Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çerkes Mucizesi’nin Gerçekleşmesine Yönelik Bir Diğer Adım
09 Şubat 2020 Pazar Saat 22:55
Fakat kendi kadim topraklarında kalan Çerkesler, süratli bir şekilde geleneklerine yapıştılar; diasporadaki yüzbinlerce Çerkes ise sadece yaşadıkları ülkelerdeki halkların ve devletlerin güvenini kazanarak değil, fakat aynı zamanda kendi kimliklerini de, kendi anavatanlarında yeniden birleşebilecekleri güne hazırlık için kararlı bir şekilde koruyarak, parlak bir şekilde geliştiler.

 

Paul Goble,6 Şubat 2020

Ne kadar küçük ve ne kadar güçlü olduğunun bir önemi olmaksızın, yoğun bir yürüyüş yolunda, kaçınılmaz bir şekilde baş veren tek bir çimen yaprağı gibi, Çerkes Ulusu da şu anda, uzunca bir dönem devam eden baskı ve yabancı egemenliğin üstesinden gelmektedir. 

 

Üç yüz yıl önce Rus devleti ile ilk temasın başlangıcından bu yana Çerkes Ulusu, bir çok kez, defaatle ve kaçınılmaz bir şekilde başardığı şeyin, yeniden başarılmasının imkansız olmadığını göstermiştir: sadece var olmayı devam ettirmek değil ve fakat Çerkes kimliğini bütünüyle tekrar ileri sürmek ve anavatanı üzerinde yeniden hak iddia etmek bu başarılardandır. 

 

Şimdi, Çerkes yazar ve aktivist Adel Bashqawi tarafından hazırlanan bir çalışma, Rusya’da aynı etnik kökeni paylaştığı soydaşları ve dünya çapına dağılmış diaspora da dahil olmak üzere, bu son derece dinamik eğilim üzerine kuvvetli bir projektör ışığı tutmuştur.

(Kaynak:Wikimedia)

Çerkesler, yüz yıldan daha fazla bir süre, kendilerinden çok daha güçlü ve son derece iyi silahlanmış Rus ordusu ile savaştılar ve herkesin beklediğinden çok daha uzun bir süre direndiler. Fakat 1864 yılında, Kuzey Batı Kafkasya’daki kendi anavatanlarındansürüldüler ki bu fiil, gerek Çerkesler ve Gürcistan Cumhuriyeti de dahil bazı ülkeler tarafından “soykırım” olarak kabul edildi. 

 

Rus devleti, bu büyük nüfusun, güç kullanılarak başka topraklara yerleştirilmesini, Çerkes Ulusu’nu sonsuza kadar yok edeceğini varsaymıştı. Fakat kendi kadim topraklarında kalan Çerkesler, süratli bir şekilde geleneklerine yapıştılar; diasporadaki yüzbinlerce Çerkes ise sadece yaşadıkları ülkelerdeki halkların ve devletlerin güvenini kazanarak değil, fakat aynı zamanda kendi kimliklerini de, kendi anavatanlarında yeniden birleşebilecekleri güne hazırlık için kararlı bir şekilde koruyarak, parlak bir şekilde geliştiler. 

 

1917  yılındaki Bolşevik Devrimi’nden sonra, Moskova, birleşik bir ulusu yok etmek amacıyla, Çerkesleri, güya kendi gerçek “milliyetleri” ne ayırdı; fakat Sovyet otoriteleri, Çerkeslerin ortak hafızasını silmeyi başaramadı ve diasporayı anavatana dönme ümidini muhafaza etmekten engelleyecek çok az şey yapabildi. Nihayetinde, Sovyetler Birliği 70 yıldan biraz uzun bir zaman sonra çöktüğünde, bir çok Çerkes, kendi birleşme ve anavatana dönme günlerinin geldiğine inandı; ancak, Rusya Federasyonu hükümeti, aynen Sovyet ve Çar seleflerinin yaptığı gibi Çerkeslere karşı sadece bir hasım olduğunu ispat etti.     

 

Bununla beraber, o zamandan bu yana, güçler dengesi, internetin yükselişi ile değişmeye başladı. Anavatan ve Diaspora Çerkesleri, her biri kendi mücadelesini sürdürmesine rağmen bir araya geldiler. Anavatan Çerkesleri, daha çok, özellikle Rusya Federasyonu içerisinde, ortak bir Çerkes kimliği talep etmeye odaklandılar. Diaspora Çerkesleri ise, Ortadoğu’da savaşın mağdur ettiği Çerkeslerin, kendi anavatanlarına dönmelerine engel olunmasına ilaveten, 1864 yılında atalarının tam olarak sürüldüğü yer olan Soçi’de, 2014 yılında düzenlenen olimpiyatlar gibi, Moskova’nın hala devam eden suçları olarak gördükleri şeylere karşı başkaldırdılar. Çerkes Ulusu’nun her bir birimi, sadece yekdiğerini canlı tutmakla kalmadı ve aynı zamanda hem kendi mücadelelerinin devam edeceğine hem de kazanacaklarına dair olan inançlarını kamçıladı.   

 

Bu meydan okumanın devam etmesi,  Vladimir Putin idaresindeki Rusya’da, tek bir Çerkes çimen yaprağının, sımsıkı bir yoğunlukta ortaya çıkmasını görmeyi dileyen dünya çapında birçok çevrenin sempatisini çekti. Çerkes meselesini üç yüz yıl önce, iki yüz yıl önce, yüz yıl önce, onlarca yıl önce silenler, “Çerkes Mucizesi” nin hayatiyetine inanmayanlar bugün yanılmış durumda.   

 

Birçok ulus için, benzeri uzun dönem baskı ve kasdi parçalayıcı devlet politikalarına karşı şaşılası azim, göz korkutucu olurdu. Ama bu durum, Çerkesler için  geçerli değil. Çerkesler imkânsız görünen bir şeyi başardılar; 150 yıldan daha fazla bir süredir, başka uluslar içerisine, dünya çapında dağılmış olmalarına ve anavatanlarında baskı altında tutulmalarına rağmen, kendi kimliklerini yaşattılar. Adel Bashqawi tarafından yazılan, Çerkes Mucizesi:Çarların,Önderlerin,Rusya’nın Durduramadığı Ulus (Xlibriis, 2020, 1167 sayfa) isimli yeni kitap , söz konusu yükselişin bir parçası. Kitap, eşzamanlı olarak Çerkes direnişinin öyküsünü anlatmakta, kaynaklarını tasdik etmekte ve Çerkeslerin, 1864 yılından bu yana herhangi bir zamanda olduğundan daha fazla yakın olan zaferlerine katkı sunmaktadır.    

Adel Bashqawi

Çerkes meselesi hakkında bir kişinin ne kadar az ya da ne kadar küçük bilebileceği şey olursa olsun, Bashqawi’nin kitabı kullanışlı bir rehber. Havayolu pilotu olarak kariyer yapan Ürdün doğumlu bir Çerkes olan ve Çerkesler hakkında, Çerkesya: Özgür Doğmak (Circassia: Born to Be Free ,2017)  isimli diğer önemli bir kitabın yazarı olan Bashqawi, sadece kendi halkının çok iyi belgelenmiş tarihini arz etmemekte ve fakat aynı zamanda genel olarak ulusal hareket hakkında bir bibliyografya sağlamaktadır. Kitap, 2014 Soçi Olimpiyatlarına karşı Çerkeslerin uluslararası kampanyasına (bakınız EDM 6 Kasım 2013; bakınız Jamestown.org, 19 Şubat 2014), ve buna ilaveten, Rusya hükümetinin, Çerkeslerin bir kolu olan ve Soçi’de yaşayan Şapsığları yok etmek için şehir yenileme planlarını kullanmak gibi Soçi’de ve başka yerlerde yaşayan Çerkeslere karşı devam eden saldırılarına özel bir dikkat hasretmiştir (Kavkazr.com, 23 Kasım 2018 and 9 Ocak 2020Windowoneurasia2.blogspot.com, 14 Ocak 2020).

 

Kitabın içerisinde yer verilen, bir çoğuna ulaşılması son derece zor olan, yazarın iddialarını güçlendiren ve daha fazla araştırmaya temel ve büyük bir kavrayış sağlayan ve Çerkes meselesine destek temin eden 400’den daha fazla belge özellikle önemlidir. Çerkes meselesini anlamak isteyen bir kimse, mezkur belgeler ve bu kitap olmadan yapamaz. Bazen, devrimlerin üç çeşit insana ihtiyaç duyduğu söylenmektedir: devrimin gerekliliğini açıklayacak feylesoflar, amacı gerçekleştirecek insan topluluğunu organize edecek aktivistler ve devrim bir kere icra edildikten sonra, devrimi kurumsallaştıracak tecrübeli yöneticiler. Adel Bashqawi, bu rollerin hem birincisini hem de ikincisini bir araya getirmekte ve zafer kazanıldığında üçüncüsüne konumlanmaktadır.

 

Ve bu zafer, herhangi birinin düşündüğünden daha yakındır. Bashqawi’nin kitabı incelendiğinde okuyucular, Mahatma Gandi’nin, ulusların özgürlüğünde yer alan dürtünün görünümü hakkındaki sözlerini devamlı bir şekilde hatırlamaktadır. Hindistan’ın eski lideri; “Önce sizi görmezden gelirler” demişti, “sonra size gülerler; sonra sizinle savaşırlar; ve sonra siz kazanırsınız”. Moskova artık gülmüyor, fakat geri çekilmek için savaşıyor. Çerkesler için zafer gerçekleşmektedir, ve Adel Bashqawi’nin yeni kitabı, bu akîbeti daha da yakın kılmıştır.

 

Kaynak:https://jamestown.org/program/another-step-toward-the-realization-of-the-circassian-miracle/

 

Çeviri: Dr. Karden Murat

Cherkessia.net, 9 Şubat 2020


Bu haber toplam 2480 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net