ’Gandi Kemal’  sloganları altında Kemal Kılıçdaroğlu gelmişti. 22-23 Mayıs günleri CHP Kurultay’ına denk gelmiş, medya Gandi Kemal üzerine yoğunlaşmıştı. 
 
Biz kuşkularımızı belirtmekle birlikte, yine de Gandi Kemal’e başarı dilemek isteriz. Ancak 40 yıllık ‘Yani’, bir çırpıda ‘Kani’ olur mu?
 
Rahmetli babam Düzce Üskübü (Konuralp) tütün deposunda bir süre gece bekçiliği yapmıştı. Tek mesai arkadaşı da mübadele dışı kalmak için Müslümanlığı kabul edip Kani adını almış yaşlı bir Rum idi. Babam sormuş:
-Kani, gerçekten imana geldin mi? Diyerek. O da:
-Çerkeş Mamut, Kart Gavur hiç imana gelir mi? diye yanıtlamış babamı.
 
CHP de öyle. Bir çiçekle bahar gelir mi? Yine de iyi, gerçekten demokrat  olmasını dileriz tabii.
 
***
 
Gelelim Taksim yürüyüşüne. Bu, Adıge ve Türkiye tarihinde bir dönüm noktası. Yürüyüşe katılanlara ne mutlu, onlar tarihe sayfa yazdılar. Hiçbir taşkınlık olmadı. Taşınan pankartlar, genellikle İngilizce idi. Bu da dilimize pranga vurulmuş olduğunun bir simgesi olmalı.
 
Daha geniş bir topluluk ise, Kandıra Kefken’de bir araya geldi. Ancak orası izole bir yer, politik bir değer taşıyor olabilir mi? Çetin Altan’ın Türk’e Türk propagandası tertibi ötesine geçilebildi mi, dünya orayı gördü mü?
 
RF Başkonsolosluğuna yürüyüş öyle değildi, politik içerikliydi. Binlerce insan, sanat ve kültür çevreleri olaya tanıklık etti ve bir Çerkes Soykırımı olduğu gerçeğiyle yüzyüze geldi.
 
***
 
Radyo Konuşmaları ve TRT’ye Demeç
 
20 Mayıs günü saat 19:30'da iki saat süreyle 89.4 Yaşam Radyo’da bulunduk. Adıgece uzunca bir konuşma yaptım, tarihsel geçmişe ve 21 Mayıs’ın anlamına değindim. Habraço Murat Özden de, Türkçe bir coşturucu konuşma yaptı, halkların kardeşliğini vurguladı ve özellikle gençlere moral verdi .
 
21 Mayıs günü, yine aynı radyoda saat 15.00’te iki saat süren bir açık oturuma katıldım. İlk konuşmayı Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyesi Prof.Erol Taymaz yaptı.’Rusya’nın Kafkasya Politikası ve Sürgün’ konusunu işledi. Bana ‘Osmanlıların Kafkasya Politikası ve Çerkeslerin İskanı’ konusu düşmüştü. Habraço Murat Özden de dipdiri ayakta olduğumuz ve asla boyun eğmeyeceğimiz konulu bir konuşma yaptı. Tokatlı Abzah kardeşimiz Volkan Düzenli ise, soykırım, etnik temizlik ve sürgün gerçeğinin çok daha geniş bir çevreye yayılması, o çerçevede ele alınması, bunun için de değişik uluslardan emekçilerin dayanışmasının geliştirilmesi, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olan soykırıma karşı emekçi ve devrimci insanların desteklerinin sağlanması gereği üzerinde durdu. Konuşmaların hepsini  Türkçe yaptık. Moderatörümüz Yevtıh Adnan Cankılıç idi.
 
Bu arada 21 Mayıs günü Beşiktaş iskelesindeki anma sırasında 5 arkadaş TRT’ye kısa birer demeç verdik, günün anlamını vurgulamaya çalıştık. Bu arada Bursa M.Kemal Paşa ilçesi Belediye Başkanı 21 Mayıs nedeniyle, bir mesajla  acımızı paylaştı. Bu nazik davranışı nedeniyle Sayın Başkan’a  teşekkürlerimizi sunarız.

***


Kafkasya’dan Gelmiş Kardeşlerimizle Görüşmeler

Özellikle iki kişi ile konuştum, hastam vardı ve vaktim dardı. Biri Adıgey’den gelmişti, diğeri de Kabardey’den. Kabardey’den gelen kardeşimiz, işsizlik nedeniyle Rusların bölge dışına göç ettiklerini, parasızlık nedeniyle de düzenli bir televizyon yayını yapılamadığını söyledi.
 
Adıgeyli arkadaş ise, Adıgelere yönelik bir politik baskı bulunmadığını, Rus ve Kazaklardan da bir baskı görmediklerini söyledi. İşsizlik ve etnik sorunlar gibi nedenlerle Rus nüfus Karaçay-Çerkesya ve Kabardey-Balkarya’dan göç ediyor, ama Adıgey’de çoğunlukta oldukları için Ruslar gitmiyorlar, dedi. Adıge kız ve delikanlılarının Ruslarla evlenmeye başladıklarını, doğan çocukların da, kentlerde iseler  Ruslaştıklarını söyledi. Ancak köye gelen Rus gelinin çocukları Adıgeleşiyor, demeyi de ihmal etmedi.
 
Adıgece eğitim alan Rus öğrenciler konusunda ise,’İşe yaramıyor,göstermelik’ dedi. Maykop’ta dikilmesi kararlaştırılan anıtın ise askıya, beklemeye alındığını  söyledi. Bu konuda Thakuşın Aslan gerekli desteği vermiyor olabilir mi?
 
‘Başkanlar kendiliklerinden hiçbir şey yapmıyorlar, Moskova yapın derse yapıyorlar, zaten onları Moskova gönderiyor’ dedi. ’Peki,adaylar nasıl belirleniyor?’ dedim. ’Adayların çoğunu iktidardaki Birleşik Rusya Partisi belirliyor, Medvedev de içlerinden birini Başkan olarak atıyor’ dedi.
 
Karaçay-Çerkesya’da durum nedir? dedim. ’Orası bizden iyi. Krasnodar’ın Uspensk rayonunda da durum iyi ama Karadeniz kıyısı Şapsığlarının durumu iyi değil, dedi. 2014 Soçi Kış Olimpiyatları konusunda da ‘RF ve Krasnodar Kray yönetimleri birer resmi yazı göndererek, Adıge Xase’lerden ve diğer Çerkes sivil toplum örgütlerinden görüş ve öneri istediler’ dedi.
 
Bu da Rus tarafında bir yumuşamanın bir  belirtisi olabilir mi? Bilemiyorum.
 
Bildiğim bir şey varsa, o da Çerkeslerin hızla bilinçlenmekte ve davalarına sahip çıkmakta olduklarıdır.
 
Daha güzel günlere diyelim.
 
***
 
 
(*)-1864 sürgünü/deportasyonu sonucu Çerkesya, Adıge nüfusundan % 95,sürgün kapsamı dışındaki Kabardeylerle birlikte ele alındığında  % 90 oranında boşaldı.Adıgeler parça parça eski yurtlarının bazı yörelerinde tutunabildiler.Bu nedenle,Sovyetler döneminde  birbirinden ayrı 4 özerk yöre yönetimi oluştu-Kabardey,Çerkes,Adıge ve Şapsığ.Bu yerlerdeki insanların hepsi Adıge’dir,ancak bir etnik ad üzerine sadece bir özerk bölge yönetimi kurulabildiğinden,mevzuat gereği 4 ayrı  etnik ad kullanma zorunluluğu doğdu ve bu adlar üzerinden özerk yönetimler oluşturuldu.Şimdilerde de 4 ayrı etnik ad kullanılıyor olması da mevzuat gereği.Örneğin Şapsığlar Adıge etnik adı altında tanınmış olsalardı,ulus sayılmayacaklar,Uspensk rayonundaki Adıgeler gibi  hak sahibi olmayan basit bir azınlık konumuna düşeceklerdi.Şapsığların şimdi,göstermelik de olsa, bir parlamentoları,birtakım kültürel kurumları ve bir bütçeleri bulunuyor.-hcy


Bu yazı toplam 3070 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net