Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tev Aslan: Nartların Ülke Merkezi Keşfedildi
04 Mart 2017 Cumartesi Saat 21:22
Ulusumuzun eski dönemlerden kalma yazılı belgeleri yeterince olmasa bile, şanslıyız, dedelerimiz tarafından oluşturulan Nart destanları günümüze erişmiş bulunuyor.

                                                        Tev Aslan: Arkeolog-Yazar


Nart destanı ulusumuzun ansiklopedisi. Destanda ulusumuzun başından geçmiş tarihsel olaylar, ulusumuzun geleneği ve karakteristik özellikleri, ülkemizdeki yer adları ve bu yerlerde olup bitmiş olan olaylar anlatılıyor. Bu şiirler yiğitlerin adlarını ve başlarından geçmiş olayları anlatıyor. En son Nart olarak Ğobekuaye köyü yakınında yaşamış olan Vaçe’ye ilişkin Bjeduğ yöresi anlatısı VI. ciltte yazılı. Vaçe’nin başına gelenler ve Alec’in evindeki ölümü o ciltte yazılı.

Nart Aleg Nart Meclisi (Nart Khase) başkanı idi, eşi Bet’ın da Kadınlar Meclisi (Nı Khase) başkanı idi. Evleri şimdiki Ryazinski köyü ile Bjeduğhable köyü arasında, Pşışe Irmağı sağında uzanan sırtın üstündeki yüksek ve yuvarlak tepedeydi. 

Eve ilişkin anlatılar kitaplara yansımış bulunuyor. Bu yerde, destanda Nart Şebatnıko’nun (Bedıneko) öldürülüşü öyküsü (hişşe) de yer alıyor. O yer kadim Adıge ülkesinin tarihi merkeziydi. Batı Kafkasya haritasıne bir göz atıldığında, o yerin, dört bir yandan Khase’ye gelenler için eşit bir uzaklıkta, mesafede bir merkezi yer olduğu görülebilir. Bu hesaplama dedelerimizin bilge, akıllı birileri olduğunu kanıtlıyor.

Bir süre önce birkaç kişi o yeri birlikte gezdik. Nartların kadim ülke merkezine judoda Adıgey’in ününü dünyaya duyuran, eğitimci ve çalıştırıcı Baste Selim ile Rusya öğrenciler arası yarışmada iki kez altın madalya alan Tulpare Aydemir de yanımızdaydı.

Alec’in köyü ile çevresindeki doğal güzelliğe vurulmamak elde değil, görkemli bir yer, muhteşem bir manzara. Dağın tepesini ve yakın çevresini dolaştık. – Bu eski yerleşim yerini Kurğo Ormanı kalıntısı güzel bir koru çevreliyor. Yanındaki dere tabanında (k’ey) hayli ağaç bulunuyor, çekici bir görünümü var. Pşışe Irmağından çıkan Dencıv deresi dik sırtın dibinden yalıyarak akıyor. Mezradan (-kutır, üç beş evli küçük bir köy-) uzanan yol doğruca kadim kaleye gidiyor. Kaleye giriş öncesinde yol dere tabanına bir dönüş yapıyor, önde geniş bir toprak taban, bir vadi uzanıyor. Biz de vadi tabanına girdik. Ağaçlık yeri aştık. Sağ taraftaki su bentlerine yöneldik. Geçtiğimiz yüzyılda (-20.yüzyıl-) bu yerdeki bataklık pirinç ekimi amacıyla kurutulmuştu. Vadiden yukarıya bakıldığında dağ sırtı kenarında oturanların evleri ile bahçeleri görülebiliyor. Kadim kalenin tepesi de ağaçların üzerinden seçilebiliyor.

Çok eskiden bu sırtta birbirine yakın birkaç köy bulunuyordu. Bu yerleşimlerden Alec’in köyüne ilişkin çok sayıda anlatı var Nart destanında. Şimdi bunlardan birisini sunmak isterim.


Nart Vaçe

Nart Vaçe, Ğobekuaye köyüne uzak olmayan bir yerde yaşayan Alec’in soyundan biriydi. Babası kendisine Nart ülkesindeki koca damızlık domuzu avlamasını vasiyet etmişti.

Teterşave, Şhaguaşe’den gelip Dencıv suyu kıyısında ilerlerken, büyük bir atlının koca bir erkek domuzu kovalamakta olduğunu gördü. Domuz Teterşave’nin üstüne doğru koşarken atlı yaban domuzunu öldürdü. Teterşave koca adamdan irkildi ve yerinde çakılıp kaldı.

Atlı atından atlayıp yaban domuzu kesti ve Teterşave’ye seslendi:

- Küçük (femıf), gel buraya!

Teterşave atlının yanına gitti.

Domuzun arka budunu kesip:

- Küçük, al bunu götür, - diyerek budu Pakoko Teterşave’nin atının sırtına yükledi.

- A evlâdım, Allaha emanet, dünyaya bir geldiysen adam olursun. Sana bir çift sözüm var, bunu yerine getir, - diye ricada bulundu Vaçe.

- Söyle değerli büyüğüm (thamat), - dedi Teterşave.

- Evladım, bu ülkede kalmış son Nart benim. Yaşam sürem de bu domuzu yiyinceye kadar. Birkaç gün içinde sona erecek. Bu eti bitirdiğimde artık bu dünyadan göçmüş olacağım. Gün bugün. Gel, Nart mirasını al, senden başka bırakacağım kimse yok, gelip götür, - dedi Vaçe. – Böyle diyorum ama henüz ölmeyip debelenecek olursam tehlikeli olabilirim de, benden uzak durursun, yoksa elimde olmadan sana zarar verebilirim, bir iki gün bekle, gelişini ertele.

Nart Vaçe bunları Pakoko Teterşave’ye söylemişti.

- Gelirim değerli büyüğüm, gelirim diyorum ama nereye geleceğimi bilmiyorum.

- Şurası yaramaz çocuk, Pşışe Irmağı sırtındaki şu eve gel, - diye parmağıyla işaret etti.

Vaçe’nin gösterdiği yer şimdiki Ryazanski köyü ile hidro elektrik santrali arasındaki büyük yuvarlak tepeydi.

- Haydi yolun açık olsun! – diyerek Nart Vaçe ayrıldı.

Teterşave de domuz budu atının sırtında yola koyuldu, ancak elinden kayarak but yere düştü. Uğraştı ama budu bir türlü kaldıramadı. Vaçe gerisine bir baktığında durumu anladı.

- Gerçekten güçsüz biriymişsin – diyerek elindeki kırbaçla yakalayıp buda bir kanca attı ve yeniden çocuğun atının sırtına yükledi.

- Hoşça kal! – diyerek ayrıldı.

Süre doldu, şimdilerde “Alec ailesinin helâk olduğu yer” diye bilinen yere Teterşave geldi.

Atını bağlayıp eve girdi. Dediği gibi Vaçe evde ölmüş uzanıyordu, Nart mirası da yanında yığılı idi.

Teterşave bahçede bir mezar yeri kazdı, Vaçe’yi gömdü, ardından Nart mirasını alıp evine döndü.

Nart ülkesindeki son Nart Vaçe’dir, Nartların mirasına konan da Teterşave idi.

Yaşlıların anlattığına göre bu evde yaşayan son Nart da Vaçe idi.

Eskiden Vaçe’den başlayarak bir gelenek olduğu üzere ava giden kişi ilk avladığı şeyden karşılaştığı kişilere mutlaka bir parça verirdi. Buna “hakuaj” (хьакъуаж) denir. Avcıyla karşılaşıldığında:

- Selâm hakuaj, uğurlu thamate (büyüğümüz)! – diyorlardı.

Bu geleneği günümüze değin sürdüren Adıge avcıları hâlâ var.

Köyümüz Tevıyhyable köyünde şansı yaver giden avcılar vardı. Marte Ormanı ile yakınındaki büyük batakta av hayvanı eksik olmazdı.Çok kez avcıların avladıkları avlardan karşılaştıkları kişilere avladıkları şeylerden vermekte olduklarını görmüşlüğüm vardır.Tek bir ördek avlayabilmiş olanın bile ilk karşılaştığı kişiye ördeğini verdiğini görebilirdin.

Tev Aslan, Arkeolog-Yazar, Adıge mak, 3 Mart 2017


Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız

Cherkessia.net, 4 Mart 2017


 


Bu haber toplam 1611 defa okundu.


cevdet hapi

Sn. Shavuj Melek,
İlginiz için teşekkürler. Teterşave Tatar değil, bu bir yakıştırma, bir katkı olmalı. Tatarların Kafkasya önlerine ve Kırım'a gelişi 13 yüzyıl ve sonrasına ait. Teterşave'nin baba adı "Pakoko", bu bir Adıgece ad, "kısa burunlu, kesik burunlu" anlamına gelir.Bbaşka anlatımlarda, destan parçalarında "Pak'oko" (önde gidenin oğlu)anlamında.

Destan yüzyıllar boyunca kendi içinde bazı ekleme, katkı ve değişimler geçirmiş olmalı. Bunlar uzmanları tarafından belirlenebiliyor. Alec de öyle. Yunanlılarla (Greklerle) teması olanlar Karadeniz kıyısında yaşayan Şapsığlar ve kıyı halkı idi. Alec'in aslı Şapsığca "Aleg"" dir. İçeride bozkırda yaşayan Adıgelerin lehçelerinde "g" "c" oluyor. Bozkır lehçelerinde "g" sesi yok.
Nart destanı demir çağına, MÖ VII. yüzyıl öncesine uzanıyor. Yunanlılar bu tarihten 100-200 yıl sonra Çerkesya kıyılarına geldiler.
Durum bundan ibarettir. Saygılar.

06 Mart 2017 Pazartesi Saat 13:06
Şhavuej Erdal Sanlı

Nart destanlarının 7 cildi türkçeye çevrilmiş olsa ne büyük zenginlik olurdu.
Dil bilenler bu işe el atsa keşke. :(

05 Mart 2017 Pazar Saat 20:58
Shavuj Melek

Çok güzel bir öykü. Beni açıkçası oralara götürdü geri getirdi
Kıymetli Hapi Cevdet yazı ve tercumelerinizi zevkle okuyorum
Bir şey aklıma takıldı
Tetersav Tatar, Alec Yunanlıların Iskenderi olabilir mi?

05 Mart 2017 Pazar Saat 13:49
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net