Karakter boyutu :
Çerkesya Artık Bir Hayal Değildir!

20 Kasım 2015 Cuma Saat 14:52

Birileri sana barbarlığı, kendilerine uygarlığı yakıştırdılar.
Sense tam bin yıldır barbarlık ile başbaşaydın!
Barbarlık içinde değildi ama, hemen karşındaydı.
Barışçıl çiftçi yaşantını kuran atalarından beri, barbarlar seni hiç yalnız bırakmadılar.
Ataların çeşitli hayvanları ve bitkileri ehlileştirdikten beri, daha kolay kaynaklara erişebilme olanağı buldun.
Yaşam tarzınla, toplumsal yapını zenginleştirdin.
Ataların olan Neolotik devrimcilerin izinden, yakın zamanlara kadar geldin.
Muhtemeldir ki, bu topraklar, Çerkesya diye adlandırılmaz ve insan yaşamına açılmazdan önce de, en az 8-10 bin yıldır, yani buzçağının sona erişinden- beri, buradaydın.
Sen hiçbir halkın ülkesine göz dikmedin. Hiçbir halkın toprağını işgal etmedin.
Adalet sendin, estetik sendin, saflık sen.
Çok gelişmiş bir uygarlığın imzasını atamadın bu çağda, fakat daha önceleri çok uygarlık açmış, kapamıştın.
Senin Adın, Adem’den beri antik duyarlığın ve tarihsel kimliğin en temiz vurgusu idi.
Unutma! Senin seçimin, hem kendin, hem adalettir.
Unutma! Kendini seçtin diye, başkasını ezmedin.
Unutma! Uygarlık; insanlık ve özgürlük ile vardır.
Kölelik ve zulüm ile yükselen uygarlığa, köle nasıl ad veremezse, zalimin adı da vicdanlarda reddolur.
Uykuya dalma! Adalet duygusunu incitmediğin sürece, kendindesindir zaten.
Dalma uykuya ! Zaman her daim aleyhe çalışır, insanlığı ve uygarlığı içten içe kemirir.
Dalma uykuya ! Çalışan demir, ışıldar!
Hiçbir zaman umutsuzluğa kapılma. Karşında çok büyük bir güç olabilir. Fakat onu da yenecek bir başka güç vardır.
Gücün gücü kıracağı gücü bekleyebilirsin, ama sabır yatmak da değildir.
Zamanı akıllı ve tasarruflu kullanmanın çok yolu vardır.
Zamanı gelinceye değin hazırlanmak ve çok çalışmak zorundasın.
Savaşın sadece meydanlarda yapılmadığını, masalarda, dersliklerde, salonlarda, atölyelerde, fabrikalarda, ofislerde, derneklerde, tapınaklarda da verildiğini bilmen gerek.
Savaşın, önce yürekte, akılda, kendinde, yakınında verildiğini bilmelisin.
Savaşın, şiddet ve acımasızlık ile verildiğini düşünenler yanılırlar; savaş, zeka, yürek, cesaret, yöntem ve teknoloji ile verilir.
Savaş; senin için bir halka (örneğin Rus halkına) ya da bir ülkeye (örneğin Rusya’ya) düşmanlık değildir. Ve hiç bir zaman olmadı. Olmayacak da.
Rus halkının mahvı ve yok oluşu için savaş vermedin ama, Rus emperyalizmi ve devlet aygıtı, senin halkın, ülken ve binlerce yıl süresince ürettiğin tüm maddi ve manevi değerlerini yakıp yok etmek için didinip durdu. Yine didiniyor.
Çocuk, yaşlı, erkek, kadın demeden bütün bir halkı yok etmek için soykırım uyguladı.
Yüzbinlerce insanını acımasızca yok etti.
Ülkeni etnik temizlikten geçirdikten sonra, kalıntıları bile sürgüne yolladı. Böylece bu emperyal güç, kendine boyun eğmiş ve dahası işbirliğinde bulunmuş olanları da cezalandırmış oldu. Çünkü onun niyeti ulusumuzu tarihin sayfalarından silmekti.
Sürgüne giderken yollarda, vardıktan sonra açlık, hastalık ve türlü nedenlerle yüzbinlerce insanımız yaşamını yitirdi.
Binlerce yılda verilmiş emeklerle oluşmuş, bağ-bahçe, ev-tarla, canlı-cansız, bütün güzellikler ateşe verilip yakıldı. İspanyol engizisyonunun uygulayacılarına dahi rahmet okutuldu.
Geniş, verimli ve güzel bir coğrafya yağma edildi, ardından kapışıldı. Yerleşim yerleri ve halkın tarihsel zenginliği talan edildi.
Dolmen ve kurgan kültürü gibi insanlığa beşik olmuş iki önemli uygarlık, zalim iş makinelerinin kepçelerince kırılıp söküldü, toprağa dönüştürüldü.
Bir halkın yok edilmesi ile birlikte, dili, kültürü, tüm değerleri de yok edildi
Ulusun hayat damarları kesildi.
Büyük bir ülke, büyük bir dil ve büyük bir halktı, söz konusu olan, Çerkes/ Adığe halkı.
Her şeye rağmen kalanlar ve geri dönenler oldu, toprağına ve değerlerine sahip çıkanlar görüldü.
Çerkes ulusu (Adığe lepk) hâlâ yaşıyor, Çerkesya (Adığe Xeku), Çerkesçe (Adığabze), Çerkes sistematik değerleri ( Adığe Xabze).
Bütün bu olanlar senin yüreğindeki adalet duygusunu incitti.
Umutlarını kimi zaman köreltti.
İnsanlık değerlerine olan umutlarını azalttı.
Ama artık başını kaldır!
Umudunu yükselt!
Yeni, dinamik ve canlı nesiller yetiştirmek zorundasın.
Seni geleceğe bağlayacak olan şey, geçmişteki başarısızlıkların değil, tarihten çıkaracağın derslerdir.
Seni yaşama bağlayacak olan öç alma duyguları değil, kendi ulusal değerlerine olan bağlılığın olacaktır.
Seni, tutkuyla yöresel olana bağlayacak olan şey, evrensel değerler, vicdan ve kendi insanlık anlayışın olacaktır.
Senin, demokratik, çağdaş, modern, insancıl, başka halklara saygı duyan yurtsever değerlerin, ehil, mantıklı, sağduyulu ve barışçıl bir ulus sevgisi anlayışıdır.
Biliyoruz ki, Çerkesya artık bir hayal değildir.
Çerkes ulusu güçlü bir ulus olma iradesini şimdi, geçmişten daha güçlü biçimde ortaya koymaktadır.
Biliyoruz ki Çerkesya’da, Çerkesler dışında, binlerce, yüzlerce ve hatta onlarca yıldır yaşamakta olan başka halklar da vardır.
Karaçay, Balkar, Abaza (Abazin), Rum (Vırım/ Greko-Çerkes), Yermel (Armeno-Çerkes), Gürcü, Yahudi gibi bir dizi halk, Çerkesya’nın tarihine de damgasını vurdu.
Bazı halklar bu coğrafyaya yeni gelmişlerdir. Hangi nedenle gelmiş olsalar, onlar da, bundan böyle artık bizimle kardeş olmuşlardır. Bunların başında Ruslar ve Ukrayna kökenli Kazaklar bulunmaktadır. Geçmişte yaşanmış ve Rus emperyalizminin despotik tavır ve tutumlarıyla yaratılmış olan düşmanlıklara artık bir son vermeli ve önümüze bakmalıyız.
Yine Çerkes coğrafyasına zorunluluktan sığınmış Nogay, Tatar, Ahıska Türkleri ve son dönemlerde yığınlar halinde gelerek Karadeniz kıyılarına yerleşen Karabağ Ermenileri, Kürtler ve adını saymadığımız diğer halklar, gelecekte kurulacak demokratik bir ülke olacak Çerkesya içinde belki de sonsuza kadar beraber yaşayacağımız ve dostlukları ile gücümüze güç katacağımız halklar olacaktır.
Çağdaş Çerkesya Yurtseverliği, sadece Çerkes/ Adığeler (Kabardey-Adığey-Çerkes-Şapsığ bölgeleri)’in birliğini değil, tarihsel olsun olmasın tüm ülke (Çerkesya) halklarının barış içinde birliğini hedef almaktadır.
Çerkesya Yurtseverleri, Rus halkının değil, her tür emperyalizmin karşısındadır. Her türlü dayatmacılığın, zulmün ve esaretin karşısındadır.
Hukuk, adalet ve evrensel değerler, Çerkesya’nın geleceğini aydınlatacak ve bölge halklarına en güzeli, en iyiyi, en doğruyu gösterecektir.
Hay marje! Çerkesya'yı yaşama ve insanlık ailesine iade etmek için daha sıkı, daha çok çalışmaya!..
Sense tam bin yıldır barbarlık ile başbaşaydın!
Barbarlık içinde değildi ama, hemen karşındaydı.
Barışçıl çiftçi yaşantını kuran atalarından beri, barbarlar seni hiç yalnız bırakmadılar.
Ataların çeşitli hayvanları ve bitkileri ehlileştirdikten beri, daha kolay kaynaklara erişebilme olanağı buldun.
Yaşam tarzınla, toplumsal yapını zenginleştirdin.
Ataların olan Neolotik devrimcilerin izinden, yakın zamanlara kadar geldin.
Muhtemeldir ki, bu topraklar, Çerkesya diye adlandırılmaz ve insan yaşamına açılmazdan önce de, en az 8-10 bin yıldır, yani buzçağının sona erişinden- beri, buradaydın.
Sen hiçbir halkın ülkesine göz dikmedin. Hiçbir halkın toprağını işgal etmedin.
Ancak senin ak yüzlü çocukların ve güzel ülkende hep birilerinin gözü oldu.

Adalet sendin, estetik sendin, saflık sen.
Çok gelişmiş bir uygarlığın imzasını atamadın bu çağda, fakat daha önceleri çok uygarlık açmış, kapamıştın.
Senin Adın, Adem’den beri antik duyarlığın ve tarihsel kimliğin en temiz vurgusu idi.
Unutma! Senin seçimin, hem kendin, hem adalettir.
Unutma! Kendini seçtin diye, başkasını ezmedin.
Unutma! Uygarlık; insanlık ve özgürlük ile vardır.
Kölelik ve zulüm ile yükselen uygarlığa, köle nasıl ad veremezse, zalimin adı da vicdanlarda reddolur.
***
Uykuya dalma! Adalet duygusunu incitmediğin sürece, kendindesindir zaten.
Dalma uykuya ! Zaman her daim aleyhe çalışır, insanlığı ve uygarlığı içten içe kemirir.
Dalma uykuya ! Çalışan demir, ışıldar!
Hiçbir zaman umutsuzluğa kapılma. Karşında çok büyük bir güç olabilir. Fakat onu da yenecek bir başka güç vardır.
Gücün gücü kıracağı gücü bekleyebilirsin, ama sabır yatmak da değildir.
Zamanı akıllı ve tasarruflu kullanmanın çok yolu vardır.
Zamanı gelinceye değin hazırlanmak ve çok çalışmak zorundasın.
Savaşın sadece meydanlarda yapılmadığını, masalarda, dersliklerde, salonlarda, atölyelerde, fabrikalarda, ofislerde, derneklerde, tapınaklarda da verildiğini bilmen gerek.
Savaşın, önce yürekte, akılda, kendinde, yakınında verildiğini bilmelisin.
Savaşın, şiddet ve acımasızlık ile verildiğini düşünenler yanılırlar; savaş, zeka, yürek, cesaret, yöntem ve teknoloji ile verilir.
Savaş; senin için bir halka (örneğin Rus halkına) ya da bir ülkeye (örneğin Rusya’ya) düşmanlık değildir. Ve hiç bir zaman olmadı. Olmayacak da.
Rus halkının mahvı ve yok oluşu için savaş vermedin ama, Rus emperyalizmi ve devlet aygıtı, senin halkın, ülken ve binlerce yıl süresince ürettiğin tüm maddi ve manevi değerlerini yakıp yok etmek için didinip durdu. Yine didiniyor.
Çocuk, yaşlı, erkek, kadın demeden bütün bir halkı yok etmek için soykırım uyguladı.
Yüzbinlerce insanını acımasızca yok etti.
Ülkeni etnik temizlikten geçirdikten sonra, kalıntıları bile sürgüne yolladı. Böylece bu emperyal güç, kendine boyun eğmiş ve dahası işbirliğinde bulunmuş olanları da cezalandırmış oldu. Çünkü onun niyeti ulusumuzu tarihin sayfalarından silmekti.
Sürgüne giderken yollarda, vardıktan sonra açlık, hastalık ve türlü nedenlerle yüzbinlerce insanımız yaşamını yitirdi.
Binlerce yılda verilmiş emeklerle oluşmuş, bağ-bahçe, ev-tarla, canlı-cansız, bütün güzellikler ateşe verilip yakıldı. İspanyol engizisyonunun uygulayacılarına dahi rahmet okutuldu.
Geniş, verimli ve güzel bir coğrafya yağma edildi, ardından kapışıldı. Yerleşim yerleri ve halkın tarihsel zenginliği talan edildi.
Dolmen ve kurgan kültürü gibi insanlığa beşik olmuş iki önemli uygarlık, zalim iş makinelerinin kepçelerince kırılıp söküldü, toprağa dönüştürüldü.
Bir halkın yok edilmesi ile birlikte, dili, kültürü, tüm değerleri de yok edildi
Ulusun hayat damarları kesildi.
Büyük bir ülke, büyük bir dil ve büyük bir halktı, söz konusu olan, Çerkes/ Adığe halkı.
Her şeye rağmen kalanlar ve geri dönenler oldu, toprağına ve değerlerine sahip çıkanlar görüldü.
Çerkes ulusu (Adığe lepk) hâlâ yaşıyor, Çerkesya (Adığe Xeku), Çerkesçe (Adığabze), Çerkes sistematik değerleri ( Adığe Xabze).
Bütün bu olanlar senin yüreğindeki adalet duygusunu incitti.
Umutlarını kimi zaman köreltti.
İnsanlık değerlerine olan umutlarını azalttı.
Ama artık başını kaldır!
Umudunu yükselt!
Yeni, dinamik ve canlı nesiller yetiştirmek zorundasın.
Seni geleceğe bağlayacak olan şey, geçmişteki başarısızlıkların değil, tarihten çıkaracağın derslerdir.
Seni yaşama bağlayacak olan öç alma duyguları değil, kendi ulusal değerlerine olan bağlılığın olacaktır.
Seni, tutkuyla yöresel olana bağlayacak olan şey, evrensel değerler, vicdan ve kendi insanlık anlayışın olacaktır.
Senin, demokratik, çağdaş, modern, insancıl, başka halklara saygı duyan yurtsever değerlerin, ehil, mantıklı, sağduyulu ve barışçıl bir ulus sevgisi anlayışıdır.
***
Biliyoruz ki, Çerkesya artık bir hayal değildir.
Çerkes ulusu güçlü bir ulus olma iradesini şimdi, geçmişten daha güçlü biçimde ortaya koymaktadır.
Biliyoruz ki Çerkesya’da, Çerkesler dışında, binlerce, yüzlerce ve hatta onlarca yıldır yaşamakta olan başka halklar da vardır.
Karaçay, Balkar, Abaza (Abazin), Rum (Vırım/ Greko-Çerkes), Yermel (Armeno-Çerkes), Gürcü, Yahudi gibi bir dizi halk, Çerkesya’nın tarihine de damgasını vurdu.
Bazı halklar bu coğrafyaya yeni gelmişlerdir. Hangi nedenle gelmiş olsalar, onlar da, bundan böyle artık bizimle kardeş olmuşlardır. Bunların başında Ruslar ve Ukrayna kökenli Kazaklar bulunmaktadır. Geçmişte yaşanmış ve Rus emperyalizminin despotik tavır ve tutumlarıyla yaratılmış olan düşmanlıklara artık bir son vermeli ve önümüze bakmalıyız.
Yine Çerkes coğrafyasına zorunluluktan sığınmış Nogay, Tatar, Ahıska Türkleri ve son dönemlerde yığınlar halinde gelerek Karadeniz kıyılarına yerleşen Karabağ Ermenileri, Kürtler ve adını saymadığımız diğer halklar, gelecekte kurulacak demokratik bir ülke olacak Çerkesya içinde belki de sonsuza kadar beraber yaşayacağımız ve dostlukları ile gücümüze güç katacağımız halklar olacaktır.
Çağdaş Çerkesya Yurtseverliği, sadece Çerkes/ Adığeler (Kabardey-Adığey-Çerkes-Şapsığ bölgeleri)’in birliğini değil, tarihsel olsun olmasın tüm ülke (Çerkesya) halklarının barış içinde birliğini hedef almaktadır.
Çerkesya Yurtseverleri, Rus halkının değil, her tür emperyalizmin karşısındadır. Her türlü dayatmacılığın, zulmün ve esaretin karşısındadır.
Hukuk, adalet ve evrensel değerler, Çerkesya’nın geleceğini aydınlatacak ve bölge halklarına en güzeli, en iyiyi, en doğruyu gösterecektir.
Hay marje! Çerkesya'yı yaşama ve insanlık ailesine iade etmek için daha sıkı, daha çok çalışmaya!..
Bu yazı toplam 3853 defa okundu.
Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
