

Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, o yerde güneş batıyor demektir.
Konfüçyus
Eğer bir yerde insanların gölgeleri küçülüyorsa, orada yeni bir güneş doğuyor demektir.
Çerkes Ulusal hareketi içinde her bir figürün gölgesi giderek küçülüyor.
Çok sayıda umutsuz, karamsar ve düşkırıklığı içinde insana rağmen bu böyle.
Öyleyse! Öyleyse hem nitel, hem nicel genişleme ve büyümenin içinde olduğumuzun farkında olmalıyız.
Ve bilmeliyiz ki; bir halkın yüreğine özgürlük ateşi düştüyse, ateş o halkın içinde bir daha hiç bir şekilde sönmez.
Yeter ki, geçmişe takılıp kalmayalım.
Yaşanılan soykırım ve sürgün trajedisinin halkımız üzerinde bıraktığı olumsuz etkilerin devamına engel olalım.
Unutmayalım ki; bir aşamayı, iyi/ kötü kapatıp, yeni bir aşamaya geçmek önemlidir.
Geçmişi doğru biçimde tahlil edip, doğru sonuçlar çıkartalım ki en iyiyi, en doğruyu, en güzeli bulabilelim.
Çerkes/ Adığe halkı da tüm dünya halkları gibi en iyiyi, en doğruyu ve en güzeli hak ediyor.
Süvariler Şarkısı
I
Kuşandık kamayı
En yumuşak sözcüklerden
Kuşandık tüfengiMerhamet dolu bakışlarımızdan
Ve Çerkeska
Kendi öz kimliğimizBarışın düşmanlarını avlamaya gidiyoruz
Atlarımız düşlerimizdir dört nal
Gözler gemi azıya almışHülyalar birER uçurtma
Fırtınayız, dağ, bayır, sahil
Kuşandık domuzuna dirençleri
Kilitledik umutları benliğimize
Göğsümüze kilitli özgürlük
Bağışladık şu can ve kan emanetini
Sevgi düşmanlarına karşı
Aldık koltuğumuza kelleyi…II
Hainleri bulup çıkartacağız
Tüm saklandıkları
Fare deliklerindenVereceğiz veriştireceğiz
Ölümcül ateşimiziAvuçlarımızda can pazarından
Ceset taşıyan
Fişekleri tüfenklerimizinSözcük sözcük mermileri
ŞarjörlerimizdeSüvari kesildik
Her birimiz birer abrek
Saf tutun, tutun safOmuzlara denk düşsün omuzlarınız
Kendi anladıkları dilde
Konuşacağız ilkin
Dünyanın renkleriniSilmek isteyenlerle
Sonra bilindik dilde
Soyunacak yarına şefkatimiz....
III
Doğan yaratılarla
Donatacak evreni
Bak kanda rahmet
Suda bereket
Gökte asalet
Bayrak bayrakOnların akış hızıyla savaşı
Beslemek gerek
Bu dava yanlız bölgesel değil
Bu dava etnik değil
Bu dava kültür değilBu dava bir dilin de değil sadece
Çerkes halkınınYaşamda kalma savaşı
Ülkemiz Çerkesyanın
Ayağa kalkma savaşı!
Bu dava tüm insanlığın...
Sn. Semih kardeşim,
Eline ve yüreğine sağlık. Umutsuz olmaya hiç gerek yok. Çerkes halkı toparlanıyor. Tarihin hiçbir döneminde bugünkü sayıda üniversiteli ve yüksek öğrenim görmüş gencimiz yoktu. Bunu bilmeliyiz.
Bugün 5 yaşında olan çocuk 75 yıl sonra ancak 80 yaşında olacak. Özgürlük ateşi elden ele dolaşacak. Bu bakımdan şahsen hiç karamsar değilim. Güneş yükselecek, Çerkes de daha parlak görünecek.
Yeniden sağol, saygılar.
Semih Akgün yüreğine sağlık! son zamanlarda biçare, ölüme yaklaşmış insanların huysuz/çaresiz refleksi içinde bulunan vasat ve enfekte halimize pansuman gibi bu tür yazılar.
25 Ekim 2013 Cuma Saat 22:31Evet, aynen öyle, gölgeler küçülüyor, çünkü güneş yükseliyor, çünkü nitelik de nicelik de artıyor. Milletimizin nicelik olarak fazla, nitelik olarak yüksek evlatları kendi milletleri için henüz çalışmaya başladılar, başlıyorlar.
Nitelik yükseldikçe herkesin gölgesi küçülsün, kimse ne kendi gölgesini ne de başkasının gölgesini görebilsin. Kediler çoğalsın, varsa cirit atanlar onlar da hakettikleri yere, bir süre daha eğlenecekleri fare deliklerine geri dönsünler. Aklınıza fikrinize sağlık Semih Akgün.
