Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adıge Mak:Çerkesçe Öğrenim Çıkmaz Sokağa Girmiş Bulunuyor!
14 Eylül 2018 Cuma Saat 13:45
Adıgecenin (Çerkesçenin) öğretilmesi konusunda kaygı duyanlara, öncelikle Adıgecenin öğretilmesi için geçtiğimiz yıl uygulanmış olan programın hâlen yürürlükte olduğunu bildirmek isterim, yani ulusal dillerin öğretilmesine ilişkin olarak getirilen yeni Eğitim Yasası’nda yapılan değişiklikler henüz uygulamaya konmuş değil.

Adıgecenin (Çerkesçenin) öğretilmesi konusunda kaygı duyanlara, öncelikle Adıgecenin öğretilmesi için geçtiğimiz yıl uygulanmış olan programın hâlen yürürlükte olduğunu bildirmek isterim, yani ulusal dillerin öğretilmesine ilişkin olarak getirilen yeni Eğitim Yasası’nda yapılan değişiklikler henüz uygulamaya konmuş değil.

 

“RF (Rusya Federasyonu) Eğitim Yasası’nda” yapılan değişiklikler, henüz federal eğitim normlarına (FGOS) uygun hale getirilmiş değil. Bu konuda örnek alınacak bir şey (bir model, bir norm) bize gönderilmiş değil. Bu nedenle köylerimizde ve Maykop’ta Adıgece öğretim, geçtiğimiz yıldaki gibi -aynen, değiştirilmemiş olarak- sürdürülüyor. Yukarıda belirttiğimiz gibi, “RF Eğitim Yasası’nda” yapılan değişikliklerin bağlı yerel birimlerde (-cumhuriyetlerde ve illerde-) nasıl uygulanacağına ilişkin federal bakanlık kararları henüz alt birimlere ulaşmış  değil.


Şimdi, eğitim yasasında yapılan değişiklikleri açıklamaya çalışalım. Konuyla ilgili olarak, AC (Adıge Cumhuriyeti) Eğitim ve Bilim Bakanlığı görevlileri, Cumhuriyetimiz Bilim Enstitüsü metodistleri ve diğer ilgilerle görüştük. Konu Ağustos ayında Maykop’ta yapılan toplantının ilk günü, Enstitü’nün ulusal dillerin öğrenilmesine ilişkin bölümünde de genişliğince görüşüldü. 


Bakanlık hukuk, kamu işleri ve kadrolar bölümü müdürü Borse Zuriyet’in yasa değişikliklerinin içeriğine ilişkin yaptığı açıklamaya göre, RF Anayasası’nın 71 ve 72 inci maddeleri gereği dil konusunda yürütülecek devlet politikasını belirleme yetkisi Rusya Federasyonu’na aittir. Ancak eğitim, öğretim, bilim, kültür ve dil sorunları Rusya Federasyonu ile bağlı birimlerde (-cumhuriyetlerde  ve illerde-) birlikte, ortak olarak ele alınır. Bu bağlamda, bu içeriğe uygun olarak, Adıge Cumhuriyeti, Adıgeceyi devlet dili olarak yasal bir statüye kavuşturmuş ve cumhuriyette yaşayan diğer ulusların dillerini de koruma altına alan  düzenlemeler yapmıştı.

Borse Zuriyet, “RF Eğitim Yasası”nda yapılan değişikliklere ilişkin uygulama açıklamalarında da bulundu. AC Eğitim ve Bilim Bakanlığı tarafından hazırlanıp Rusya Federasyonu Eğitim ve Bilim Bakanlığı Devlet Eğitim Politikası Departmanına gönderilen önerileri de açıkladı. Bu bağlamda, yerel yasal organların, federal yasalara uygun olarak çalışacak kurumlar arası çalışma gruplarını oluşturduğunu ve çalışmakta olduğunu belirtti.

 

Ancak kabul edilen Federal yasada açıklığa kavuşturulmamış yanlar (boşluklar) bulunuyor. Yasada, eğitim planlarında (programlarda) uygulanacak  federal üst uygulama örnekleri (FGOS) belirlenmiş değil, yeni eğitim-öğretim yılı sorunlarını açıklayan ve aydınlatan yasal örneklerin ve açıklayıcı yazıların yerel Bakanlığa -şu sıralar- gelmeye başladığını söyledi. Ancak mevcut düzenleme yeni yasaya göre yapılabilmiş değil, yukarıda açıkladığımız gibi, cumhuriyetin tüm okullarında, geçmiş öğretim yıllarında olduğu gibi (-daha fazla ders saati biçiminde-), Adıge dili (Çerkesçe) ve Adıge edebiyatı okutulmaya devam ediliyor. 

 

“RF Eğitim Yasası” konusunda ana kaygı, ulusal dillerin öğretilmeleri konu ve biçimi.  Öğrenciler ve ana babalar istedikleri dili seçme hakkına kavuşmuş bulunuyorlar. Seçilecek dil Rusça veya mevcut bir başka bir dil olabilir. Öğretmenler ve metodisler sorular soruyorlar. Bu kişiler federal devlet uygulama örneklerini, normlarını bekliyorlar. Bu normlar, yeni öğretim yılında ne gibi değişiklikler getiriyor? RF cumhuriyetlerinin resmi dillerinin öğrenilmeleri konusunda yapılacak açıklayıcı örneklerin, normların neler olduğunu kimse bilmiyor.  

 

Yeni Yasada belirtildiğine göre, anadili ve edebiyat öğrenimi 9 uncu sınıfta (-lise 1-) bitiyor. Şimdiye değin, bu dersler  10-11 inci sınıflarda da okutuluyordu.

 

AC Eğitim Yasası gereği, anadilimiz Adıgece, -şimdiye değin- bu dili konuşanlar için öğrenilmesi zorunlu olan bir dil idi. Şimdi az nüfuslu ulusların dilleri yeni bir tehlike ile karşılaşmış bulunuyor. Yeni yasa, okulların, kendi olanaklarına göre değişik dilleri okutabileceklerini söylüyor. Anadili dersini seçme yetkisi öğrencilere ve velilerine bırakılıyor.

 

Bu nedenle Adıgecenin yaşatılması, devlet (AC) dışında, ana babalara da sorumluluklar yüklüyor ve sorunun çözümünü ana babalara bırakıyor. Anadilinde bir eğitim verilmezse, anadili gençlere öğretilmezse, çocuklarımız anadillerini yitirirlerse, ulus nasıl ve kimler tarafından yaşatılacak? Adıgece yazılmış kitapları kimler okuyacak? Bugün, böylesine tehlikeli bir alana adım atmış bulunuyoruz, bu yer dönüşü olmayan, sıradan olmayan  bir yer.

 

Adıgecenin öğretilmesi konusunda kuşkusuz eksiklikler bulunuyordu, yine de öğretmenler ellerinden geldiğince çalışıyorlardı. Şimdi öğretmenlerin ve ana babaların bu zorlu dönemeci aşmak için hazırlıklı olmaları gerekiyor.

 

Şu an okullarımızda yürürlükte olan Adıgece öğrenim konusunu soruşturdum, Adıgece ders saatlerinin okullara göre değişik biçimlerde okutulmakta olduğunu öğrendim. Örneğin, Maykop’u ele alırsak, her okulun farklı bir ana planı (eğitim programı) var ve dil öğretimi buna göre yapılıyor. Bakanlık (AC)  okullara 4 farklı kategoride plan (program) gönderiyor, okul müdürü beğendiği programı seçiyor. 


Programlarda ders saatleri farklı belirtiliyor. Bu nedenle, Maykop okullarında okutulan ders saatlerini öğrenmek istersen her bir okulun müdürünü veya müdür yardımcısını görmen veya telefon edip öğrenmen gerekiyor. En düşük anadili ders saatini öngören programı niçin seçtiklerini soracak olursan, “Biliyorsunuz, Adıgece öğrenmeyi öğrenciler ve ana babalar istemiyorlar!” yanıtını alıyorsun. Bunda bir doğruluk payı da yoktur diyemeyiz.

 

Peki ana babaları ve çocukları anadiline özendirici neler yapılabilir? Bu da başka bir sorun…

Az nüfuslu ulusların uyanışı ya da bilinçlenmeleri gerçekleşmediği sürece, bu gibi ulusların dilleri büyük bir  yıkımla karşılaşacaktır. Bazı ana babalar “Çerkesçeyi öğrenmek zor” diyerek çocuklarına anadilini antipatik gösteriyor ve öğretmek istemiyorlardı, şimdi ana babalar  antipatik görüşlerinin  yasal dayanağını elde etmiş  bulunuyorlar, çocuklarına Çerkesçe ders aldırmayabilirler.

 

Artık az nüfuslu uluslar, ulus olarak ayakta kalmak için neler yapmaları gerektiğini  düşünme ve çözüm yollarını araştırma çizgisine gelmiş bulunuyorlar. En başta gelen sorun, çocuklara anadillerini seçtirme sorunu olmalı.

 

Siĥu Goşnağo, Adıge Mak

Kaynak: http://www.adygvoice.ru/wp/%D0%BA%D1%8A%D1%8D%D0%B3%D1%8A%D1%8D%D0%B7%D1%8D%D0%BFi%D1%8D-%D0%BA%D1%8A%D1%8B%D0%B7%D1%8D%D1%80%D1%8B%D0%BAi%D0%BE%D0%BF-%D1%82%D1%8B%D0%B7%D1%8B%D0%BD%D1%8D%D1%81%D1%8B%D0%B3%D1%8A%D1%8D%D1%80/

 

Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız

Cherkessia.net, 14 Eylül 2018


Bu haber toplam 1355 defa okundu.


Gefo Müslüm

Hemen uygulamazlar zaten üç dört yıl gibi süreye yayarak alıştıra alıştıra olur bu işler, tepki zayıflaması sağlanır, ondan sonra uygulanır

14 Eylül 2018 Cuma Saat 16:04
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net