


8. (SBU) Türkiye Gürcüleri genellikle Acara kökenli. 1921’de Sovyetler Birliği ve Türkiye iki devlet arasındaki sınırı kesinleştirince, Müslüman oldukları için Türkiye’de kalmayı ya da Türkiye’ye göç etmeyi tercih ettiler. Gürcistan kökenli Türklerin bazıları Ahıska Türkü olduklarını söylüyor. Bu onların Türklük üzerinden Türkiye toplumuna asimilasyonunu kolaylaştırıyor. (NOT: Ahıska ya da Mesket Türkleri bugünkü Gürcistan topraklarında yer alan anavatanlarından Stalin tarafından sürüldükleri Orta Asya’dan Ankara’nın da desteğiyle yeniden anavatanlarına dönme hakkı kazanmaya çalışan bir topluluk)
9. (C) Çerkeslerle karşılaştırıldığında Gürcü kültürel kimliği daha zayıf (İslami kimlik daha güçlü) ve Gürcüler politik olarak daha az aktifler. Kendisi aktivist olmayan Bilkent Üniversitesi’nden profesör Hasan Ali Karasar’a göre Gürcüler Türkiye’de(temelde Karadeniz bölgesinde ama aynı zamanda Ankara’da ve çoğunluğun göç ettiği İstanbul’da) önemli bir ekonomik ve siyasi etkiye sahipler (Karasar’ın söylediğine göre tarihsel olarak Dışişleri Bakanlığı hep bir Gürcü tarafından yönetilmiş). Aralarında Başbakan Erdoğan ve CHP lideri Baykal’ın da bulunduğu Türk siyasetinin birçok kilit ismi Gürcü kökenli. Ancak bu siyasetçilerin, aldıkları siyasi pozisyonlarda kökenlerinin bir etkisi var mı ya da kendilerinin gayri-Türk bir kimlik tanımına sokulmalarından hoşnut olup olmayacakları belli değil. Türk-Gürcü Parlementolar Arası Dostluk Grubu’nun mecliste temsil edilen her üç partinin üyelerinden oluşan toplam 20 üyesi var.
10. (C) Türkiyeli Gürcülerin Batum ile güçlü bağları var ve Doğu Karadeniz Bölgesi ile Acaristan bölgesini bir bütün olarak algılıyorlar. Batum’da büyük yatırımları var ve Türk hükümetinin Gürcistan ile bölgesel ekonomik entegrasyon siyasetini destekliyorlar. Fakat Tiflis’in Acaristan’ın özerkliğini azaltıcı uygulamalarından şikayetçiler. Türkiye’nin Acaristan’ın özerkliğinin garantörü olduğunu savunuyorlar. Gürcü şovenizminden şikayet eden Türkiyeli Gürcüler, Saakaşvili’nin eski Acara lideri Abaşidze’yi Trabzon yoluyla kaçırtarak Acaristan’ı Gürcistan bütünlüğüne daha sıkı bir şekilde başarıyla entegre etmesinin ardından Acaristan bayrağına Gürcü haçı yerleştirmesini eleştiriyorlar. Artvin’i Gürcistan içerisinde gösteren ‘Büyük Gürcistan’ haritalari burada insanları rahatsız ediyor. Türkiye Gürcüleri Tiflis’in Ahıska Türklerinin geri dönüşüne olan desteğini yakından takip ediyor.
11. (C)Saakaşvili, Acaristan’daki faaliyetlerinden dolayı Türkiyeli Gürcüler nezdinde sempati kaybına uğradıysa da bazı gruplarla yakın ilişkiler de kurdu. Örneğin en eski ve önemli Türkçe-Gürcüce yayın olan Çveneburi gazetesinin(chveneburi.net) çarpıcı şekilde Saakaşvili yanlısı bir yayın çizgisi var. Çelikpala’ya göre büyük bir inşaat firması olan ACAR İnşaat’ın Saakaşvili yönetimiyle yakın ilişkisi var. Aralarında Çarmıklı ve Özaltın gruplarının da bulunduğu bazı büyük holding kuruluşlarının başında Tiflis’le yakın ilişkileri olan Gürcü kökenli işadamları bulunuyor. 1990’larda Gürcistan hükümetinin de desteğiyle Abhaz/Çerkes lobisinin etkisini dengelemek için Türk ve Gürcü işadamları tarafından Türk-Gürcü Kültür ve Dayanışma vakıf ve dernekleri kuruldu. Yine de hiçbir zaman Çerkeslerle etkin şekilde yarışamadılar. Fakat Gürcistan’ın Rusya tarafından işgal edilmesi, ilk kez Türkiye Gürcüleri tarafından Ankara ve İstanbul’da sokak gösterileri düzenlenmesine neden oldu. Bu gelecekte daha yoğun bir Gürcü politik aktivizminin işaretçisi olabilir, ancak Gürcü halkıyla dayanışma içinde olmalarına rağmen Türkiyeli Gürcülerin Saakaşvili’ye yönelik antipatilerini aşmaları zor görünüyor. Ankara’daki Gürcistan Büyükelçiliği’nin ve Doğu Karadeniz’deki yerel yönetimlerin çabalarıyla (aralarında Türkiye’deki tarihi Gürcü kiliselerinin de bulunduğu Gürcü kültürel varlıklarını tanıtarak) Türkiye Gürcülerinin kültürel kimliği güçlenmeye başladı.
ANKARA 00001635 004 OF 005
Not: Belgenin orijinaline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
http://www.circassianworld.com/new/headlines/1589
Ticari anlamdaki ağırlık için Çerkes lobisi ve Gürcü lobisi karşılaştırılamaz bile. Onlar çok daha organizeler dediğiniz gibi Türkiye siyasetinde ki ağırlıkları ve ticari anlamdaki ağırlıkları kıyas bile kabul etmez.
Kısaca onlar çok konuşmadan,boş laf edip gürültü yapmadan bizden çok daha ağırlıklılar.
Selamlar
''1990’larda Gürcistan hükümetinin de desteğiyle Abhaz/Çerkes lobisinin etkisini dengelemek için Türk ve Gürcü işadamları tarafından Türk-Gürcü Kültür ve Dayanışma vakıf ve dernekleri kuruldu. Yine de hiçbir zaman Çerkeslerle etkin şekilde yarışamadılar.''
B paragraftan iki yorum çıkarıyorum: 1) Abhaz/Çerkes lobisi (bence lobi bile denemez) 1990 ların başında ki Abhazya savaşı zamanında savaş koşullarında bir araya gelmiş duygusal bir birlikti bence hepsi bu. Daha sonra bu psikolojik birlik, gerçek politikalara ve öznel siyasete dair bir varlık gösteremediği için kendi kendini imha etmiştir.
2) Abhaz veya Çerkes işadamları hiç bir zaman Gürcü sermaye sahipleri kadar milliyetçi düşünmemiştir, düşünemezde. Bizim işadamlarımız için kendi insanını kollamak, kendi ülkesine yatırım yapmak gereksiz ticari davranıştır. Gürcü lobisi belki politik aktivizm olarak fazla göze çarpmıyor ama ticari ve diplomatik ağırlık açısından kütlelerinden beklenmeyecek oranda bilinçliler.