Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Moskova’nın Abhazya’yı İlhak Girişiminden Dostları ve Karşıtları Ders Almalı
30 Ekim 2014 Perşembe Saat 15:43
Bu uzun ve laf kalabalığından ibaret metin şu şekilde özetlenebilir : yeni antlaşma ayrılıkçı bölgenin savunma, emniyet, gümrük, sınır muhafaza, ekonomi ve sağlık kurumlarının üç yıl içinde kademeli ama nihai olarak Rusya Federasyonu’nun kurumlarıyla birleşmesini öngörüyor.

 

 

Vasili Rukhadze, 29 Ekim 2014 

 

Kremlin 13 Ekim’de Rusya ile ayrılıkçı Abhazya arasında “İttifak ve Entegrasyon Antlaşması” denen belgeyi açıkladı. (bkz EDM, 23 Ekim) Bu uzun ve laf kalabalığından ibaret metin şu şekilde özetlenebilir : yeni antlaşma ayrılıkçı bölgenin savunma, emniyet, gümrük, sınır muhafaza, ekonomi ve sağlık kurumlarının üç yıl içinde kademeli ama nihai olarak Rusya Federasyonu’nun kurumlarıyla birleşmesini öngörüyor. (apsnypress.info, 13 Ekim) 

Başka bir ifadeyle antlaşma Abhazya’yı Rusya’ya bağlama girişimi olarak okunabilir. Abhazya’nın ayrılıkçı “parlamentosuna” antlaşmayı görüşmesi için iki hafta süre tanındı. Ne var ki Moskova Sohum’dan olumsuz bir yanıt beklemiyor. (vedomosti.ru, 13 Ekim) Tiflis’in de -binlerce işgalci Rus askerinin konuşlandırılmış olduğu- Abhazya’nın ilhak edilme olasılığı karşısında yapabileceği bir şey yok.

Abhazya Lideri Raul Hacımba ve Rusya devlet başkanı Vladimir Putin

 

Rusya’nın son adımı uzak ve yakın geçmişe ait pek çok olaya ışık tutuyor ve Kremlin’in son 25 yıl boyunca Abhazya ve Gürcistan’ın kalanına dönük gerçek niyetini ortaya koyuyor. Öncelikle, Abhazya’nın ayrılıkçı lideri Alexander Ankvab’ın Mayıs-Haziran 2014’de devrilmesinin arkasında kimin olduğu artık biliniyor. (bkz EDM, 12 Haziran) Moskova’nın Abhazya’yı kendine bağlama girişimi,muhalefetin önderlik ettiği ve Ankvab’ı görevini bırakmaya zorlayan protestoların arkasında Kremlin’in olduğunu açıkça gösteriyor. Ankvab kuşkusuz Rusya-yanlısı bir ayrılıkçı liderdi. Ne var ki Moskovaayrılıkçı bölgenin Rusya’ya bağlanmasının önünü açabilmek için daha Rusya-yanlısı, daha Gürcistan-karşıtı ve daha itaatkar birisine ihtiyaç duyuyordu. Ankvab’ın devrilmesi bunun ilk adımıydı İkinci aşamada Gürcistan düşmanlığıyla tanınan eski KGB memuru Raul Hacımba iktidara getirildi. (bkz EDM, 3 Eylül) 

Hacımba Abhazya ile Rusya’nın daha yakın ilişkiler kurması için uzun süre çalışmıştı. Nitekimişgal altındaki Abhazya’nın Rusya Federasyonu’na bağlanması ihtimalinin işaretlerini vermişti. Hacımba iktidara geldikten sonra Moskova bölgeyi ilhak etmek için harekete geçti. Hacımba’nın buna bütünüyle razı olduğunu söylemeye gerek yok. Ama gerçek niyetini saklamak için “Abhazya’nın egemenliği” ve “ülkenin çıkarları” gibi sözlere sığınıyor. (Civil Georgia, 23 Ekim)

 

Abhazya’yı Rusya’ya bağlama girişimi, Sohum’da iktidar değişikliğinden daha fazlası anlamına geliyor. “İttifak ve Entegrasyon Antlaşması” Rusya’nın on yıllardır diline doladığı Abhazya’nın “kendi kaderini tayin hakkı” ve “egemenliği” sözlerinin Abhaz ayrılıkçıları kandırmaktan ve Gürcistan’ı parçalamaktan öteye bir anlam ifade etmediğini kanıtladı. Rusya başından beri yapmak istediği şeyi yapıyor : Abhazya’yı kendine bağlamak ve Gürcistan’ı bölmek. Gürcülerin çoğu Rusya’nın hedefini zaten biliyordu. Ama Abhaz ayrılıkçılar -kendilerini aldatılmış hissetmeseler bile- hayal kırıklığı yaşayabilirler. Ayrılıkçı rejim antlaşmaya açıkça karşı çıkan mensuplarının seslerini boğmak için her şeyi yapıyor. (Civil Georgia, 15 Ekim) Ne var ki uyanış kaçınılmaz.

 

Abhazya’yı Rusya’ya bağlama girişimi Tshinvali bölgesinin (Güney Osetya) ilhak edilmesinin zeminini hazırlıyor. Rusya işgal altındaki bu iki bölge arasında Abhazya hep daha zorlu olanıydı. Abhazya sorununu kim çözerse Osetya sorunu da aynı şekilde çözülecekti. Yani Osetya Abhazya’yı takip edecekti. Moskova Abhazya’yı ilhak ederek Osetya sorununu da “çözecek” ve Tshinvali bölgesini zahmetsizce kendine bağlayacak. Osetya rejimi Rusya ile birleşmek istediğini uzun süredir istiyordu. (netgazeti.ge, 24 Haziran) 

 

Rusya’nın Abhazya kumpası Moskova’nın Gürcistan veya küçük (ve özellikle) komşu ülkelerle normal ilişkiler kurmayacağını ve kuramayacağını bir kere daha gösterdi. Mevcut Gürcistan hükümetinin Rusya ile ilişkileri normalleştirmek için takındığı uzlaşmacı ve edilgen tutuma rağmen Moskova ile iyi ilişkiler bir yanılsamadan ibaret. Rusya’nın Abhazya’yı kendine bağlama girişimi Tiflis ile normal ve dostça bir ilişki istemediğini belli etti. Tersine, Moskova Gürcistan gibi daha küçük ülkelerden koşulsuz itaat etmelerini bekliyor ve Rusya’nın siyasal-ekonomik yörüngesinde kalmalarını istiyor. İki ülke arasındaki en çetin sorunlardan biri Tiflis’in NATO ve Avrupa Birliği’ne katılmak istemesiydi.Nitekim Gürcistan 27 Haziran’da AB ile Ortaklık Antlaşması’nı imzalamadan önce Moskova bu adımın sonuçlarına katlanacağı yönünde Tiflis’i uyarmıştı. (bkz EDM, 29 Mayıs) Kremlin sözünü tutmuş görünüyor.

 

Rusya’nın Abhazya’yı kendine bağlamak istemesinden Moskova’nın dostları ve rakipleri ders çıkarabilirler.Birincisi, Rusya’nın -küçük veya büyük- etnik gruplara verdiği destek yanıltıcıdır veya daha derin bir gündemin parçasıdır. “Kendi kaderini tayin hakkı” ve “bağımsızlık” kavramları Kremlin’in Gürcistan gibi ülkeleri zayıflatmak için kullandığı sloganlardır. İkincisi, Rusya-destekli “bağımsız” rejimler Moskova’nın gerektiği zaman devireceği veya ikame edeceği piyonlardır. Üçüncüsü, Kremlin komşu ve özellikle küçük ülkelerle normal ilişkiler kurmak istemez ; onlara tamamen hakim olmak ister. Boyun eğmezlerse-defalarca yaptığı gibi- bu ülkeleri parçalar. Moskova’daki mevcut intikamcı rejimin yayılmacı emelleri artmaya devam ettikçe, dünya uygun bir dille karşılık vermek istiyorsa, bu tecrübelerden ders çıkarmak zorunda.

 

Vasili Rukhadze: Kent State University’de siyasal bilimler dalında doktor adayıdır ve aynı üniversitede ders vermektedir. 

 

Çeviri : Dr. Ömer Aytek Kurmel 

Cherkessia.net, 30 Ekim 2014

 

****

 

Moscow’s Attempt to Annex Abkhazia Serves as a Bitter Lesson to Russia’s Friends and Opponents

 

Vasili Rukhadze, October 29, 2014 

 

On October 13, the Kremlin unveiled the so called “Agreement on Alliance and Integration” between Russia and breakaway Abkhazia (see EDM, October 23). To summarize this long and verbose text, the new treaty envisages a gradual but ultimately complete merger of the separatist region’s defense, law enforcement, customs, border, economic and healthcare agencies with those of the Russian Federation’s within a three-year time period (apsnypress.info, October 13). In other words, the agreement’s language lays out a blatant attempt to administratively annex Abkhazia into Russia proper. The Abkhazian separatist “parliament” was given two weeks to discuss the treaty. However, Moscow does not expect any negative reactions from Sukhumi about this agreement (vedomosti.ru, October 13). And indeed, it is difficult to imagine what Tbilisi can do to avert this looming annexation of Abkhazia—a region where thousands of Russian occupation troops are stationed. 

 

This latest Russian step to annex Abkhazia sheds light on a number of developments from the recent and more distant past that fully reveal the true nature of the Kremlin’s policy toward Abkhazia and the rest of Georgia over the last 25 years. To begin, it has now become plainly clear who was behind the ouster of Abkhazia’s separatist president Alexander Ankvab in May–June 2014 (see EDM, June 12). Moscow’s recent attempt to incorporate Abkhazia clearly indicates that, in fact, it was the Kremlin that was behind the opposition-led protests, which pushed Ankvab out of power. Undoubtedly, Ankvab was a pro-Russian separatist leader. However, Moscow needed someone even more pro-Russian, more anti-Georgian and more obedient in order to smooth the way for the forthcoming incorporation of the breakaway region into Russia. Ankvab’s ouster was, therefore, the first step on this path. The second step was the ascent to power of Raul Khajimba, a renowned anti-Georgian antagonist and former KGB officer (see EDM, September 3), who campaigned for a long time for even closer Abkhaz-Russian ties. In fact, he previously hinted at a possible incorporation of occupied Abkhazia into the Russian Federation. With Khajimba safely in place, Moscow has now moved to annex the region. Needless to say, Khajimba is fully compliant, clumsily trying to conceal his real intentions with talk on “Abkhaz sovereignty” and “the interests of the country” (Civil Georgia, October 23). 

 

However, the implications for Moscow’s latest attempt to merge Abkhazia with Russia goes beyond installing a new separatist regime in Sukhumi. By revealing the “Agreement on Alliance and Integration,” Russia, in fact, showed that its decades-long talk about the “self-determination” and “sovereignty” of Abkhazia was nothing more than a way to deceive Abkhaz separatists and sabotage Georgia’s territorial integrity and statehood. So currently, Russia is apparently doing what it always intended to do: annexing Abkhazia and finally dismembering Georgia. This Russian goal has never been in doubt for most Georgians. Abkhazian separatists, however, might feel disappointed, if not outright deceived by the Kremlin’s latest move. The separatist regime is trying its best to conceal the voices of displeasure within its ranks from those who openly oppose the latest treaty (Civil Georgia, October 15). However, they are likely in for a rude awakening, as they, as well as all Abkhazian separatists are now realizing that they have been played and used by the Kremlin for years. 

 

This looming annexation of Abkhazia has even more far-reaching implications. Specifically, it paves the way for the annexation of the Tskhinvali region (South Ossetia). Out of two Russian-occupied Georgian regions, Abkhazia was always considered the harder case—meaning that whichever side managed to solve the Abkhazian question in its favor, the Ossetian question would simply follow suit. So by annexing Abkhazia, Moscow will automatically “solve” the Ossetian question as well, effortlessly incorporating the Tskhinvali region. Notably, the Ossetian separatist regime has been calling for a merger with Russia for quite a long time now (netgazeti.ge, June 24). 

 

Furthermore, the Russian plot to annex Abkhazia once again shows to everyone that Russia is neither willing nor capable of having normal relations with Georgia or any other small, (and especially) neighboring country. Despite the current Georgian government’s conciliatory and often servile policies to normalize ties with Russia, good relations with Moscow seem to be little more than an illusion. By its recent attempts to incorporate Abkhazia, the Russian government again made it plainly clear that it is not seeking truly normal, friendly ties with Tbilisi. Rather, Moscow needs unconditional obedience from smaller countries like Georgia, clearly wanting them to remain firmly within Russia’s political-economic orbit. An unresolvable bone of contention between the two continues to be Tbilisi’s desire to join the North Atlantic Treaty Organization (NATO) and European Union. In fact, before Georgia signed the June 27 Association Agreement with the EU, Moscow plainly warned Tbilisi that there would be consequences for this step (see EDM, May 29). It appears that the Kremlin is now making good on that threat. 

 

Overall, Russia’s recent move toward annexing Abkhazia contains valuable lessons for Moscow’s friends and opponents alike. First, Russia’s support for any ethnic group, small of large, is always illusory or part of a deeper agenda. Notions of “self-determination” and “independence” are just slogans in the Kremlin’s hands in order to undermine countries like Georgia. Second, any “independent” Russia-backed regime is just a temporary tool in Moscow’s hands, which can be dismissed and replaced as the need arises. Third, the Kremlin does not strive to establish normal relations with neighboring countries, especially small ones—rather, Moscow demands complete domination, and when not obeyed, it may choose to tear that country apart as it has done on multiple occasions. As the imperial ambitions of the current revanchist regime in Moscow continue to grow, the world will need to assess and learn from these lessons if it wishes to respond appropriately.

 

Vasili Rukhadze: is a Ph.D. candidate in political science at Kent State University, where he also teaches currently.

 

Bu haber toplam 2674 defa okundu.


SEMİH AKGÜN

Bu zamana kadar konu ile ilgili yazılmış en önemli yazı ve yorum.
Desenize Abazalar da Çerkestir diyenler kazandılar(!)
İster istemez Abhazlar'da RF'ye girmekle Çerkesya Birliğine ram olmuş olacaklar.
Herşeyde bir hayır vardır, dedikleri bu olsa gerek.

02 Kasım 2014 Pazar Saat 21:00
Ahzvala

Bunun adı resmen ihanet!

31 Ekim 2014 Cuma Saat 00:45
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net