Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Valery Dzutsev : Kuzey Kafkasyalılar Ulusal Dillerinin Daha Az Konuşulmasından Rahatsızlar
08 Nisan 2015 Çarşamba Saat 18:22
Kısa süre önce yapılan bir ankete göre Kabardey-Balkar’da Rus-olmayan nüfusun sadece yüzde 14’ü akranlarıyla anadilinde konuşuyor. Kalanlar iletişim dili olarak Rusça’yı kullanıyor (Kavkazskaya Politika, 24 Mart).
 
Valery Dzutsev , 1 Nisan 2015 
 
19-20 Mart günlerinde Stavropol kentinde Rus dili üzerine bir konferans düzenlendi (Dagminobr.ru, 23 Mart). Dille ilgili her konferans gibi bu da politikleşti. Rus yetkililer Rusça’nın devlet dili statüsünü vurgularken Kuzey Kafkasyalı katılımcılar –bilhassa Dağıstanlılar- azınlık dillerinin hassas bir konu olduğuna dikkat çektiler. Kısa süre önce yapılan bir ankete göre Kabardey-Balkar’da Rus-olmayan nüfusun sadece yüzde 14’ü akranlarıyla anadilinde konuşuyor. Kalanlar iletişim dili olarak Rusça’yı kullanıyor (Kavkazskaya Politika, 24 Mart). 
 
Devletin azınlık dillerine hoşgörüsüzlüğü gerilime, hatta çatışmalara sebep oluyor. Kuzey Kafkasya’da aktivistler –destek sözlerine rağmen- Moskova’nın politikalarının dillerini zayıflattığına dikkat çekiyorlar. Anadil konusunun kalabalık bir diasporası olan Çerkesler için özel bir anlamı var. Etnik Çerkesler’in çoğu –başta Türkiye olmak üzere- anayurt Kuzey Kafkasya dışında yaşıyor. Anayurt Çerkesleri dillerini Kiril alfabesiyle öğrenirken Türkiyeli Çerkesler Latin alfabesine alışkınlar. Bu yılın başında İstanbul’da yapılan ortak konferansta Kiril alfabesinin benimsenmesi kararı alındı. Ne var ki bazı Çerkes aktivistler Kiril harflerinin Ruslar tarafından dayatıldığını ve ses sistemiyle uyumlu olmadığını ileri sürdüler. (Natpressru.info, 13 Şubat). Çerkes dilinin karmaşık ses sistemiyle uyumlu bir alfabe için çalışmalar başladı (Natpressru.info, 22 Ocak).
 
UNESCO birkaç yıl önce Çerkes, Karaçay-Balkar, Oset, İnguş, Çeçen ve diğer Kuzey Kafkasya dillerinin yok olma tehdidi altında olduğunu ilan etmişti. Dağıstan’da listelenen 25 dilden sadece 14 tanesi okullarda okutuluyor. Çerkesce sadece anayurdunda değil, Türkiye’de de kaybolmak üzere (Kavkazsky Uzel, 25 Şubat 2009).
 
Kabardey-Balkarlı dil bilimci Madina Khakuasheva geçen yıl düzenlenen bir akademik konferansta azınlıkların Rusça’yı düzgün konuşamadıkları gibi gerçekdışı bir argümanla gereksiz kaygılar yaratan Moskova’yı eleştirdi. Khakuasheva’ya göre 17 ile 30 yaş arasındaki Kabardeyler ve Balkarların büyük çoğunluğu kendi dillerinde kitap okumuyor, radyo dinlemiyor ve tiyatro oyunlarını izlemiyor. Dil bilimciye göre Çerkes yazarlar birliğindeki en genç şair 40 yaşında (Zapravakbr.ru). 
 
Rusya anayasasına göre Rusya Federasyonu’nun devlet dili Rusça olmakla birlikte ülke içindeki özerk cumhuriyetler kendi devlet dillerini kullanma hakkına sahipler. Çoğu Kuzey Kafkasya’da olmak üzere Rusya Federasyonu okullarında toplam 89 dil öğretiliyor. Dağıstanlı uzmanlara göre bu cumhuriyette 32 dil var. Ancak –Rusça dahil olmak üzere- sadece 14 dil “resmi” statüye sahip. Dağıstan başı Ramazan Abdulatipov konuşulan 32 dilin tamamını okul müfredatına dahil edeceğine söz verdi. Ne var ki yerel diller seçmeli ders olarak okutuluyor. Buna karşılık Rusça eğitim dili. Rusça medyaya ve sokağa da hakim. Bu, Çeçenya gibi tek-etnili cumhuriyetlerde bile ulusal dillerin geleceğinin olmadığı anlamına geliyor (Nazaccent.ru, 1 Mayıs 2014). 
 
Kuzey Kafkasya’da yerel diller “devlet dilleri” olarak tanımlansa bile pratikte bu role sahip değiller (Kavkazskaya Politika, 26 Aralık 2013). Moskova “verimlilik” gerekçesiyle devlet televizyon ve radyolarında ulusal dillerin yayın saatlerini azalttı. Buna karşılık Rusça yayınların süresi uzuyor.
 
Dil meselesinin önemi Kuzey Kafkasya’da ve Rusya Federasyonu içindeki diğer ulusal bölgelerde giderek artıyor. Rus yetkililer azınlık dillerine verilen mali ve idari teşvikleri kaldırmak istiyorlar. 
Dil konusu Kuzey Kafkasyalılarla Moskova arasında yeni bir rekabete sahne olacağa benziyor. İki taraf da kendi dili için daha fazla hak elde etmek istiyor. Azınlıklar Moskova’ya şu aşamada açıkça meydan okuyamasalar da baskılar karşısında dillerini korumaya kararlı görünüyorlar.
 
 
Çeviri : Dr. Ömer Aytek Kurmel 
 
Cherkessia.net, 8 Nisan 2015
 
 
***
 
 
North Caucasians Complain About Shrinking Use of Their Native Languages
Valery Dzutsev
April 1, 2015 
 
On March 19–20, a conference on the Russian language was held in the city of Stavropol (Dagminobr.ru, March 23). Like almost all conferences on language issues, it became quite politicized. While Russian officials pushed for Russian’s status as the country’s state language, the North Caucasian participants, especially those from Dagestan, emphasized that minority language issues are potentially explosive and should be treated with care. According to a recent poll, only 14 percent of the non-Russians in Kabardino-Balkaria speak to their peers in their mother tongue, while the rest use Russian (Kavkazskaya Politika, March 24). 
 
The state’s refusal to accommodate minority languages frequently causes tension and even violent conflict. Activists in the North Caucasus are increasingly sounding the alarm that Moscow’s policies are resulting in the further degradation of their languages, despite declarations of support for native languages of the region. The mother tongue issue has a special dimension for Circassians given their large diaspora. The majority of ethnic Circassians reside outside the North Caucasus, their homeland, with most of them living in Turkey. Turkey’s Circassians are used to the Latin alphabet while the North Caucasian Circassians learn their language using the Cyrillic alphabet. A joint conference of Circassians in Istanbul earlier this year decreed that Cyrillic should be adopted as the common script for the dialogue between the Circassians in the North Caucasus and the Circassian diaspora. However, some Circassian activists note that Cyrillic was imposed on the Circassians by the Russians and is thus unsuitable for the language. Critics say that several sounds are replicated using combinations of three Cyrillic letters, while one even uses a combination of five Cyrillic letters (Natpressru.info, February 13). Some Circassian activists have begun working on a special Circassian alphabet that would account for the complex sound system of the Circassian language (Natpressru.info, January 22). 
 
Several years ago, the United Nations agency for science, education and cultural advancement, UNESCO, warned that Circassian, Karachai-Balkar, Ossetian, Ingush, Chechen and other languages in the North Caucasus are in danger of extinction. Researchers listed 25 languages in Dagestan and pointed out that only 14 are officially taught in republican schools. The Circassian language is in danger of extinction not only in its homeland, but also within the diaspora in Turkey (Kavkazsky Uzel, February 25, 2009). 
In a scholarly conference address last year, Madina Khakuasheva, a philologist from Kabardino-Balkaria, criticized the Russian government for raising false concerns about minorities’ low proficiency in the Russian language. According to Khakuasheva, the vast majority of Kabardins and Balkars aged 17 to 30 do not read books in their national languages, do not listen to the radio in their languages and do not attend ethnic theaters. The youngest poet in the Circassian association of writers is a 40-year-old man, the linguist said (Zapravakbr.ru). 
 
According to the Russian constitution, Russian is the state language of the Russian Federation, but the autonomous republics within the country also have the right to designate their own state languages. In all, 89 languages are taught in schools throughout the Russian Federation, and a great number of them are in the North Caucasus. According to Dagestani experts, there are 32 languages in the republic. Even though only 14 languages have the “official” status, including Russian, the governor of the republic, Ramazan Abdulatipov, vowed to introduce all 32 existing languages to the school curriculum. In Karachaevo-Cherkessia, five languages are considered to be state languages of the republic, including Russian. Although the North Caucasus republics have attempted to introduce their languages into their school curriculums, they are taught as subjects, while Russian is the language of instruction in schools. Russian also dominates the media and the public sphere, which ensures that languages even in virtually mono-ethnic republics like Chechnya, with its over 95-percent ethnic-Chechen population, gradually degrade (Nazaccent.ru, May 1, 2014). 
 
The indigenous languages of the North Caucasus are often proclaimed as “state languages” in the republics, but they practically never play such a role in reality (Kavkazskaya Politika, December 26, 2013). Earlier, Moscow cut the hours for state TV and radio programs in national languages, calling this a step in the “optimization” of their structures. Now these same proposals are being rolled out in regard to schools, where the number of Russian language hours is increasing at the expense of the minority languages. 
 
The language issue appears increasingly important in the North Caucasus and in other minority-populated areas of the Russian Federation. It is not only the minorities who are complaining that their languages are dying: Russian officials are increasingly often calling for financial and administrative disincentives for the minority languages, such as cutting state funding for school instruction. The language issue is likely to be yet another contentious point between the North Caucasians and Moscow, as both sides appear to insist on receiving greater rights for their respective languages. Moscow appears to be concerned no less about spreading the knowledge of Russian than effacing the minority languages. Even though minorities cannot openly challenge Moscow’s policies at this point, they seem adamant in defending their languages in the face of pressure from the central government.
 
 

Bu haber toplam 2430 defa okundu.


hapi cevdet yıldız

Dil ulusun canıdır. Nasıl canını vermiş biri yaşayamazsa, dilini yitirmiş bir ulus da yaşayamaz. Din, inançların taşıyıcısıdır, dil ise inançlar da dahil o ulusun üretmiş olduğu tüm değerlerin taşıyıcısı ve anlatım aracıdır.

Dilini bir kez yitiren onu bir daha canlandırabilir mi? Bir Yahudi örneği var. Yahudice bir kutsal kitap/ Tevrat ve ibadet dili olarak, tıpkı çoğu bizim Arapça bilmeyen hocalarımızın Arapça dua okumaları gibi, havralarda hahamlar tarafından kullanılıyordu. Farkı, Musevî Dininin Yahudilere özgü bir din, Tevrat'ın da Yahudilere özgü bir dilde yazılmış olmasıydı. Bu yönüyle Arapçadan farklıydı. Yahudi büyük sermayesinin, İngiltere ve ABD'nin, dahası Sovyetler Birliği'nin desteğiyle bildiğimiz İsrail kuruldu. Peki bu yeni devlet, dinî edebiyat dışında geçmişten bugüne ne ölçüde bir kültürel değer getirebildi. İsrail ırkçılığının ve saldırganlığının, Arapları eşit olarak kabul edememe anlayışının temelinde işte bu kültürsüzlük (bencillik, insancıl olamama kültü) yatıyor olmalı. Yahudi demokratları ve devrimcileri ayrık tutarım.

Öte yandan İrlanda Cumhuriyeti'ni ele alalım, İrlandaca hem ulusal, hem resmi dil ama konuşulmuyor (Nüfusun çok küçük bir azınlığı konuşuyor). Çünkü İrlanda milliyetçiliği Protestan İngiliz sömürgeciliğine karşı Katolik anlayışı temelinde verilmişti.
Bu bakımdan dili yitirmemek gerekir. Bunun için işbirlikçi ve ulusa yabancılaştırıcı faşist ideolojilerle mücadeleye ağırlık vermemiz zorunludur.

13 Nisan 2015 Pazartesi Saat 09:33
Abaze Selim

Dil ulusun varlığının en büyük kanıtı.Sarılmak lazım sıkıca.

Baki selamlarımla

11 Nisan 2015 Cumartesi Saat 16:04
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net