Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
'Çerkesler Tek Bir Ulustur ve Tek İsimleri Olmalıdır' Diyor Bilim Adamları ve Aktivistler
18 Mart 2019 Pazartesi Saat 23:51
Khabze organizasyonu başkanı Martin Kochesoko, “kendilerini, kendi anadillerinde ‘Adige’ olarak adlandıran herkesin Çerkes olması” nın bir sorun olmaması gerektiğini ifade etmektedir. Onları, Kabardinler, Çerkesler ve Adigeler olarak bölmek, “Sovyet ulus politikasının bir meyvesidir”. Bölgedeki “bütün idari yapılar” bu temelde teşkil edilmiştir.

 

Paul Goble, 14 Mart 2019

Sovyetlerin, Adigeler, Kabardinler ve Şapsığlar olarak böldüğü insanların ortak bilinen adları olan Çerkes (Adige) adını sadece karıştırılmaktan kaçınmak amacıyla değil fakat aynı zamanda Rusya’nın güncel sınırları içerisinde ya da dışında, nerede yaşarlarsa yaşasınlar, Çerkeslerin tek bir ulus olmaları sebebiyle ve tek bir isme sahip olmaları zorunluluğundan dolayı, daha fazla insan sürekli bir şekilde sesini yükseltmekte ve kampanyaya destek vermektedir.  

 

Kavkaz Uzel haber ajansı bugün durum hakkında altı uzman ile bir araştırma yaptı. Onların yorumları, konunun kısaca kavranması bakımından en iyi tartışmaları sergilemektedir (kavkaz-uzel.eu/articles/332833/ ve  windowoneurasia2.blogspot.com/2019/03/call-for-circassian-subgroups-to.html).

 

Bir Çerkes dilbilimci olan Madina Hakuşeyava, Sovyetlerin dil ve halk bölümlemesinin yapay ve kafa karıştırıcı olduğunu söylemektedir. Birbirinden ayrı, Kabardin ya da Adige literatürü hakkında herhangi bir bahis olmaması gerekir: sadece tek bir Çerkes (Adige) literatürü mevcuttur. Bütün bu durumların düzeltilebilmesi için “siyasal isteğe” ihtiyaç bulunmaktadır.

Khabze organizasyonu başkanı Martin Koçesko, “kendilerini, kendi anadillerinde ‘Adige’ olarak adlandıran herkesin Çerkes olması” nın bir sorun olmaması gerektiğini ifade etmektedir. Onları, Kabardinler, Çerkesler ve Adigeler olarak bölmek, “Sovyet ulus politikasının bir meyvesidir”. Bölgedeki “bütün idari yapılar” bu temelde teşkil edilmiştir.

 

Medeniyet ve Bölgesel Araştırma için Rusya Bilimler Akademisinde bir bilim kadını olan Naima Nefliyaşeva  'Adigeyli’ şeklindeki imalat, tamamen sun’idir”. Bunun tersine (çevirenin notu: iç etnonim-kendi dilinde kendini isimlendirme olarak) Adige, son derece gerçektir: halkın bilincinde ve anadil literatüründe yaşamaktadır. Adige teriminin kullanılmasına itiraz edenler geniş bir desteğe sahip değildirler. (Çevirenin notu: Orijinal röportajda Çerkes etnonimin sonradan yapılan bir buluş olmadığını, bütün dillerdeki bütün tarihi kaynakların Çerkes terimi ile bir dizin teşkil ettiğini, 1920 li yıllara kadar arşiv dökümanlarında Adige etnoniminin kullanılmadığını, bunun yerine Çerkes etnoniminin kullanıldığını v.s söylemektedir).   

 

Moskova’daki Etnoloji ve Antropoloji Enstitüsü’nün Kafkasya kürsüsü başkanı Sergey Arutyunov, yüzyıllar öncesine uzanan tek bir Adige Halkı ve tek bir Adige ülkesi olduğunu, ve Adige teriminin yabancılar tarafından Çerkes olarak tercüme edildiğini belirtmektedir.

 

Kabardino-Balkar İnsan Hakları Merkezi Başkanı olan Valery Khatazhukov, nerede yaşarlarsa yaşasınlar ve resmi olarak ne şekilde adlandırılırlarsa adlandırılsınlar, Çerkeslerin “kendilerini tek bir halk olarak telakki ettiğini” bildirmektedir.  

 

Ve şu anda Washington’da bulunan CSIS’ta görev yapmakta olan bilim adamı Denis Sokolov, Çerkesler arasındaki ortak etnonim talebinin, Kuzey Kafkasya’da tek bir Çerkes Cumhuriyeti olarak tercüme edilmeyeceğini, Moskova’nın buna itiraz edeceğini ve bölgedeki etnik karışımın bunun yapılması için çok fazla olduğunu söylemektedir.

 

Fakat halkın kamusal alanda Çerkes olarak tanınması çağrısı ile aktivistler, kendi uluslarının üyelerini ulusal hareket için bu yeni ajanda hakkında ve dünya çapındaki Adige/Çerkeslerle ilişkiler hakkında konuşmaya mecbur etmektedirler. Internet ile Facebook ve WhatsApp gibi sosyal medya sayesinde bu mümkün olabilmektedir.  

 

“Eğer Rusya Federasyonu, ulusal amaçlı bir devlet olsaydı, Çerkes hareketi gibi projeler, ekonomik ve siyasi modernizasyon için zorlayıcı bir harekete, yeni bir ulusal politika yapılanmasında devletin güvenebileceği yapılara dönüşebilirdi” demektedir Sokolov.  

 

Fakat günümüzde, “ ‘Moskova Bürokrasisi’ nin bu yeni milliyet politikasını oluşturmakta herhangi bir menfaati yoktur” ve süreci zorlaştırmaktadır. “Eğer bir kimse orta vadeden bahsediyorsa, Rusya Federasyonu sınırları içerisinde herhangi bir millliyet projesinin geleceği çok parlak değildir”.

 

Bununla birlikte, “eğer bir kimse uzun vadeden bahsediyorsa, benzeri milliyet ve bölgesel projelerin gelişmesi senaryosundan başka bir şeyin tahayyül edilmesi mümkün değildir. Bu, şimdi olduğu gibi illegal post- impressionism den tamamen farklı olarak, gerçek bir federatif politik sistem yapılanması ile mümkün olabilir”.  

 

Kaynak: https://windowoneurasia2.blogspot.com/

 

Çeviren: Dr. Karden Murat

Cherkessia.net, 19 Mart 2019

***

Thursday, March 14, 2019

Circassians are One Nation and Must have One Name, Scholars and Activists Say

Paul Goble, Staunton, March 13 – Ever more people are adding their voices to the campaign for those whom the Soviets divided into Adygeys, Kabardins, and Shapsugs to reclaim their common name as Circassians (Adygs) not only to avoid confusion but because the Circassians are one nation, whether they live within the current borders of Russia, or not and must have one name.

The Kavkaz Uzel news agency today surveys six experts about this situation. Their comments represent the best discussion of these issues in short compass (kavkaz-uzel.eu/articles/332833/; cf. windowoneurasia2.blogspot.com/2019/03/call-for-circassian-subgroups-to.html).

Madina Khakuasheva, a Circassian philologist, says that the Soviet-imposed divisions of the language and people are artificial and confusing. There should be no talk about a separate Kabardin or Adygey literature: there is only a Circassian (Adyg) one.  All that is needed to correct the situation is “political will.”

Martin Kochesoko, president of the Khabze organization, says that there should be no question that “the Circassians are all those who call themselves in their native language ‘Adygs.’”  Dividing them into Kabardins, Cherkess and Adygeys is “the fruit of Soviet nationality policy.” On that basis, “all the administrative structures” in the region are built.

Naima Neflyasheva, a scholar at the Russian Academy of Sciences’ Center for Civilizational and Regional Research, says that for her, “the construct ‘Adygeys’ is absolutely artificial.” Adyg, in contrast is very much real: it lives in the consciousness of the people and in the literature of their native language. Those who oppose using the term “Adyg” do not have broad support.

Sergey Arutyunov, head of the sector on the Caucasus at the Moscow Institute of Ethnology and Anthropology, says that there is a single Adyg people and a single Adyg land going back centuries and that that term is translated as Circassian by outsiders.

Valery Khatazhukov, head of the Kabaardino-Balkar Human Rights Center, says that regardless of where they live or what they are required to call themselves by officialdom, Circassians “recognize themselves as a single people.”

And Denis Sokolov, now a resident scholar at Washington’s CSIS, says that the assertion of a common ethnonym among the Circassians will not at least immediately translate into a single Circassian republic in the North Caucasus: Moscow is opposed and the ethnic mix in the region is too great for that.

But by calling for people to publicly identify as Circassians, activists are forcing members of that nation to talk about a new agenda for the national movement and its relations to the Adygs/Circassians around the world.  That is possible now thanks to the Internet and social media like Facebook and WhatsApp. 

“If the Russian Federation were a nationally oriented state, then projects like the Circassian movement,” Sokolov says, “could become the moving force for economic and political modernization, structures on which the state could rely in the construction of a new nationality policy.”

But today, “’the Moscow bureaucracy’ has no interest in forming this new nationality policy,” and so making progress will be difficult. “If one speaks about the medium term, then the future of any nationality project on the territory of the Russian Federation is not very bright.” 

However, “if one speaks about the longer term, then it is difficult to imagine any other scenario than the development of such nationality and regional projects. This is the skeleton on which could be constructed a genuine federative political system, entirely different from the criminalized post-impressionism [sic] which we now observe.” 

 


Bu haber toplam 2671 defa okundu.


Mehmet Parılyıldız

Ulus değil, millettir. Eski thamedeler Çerkes milleti derdi.

20 Mart 2019 Çarşamba Saat 13:15
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net