Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
GİORGİİ ANCHABADZE-BEDİA KİLİSESİNİN KADERİ
20 Mart 2012 Salı Saat 18:15
Ben tarihin herşeyi hakettiği yere oturtabileceğini inanıyorum. Abhazya’nın siyasi durumu ,ne olacağı ve nerede sınır olacağı gibi konular hakkında konuşmuyorum Bu gelecekte ki tarihin, son tahlili değildir. Nedir önemli olan? Var olan iki halk arasındaki bağları yeniden kurmaktır ve yeniden de kurulacaktır eminim. Er ya da geç bu çatışmalar sona erecektir. Tarihçilerde sanırım artık daha mantıklı konulara odaklanmaya başlıyacaklardır.


GİORGİİ ANCHABADZE-BEDİA KİLİSESİNİN KADERİ

Haber - Röportaj
Çarşamba, Şubat 8, 2012 13:11

Andrei Babitsky / Eho Kavkaza


PRAG."Kafkasya Yankısı" adlı radyo yayınının geleneksel cuma günü programı çerçevesinde, radyonun baş editörü Andrej Babitskij Haftanın Konuğu olarak Gürcü Tarihçi Giorgi Anchabadze ile son haftalarda tartışma konusu haline gelmiş olan Bedia kilisesinin kaderi hakkında bir röportaj yaptı.

Andrei Babitsky: Aslında soru çok basit. Bu kilisenin tarihini nasıl görüyorsunuz? Kültürel önemi nedir?

Giorgi Anchabadze: Kilisenin kültürel ve tarihsel önemi büyüktür. XI. yüzyılın başlarında  birleşik Gürcistan'ın ilk kralı Bagrat III tarafından bulunmuştur.

Bagrat III, Gürcistan tarihinin çok ilginç bir figürü(isim)dür. Çünkü o feodal Gürcistan'da var olan çeşitli krallıkları birleştirme adına bir ilki başarmıştır. Bunların arasında Abhaz krallığı çok büyük önem taşımaktadır.

Bugün Abhazya Krallığının
siyasallaşmış anlaşmazsızlıkları yüzünden oraya pek girmek istemiyorum. Çünkü bu devletin Abhaz hanedanı tarafından yönetilen, temeli Abhaz Prensliğine dayanan bir durumdan oluştuğunu biliyorum.

X. yüzyıl ya da daha önceki dönemlere dayanan ve topraklarının çoğu Gürcülere ait olan bu devlet, Gürcistan toprakları üzerinde var olan diğer devletlerin genel sistemine dahil edilmiştir.

Ve uzun bir süre Güney Kafkasya devletleri arasındaki mücadeleye hakim olan Abhazya Krallığı 10. yüzyılın ikinci yarısında Bagration hanedanlığını yönetirken, Güney Gürcistan Tao-Klardjeti Egemenlik alanına devredilmiştir,.

Bagrationi - Bagratidler iyi tanınan hanedanlardır. Bu hanedanların bir şubesi Ermenistan’da, bir diğeri de güney Gürcistan'da hüküm sürmekte. Ve bu birleşme ile Bagration evinde bir prens, Fetih yoluyla değil Abhaz krallarının aile içindeki iç mücadeleleri sonucu Abhaz kralı olarak ortaya çıkmıştır. Kral 11. Giorgi’nin oğulları olan Abhaz krallığının en güçlü ve en ünlü kardeşleri güç mücadelesinde birbirlerini öldürmüşlerdir.

Sonunda, tahtı kızı tarafından torunu Giorgi’ye verilmiştir Yani, Bagrat III; babası tarafından Gürcü Bagration hanedanı soyundan edilmiş ve annesinin tarafına bırakılmıştır. Fakat annesinden yasal Abhaz taht mirası olarak göz önüne alınıldığında onun Abhaz krallığının hanedanlığına ait olduğu kabul edilmiş ve böylece Abhaz krallığının bir Divanı olarak adını korunmuştur Buna göre Bagrat’ın Bagration kökenli olduğu söylenebilir. Kendiside Abhaz krallığının soyundan geldiğini söylüyor. 21 Abhaz hükümdarının isimleri listelendikten sonra bu krallar hakkında ;Bagrat annesi ile Abhazya iktidarına gelmiş ve kaç yıl hüküm süreceklerini sadece Tanrı bilir dedikleri söylenmiştir.


Andrei Babitsky: Yani biz bu kilisenin bir devlet sembolüde olduğunu söyliyebilirmiyiz?

Giorgi Anchabadze: Evet, Abhaz ve Gürcü ilişkilerinde Bagrat III ve onun egemenliği altında birleşik Gürcistan hükmü uzun bir süre siyasi bir birlik sembolü olarak devam etmiştir. Böylece onun kralları uygun başlıklarla listelenmesi birleşik Gürcistan krallığında gelenek haline gelmiştir. Abhaz kralların listedeki başlıkları, Kartvelgil, Kakhetianlar vb diye başlar. Ve böylece geleneksel olarak yedi kron,birleşmesi düzenlenirdi. Bunlardan ilki eski Abhaz krallığı oldu.

Tabii ki, bu bir Gürcü devleti, olmadığı anlamına gelmez, onlar da Gürcü kralları vardı, fakat her zaman ilk sırayı Abhazlar alırdı. Hatta neredeyse 200 yıl sonra, Lasha döneminde -Giorgi, Kraliçe Tamar’ın oğlu-
Tiflis, Moğol istilasından uzun zaman sonra eyalet başkenti oldu
.
Birleşik Gürcü krallığının son yıllardaki ihtişamını ve krallığın zaferlerini açıklayan bir tarihçi, kısa bir süre sonra eski Abhazya krallığında barışın ortaya çıktığına dikkatleri çekti. Her zaman birleşik Gürcistan Bagrationi yöneticileri Bagrat soyu aracılığıyla kralların geldiğini hatırlattı,

Bagrat bu kiliseye gömüldü. Kral mezarı bulunduğunda bu kilisenin 1003 yılında inşa edildiği ve kendisinin orada kutsandığı ortaya çıkarıldı. Abhazya da dahil olmak üzere Batı Gürcistan topraklarında, uzun bir süre büyük bir siyasi rol oynadı. Bedia kilisesi eski Abhazya Krallığı ve birleşik Gürcistan krallığı içinde  kültürel-tarihsel misyonu,açısından en önemli noktalardan biri oldu.

Andrei Babitsky: Ne düşünüyorsunuz? Bu dediğiniz gibi acı ve tesadüfi tarihsel bir gaf mı ve bu .Abhaz-Gürcü ilişkilerinin bir sembolü olarak iki ülke arasındaki çekişme ile bir kemik haline mi geldi, bu tarihsel sürecin doğal sonucu değil mi?

Giorgi Anchabadze: Bunu doğal görmek isterseniz doğal görürsünüz. Neredeyse yirmi yıl önce gerçekleşen, bu çatışmanın sıcak aşaması çok şükür bitti, ve bunun devam etmeyeceğini umuyoruz. Yine de, çatışmanın kendisi olmasa da siyasi mücadelesi ve bilgi savaşı devam ediyor.

Ve bu tarihi esere büyük ölçüde odaklanmamızı sağlıyor. Ben Sovyetler Birliği'nin çöküşünden bu yana uzun bir sure, Bedia yanında olamadım bu nedenle orada ne olup bittiğini söyleyemem. Ama tek bir şey söyleyebilirim:kilisenin çekilen hava fotoğrafları üzerinden görünür olmadığını ve insanlar tarafından tahrip edilmiş olduğu gibi söylentiler vardır.

Ancak bunun doğru olmadığı kanıtlanmıştır. Öncelikle, Abhazların kasten kiliseyi tahrip edeceklerine inanmıyorum. Öncelikle bunu Abhaz kültür mirasının bir parçası olarak düşünebilirsiniz,. Gürcü ya da Abhaz kültür mirasının bir parçası olsun, zaten, ben şahsen Ortaçağ'da böyle bir ulusal farklılaşmanın varlığına inanmıyorum. Her şey farklıydı, o dönem her şey paylaşılır ve herşey ortak kabul edilirdi.

Bugün ise, özellikle böyle bir arka plana karşı, bu tarihsel mirası bölünmüş olarak görüyoruz. Gürcüler ve Abhazların Bedia kilisesinin kendi kültürlerinin bir parçası olarak görmesi her iki tarafa da zarar verdiğini düşünüyorum.

Örneğin, ben bu tür argümanlar konu olduğunda Ilori kilisesi aklıma gelmiştir. Ve orada ciddi bir değişiklik yapıldığını sanmıyorum. Bazı onarımlar üstlenilmiş, fakat bizden faklı birşey yapılmamış. Tarihçiler ve sanat tarihçileri ilişkilerimizde politik unsuru bir kenara bırakıp, bunun yerine ortak tarihsel geçmişe kendilerini adasalardı belki çok daha iyi olurdu sonuç.Ama ne yazık ki bu böyle olamadı.

Andrei Babitsky: Bunun bir gün olmasını umut ediyormusunuz?

Giorgi Anchabadze: Kesinlikle, tabii. Abhaz ve Gürcüler tarihsel olarak birbirleriyle yakından bağlantılıdırlar. Bunlardaki saygı ilişkilerinin benzerlerini, başka örneklerde bulmak zordur. Eğer klasik Gürcü edebiyatını okursanız bu bile Abhaz Gürcü "tavrını net bir şekilde gösterecektir.

Ve aynı şekilde bunu Abhaz edebiyatı içinde söyliyebiliriz Bugün görebiliyoruz ki bundan yüzyıllar öncesi ve son bin yıl içinde 20. yüzyılın sonucunda Gürcüler ve Abhazlar yakın ve samimi dostluklar yaşamışlardır.

Ben tarihin herşeyi hakettiği yere oturtabileceğini inanıyorum. Abhazya’nın siyasi durumu ,ne olacağı, ve nerede sınır olacağı gibi konular hakkında konuşmuyorum Bu gelecekte ki tarihin, son tahlili değildir. Nedir önemli olan? Var olan iki halk arasındaki bağları yeniden kurmaktır ve yeniden de kurulacaktır eminim. Er ya da geç bu çatışmalar sona erecektir. Tarihçilerde sanırım artık daha mantıklı konulara odaklanmaya başlıyacaklardır.

Bu makale Eho Kavkaza tarafından yayımlanmış ve Rusçadan çevrilmiştir.

İngilizceden çeviren: Aliş Nazmiye Atçeken.

KAYNAK: http://www.abkhazworld.com/news/interview/796-giorgii-anchabadze-the-fate-of-the-bedia-church-.html


Bu haber toplam 2067 defa okundu.


Bilal

Giorgi Anchabadze (Achba) ünlü Abhaz tarihci Zurab Anchabadze'nin ogludur.
Iki ülkede de (Abhazya ve Gurcistan) saygı goren bir tarihcidir.

23 Mart 2012 Cuma Saat 02:13
Deguf Gamze

Gürcü Tarihçi Giorgi Anchabadze ve Rus gazeteci Anrey Babitsky nin röportajı için teşekkürler. Gürcü tarihçiyi tanımıyordum ancak Andrey Babitsky Kuzey kafkasya konusunda yetkin bir gazeteci ve Rf de ki ''hür medya'' nın da önemsediği bir isim. Alev Alatlının Rusyanın yeni yüzünü anlattığı üçleme romanlarının kahramanlarından du aynı zamanda. Gazeteci ve analist olarak sitede çevirilerini görmek isterim Babitsikynin. Çevirmenin eline sağlık.

21 Mart 2012 Çarşamba Saat 17:33
saim

Çeviri için teşekkürler.Her şeye rağmen yazını sonundaki söylem gerçekten etkileyiciydi.Düşmansız yaşayamayanları düşündürür belki.Selamlar

21 Mart 2012 Çarşamba Saat 11:49
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net