


Valery Dzutsev, 24 Haziran 2015
İlhakın ardından Kremlin ilk iş olarak Kırım’la Kuzey Kafkasya halkları arasındaki bağları vurgulamaya başlamıştı. Bir yıl sonra Kuzey Kafkasyalı aktivistler Kırım’ın bölgelerinden soyutlandığını iddia ediyorlar.
Rusya Kafkas Halkları Kongresi başkanı Ali Totorkulov Kuzey Kafkasya’nın sorunları dikkate alınmadan Kırım’ın problemlerinin çözülemeyeceği uyarısında bulundu. Rusya Bilimler Akademisi Doğu Çalışmaları Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Ruslan Kurbanov “Kırım ve Kuzey Kafkasya tarihsel yakınlıklarının ötesinde tek kültürel alan meydana getiriyorlardı. Kafkasya-Karadeniz halkları bu bölgede şekillendi. Kırım ve Kafkasya arasındaki aile, ekonomik, ruhani ve kültürel bağlar birçok Avrupa halkı arasındaki bağlardan daha güçlü” diyor (Onkavkaz.com, 17 Haziran).

Rusya Kafkas Halkları Kongresi başkanı Ali Totorkulov
Gerçekten de Kırım yarımadası Kafkasya coğrafyasının bir uzantısı. Başta Çerkesler olmak üzere Kuzey Kafkasyalılarla Kırım Tatarları arasında geçmişten beri güçlü ilişkiler var.
Ne var ki Kırım ve Kuzeybatı Kafkasya’nın etnik yapıları Rus istilasından beri değişikliğe uğradı. En ciddi değişiklik 19. yüzyılda Kuzeybatı Kafkasya’da yaşandı. Çerkeslere etnik temizlik uygulandı.
Krasnodar Kerç Boğazı üzerinden Kırım yarımadasıyla komşu ve nüfusu 5.2 milyon. Etnik Çerkesler’in oranı yüzde birden daha az. Buna karşılık iki milyonluk Kırım nüfusunun yüzde 12’si Tatarlardan oluşuyor.
Kırım’ın ilhakından sonra Tatarlara karşı baskılar arttı. 1944 sürgünü bile artık özgürce anılamıyor. Her 18 Mayıs günü Akmescit kentinin merkezinde anma töreni yapılması geleneksel hale gelmişti. Ne var ki ilhakın ardından işgal makamları törenleri yasakladı. Tatarlar yıldönümlerinde ancak evlerde veya camilerde bir araya gelebiliyorlar (Kavkazskaya Politika, 17 Mayıs).
Stalin rejimi tarafından sürgün edilen Balkar, Karaçay ve İnguş halkları şimdilik açık hava törenleri yapabiliyorlar. Buna karşılık Çeçenya’da aktivistler cezalandırılıyor.
Çoğu Tatar kökenli Kırımlı aktivistler Ağustos 2014’de Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerini ve Stavropol bölgesini ziyaret ettiler. 2014 sonbaharında ziyaret sırası Kuzey Kafkasyalı aktivistlerdeydi.
Karşılıklı ziyaretleri düzenleyenler Altair Vakfı ve Rusya Kafkas Halkları Kongresi’ydi. Kuzey Kafkasya heyetinin bir araya geldiği kişilerden biri Kırım’ın Rus yöneticisi Sergey Aksenov’du. Totorkulov daha önce dile getirdiği Kırım ve Kuzey Kafkasya’ya ilişkin görüşlerini burada da tekrarladı. Aksenov sosyo-ekonomik, eğitsel ve kültürel ilişkilerle bizzat ilgileneceğine söz verdi. (Onkavkaz.com, 17 Haziran).
Kırım’la Kuzey Kafkasya arasında başka temaslar da oldu. Aksenov Haziran 2014’de Çeçenya’yı ziyaret etti. Kadirov Kırım’da yatırım yapma ve altyapıyı geliştirme sözü verdi (Yuga.ru, 15 Haziran 2014 ; bkz Eurasia Daily Monitor, 26 Mart 2014).
Verilen sözlere rağmen Kırım’la Kuzey Kafkasya arasında bağlar kurulmadı. Rusya-Ukrayna sorunu, Batı’nın yaptırımları, bazı Kırım şirketlerine uygulanan müeyyideler ve yarımadanın Rusya ile kara sınırının olmaması gibi sebeplerden dolayı Kırım ciddi ekonomik sıkıntı içinde.
Kırım’ın ihtiyaç duyduğu her şey deniz yoluyla Krasnodar bölgesinden geliyor. Gazeteci Alina Manafova’ya göre Rusya Kuzey Kafkasya’nın etkisinin artmasını istemiyor. “Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerinin etkisinin –bilhassa sınırlarının dışında– artması her Rus yetkilinin kabusudur. Yetkililer aynı histerik tepkiyi Stavropol ve Krasnodar bölgelerinde gösteriyor” diyor (Onkavkaz.com, 17 Haziran).
Rusya Federasyonu’nun etnik Rusların devleti olmasına ilişkin Moskova’dan gelen sinyaller diğer etnik gruplar arasında milliyetçiliği tırmandırıyor. Kremlin’in Ukrayna kumarı Rusya liderliğinin yüzleşmekten kaçındığı sorunları harekete geçirmiş bulunuyor. (bkz Eurasia Daily Monitor, 12 Mart 2014 ; 7 Nisan 2014).
Çeviri : Dr. Ömer Aytek Kurmel
Cherkessia.net, 28 Haziran 2015
****
Moscow Reluctant to Permit Cooperation between Crimea and the North Caucasus
Valery Dzutsev, June 24, 2015
Following last year’s annexation of Crimea, Russia’s initial tactic was to propagate multiple connections between the people on the peninsula and the country’s population. A year later, North Caucasian activists say that the Russian government is insulating Crimea from the North Caucasus and preventing the two regions from cooperating and developing relations. The head of the Russian Congress of the Peoples of the Caucasus, Aliy Totorkulov, warned that resolving the problems of Crimea without taking into consideration the problems of the North Caucasus would be impossible. According to Ruslan Kurbanov, a senior fellow at the Russian Academy of Sciences’ Institute of Oriental Studies, “Crimea and the Caucasus historically were not simply close to each other, they comprised a single cultural space, within which the peoples of the Caucasus–Black Sea region formed. Family, economic, spiritual and cultural ties between Crimea and the Caucasus are stronger even than those between many peoples of Europe” (Onkavkaz.com, June 17).
The Crimean peninsula is indeed an extension of the Caucasus region geographically. It is not surprising that relations between the North Caucasians—specifically, the Circassians in the northwestern Caucasus—and the Crimean Tatars were historically quite strong. However, the ethnic structure of both Crimea and the northwestern Caucasus has changed profoundly since the Russian conquest of both areas. The most significant change took place in the northwestern Caucasus, where the Circassians were ethnically cleansed from their homeland after the Russian conquest of the 19th century. Currently, ethnic Circassians comprise about a half a percent of the 5.2 million people of the Krasnodar region, which borders the Crimean peninsula (across the Kerch Strait). The Crimean Tatar population in Crimea is just over 12 percent of the peninsula’s two million people.
Since the annexation of Crimea, Moscow has significantly increased the level of repression against the Crimean Tatars. Now, they cannot even openly mark the anniversary of their deportation by Soviet authorities in 1944. A large rally in the center of the city of Simferopol had become a tradition for the Crimean Tatars to mark their mass deportation to Central Asia by Joseph Stalin on May 18, 1944. Since the annexation, however, the Russian occupying authorities have banned the commemoration and forced the Crimean Tatars to mark those events privately or in mosques (Kavkazskaya Politika, May 17).
In the North Caucasus, most of the ethnic groups that were deported by Stalin’s regime can still mark those events openly in public. Balkars in Kabardino-Balkaria, Karachays in Karachaevo-Cherkessia, and Ingush in Ingushetia can openly commemorate their mass deportation by the Soviet authorities during World War Two. However, the anniversary of the mass deportation of Chechens became a controversial issue after the ruler of Chechnya, Ramzan Kadyrov, started persecuting activists for organizing public commemorations.
Crimean activists, most of them Crimean Tatars, visited all of the republics of the North Caucasus and Stavropol region in August 2014. In the fall of 2014, activists from the North Caucasus, in return, visited Crimea. Both visits were organized and sponsored by the Altair Foundation and Aliy Totorkulov’s Russian Congress of the Peoples of the Caucasus. The delegation of North Caucasians met, among others, the governor of the Russian administration of Crimea, Sergei Aksyonov. Totorkulov reiterated his vision of Crimea as a region with close connections to the North Caucasus. In turn, Aksyonov said in his concluding remarks that he was prepared to devise an entire strategy for the development of socio-economic, educational and cultural ties with the republics of the North Caucasus and personally supervise the project (Onkavkaz.com, June 17). Totorkulov’s initiative was not the only one in the North Caucasus: Aksyonov visited Chechnya in June 2014, and Kadyrov vowed to invest in Crimea and develop its infrastructure (Yuga.ru, June 15, 2014; see EDM, March 26, 2014).
Despite numerous promises of expanding cooperation, ties between Crimea and the North Caucasus have not taken off. Crimea is experiencing serious economic issues due to the Russian-Ukrainian hostilities, economic sanctions against Russia by the West, specific economic sanctions against Crimean businesses, and the peninsula’s geographic isolation from the Russian mainland. Crimea has no land access to the rest of Russia, so a ferry link from Krasnodar region brings the majority of goods to the isolated peninsula. According to the journalist Alina Manafova, the last thing the Russian government wants to see is an increase in the influence of the North Caucasus. “Contemplating any possible strengthening of the influence of the North Caucasian republics, especially beyond the boundaries of the North Caucasus, is a real nightmare for every Russian official,” she wrote. “The same hysterical reaction of officials to any increase in the influence of the North Caucasian republics can be seen in Stavropol and Krasnodar regions” (Onkavkaz.com, June 17).
Signals from Moscow that the Russian Federation is a state for ethnic Russians inevitably increase nationalism among other ethnic groups of the country. The Kremlin’s gamble in Ukraine, including the annexation of Crimea, unintentionally raised issues within Russia that the country’s leadership does not seem to be willing to address (see EDM, March 12, 2014; April 7, 2014).
Yazının en vurucu satırları sonlarda duruyor; "Rusya Federasyonu’nun etnik Rusların devleti olmasına ilişkin Moskova’dan gelen sinyaller diğer etnik gruplar arasında milliyetçiliği tırmandırıyor. Kremlin’in Ukrayna kumarı Rusya liderliğinin yüzleşmekten kaçındığı sorunları harekete geçirmiş bulunuyor. "
30 Haziran 2015 Salı Saat 15:19Ben başka bir konuya dikkat çekmek isterim.Biz rusyanın dağılacağı üzerine hesaplar yapıyoruz. şüphesiz bu oldukça yaklaştı ayrı mesele ama birde T.C.nin durumu adeta damdan düşercesine önümüze geldi.
Son 5 yıldır suriye eksenli hadiseler artık şiddeti şekilde T.C. de hissedilmeye başladı joe biden bu yüzyılı kürtlerin yüzyılı olarak tanımladı kürtler suriyede resmen ABD karagücü oldu.
Anlaşılan çokta uzak olmayan bir gelecekte(en fazla 5-10) sene içinde T.C.nin üniter yapısı kesinlikle dağıtılacaktır, çok daha gevşek federal bir yapı dayatılacaktır, daha uzun vadede ise kürdistan T.C. topraklarını da kapsayacak biçimde genişletilecektir.
Bundan sonra bizler T.C. de çok daha örgütlü ve güçlü olmaya mecburuz durum bunu bizlere dayatıyor.Dağınık ve örgütsüz çerkes toplumu tam anlamıyla şu an etkisiz eleman buna nasıl çare buluruz olası türk-kürt federal devletinde bizim durumumuz ne olur, daha sonra ki kaçınılmaz bölünmede bizim toplumumuzun durumu ne olacak?
Velhasıl pekçok bilinmeyene doğru giden bir ülkedeyiz, şimdiden bunları düşünmeli ve yol planımızıda hazır edip her türlü durumdan nasıl zarar görmeden ve karlı biçimde çıkabiliriz?
Dediğim gibi bizler yangelip yatmaya alışkınız, ama bundan sonraki durum bizleri aksiyona mecbur kılıyor ve toplumun tüm katmanlarına burda ciddi sorumluluk düşüyor. Umarım bu yazdıklarım boş bir hezeyan olarak değerlendirilmez ve yaklaşan ve uzunca dönem yaşanacak kaotik ortama hazırlıklı olunur.
Site yönetiminden benim ricamda artık T.C. ile iligili uzmanların görüşlerine ve oyun planlarına yer vererek hızlı örgütlenmeye katkı sunmasıdır.Hepimizin malumu diasporanın%90 hiçbir şekilde kafkasyaya dönmeyi düşünmüyor onlar için turistik geziler kafi.