Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
2019 Anadilleri Yılı Sona Ererken
29 Aralık 2019 Pazar Saat 22:33
UNESCO 2019 yılını Dünya Anadilleri Yılı olarak belirlemişti. Yılın amacı, anadillerinin yok olmakta olduğunu duyurma, anadillerini ayakta tutma ve geliştirme sorumluluğu altında olduğumuz gerçeğini duyurma olarak özetlenebilir.


UNESCO 2019 yılını Dünya Anadilleri Yılı olarak belirlemişti. Yılın amacı, anadillerinin yok olmakta olduğunu duyurma, anadillerini ayakta tutma ve geliştirme sorumluluğu altında olduğumuz gerçeğini duyurma olarak özetlenebilir.

Dünyada yüzlerce milyon insan tarafından konuşulan diller bulunduğu gibi, sadece birkaç bin kişi tarafından konuşulan diller de vardır, bunların hepsi aynı bayrak altında Yılı tamamladılar. Yıla ilişkin Rusya’da yüzlerce etkinlik düzenlendi.

 

Anadilleri Yılı artık sonuna yaklaşıyor. Sonucu özetlemek gerekiyor. Bir tek yılda durumu değiştirmek elbette kolay değil. Çünkü dillerin gücü eşit değil, statü ve konuşan insan sayısı  da aynı değil. Söz gelişi, Rusça, Çerkesçe ve Kalmıkçayı birlikte aynı kefeye koyup nasıl değerlendirebilir, sorunlarını çözebiliriz? Kuşkusuz bu dillerin ortak yanları vardır, ancak dillerin sorunları farklıdır, her birinin gücünü ayrı ayrı değerlendirmek ve  çözmek gerekir.

 

Örneğin, Rusça Rusya dışında, dünyada da önem taşıyan büyük bir devlet dili. Rusçayı öğretme ve inceleme ile görevli çok sayıda enstitü bulunuyor, yıllardır ve halen de çalışıyorlar. Ama Adıgece ve Udmurtça gibi  dillerin durumu çok daha farklı.

 

Rusya’da Rusçadan sonra en çok konuşulan dil Tatarca, onu Başkırca, Çeçence, Ermenice ve daha başka diller izliyor. UNESCO uzmanlarına göre, 136 anadili yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

 

Peki ne yapmak gerekiyor? Bebelere hangi yollarla Adıgeceyi öğretebiliriz? Soruna çok yönlü yaklaşmak gerekiyor. Bazıları sorunun çözümü aileden gelir diyorlar. Doğru, tartışmasız doğru, ana baba ve evdeki herkes doğumundan başlayarak çocukla Adıgece konuşmaya başlarsa, çocuk anadilini kavramaya ve konuşmaya başlar. Ama ana babaların  kendileri Adıgece konuşmuyorlarsa ne yapılabilir…

 

Bebek en çok hangi dili duyuyorsa o dilde konuşur. “Öyle ama kreş, anaokulu, sokak, karikatür” diyenler için Maykop’ta oturan T’eşu Aslan ile Mezağo’yu örnek gösterelim. Mezağo’nun küçücük oğlu Adıgece konuşuyor, bunu birkaç kez “Adıge mak” gazetesinden duyurduk. Dilin toplum tarafından kullanılmasının elbette önemi vardır. Dil birçok alanda kullanılmaya başlanırsa, gençler anadiline daha fazla ilgi duyacaklardır.

Adıgecenin bugünkü statüsüne, ulaştığı noktaya ilişkin çok şey söylenebilir. Adıgece resmi bir dil, öğrenmek için birçok olanak var diyoruz, ama iş bu şeyleri uygulamaya, dili kamu  yaşamında kullanmaya gelince, durum değişiyor ve bir sonuca ulaşılamıyor. Bir şeyler yapıyor görünüyoruz ama boşuna. Gece gündüz çocukların duyduğu tek ses Rusça ve her şeyin üstesinden geliyor, her şeyi bastırıyor.

 

Şimdiye değin dil  sorunu kentteki Adıge çocukları ile sınırlı bir sorundur diyorduk, artık köydeki çocuklar da  Rusça konuşmaya başladılar. Bazen aklıma takılıyor: Maykop’taki okullarda okutulan Adıge dili ve Adıge edebiyatı ders kitaplarını olsun ana babalar görmek/okumak için bir kez olsun ellerine almışlar mı, diye?

 

Sonunda, durumun vahametini fark eden cumhuriyetimiz önderleri bir Proje Ofis kurmaya karar verdiler ve kurdular da. Geçtiğimiz yıl Adıgecenin öğrenilmesine ilişkin sorunlara eğildiler ve bazı önlemler aldılar. Bunlardan biri, Adıgeceyi başlangıç (ублап1э) sınıflarında daha yoğun olarak okutmak, bunun  için Maykop’taki 4 okulun pilot okulu seçtiler. Ayrıca 8 çocuk yuvasında da (кIэлэцIыкIу IыгъыпI) Adıgece konuşacak gruplar oluşturma kararı da aldılar ve hazırlık çalışmalarını başlattılar. Yıl boyunca Proje Ofis’in çalışmalarına ilişkin   çok sayıda haber gazetemizde yer aldı, bu nedenle   yeniden o yazılara değinme gereği duymuyorum.

 

Anadillerinin öğretimi konusundaki  sorunları çözmek üzere devletin ciddi biçimde adım attığını görüyoruz, bunun bir kanıtı olarak da bu yakınlarda Rusya Eğitim Bakanlığı tarafından Maykop’ta düzenlenmiş olan bir seminerden söz edebiliriz. Seminerde sadece Adıgece değil, ulus dillerinin tümüne  ilişkin sorunlar ele alındı.

Seminerde çok sayıda kişi konuştu ve her biri soruna ilişkin bilgilendirmede bulundu. Adıge Üniversitesi öğretim üyesi Śey Zarema anadillerinin beka/var olma sorununu ve sorunun çözümünü devlet politikasına bağladı ve  ilginç bir konuşma yaptı. Zarema, bugün için yeryüzünde 7 bin dil konuşulduğunu, her iki haftada bir iki dilin öldüğünü söyledi. 

 

UNESCO yayımlarına göre, yeryüzündeki ulus dillerinin yüzde 90’nı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya, dedi. Adıgece dahil Kuzey Kafkasya’da konuşulan dillerin çoğunun yok olacak ulus dilleri listesine alındığını söyledi. Günümüzde ulus dillerinin gelişim sürecinin durduğu ve bir gerileme süreci içine girilmiş olduğu, uzun zamandan beri bilim insanları tarafından dile getiriliyor. Bütün bu uyarılar  Rusya bilimsel  ve sosyal eğitim sistemi tarafından gözardı edildi, dikkate alınmadı. İşin vahameti bu son 10 yıllık zaman diliminde her zamankinden daha belirgin hale geldi. Nedeni  de uzmanlar tarafından açıklanmış bulunuyor. 

 

Uzmanların söylediklerine göre, belirleyici neden, gençlerin kullandığı elektronik aygıtlar ve eğitim sisteminin Rus dili üzerine düzenlenmiş olması. Bilim, kültür ve sosyal alanda kullanılan Rusça internet ağı ulusal dilleri  önemsizleştiriyor, eziyor. Bu nedenle ulus dillerini yaşatma sorumluluğu sadece ailenin üzerine yüklenemez.

 

Bu son dönemde Rusya Devlet Duması tarafından yayımlanmış olan ve ulusların dillerinin öğrenilmesine ilişkin karar büyük  gürültü kopardı. Duma milletvekilleri, isteyenler istedikleri dili seçmeli ders olarak öğrenebilirler dediler ve o yönlü  bir karar çıkardılar. Ancak cumhuriyetler halkları karara itiraz ettiler. Ardından, “Eğitim Yasası’nda” bazı değişiklikler yapıldı. Anadillerinin zorunlu ders dili olarak okutulmaları, ancak Rusça da dahil olmak üzere çocuğun okuyacağı  anadilini seçme hakkının ana babalara verilmesi biçiminde bir  düzeltme yapıldı.

 

Doğrusu, hemen her yıl, milletvekillerimiz yeni sorunlar icat etmede başarılılar. Her bir yasa ayrı bir kargaşa ve gürültüye yol açıyorsa, bu durum, o milletvekillerinin halktan kopuk olduklarını, bilinçli olarak  toplumda üzüntü ve çatışmalara yol açtıklarını  gösteriyor. Sonunda ana babalar diledikleri anadilini öğrenim dili olarak seçme hakkına kavuşmuş oldular. Peki, velilerin seçeceği dil hangi dil olur? Bu nedenle ulus dillerini öğrenme sorunu kısa sürede çözümü gereken büyük  bir sorun olarak  devletin tepesinde duruyor.

Dil politikasının niteliği ve yöreler okullarında okutulan ulus dillerinin durumu dikkate alındığında, uygulanan devlet dil politikasının  çok kısa sürede iyileştirilmesi gerektiği belli.

 

Bugün Rusya Federasyonu’nda ulus dillerini öğretme konusunda birbiriyle çelişen ve sorun yaratan durumlar var ve bu da  eğitim sisteminin sınırlarını zorluyor. Sorunun,  devletin uyguladığı yanlış ulus politikasından kaynaklandığı  uzmanlar tarafından  açıklanmış bulunuyor. Ulusal politika adil, gerçekçi ve doğru düzenlenmediğinde, sorunlar çözülmemiş olarak kalmaya devam edecektir.

 

Anadilleri Yılı nedeniyle ulus dillerini öğrenmeye ilişkin sorunlar daha belirgin olarak ortaya konmuş oldu. Sorunları çözmek için devlet düzeyinde çalışmalar sürüyor. Çalışmalar kesintiye uğratılmadan sürdürülürse, kuşkusuz yararlı olacaktır.


Siĥu Goşnağo, Araştırmacı yazar, Adıge mak, 26 Aralık 


 
Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız
 
Cherkessia.net, 29 Aralık 2019

Bu haber toplam 1734 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net